Kategori: Alesta

  • Mutfakla Açılan Bir Sohbet: Tam Kıvamında

    Mutfakla Açılan Bir Sohbet: Tam Kıvamında

    Burçak Şener’in Cumhuriyet Kitapları’ndan çıkan Tam Kıvamında adlı kitabı, gastronomiyi teknik bir sözlük olmaktan çıkarıp hafızaya, duyulara ve gündelik hayata temas eden bir anlatıya dönüştürüyor. Bir kokunun bellekte bıraktığı izden, bir tatla canlanan anılara; bir pişirme tekniğinin kültürler arasında yaptığı uzun yolculuktan, ev mutfağında yeniden kurulan sofralara uzanan bu kitap, okurunu mutfakla samimi bir sohbete davet ediyor.

    Tam Kıvamında, gastronomiyi yalnızca profesyonellerin kullandığı kapalı bir dil olmaktan çıkararak herkesin kendi mutfak deneyimiyle ilişki kurabileceği sıcak ve anlaşılır bir anlatı sunuyor. Kitapta yer alan her kavram; tarihsel arka planı, kültürel bağlamı ve duyusal çağrışımlarıyla ele alınırken, yer yer evde uygulanabilecek tariflerle somutlaşıyor. Böylece her harf, yalnızca bir tanım değil; bir geleneğin, bir emeğin ve o emeğin taşıdığı duygunun hikâyesine dönüşüyor.

    Bu çok katmanlı anlatıya, Türkiye gastronomi sahnesinin önemli şefleri de özgün tarifleriyle eşlik ediyor. Murat Bozok, Şafak Erten, Kemal Can Yurttaş, Bahtiyar Büyükduman, Yıldız Öz Samaha ve Yağız İzgül’ün kitaba özel reçeteleri, Tam Kıvamında’yı yalnızca okunan değil, aynı zamanda pişirilen ve deneyimlenen bir kitap haline getiriyor.

    Kimi zaman bir anının peşine düşüren, kimi zaman beklenmedik bir lezzetle karşılaştıran bu kitap; mutfağın yalnızca karın doyurulan bir alan değil, kültürün, hafızanın ve duyguların kesişim noktası olduğunu da okuyucuya hatırlatıyor. Tam Kıvamında, gastronomiye ilgi duyan herkes için bilgiyle kültürel arka planı aynı sofrada buluşturan özel bir davet niteliğinde.

  • Tezmarin, Wally’nin Marka Temsilcisi oldu

    Tezmarin, Wally’nin Marka Temsilcisi oldu

    Tezmarin, lüks yat markası Wally’nin Türkiye’deki “Marka Temsilcisi” oldu. Ferretti Group bünyesinde yer alan Wally, gelişmiş teknolojiyi çağdaş tasarımla birleştirerek, üstün performans, konfor ve zarafeti denize taşıyor.

    Aykırı tasarım felsefesiyle yatçılık dünyasına 1994’ten bu yana ilham veren ve ürettiği ikonik tekneleriyle öne çıkan Wally’nin özgün çizgileri, yalnızca denizcilik sektöründe değil, global tasarım dünyasında da güçlü bir etki yaratıyor. Cesur tasarımlarıyla bir inovasyon manifestosu niteliği taşıyan Wally, 43-88 feet arası motoryatları ve 37-150 feet arası yelkenli yatlarıyla, zarafetin özünü yansıtıyor. Tezmarin güvencesi ve uzmanlığıyla, Türkiye’de deniz tutkunlarıyla buluşacak markanın öne çıkan iki motoryatını mercek altına aldık. 

    24 METRE ALTI SEGMENTE YENİ SOLUK 

    wallywhy100

    Uluslararası lansmanını geçen sene Cannes Yachting Festival’da gerçekleştiren 21,46 metrelik wallywhy100, serinin giriş modeli olarak konumlanıyor. wallywhy150’nin izinden giden bu model, efsane haline gelen wallywhy200’ün de mirasını sürdürüyor.

