Yazar: MURAT ÖKSÜZ

  • Kelebek’e veda

    Kelebek’e veda

    Şaka değil Kelebek uçuyor! Bu sadece Kelebek’ten ayrılış değil, 25 yıllık küçük ailemizin de dağılışı. Gelecek ne gösterir bilinmez desek de ikimiz de biliyoruz. Ben Avustralya’da yaşamak istemiyorum, Annette de Türkiye’de. Şimdi yeni bir hayat kurma ümidi ile ikimiz de artık yabancı olduğumuz eski dünyamıza, acemi, yeni bir oyuncu olarak dönüyoruz. Son gece dilek balonunu yakıp marinadan uçuruyoruz. Üçümüz, üç yöne giderken ortak balonumuz göğe, yıldızlara uçuyor. İçimden dilek tutuyorum. Kelebek’in iyi elde olduğunu sanıyorum. Sağlam kız, denizler onun için yabancı yer değil, başının çaresine bakar. Bizim işimiz biraz daha zor, deplasmana gidiyoruz… Devamı Temmuz 2014 sayımızda…

    Bir sona, son etap

    Kıtaya döndüğümüzde bir süre berrak denizden uzak kalacağımızdan, hava izin verdikçe Tioman ve etrafındaki adalarda, sualtı dostlarımızla vakit geçirmekten kendimizi koparamıyoruz. Marina yakınındaki küçücük adanın etrafındaki resifin sakinleri misafirlikten bırakmayan teyze gibi “biraz daha oturun ayol ne aceleniz var” diyor sanki. Biz de bir türlü gitmek bilmeyen misafirler gibi takılıyoruz ama artık Singapur’u dönüp Danga Bay’e çıkmanın zamanı geldi.

    Önümüzdeki günlük, küçük seyirler, fırtınalarla kovalamaca oynamak ve balık tuzakları arasında slalom yapmaktan hiç de küçük seyirler olmuyor. Açık denizde, bir fırtınada çektiğin eziyeti her gün taksitle ödemek gibi bir şey. İlk durak Sri Buat, bizi yine fırtınayla karşılıyor. Bu adanın nedense böyle tuhaf bir huyu var. Her gelişimizde bizi yıkamadan demir yerine kabul etmiyor! Çok titiz midir nedir. Normal olarak bu mevsimde demirlenecek koyun aksi tarafında demirliyoruz. Kime bahane bulacağız bilmiyorum ama iklimlerin çivisinin çıktığı muhakkak. Bu seyir, daha önce gördüğümüz yerlere tekrar bir geziden çok bir süre oturup dinleneceğimiz, Borneo’yu hazmedeceğimiz, bakım yapacağımız, bazen de hiçbir şey yapmayıp, hiçbir yere gitmeyip, bir şişe şarap etrafında yaşadıklarımız macerayı hatırlayıp, gülümseyeceğimiz, hazmedeceğimiz Danga Bay’e bir an önce ulaşma seyri olacak.

    9.Langkawi royal yacht club de son günlerimiz

  • Hayal kurmak iyi bir başlangıçtır

    Hayal kurmak iyi bir başlangıçtır

    Neredeyse tüm haziran soğuk ve ıslaktı! Sezon bu yıl yeni başlıyor diyebiliriz. Biz de tekne hayali kuran okurlarımızın hayallerini bu sezon gerçekleştirebilmeleri için kollarımızı sıvadık ve bu kez yelkenlileri mercek altına aldık.

    İlk yelkenli teknesini alacaklar için en küçük gezi yelkenlilerini araştırdık. Sonuçta boyları 6 metreden başlayıp 12 metreye kadar çıkan toplam 20 tekneyi bir araya getirdik. Kullanımı kolay, barınak sorunu daha az, çoğu otomobille bile çekilebilen, işletim maliyeti düşük bu yelkenlilerin fiyatları ise 20 bin euro’dan başlıyor.

    Teknik ve konfor özellikleri, öne çıkan detayları, fiyat ve teslim bilgileriyle her şeyi bulacağınız dosyamızda yapmanız gereken sadece bütçenize uygun olanı seçip, bu sezonu kendi teknenizde geçirmek!

    Hayaller ve o hayalleri gerçeğe dönüştürme konusuna bu sayımızdan çok iyi bir örnek vermek istiyorum: Edhem Dirvana…

    Dirvana bir süredir Bozburun Yat Kulübü’nde arkadaşlarıyla kampta. Dünyanın en hızlı yelken yarışlarından Extreme Sailing Series’in 11-14 Eylül’deki İstanbul etabına katılmak için hazırlanıyorlar. Bu vesileyle yaptığımız röportajda “İlerde de America’s Cup’a katılacağız. Kulağa hayal gibi gelebilir ama iki sene önce Extreme’e katılacağımızı söylediğimde de hayal âleminde olduğumu düşünenler vardı” diyor.

    Ben kendi adıma hiç hayal âleminde olduğunu düşünmüyorum. Şimdiden yolunun açık olmasını diliyor ve destekliyorum. Efsane denizcimiz Süleyman Dirvana’nın oğlu Edhem Dirvana ile yaptığımız röportaj 80. sayfada…

    100. sayımızı kutlamak için 11 Haziran gecesi Grand Tarabya’da bir davet verdik. Bu gecede bizi yalnız bırakmayan tüm konuklarımıza dergimiz adına tekrar teşekkür ediyorum. Kutlama mesajları gönderen siz okurlarımıza da…

    Bu moralle yine dolu dolu bir dergi hazırladık.

