Denizler, tekneler ve gezginler hakkında her şey...

Seyir Defteri
Yılmaz Öztürk
21.500 YTL'lik kampanya

Doğa ve çevreyle ilgili borunlar söz konusu olduğunda, çağdaş dünyaya yakışmayan en acayip sorular bizim ülkemizde vücut buluyor.

Doğa ve çevreyle ilgili sorunlar söz konusu olduğunda, çağdaş dünyaya yakışmayan en acayip sorular bizim ülkemizde vücut buluyor. Sorular acayip olunca yanıt bulmak zorlaşıyor; zorlukla alınabilen yanıtların bazılarından hiçbir şey anlaşılmıyor, bazı yanıtlar ortalığı daha da karıştırıyor, bazıları sorunu sadece bir başka zamana ertelemeye yarıyor, kalanı sorudan ziyade dayılanma şeklinde zuhur ediyor.

Pina Yarımadası'nın Çomça Koyu'nu, kamyon kamyon hafriyatla doldurarak katlederken suçüstü yakalanan MNG Holding'in savunma olarak konuşlandırdığı ''Ne olmuş yani, altı üstü denizi doldurduk, adam öldürmedik ya'' sorusu mesela, dayılanmaya güzel bir örnek... ''Evet, belki koyları kirletiyorlar, ama balık çiftlikleri sayesinde ucuz balık yiyoruz ve üstelik ihraç da ediyoruz; vazgeçmek akıllıca olur mu acaba?'', yanıtını içinde barındırdığı varsayılan, ama kayıpları ve seçenekleri göz ardı eden sorulardan...

Vidanjörlerle kentten toplanan kanalizasyonu Bodrum Yalıkavak'ta 1. derece doğal ve arkeolojik sit alanına boşaltırken ebelenenlerin ''Almışız belediyeden iznimizi, ya başka nereye dökecektik?'' sorusu ortalığı karıştıranlardan... Belediye başkanının ''Bodrum turizminin kazandırdığının onda biri harcansa bu sorunu çoktan çözmüş olmaz mıydık?'' sorusu ise erteleyenlerden...

''Şu tepeye, acayip fiyatlara satacağımız bir sürü konut dikmeyi düşünüyoruz, ama orman bizi engelliyor. Ormanı başka yere taşırsak sorun kalmaz, ne dersiniz?'' sorusunu ise hangi sınıfa sokacağımı bir türlü bulamadım! Gerçi bu soruyu kimin yönelttiğini gazeteler yazdı, ama bir kere de ben tanıtayım onları size: Altı üstü denizi dolduranlara 21.500 YTL ceza kesip sonra da Türk turizmine katkıları nedeniyle şükran plaketi veren zihniyet!

Herkes gibi biz de hep yazdık, yazmaya devam ediyoruz, anlaşılan daha da yazacağız ne yazık ki... Eğer yaşadığınız coğrafyada insanları cezbedecek doğal güzellik kalmadıysa, harika bir koyun içine (inşa) ettiğiniz o otele kim gelir sanıyorsunuz? Bir gecede ölüveren yüz binlerce balığın çevresel ve sosyal maliyetini sorgulamak yerine hangi akıl ''ama çiftlik çipurası sayesinde balık fiyatları ucuzladı'' gibi bir gerekçe öne sürebilir?

Bu sayımızda Bekir Coşkun'un ''Denizcilere Çağrısı''nı tekrar tekrar okumanızı ve o çağrıya kulak vermenizi rica ediyorum. İsterseniz Bekir Ağabeyin ve tabii ki yüzde yüz katılarak bizim önerdiğimiz gibi teknelerinize siyah bayrak toka edin, deniz, deniz gibi kokana dek veya isterseniz kendi geliştirdiğiniz herhangi bir yöntemle protesto ederek mavi hayatı savunun... Yeter ki savunun!

Çünkü tanınması gereken daha çok güzel koy, binilip gidilmesi insanı coşturacak daha çok güzel tekne, birbirinden zengin ve çarpıcı daha çok masmavi hayat var. Tıpkı sizinkiler gibi ve 21.500 YTL ile karşılaştırılmayacak kadar değerli...

[ Bize Ulaşın | Künye | Dergi Abonelik ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.