Etiket: Eyüp Özel Edito

  • 200. SAYI

    200. SAYI

    Dergimiz Yacht Türkiye 200. sayısı ile karşınızda. Bir özel ilgi alanı dergisinin kesintisiz 200 ay raflarda olması yayıncılık açısından şüphesiz önemli bir başarı. Bu yayının denizcilik ve yatçılık kültürü üzerine olması ise üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin “denizcileşme” ülküsüne katkısı adına çok ama çok değerli. Unutmayalım ki “denizci ülke” hedefine ulaşmak; amatör denizciliğin yayılmasıyla, bu alandaki kurumların yıllanması, tecrübelenmesi ve onlarca yıl ayakta kalmasıyla başarılacak. 

    Denizcilikte ileri ülkelere baktığımızda ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır. Örneğin; dünyadaki ilk yat dergisi (Yachting World) bundan 128 yıl önce, 1894’te çıktı ve bu İngiliz dergi halen aynı isimle yayın hayatına devam ediyor. Bizde ise ilk örneğini 60’lı yıllarda görüyoruz. 80’li ve 90’lı yıllarda da girişimler oluyor hatta içlerinden birisi (Yelken Dünyası) 30 yıl ayakta kalmayı başarıyor. 2000’li yılların başına geldiğimizde yurt dışındaki örnekleriyle yarışan modern dergileri görmeye başlıyoruz. Ne mutlu ki biz de Mart 2006’da başladığımız bu yolculukta denizcilik ve yatçılık kültürünün yaşatılmasına, yayılmasına katkı sunmaya devam ediyoruz. Umarım dergimizin ömrü de asırlık olur…

    200 sayı, 200 ay ve yaklaşık 17 yıl demek. Bu süre zarfında her şey gibi yatçılık da değişti ve özellikle ülkemizde göz alıcı bir biçimde büyüdü. Bundan 200 sayı öncesine göre sularımızdaki tekne sayısı beş altı katına çıkarken marinalar modernleşti, yat ve yelken kulüpleri kuruldu, yarışların ve yarışan ekiplerin sayısı arttı, teknede yaşayanlar, dünya turuna çıkanlar, tatilini teknede geçirenler çoğaldı, özetle amatör denizcilik gözle görülür bir biçimde gelişti. Paralel olarak denizcilik kültürünün de gelişmesi gerekiyor ki denizlerimizi koruyup, adabımuaşeret içerisinde doğaya ve birbirimize saygı göstermeyi öğrenerek gerçek anlamda denizci bir toplum olalım. İşte bu amaç doğrultusunda 200 sayıdır dünyadaki değişimlere ayak uydurarak elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Bu serüvende ilk sayısından bugüne dergimize emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Bizi okumaya değer görüp bugünlere getirdiğiniz için asıl teşekkürü ise siz deniz tutkunu okurlarımıza borçluyuz… 

    Nice yüz sayılara, pruvamız hep neta, rüzgârımız hep kolayına olsun, keyifli okumalar…

  • Koronanın öğrettikleri

    Koronanın öğrettikleri

    Aralık ayında Çin’de başlayan ve tüm dünyaya yayılan koronavirüs salgınının Dünya Sağlık Örgütü’nce pandemi ilan edildiği sıralarda, 11 Mart’ta Sağlık Bakanımız Türkiye’de ilk vakanın görüldüğünü açıklamıştı. Tam da dergiyi baskıya hazırladığımız günlerdi… Birkaç gün içerisinde hazırlıklarımızı yapıp, yoğun bir şekilde evden çalışarak bu sayıyı tamamladık. Birbirimizi motive edip, yardımcı olarak panik havasını attık üzerimizden. Kısa sürede dergiyi sorunsuz bir şekilde baskıya hazırlayan ekip arkadaşlarıma bu yüzden bir kez daha teşekkür ediyorum. 

    Salgın yüzünden eve kapanınca önceliklerimiz de düşüncelerimiz de değişti. Koronanın öğrettiklerinden ilki dayanışma oldu. Çin’den İtalya’ya giden tıbbi yardım malzemelerinin kutularında “aynı denizin dalgalarıyız” sözünün olduğunu yazdı gazetelerimiz. Sağlığın ve bilimin önemini bir kez daha öğrendik. Ve tabii doğanın ikazını da… Karantinadaki bölgelerde enteresan şeyler oldu. Örneğin salgının ilk çıktığı yer olan Wuhan’da hava kirliliği kalmadı. Yaz aylarında kokudan geçilmeyen Venedik kanallarında balıklar ve kuğular görünür oldu… “Dünya biraz nefes aldı” yorumları yapıldı. Umarım biz de ders alırız. Salgının bir an önce kontrol altına alınmasını ve siz bu dergiyi okurken hayatın normal akışına geçmiş olmasını umuyor ve diliyorum…   Bu hâletiruhiye içerisinde hazırladığımız Nisan sayımızda koronavirüsten de bahsettik haliyle. Meteoroloji yazarımız Bünyamin Sürmeli küresel ısınma ve iklim değişikliğinin salgınlarla ilişkisine değindi. Tanıl Tuncel teknede ve denizde başımıza gelebilecek hastalıklar ve kazalar ile ilgili rehber niteliğinde bir yazı kaleme aldı. Gündemde bir salgın olduğu için de teknede karantina uygulamasının ne şekilde yapılacağını anlattı. Her iki yazıdan da çok şey öğreneceğinize eminim… Doğanın önemini iyice anladığımız bugünlerde bir çevreci konumuz daha var. Sanayici Osman T. Yazıcı’nın kurduğu Zero Emission Institute bugüne kadar farklı tip ve boylarda ikinci el 16 tekneyi hibritleyerek elektrikle tanıştırdı. Bu filo içerisinden Blue Moon isimli motoryat ile test seyrine çıktık. 40 yaşında bir Benetti olan Blue Moon’un elektrik motorlarıyla performansına şaşıracaksınız. Gelecek temiz enerjide, geleceği kurtarmak elimizde… Koronavirüs ile mücadele günlerinde önlem amaçlı, denizdeki tüm etkinlikler de iptal edildi. Bir süre denize çıkamadık ama umudunuzu yitirmeyin, mutlaka bir daha açılacağız maviliklere…

    Sağlıkla kalın…