    Wally tasarım ekibi yeni nesil bir motoryat serisi yaratmak için yola çıktığında, hızdan ziyade hacme ve beraberinde getirdiği tüm olanaklara öncelik verdi. Geniş gövde formu ve keskin pruvası, denizle doğrudan temas kurmak isteyen kullanıcılar için güçlü, ferah ve geniş yaşam alanı sunan bir yat hattı ortaya çıkardı.

    wallywhy100, daha küçük boyutlarına rağmen, büyük kardeşleriyle aynı tasarım anlayışını yansıtıyor. İskele taraftan bakıldığında, Wally’nin karakteristik çizgileri hemen fark ediliyor. Düz yüzeyler ve hafif eğimli borda hattı hem üst güvertede hem de gövdede yoğun olarak kullanılan koyu camlar, Wally’nin imzası niteliğinde.

    wallywhy100’de yaşam, doğayla iç içe, denize en yakın noktada yaşanıyor. Kıç güvertede, üç basamakla inilen 14 metrekarelik yüzme platformu, her iki yana açılabilen hidrolik kanatlarla deniz üzerinde bir terasa dönüşüyor. 3,60 metreye kadar tender ve deniz oyuncaklarını denize indirmek için hidrolik platform ve iskeleye kolay erişim sağlayan ayrı bir hidrolik pasarella-yüzme merdiveni bulunuyor. Bu alan su sporları ve özel davetler için ideal bir fonksiyonellik sunuyor.

    İkili merdivenler, kaptan ve seyir koltuklarının hemen yanından alt güverteye iniyor. Biri ön taraftaki mürettebat kabinlerine, diğeriyse misafir kabinlerine erişim sağlıyor. Teknenin en gözde yeri, tam genişliği kullanan, ortadaki master kabin. King size çift kişilik yatak ev konforunu sunarken, sancak taraftaki geniş gövde penceresi sonsuz deniz manzarasını içeriye taşıyor. İskele tarafta, ayrı duş ve tuvalet bölümleri bulunan ebeveyn banyosu yer alıyor. Akıllı cam duvar, banyoyu yatak odasından ayırarak, gövde pencerelerinden gelen ışığın içeri geçmesine izin veriyor. Tek bir düğmeyle saydam cam opak hale geçerek mahremiyet sağlıyor. Teknenin ayrıca biri çift kişilik, diğeri iki ayrı yataklı ve ayrı banyolara sahip iki geniş misafir kabini daha bulunuyor.

    wallypower58 ile wallywhy150’nin en iyi özelliklerini bir araya getiren wallywhy100’de öncelik hızdan ziyade tasarıma verilmiş. Volvo Penta IPS1350 motorlarla donatılan tekne maksimum 27 knot hıza ulaşıyor. 

    YENİLİKÇİ SÜPERYAT

    wallywhy200

    Markanın yenilikçi wallywhy serisinin ilk modeli olan wallywhy200, 2021 yılında Cannes Yachting Festival’da dünya prömiyerini gerçekleştirmiş ve yat tasarımı dünyasında silinmez bir iz bırakmıştı. Bu devrim niteliğindeki motoryat, büyük deplasmanlı bir teknenin konforu ve genişliğiyle, yarı deplasmanlı bir gövdenin hızı ve performansını bir araya getiriyor. 

    Geniş gövde profili sayesinde 200 GT hacme sahip wallywhy200, geleneksel motoryatlardan çok daha cömert ve geniş yaşam alanlarıyla birlikte dikkat çekici stabilite sunuyor. 

    Bir yandan form ve fonksiyonu kendine özgü, kolayca tanınabilir bir estetikle birleştirmeyi, diğer yandan da denizle bütünleşen yeni ve etkileyici bir yat deneyimi sunmayı amaçlayan wallywhy200, denizle iç içe 4,70 metre yüksekliğinde cam bir pruvaya sahip. Bu camla kaplı pruva adeta bir sanat eseri niteliğinde. Bu bölümde yer alan 37 metrekarelik master süit, denize doğru bakan kesintisiz 270 derece panoramik bir ufuk manzarası sunuyor. 

    Üst güvertede yer alan karbon ve cam kubbe, markanın imza niteliğindeki tasarımı wallypower’ın keskin hatlarını çağrıştırıyor. Desteksiz olarak uzanan bu geniş üst yapı, mühendislik açısından istisnai bir denge ve dayanıklılığa sahip.

    İlk gövde, markanın özel “Wally Silver” renginde üretildi. Dört kabinli yerleşim düzeninde; ana güvertede iki banyolu master kabin, alt güvertedeyse bir VIP ve iki misafir kabini bulunuyor. Gerçek bir yenilik olarak öne çıkan unsursa tek parça kullanılan lamine karbon merdiven. Bu yalnızca estetik değil aynı zamanda taşıyıcı yapı görevi üstleniyor. Son derece hafif bir tasarım öğesi olarak üç güverteyi birbirine bağlıyor ve böylece 61 metrekarelik geniş açık plan yaşam alanında, bölme duvarlarına olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor. 

