Sezona merhaba…

Nihayet 2018 sezonunu açtık. Sezonun ilk sayısında yelken sevdalıları için güzel bir dosyamız var: Yeni nesil yelkenliler… Gün geçtikçe yelkenli yat üreticileri hem teknenin içinde konforu artıracak hem de yelken yapmayı kolaylaştıracak tasarımlara yönelmeye başladı. Dünyaca ünlü markaların kapısını çaldık ve inovatif tasarımlarıyla öne çıkan 15 yelkenli yatı bir araya getirdik.

Kapağımızı da fütürist tasarımıyla Monte Carlo Yachts’ın 30 metrelik yeni yatı MCY 96 süslüyor. Jeanneau’nun her mevsime uygun teknesi NC 33’ü test ettiğimiz bu sayıda, megayat sayfalarımızda 54 metrelik tek direkli yelkenli Pink Gin’i ağırlıyoruz.

Gezi yazılarımızla da sezona merhaba diyoruz. Ali Boratav, geçmişin korsan yatağı, bugünün inziva barınağı olan Ege’nin kelebeği Astipalya’da sezonu açtı. Ege’nin göbeğinde yer alan bu özel adayla ilgili yazısı tam bir rehber niteliğinde. Süha Umar, Piri Reis’in izini Kitab-ı Bahriye ile sürmeye devam ediyor. Batı Akdeniz’deki yeni mola noktası Valensiya. Prof. Dr. Burcu Bostanoğlu Güney Çin Denizi seyrinde, Borneo’da Kota Kinabalu’dan Labuan’a yol alıyor. Bu ay Antigua ve Barbuda’ya demir atan megayat şefimiz Deniz Kurt, Karayipler’den verdiği ilginç tarifleri sürdürüyor.

Yeni sezonda teknesini dekore etmek isteyenler için her mayıs sayısında olduğu gibi yine “Yacht Deco” özel bölümü hazırladık. Teknelerin güverte, salon, kamara, banyo, kuzineleri için dekoratif ürünleri araştırdık. Tanju Kalaycıoğlu, Turhan Soyaslan, Can Yalman, İbrahim Karataş, Neptün Öziş gibi dünya çapında yat tasarımcılarımızla da geleceğin yatlarının nasıl olacağını konuştuk.

Röportajlarımız da ilgi çekici her zamanki gibi. Bu ay özellikle Can Pulak söyleşimizi okuyun. Başbakan ve Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın önce basın, ardından da turizm ve çevre başdanışmanlığını yapan 55 yıllık gazeteci Can Pulak, doğa ve denize gönül vermiş bir çevreci. “Türkiye’nin çevre bilinci suni teneffüsle yaşıyor” diyen Pulak, asıl tehlikenin koylardaki yapılaşma olduğunu söylüyor.

Gökova’nın imara açılarak talan edilmesinin önünün açılması maalesef ülke yatçılığı için büyük yıkımlar getirecek. Burada herkese görev düşüyor. Pulak’ın şu sözleri durumu özetlediği gibi bize de büyük ders veriyor aslında: “Siyaset ile rant el ele vererek koylarımızın canına okumak için plan üzerine plan üretiyorlar. Şimdi takip edemiyoruz. Eskiden yapılacak olan bir şey hemen duyulurdu. Gazeteciyiz ya, giderdik üzerine. Şimdi müthiş bir gizlilikle oluyor. Her şey olup bittikten sonra öğreniyorsunuz!”

Kimsenin doğaya ve denize bunu yapma hakkı olmadığının artık farkına varmalıyız. Dünyanın bu en güzel kıyılarının yok edilip kirletilmediği ve korunduğu güzel günlerin de geleceği inancıyla hepimize iyi bir sezon diliyorum.

Keyifli okumalar…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.