    Rengârenk, yaz kokan sayfalarımızda yeni hayaller kurmanız dileğiyle…

    Keyifli okumalar…

  • Acı Su kenarları

    Acı Su kenarları

    “Ve badehu mezkûr limanun dört mil poyraz tarafında Acı Su dirler bir deniz kulağıdur” diye anlatır Piri Reis. “Mezkûr liman” Kıyıkışlacık; “Acı Su” ise Sarı Çay-Güllük Dalyanı’dır.

    Reis, “adeta bir göl gibi” olan bu yerin çevresinin 10 mil, yıldız, poyraz ve gündoğusu taraflarının sığ, sazlık ve bataklık olduğuna da -ki bugün de böyledir- işaret ettikten sonra, kıble tarafının dağlık, ormanlık olduğunu, “kayıklar1 kıble tarafına kürek değerek (kürekleri neredeyse dibe değerek-Umar) yürürler” diyerek, denizciler açısından yine bir önemli ayrıntıya değinir. Kayıkların, Domuz Pınarı denen yerde iskele atarak yattıklarını ve burada hiçbir havadan çekinmediklerini de anlatır. Domuz Pınarı, Dalyan’ın Güllük beldesine yakın bölümüdür ve gerçekten de her havada korunaktır. Yörede yaban domuzu da çoktur. Acı Su, Sarı Çay’ın, bir koyun önünü alüvyonla doldurması ile oluşmuştur. Güllük Dalyanı, yılan balığı, kefal, çipura yatağı, Güllük Körfezi’ne yumurta dökmeye gelen birçok değerli balık türünün yavrularının ilk dönemlerini geçirdikleri bir alandır. Ayrıca birçok kuş türü yanında, sırtlan gibi, neredeyse nesli tükenmek üzere olan yaban hayatı türlerinin de yaşama alanıdır. Öyledir de bugün hâli perişandır. Bir yat limanı yapılsa sadece Güllük beldesinin değil tüm körfezin yüzünü değiştirecek ve gelir kaynağı olacak yerde, başka liman yokmuş gibi bu değerli balık üreme ve turizm alanının önüne yapılan iskeleden, etrafı toza bulayan, karadaki arazileri de yok eden boksit madeni yüklenmektedir. Maden almaya gelen gemiler Asin Körfezi’nde raspa yapmakta, yasalarla koruma altındaki Dalyan Sulak Alanı ayrıca her geçen gün, karada kurulmuş balık havuzları tarafından biraz daha işgal edilmektedir!

    Sinirlerimize hâkim olup, Reis’in, “Mezkûr yirden Becin ve Milas karadan öylelik yirdür” diyerek, Dalyan’dan sabah çıkılırsa, Milas ve girişindeki Beçin Kalesi’ne, kara yolu ile öğleye kadar varılır gözlemini de not edip, Kitab-ı Bahriye’de Güllük (Mandalya) Körfezi’nin kuzey kıyılarını yazdığı bölümü, biz de onun yazdığı sıra ile anlatalım. Devamı Temmuz 2014 sayımızda.

    UMR_3252

  • Yelkenciler yarışa doydu Fenerbahçe 1 takımı şampiyon oldu

    Yelkenciler yarışa doydu Fenerbahçe 1 takımı şampiyon oldu

    80 teknenin katılımıyla üç gün boyunca koşulan beş yarışlık seride heyecan, yüksek rekabet, yağmur, rüzgârsızlık ve protestolar etkili olurken büyük kupanın sahibi Garanti Sailing Fenerbahçe 1 teknesi ile Oğuz Ayan ve ekibi oldu.

    Yelkencilerin her yıl heyecanla beklediği Bosphorus Cup, ORG Sports tarafından Türkiye Yelken Federasyonu ve İBB Spor A.Ş. işbirliğinde 5-8 Haziran arasında düzenlendi. 5 Haziran’da antrenman yarışları ile başlayan organizasyon üç gün süren yarışlar ve etkinliklerle devam etti.

    İlk gün Caddebostan’da iki şamandıra yarışı yapılırken şiddetli yağmur yelkencileri oldukça zorladı. 13 knot’larda esen rüzgârda IRC1-2-3 sınıflarından 47 tekne birlikte start edince adrenalin de yüksek oldu. Ancak ilerleyen saatlerde rüzgâr 5 knot’lara kadar düştü. Yağmurla sona eren ilk yarışın ardından parkur yeniden kurulup ikinci start verildi. İlk yarışın genel klasman birincisi Garanti Sailing Fenerbahçe 1 olurken ikinci yarışın birincisi ise Arcora 4KMS RC oldu.

    İlk gün yarışlar yağmur altında sona ererken ikinci gün serinin en önemli yarışı olan Boğaz parkuru ile devam etti. Hafif rüzgârın hâkim olduğu tüm gün yelkenciler için zorlu ve önemli bir sınav oldu. Vaktinde verilen temiz bir startın ardından tüm ekipler kuzeye doğru tırmanırken lider tekneler Akıntı Burnu’nu geçebilirken arkadan gelenler rüzgârın hafiflemesiyle birlikte buradaki akıntıdan uzun süre karşı kıyıya geçemediler. Devamı Temmuz 2014 sayımızda…

    0911