    Katlanır beach club borda panelleriyse sadece üç taraftan denize erişim imkânı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda yaşam alanını 32 metrekareye kadar genişleterek burayı gerçek bir deniz terasına dönüştürüyor. Ayrıca iki ayrı garajla donatılan tekne 4,05 metrelik jet tender, wave runner, seabob, paddleboard ve çeşitli su oyuncaklarını taşıyabilecek kapasiteye sahip.

    İlk üretim, dört adet 1000 HP Volvo Penta D-13 IPS 1350 motorlarla donatılmıştı. Tekne bu motorlarla maksimum 23 knot hızda tamamen dengeli bir seyir yapabiliyor. Bu da yarı deplasmanlı motoryatlar arasında konforu bozmadan, sabit seyir sürdürebilen bir tasarım olarak öne çıkmasını sağlıyor. Standart donanımda sunulan fin stabilizatörler ve çift Seakeeper sistemi, demirde veya seyir halindeyken büyük konfor sunuyor.☸

  • Çevre dostu Aera sınırları zorluyor

    Çevre dostu Aera sınırları zorluyor

    Hollandalı tersane Royal Huisman, 50 metrelik katamaranı Aera’yı tanıttı. Tersane, konseptin amacını yelkeni daha erişilebilir kılmak olarak açıklarken, Aera, yenilikçi bilgisayar kontrol teknolojisi ve America’s Cup’tan ilham alan “hiper-verimli” kanatlı yelkenleriyle öne çıkıyor. Dünyanın ilk hibrit süperyatı Ethereal’dan kısmen ilham alan katamaran, tersanenin çevresel farkındalık girişimi Project Tidal Shift’in de bir uzantısı. Çevreci tekne, karbon emisyonlarını yüzde 89’a kadar azaltmayı hedefliyor. Tasarım ve mühendislik Hollandalı stüdyo Cor D. Rover ile Artemis Technologies’e ait. Aera’nın dış alanları, 65-70 metrelik tek gövdeli yatlara eşdeğer olarak tasarlanmış. Üç güverte ve yüzme platformuyla, tender indirme alanı işlevi gören geniş bir kıç bölümü bulunuyor. Asimetrik tasarım, teknenin kafesli üst yapısıyla tamamlanırken, çok sayıda açıklık sayesinde, güvertelerde ferah ve rüzgâr alan bir atmosfer söz konusu. Tersanenin kardeş şirketi Rondal’ın en son nesil hidro jeneratörleriyle şarj edilen batarya bankası, Aera’nın elektrik sistemlerini 11 saat boyunca çalıştırabilecek kapasiteye sahip olacak. www.royalhuisman.com

  • MW PHOKAIA 2nd INTERNATIONAL SAILING FESTIVAL: Foça’da yelken şöleni

    MW PHOKAIA 2nd INTERNATIONAL SAILING FESTIVAL: Foça’da yelken şöleni

    İzmir Foça’da ilki geçen yıl düzenlenen MW Phokaia Uluslararası Yelken Şenliği’nin ikincisi bu yıl 27-28 Eylül 2025 tarihlerinde Midilli Adası’ndan Yunan yelkencilerin de katılımıyla uluslararası bir kimlikte gerçekleştirilecek. Ülkemizin özellikle de Kuzey Ege’nin yat turizmine katkı sağlamayı amaçlayan organizasyon, 27 Eylül akşamı gerçekleşecek Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars konseriyle festival havasında geçecek.

    Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler bu yıl ikincisi düzenlenecek şenliğin, Kuzey Ege’nin ve ülkemizin denizlerinin yat ve yelken turizmine açılmasını hedeflediğini açıkladı. Şenliğin ana sponsoru MW Beach Resort Genel Müdürü Bilge Durdu İşler ise iki yaka insanının birlikte bir şeyler başarmak isteğine dikkat çekti.

