Etiket: Edito

  • Gezi Sayısı

    Gezi Sayısı

    İTHAKA

    İthaka’ya doğru yola çıktığın zaman,

    dile ki uzun sürsün yolculuğun,

    serüven dolu, bilgi dolu olsun.

    Ne Lestrigonlardan kork,

    ne Kikloplardan, ne de öfkeli Poseidon’dan.

    Bunlardan hiçbiri çıkmaz karşına,

    düşlerin yüceyse, gövdeni ve ruhunu

    ince bir heyecan sarmışsa eğer.

    …

    Hiç aklından çıkarma İthaka’yı.

    Oraya varmak senin başlıca yazgın.

    ama yolculuğu tez bitirmeye de kalkma sakın.

    Varsın yıllarca sürsün, daha iyi;

    sonunda kocamış biri olarak demir at adana,

    yol boyunca kazandığın bunca şeylerle zengin,

    İthaka’nın sana zenginlik vermesini ummadan.

    …

    Sana bu güzel yolculuğu verdi İthaka.

    O olmasa, yola hiç çıkmayacaktın.

    …

    (Konstantinos Kavafis)

     

    Kavafis’in şiirinde dediği gibi İthaka olmasa yola hiç çıkmayacaktık belki de… Güney İyon Adaları seyahati öncesi özellikle İthaka’yı göreceğim için heyecanlıydım. Homeros’un eserlerinin kahramanı Odysseus’un vatanını gezerken Kavafis’i dinleyip yolculuğun uzun sürmesini diledim ancak sadece bir haftamız vardı. Bir hafta içinde İthaka dışında Kefalonya, Lefkada, Meganisi ve Zakintos’u da gördük. Güney İyon Denizi gezi notlarını “Seyahat” sayfalarında bulabilirsiniz…

    “Küçük Koylar” yazarımız Ali Boratav “zamanın durduğu harika bir Ege adası” diye tanımladığı Halki’yi yazdı…

    Hakan Aygün “Yakın Rota” sayfalarına “Knidos’un dibinde olmasına rağmen limanlarının pilot kitaplarda önerilmemesi yüzünden popüler olmayınca, saklı cennet kalmış” dediği volkanik ada Nisyros’u taşıdı.

    “Macera” ismini verdiğimiz köşesinde bol aksiyonlu seyahatlerini kaleme alan Prof. Dr. Talat Kırış bu kez “sükûneti” tercih etti ve huzuru bulduğu Kalimnos Adası’nın Emborios Koyu’nu anlattı…

    “Kikladlar ve Argosaronikler’de görmediğimiz adaları tamamlayalım, aman eksik bir şey kalmasın” diyen “Dalgalı Sohbetler” köşesinin yazarı Emir Kunt, aslında seyahat yazısı yazmaz ancak bu ay öyle adalara gitti ki biz onu da gezi sayfalarımızın peşi sıra koyduk: İos, Sikinos, Folegandros, Milos, Spetses, Hydra ve Poros…

    “Uzak Rota” sayfalarında bir süredir Pasifik’te, Hawaii Adaları’nı anlatan Prof. Dr. Burcu Bostanoğlu bu ay “cennet bahçesi” dediği, arşipelin son adası Kauai’de…

    Tanıl Tuncel geçen sayıda “Atlantik’i nasıl geçelim?” sorusunu doğudan-batıya geçiş tavsiyeleriyle cevaplamıştı. Duayen denizci “Denizin Çağrısı” sayfalarında bu ay Atlantik önerilerine batıdan-doğuya geçiş ile devam ediyor ve Karayipler’i anlatıyor…

    Elbette dergimiz sadece gezi yazılarından oluşmuyor. Güzel bir yelkenli tekne dosyası, Sanlorenzo’nun 52 metrelik megayatı, Turquoise Yachts’ın 47 metrelik Razan’ı, Sunseeker’ın en yeni teknelerinden 68 Sport Yacht’ı ile birlikte en yeni tekneler, yelken yarışları, marin dünyasındaki son gelişmeler ve birbirinden ilginç röportajlarla ağustos sayımız yine dopdolu…

    İyi bir tatil geçirmeniz dileğiyle…

    Keyifli okumalar…

  • Yat sektörü her yıl büyüyor!

    Yat sektörü her yıl büyüyor!

    Ülkemiz adına hatırlanacak güzel anıların maalesef çok fazla olmadığı bir yılı geride bırakıyoruz. Umarım yılla birlikte tüm bu olumsuz havayı da geride bırakır, 2017’de özlemini duyduğumuz günlere kavuşuruz.

