Beneteau’nun çok tercih edilen modellerinden biri olan Antares 30’un hem iç hem de dış tasarımı yenilendi. Firma teknenin klasikleşmiş gövde rengi “pearl gray”den (inci grisi) vazgeçmezken iç tasarımda ceviz ve koyu meşe ahşap kullandı. 10,22 metrelik iki kamarası bulunan yeni Antares 30’un İstanbul teslim aralık ayı kapanyalı fiyatı 138 bin 600 euro ve sınırlı sayıda tekne için geçerli. Antares 30, 370 beygir gücündeki Volvo motorla 18,5 knot hızda seyrediyor. www.tezmarin.com
Yazar: MURAT ÖKSÜZ
-

Guletlerin dansı Bodrum’da devam ediyor
Geleneksel Bodrum ahşap yatları guletlerin gövde gösterisi diyebileceğimiz The Bodrum Cup – Uluslararası Yelkenli Ahşap Yat Yarışları çeyrek asrı tamamlayıp 26. yılında coşkusundan hiçbir şey kaybetmeden devam ediyor. 20 – 25 Ekim tarihleri arasında gerçeklen etkinliğe bu yıl 67 tekne katıldı.
Fikir babası Erman Aras’ın önderliğinde Era Yelken Kulübü’nün organize ettiği Akdeniz’de guletlerin katıldığı ender yelken etkinliklerden biri olan The Bodrum Cup’ta bu yıl 1500’e yakın denizci bol rüzgârlı ve eğlenceli bir haftanın tadını çıkardı. Akdeniz’de mavi yolculukların vazgeçilmezi guletler, ahşap yatlar, klasik yatlar ve tirhandillerin yanısıra katamaran, IRC sınıfı yeltenli ve cruiser yatların da katıldığı 67 tekne ile regatta 20-25 Ekim tarihleri arasında gerçekleşti. Etkinlik boyunca Bodrum’dan başlayıp Yunan Adası Kalimnos’u da kapsayan coğrafi rotalı yarışlar beş gün boyunca devam etti. Bodrumluların her yıl merakla ve heyecanla beklediği yarışlar ilk günkü hafif havanın ardından sert rüzgârda tamamlandı. Devamı Aralık 2014 sayımızda…
-

SİSAM Sonbahar’da “Klima” günleri
Sisam yani Samos’a daha önce gitmemiş teknecilere tavsiye ediyorum: Hiç Samos’un ana kasabasına uğramayın. İlla pasaport girişi yapacaksanız, adanın güney tarafındaki Pythagorio muhteşem bir liman. Kıçtankara yer bulmak imkânsız, ama limanın dışı da muhteşem bir doğal liman. Kıyıyla hiç muhatap olmak istemiyorsanız, direkt tekneden turkuaz sularda yüzebileceğiniz, limanın dışında alargada kalın. Sonra isterseniz dilediğiniz an Pythagorio gecelerine dalarsınız. Ama illa da “sakinlik” diyorsanız, teknenizi Pythagorio’ya gelmeden, Sisam’la Dilek Yarımadası arasında kalan Dilek Boğazı’ndaki daracık kanalda yer alan Klima Koyu’na park edin. Sahildeki önüne üç-dört teknenin bağlanabildiği taverna muhteşem. Deniz 10 numara. Gündüz balık tut, gecenin karanlığında ay ışığı eşliğinde serin sularla seviş. Sisam’ı gezmek için araba kirala, adanın güneybatısındaki plajlarda yüz ya da dünya güzeli Sisam köylerini gez. Ama sakın Klima Koyu’ndaki kıçtankara yerini bırakma!
Sisam, malum olduğu üzere “üçgen teoremi”yle meşhur Pisagor’un adası. Alaçatı’dan “yokuş aşağı”, “pupa yelken” 6-7 knot’a ulaşıyoruz. Beş saatte gidilir denilen yol, yedi saati buluyor. Yunanların Samos dediği Sisam’a ilk gidişim. Ama bizim Meriç Köyatası’ndan tüyoyu almışım. Türkiye ile Sisam arasındaki Dilek Boğazı’nı döner dönmez, “Klima Koyu”na giriyorum. Her şey tam anlatılan gibi, kıyıda tek bir taverna. Önünde, üç-dört teknelik bir iskele. Rüzgârı hesaplayarak, demir atıp, kıçtan iskeleye bağlanıyorum.
Klima Koyu’nda güzel bir adet var. Kıyıdaki plajın beton duvarına “dirsek almak” için halka demirler çakılmış. İlk gelen tekneye, tavernanın sahibi, kıyıdan “dirsek” aldırtıyor. Sonra gelenler de, baştan başa halatla, kıyıdan dirsek alan tekneye halatla bağlanıyor. Böylece rüzgârda demir veya tekne yerinden kımıldamıyor.
Kuşadası Milli Parkı karşımda 1 mil mesafede. Turkcell, Vodafone rahat çekiyor. Sanki Türkiye’deymişsin gibi. Deniz nefis. Tekneden dalıyorum hemen. Evet, biraz serin. Malum koyun adı da “Klima” olduğu için hazırlıklıydım. Tavernanın sahibine “Klima” adının Yunancada “serinleme”yle falan alakası var mı diye soruyorum, “yok” diyor! Taverna Kaduna’nın hepsi ücretsiz, kendi otoparkı, şezlongu, duşu ve wi-fi’ı var, küçük bir apart otel kısmı da var! Yemekleri nefis, yerel Sisam uzosu, “susuz” götürülüyor. Sanayileşmiş “ev yapımı beyaz şarapları” muhteşem. Devamı Aralık 2014 sayımızda.
-

İtalyanlar Türkiye’de
Dünyanın önemli yat üreticilerinden İtalyan Fipa Group, Amerika, Uzakdoğu ve kendi satış yaptığı Avrupa’dan sonra, Türkiye pazarına da girdi. Bugüne kadar 500’e yakın tekne üreten firma; ilk defa Türkiye ve Azerbaycan’da özel olarak satış, satış sonrası ve pazarlama konularında Maestro Ltd ile ortaklık yaparak Fipa Turkey’i kurdu. Fipa Turkey’in lansmanı ve grubun teknelerinin tanıtımı ise 18 Kasım’da, Ortaköy’deki Philippe Starck tasarımı konut projesi “Yooistanbul Rezidans”ta gerçekleştirildi. Fipa Turkey’den Orhan Ülgür’ün ev sahipliği yaptığı geceye Fipa Group kurucusu Francesco Guidetti de katıldı. 1970’te Viareggio’da üretime başlayan firma 1980’de Maiora markasını, 2000’de AB Yachts’ı ve son olarak 2005’te CBI Navi’yi bünyesine kattı. Başta Viareggio olmak üzere Tuskani bölgesinde 10 farklı tesiste üretim yapan firmanın markalarından Miorra 21,50 metre ile 43 metre arasında; AB Yachts 18 metre ile 42 metre arasında; Cbi Navi de 32 metre ile 50 metre arasında motoryatlar üretiyor. www.fipaturkey.com