    Geçen sene yine Eylül ayı sonunda gerçekleşen ilk şenliğin etkili bir tanıtıma imza attığını ve çok ses getirdiğini belirten ETİK Başkanı Mehmet İşler bu yılın hazırlıklarının tamamlandığını ve önümüzdeki yıl için yeni hedefin belirlendiğini söyledi. İşler; “MW Phokaia Yelken Şenliği’nin bu yıl ikincisini yapıyoruz. Birincisini geçen yıl sadece kendi bölgemizdeki yat ve yelken kulüplerimizle yaptık. Çok etkili bir tanıtım oldu ve büyük ses getirdi. Bu yıl Yunanistan’ın Midilli Adası’ndaki dostlarımızı da işin içine kattık. Uluslararası bir nitelik kazandırdık. Önümüzdeki yıl daha da genişleteceğiz. Sadece bölgesel dinamiklerin değil, ülke turizmimizin başta gelen kurum ve kuruluşlarının da maddi, manevi destekleriyle asıl amacımıza doğru yol almaya devam edeceğiz. Amacımız ve hedefimiz Ege’yi turizmde hak ettiği ve olması gereken noktalara taşırken ülkemizin turizmde rekabetçi gücüne güç katmaktır. Türkiye de ve özellikle Ege’de turizm sadece deniz, kum, güneş değildir. Turizmi destekleyici unsurlardan biri de yat ve yelken turizmdir. Önümüzdeki yıl şenliğimizi, katılımcı sayısı ve içerik bakımından daha da genişleterek, Kuzey Ege’nin yat ve yelken turizmi için en uygun bölgelerden biri olduğunu pekiştirirken, aslında üç tarafı denizlerle kaplı ülkemizin her denizinin yat ve yelkenle tanışmasının kapısını da aralamaya çalışacağız. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığımız ile birçok kurum ve kuruluştan destek alarak, genişletilmiş uluslararası bir festival havasında, bölgemiz ve ülkemiz turizmine çeşit ve zenginlikler katacağız” dedi.

    YELKENLER DOSTLUĞA AÇILACAK

    MW Beach Resort Genel Müdürü Bilge Durdu İşler de Midilli Açık Deniz Yelken Kulübü yetkilileri ile birlikte çalıştıklarını söyledi. Bilge Durdu İşler; “MW Phokaia Beach Resort olarak konseptimize çok uyan bu şenliği seçtik. İlkinde insanların bu konuya ne kadar hevesli olduğunu gördük. Katılımcılar, özellikle Türkiye’nin güneyinde bunu çok yaptıklarını ama Kuzey Ege’de bunun yapılmadığını, geçen yıl yapılanı yıllardır umut ve özlemle beklediklerini ifade ettiler. Bu sene etkinliği daha da geliştirdik. Midilli Açık Deniz Yelken Kulübü (LOIATH) yetkilileri Marianna Douka ve Nikolaos Petsis ile güzel bir çalışma yaptık. Onların da katılımıyla bu yıl denizlerimizde kuğular gibi süzülerek dostluk rüzgârları estirecek yelkenlilerle dostluk mesajları vereceğiz. Ege Denizi’nin tarihsel zenginliği, doğal güzellikleri, paha biçilmez değerleri bir kez daha gözler önüne serilecek. Başta, İstanbul, Çanakkale illerimiz olmak üzere, yurt içi ve yurt dışından bu etkinliği izlemek için gelenler var. Bu turizmimize artı değer katıyor.

    KUZEY EGE’NİN EN BÜYÜK YELKEN ŞENLİĞİ

    MW Phokaia Yelken Şenliği, geçen yıl 45 yelkenli yat ve 300 yelkenci ile Ege sularında renkli görüntüler oluştururken, sahildeki etkinlikleriyle de 600’ün üzerinde katılımcıya unutulmaz anlar yaşatmıştı. Bu yıl katılan tekne, yelkenci sayısı ve izlenecek rotalarla Kuzey Ege’nin bugüne kadar yapılan en büyük yelken şenliği niteliğini kazanması beklenen organizasyonda 27 Eylül’de Mitillini, Urla, Çeşme, Çandarlı, Yenifoça ve Foça limanlarından çıkacak yelkenliler Karaburun’da buluşacak, buradan hareketle Foça rotasına hep birlikte yelken basacaklar. Akşam Foça’da demirleyecek teknelerdeki yelkenciler ve sahilden şenliğe katılanlar diğer etkinliklerin yanı sıra Ayhan Sicimoğlu ve Latin All Stars Orkestrası’nın vereceği konserde birlikte olacak. Yelkenli yatlar, 28 Eylül’de Orak Adası ve tarihi Beşkapılar Kalesi önlerinden hareketle Foça Adaları, Büyükdeniz ve Küçükdeniz Liman içlerini de kapsayan ve sahilden rahatlıkla izlenebilecek bir gösteri seyri yapacak. Gösteri seyri sonrası bir bölüm yelkenli kendi limanlarına dönerken bir bölümü ise rotalarını Midilli Adasına çevirecek. Şenliğin ikinci etabı Mitillini varışıyla tamamlanacak.