Etiket: Mavi tatil

  • KELEBEK SIĞACIK’TA: Ege’nin göbeğine tebdilimekân

    KELEBEK SIĞACIK’TA: Ege’nin göbeğine tebdilimekân

    Beş yıldır konakladığım Bodrum Marina’dan Sığacık’a taşındık. Pandemi ilanından önce Teos Marina’ya bıraktığım Kelebek’e, nihayet 65 yaş üstüne verilen “memleket izni” ile kavuştum.

    Hayatımda her nedense problemler, aralarında anlaşmışlar “erkekseniz teker teker gelin” dememe kıs kıs güler, hep beraber saldırırlar. Sonra her şey hallolur, kara bulutlar dağılır güneş tekrar parıldar, hayat yeniden güzelleşir. Her fırtınanın ardından olduğu gibi aydınlık gelir. Garanti.

    15 yıl sonra emekli olan marina müdürü, sevgili dostum Ömer Karacalar tarafından beş yıldır misafir edildiğim Bodrum Marina, kontratımın bittiği gün yaptığı sürprizle idarenin kararıyla, yeni kontrat döneminde, geçen yıllardaki misafirlik şartlarımın artık mümkün olmadığını bildirdi. Yeni yıl için teklif edilen yüzde 50 bedel de benim ekonomimi aştığından Kelebek’e acilen yeni bir yuva bulmam ya da satmam gerekti. Teos Marina müdürü sevgili Faruk Günlü’nün (yıllardır söylediği gibi) “Abi hemen gel, yerin hazır” davetiyle üstümden büyük bir yük ve Kelebek’in satış ilanı kalktı. Marinaya, bugüne kadar verdikleri için teşekkür edip, son günlerde sert esen lodosun iki gün biraz yumuşamasını da fırsat bilerek marinadan Çetin’le (Akıncı) ipimizi kopardık.

    Lodosu kıçımıza alıp, çoğu motor, motor-yelken bir zıplamada 14 saatte Sığacık Teos Marina’ya kapağı attık. Zaten duramazdık da, yol üstündeki her durak lodosa açık, sıkışınca lodostan sığınacak yer Samos’un balık kuyruğu içindeki Kerveli Koyu ki bu sıralar Yunanların “hoş geldin” diye karşılayacaklarını hiç sanmam. Sığacık Körfezi’ne rota Praso Burnu’nu yalayarak geçer, onun ağzında da Yunan Sahil Güvenlik botu duruyor. Yolu uzatmamak için Yunan sularına girdik, Yunan S.G. botunun arkasından geçerken komşu ilgilenmedi bile. İki gün sonra Kos’ta bir teknenin sörveyini yapacağım. Gece Kelebek’i Teos’un emin ellerine emanet edip, sabah apar topar, otobüsle Bodrum’a… Başta bahsettiğim problemler torbasındakilerden biri de bu, dahası var da, onlar da şöyle veya böyle bitti. Dünyadaki planları altüst eden koronanın Türkiye’ye etkilerinin ilk günlerindeyiz. Tekneyi satın alan İtalyan gelemiyor. Verecek olan da Vietnam’a gidip gelmiş, kendini karantinaya aldı. Ben gitsem o gün son feribot seferi yapıldı, orada kalacaktım. Sonrası malum, ben eve, Kelebek de marinaya kapandık. Devamı Temmuz 2020 sayımızda…

  • “Yeni normal”de deniz hayatı

    “Yeni normal”de deniz hayatı

    Uzun bir süre hasret kaldığımız maviye, pandemi kısıtlamalarının gevşetilmesiyle nihayet kavuşabildik. Birtakım kurallarla “yeni normal” yaşantımıza başladık. Teknede tatil ise bu yazın yükselen yıldızı… Henüz haziran itibarıyla güneyden gelen haber ve görüntülere bakınca, 2020 deniz turizminin canlı geçeceği anlaşılıyor. Yazarımız Ali Boratav da sezonu Göcek’te açanlar arasındaydı. Koy koy gezdiği Göcek’ten ilk izlenimlerini yazdı. Boratav’ın aktardığına göre denizde nüfus bir hayli artmış, sakin koy bulmak güçleşmiş. Bu beklenen bir gelişmeydi ancak deniz adabından uzak tatilcilerin yarattığı durum biraz can sıkıcı. Küçücük koylarda yüksek müzik, gürültü, jeneratör kullanımı ile etraftaki diğer tekneleri rahatsız edenlerin sayısının arttığını bildiriyor Ali Boratav. Yeni normalde denize daha fazla çıkacağımız kesin ancak adabımuaşereti de elden bırakmayalım. Uymayanları kibarca uyaralım. Ağaçlara bağlananları, denizi kirletenleri Sahil Güvenlik yetkililerine bildirelim… 

    Bu süreçte teknede kaç kişi ile seyir yapılabileceği konusu da çokça sorulan sorular arasında. Bu konuda mülki amirler karar verici ve her bölgede farklı uygulamalar söz konusu. Kiminde iki ila dört kişilik seyre izin, kiminde sosyal mesafe şartı var. Ama çoğunlukla yatak kapasitesi kadar kişinin teknede olması yeterli görülüyor. Bu ayki dosya konumuzun fikri de buradan doğdu: Mürettebat gerektirmeyen, tek başına ya da çok az kişiyle idare edilebilen yelkenli tekneler. Short handed olarak adlandırılan bu yeni jenerasyon yelkenlilerde güvertelerde ayak altında hiçbir şey bulunmuyor, tüm iskotalar dümencinin elinin altına kadar geliyor, vinçler dümenin hemen önüne konuyor, yelkenler otomatik sarılıyor ve kendiliğinden yön değiştiriyor. Az kişiyle seyrin keyfini yaşamak isteyenler için 14 gözde modeli bir araya getirdik, onlardan birisi olan Alman Hanse Yacts’ın 14 metrelik modeli 458’i de kapağımıza taşıdık…

    Heykeltıraş İlhan Koman’ın eserlerine hayat verdiği 115 yıllık kültür mirası Hulda, lüks bir tatil sunan 70 metrelik megayat Sherakhan, 13 metrelik konforlu RIB Nuova Jolly Prince 43 ise bu ayın diğer tekneleri… Oyuncu, iş adamı, avukat… Bu sayıda da yine farklı mesleklerden mavi tutkunlarıyla denizci sohbetler gerçekleştirdik. Ve her zaman olduğu gibi marin dünyasıyla ilgili aradığınız her şeyi bulabileceğiniz dolu dolu bir sayı hazırladık… 

    İyi bir Temmuz geçirmeniz dileğiyle…

    Keyifli okumalar…