    Bu umutsuzluk ikliminde ilginç bir şekilde yatçılık gerek ABD’de gerekse Avrupa’da eski güzel günlerine dönüyor gibi görünüyor. Ülkemizde de durum çok farklı değil aslında. Artan tekne sayısı, fuarlar, marinalar, teknik servisler, endüstrinin diğer tüm yan sanayisiyle birlikte çok büyük bir ekonomiden bahseder duruma geldik. Her yıl neredeyse yüzde 20’ye yakın bir büyüme gözlemleniyor. Bir araya geldiğimiz sektör temsilcileri bu büyümenin süreceği kanaatinde. Özellikle yakın zamanda yapılacak düzenlemeyle getirilecek olan vergi indirimi ve Türk bayrağı yasasıyla daha büyük bir ivme yakalanacağı beklentisi hâkim.

    Dünyada yatçılığın tekrar canlandığı 2016 yılı için biz de bir araştırma yaptık: Üretici, ithalatçı ve broker’lara ulaşarak bu yıl en çok tercih edilen modelleri bir araya getirdik. Yelkenliden motoryata, katamarandan RIB’e tam 40 tekne belirledik. Hem de her bir ayrı marka ve modelde.

    Bu teknelerin tamamını Türkiye’de bulmak, fuarda gidip görmek ve hatta test seyrine çıkmak mümkün artık. Hemen herkesin ortak görüşü bayrak sorunun çözümün ardından ülkemizde tekneye erişimin daha da artacağı yönünde.

    Türk yatçılığının elbette bayrak dışında birçok problemi var. Gelişmekte olan bir sektör için bunlar olağan da. Bu sorunlardan biri de Mavi Kart. Dünyada bir ilk olan uygulamanın amacı güzel olsa da pratikte çok büyük tartışmaları beraberinde getirdi. Yazarımız Ali Boratav, Koç Üniversitesi Denizcilik Forumu (KÜDENFOR) tarafından 1 Kasım 2016’da “Sadun Boro Rotasında Türk Amatör Denizciliğinin 21’inci Yüzyıl Vizyonu” başlıklı çalıştaydaki titiz Mavi Kart sunumunu bu ay siz okurlarımız için özetleyerek köşesine taşıdı. Boratav’ın, “Mavi Kart denizlerimizi ne kadar koruyor? Kıyılarımızda yeterli sıvı atık alım kapasitemiz var mı?” gibi sorulara cevap aradığı yazısında pratik bilgileri de bulacaksınız.

    Diğer tüm konularımızın da en az Mavi Kart kadar ilginizi çekeceğini düşünüyorum. En yeni tekne modelleri, denizci etkinlikleri, yelken yarışları kısacası marin dünyasına ait her türlü haberi bulabileceğiniz dolu dolu bir içerikle karşınızdayız.

    Keyifli okumalar…

  • Doğayla dost tekneler

    Doğayla dost tekneler

    Azalan kaynaklar, hava kirliliği, doğal dengenin bozulması ve iklim değişimi… Her alanda insanoğluna doğayla barışmanın ve onu korumanın önemini her geçen gün daha da vurgular oldu! Yat üreticileri de son yıllarda bu duruma kayıtsız kalmayıp tasarımlarına çevreci özellikler katmaya başladılar. Elektrikli motorlar henüz tek başına kullanılan bir çözüm olmasa da dizel motorlarla birlikte kullanılmaya başlandı. Bu hibrit motor seçeneğinin yanı sıra üreticiler yakıt tüketimini azaltmanın yollarını arayıp bu yönde yeni motor teknolojilerine ve yeni gövde tasarımlarına da yönelmeye başladılar.

    Yat kullanıcılarının bu hassasiyeti göz önünde bulunduracak çözümleri dikkatle incelemeleri ve bilinçli tercihler yapmaları gerekiyor. Örneğin basit ve şık bir düzenekle güneş panelleri edinerek en azından demirdeyken kullanacağımız elektriği üretebilir, uzun ömürlü ve kısa sürede şarj olabilen yeni nesil aküler ve lityum bataryalar ile jeneratöre ihtiyaç duymadan, yakıt sarf etmeden sessiz bir şekilde denizde konaklayabiliriz. Bu arada bir yandan doğayı korurken bir yandan da yan teknedekilere ses ve dumanla rahatsızlık vermeyiz.

    Elektrikli motorların ekonomik olarak henüz kendini amorti etmediğine inanılsa da gelecek teknolojinin bunun üzerine olduğu aşikâr. Üreticiler de bu yüzden her yeni modeline hibrit opsiyonu koymaya başladılar. Bu ay hazırladığımız ve çevreci özellikleri barındıran dokuz motoryat ile iki süperyatı örnek olarak bir araya getirdiğimiz, “Doğa dostu motoryatlar” dosyasında hibrit motorlu tekneleri de bulacaksınız.

    Kışa yaklaştığımız ve teknelerden ayrı kaldığımız bugünlerde deniz özleminizi giderecek ilgi çekici konularla karşınızdayız. En yeni tekneleri, test sürüşlerini, yelken yarışlarını bulacağınız Kasım sayımız yine dopdolu içeriğiyle sizi bekliyor.

    Keyifli okumalar…

  • Türk üretimi!

    Türk üretimi!

    Eylül, Avrupa için boat show ayıdır. Ay başında Amsterdam ile başlayan fuar maratonu; Fransa’da Cannes, İngiltere’de Southampton, İtalya’da Cenova ile devam edip Monaco ile sonlanıyor. Ülkemizde ise ay sonunda, 27 Eylül’de başlayıp 2 Ekim’de sona eren iki deniz fuarı birden düzenleniyor. Birisi Ataköy Marina’da, diğeri Tuzla Viaport’ta…

    Tüm bu fuarları tek tek inceleyip ilk defa sergilenecek modelleri araştırdık ve Türkiye’de temsilciliği olan markalardan tam 64 tekneyi bir araya getirdik. Avrupa’nın en önemli fuarı olan Cannes Yachting Festival bu yıl da yoğun ilgi görüyor. Türkiye’nin gururu yat üreticileri de yeni tekneleriyle bayrağımızı bu önemli fuarda dalgalandırıyor. Motoryatta artık dünya çapında bir marka haline gelen Numarine, 24 metelik 78 HT Evolotion’ın; ülkemizin tek seri yelkenli üreticisi Sirena Marine ise 12,50 metrelik Azuree 41 ve 21 metrelik Euphoria 68’in dünya prömiyerlerini Cannes’da yapıyor. Bu ay kapağımızı da Sirena Marine’in dünyaca ünlü designer German Frers’e tasarlattığı yeni amiral gemisi Euphoria 68 süslüyor.

    Megayatların sahne aldığı Monaco Yacht Show’da da Türkler şov yapmaya hazırlanıyor. Bilgin Yachts 47 metrelik Gioala Lu ile, Sarp Yacht 46 metrelik La Passion ile, Tansu Yachts da 39 metrelik süperyatı Cutlass ile Monaco’da. Temmuz sayısında megayat tersanelerimizin tekrar ülkemizin adından söz ettiremeye başladığından bahsetmiştim. Sarp Yacht’ın tasarımda fark yaratan La Passion’unu, Alia Yachts’ın 41 metrelik megayatı Rüya’nın Dünya Süperyat Ödülleri’ndeki başarısını, Mayra Yachts’ın 50 metrelik Euphoria’yı suya indirdiğini, Bilgin Yachts’ın 50 metrelik Dusur ve 49 metrelik Clarity’yi peş peşe sahibine teslim ederek kendi sektörünün ihracat birincisi ödülünü aldığını yazmıştım. Eminim Monaco’dan yine güzel geri dönüşler alacaklardır.

    Bu sayıda “tersane” sayfalarımızda bir başka Türk megayat üreticisi CMB Yachts’ın başarılarını okuyacaksınız. Antalya Serbest Bölgesi’ndeki tesislerinde şimdiye kadar 46 ve 47 metrelik iki megayatı suya indiren tersane şu an aynı anda 47 metrelik üç megayatın inşasını sürdürüyor. Üç yatın da tasarımcısı efsane bir isim: Espen Oeino… Asıl önemlisi ise tersanedeki üretimin her aşamasının milli oluşu. Yatların tüm üretim ve montaj işleri tersanenin kendi ekibimi tarafından gerçekleştiriliyor. Laminasyon, marangoz, boya, mobilya gibi işlerin yanında; tesisat, elektrik, mekanik ve döşeme gibi altyapı işleri de Türk işçiler tarafından yapılıyor.

    CMB Yachts gibi kalifiye eleman çalıştıran ve ülkemize bu alanda iş gücü yaratan tersanelerin çoğalmasını ve yat üretiminde dünya sıralamasındaki yerimizin daha da yukarıları çıkmasını ümit ediyoruz.

    Keyifli bir eylül geçirmeniz dileğiyle…

    Herkese iyi fuarlar…