Yazar: MURAT ÖKSÜZ

  • İtalyan Comet artık Türkiye’de

    İtalyan Comet artık Türkiye’de

    Geçen yıl sektöre hızlı giriş yapan ve Nuova Jolly, Grand Marine, Aer Marine gibi firmalardan şişme bot ve Cantieri Linetti, Clear SRL ve Ranieri’den spor tekneleri ülkemize getiren Bergsen Marin, bu kez bir yelken üreticisiyle anlaşma imzaladı. İtalyan Comar Yachts ile anlaşan firma bundan böyle firmanın 6-31 metre aralığındaki yelkenlilerini ülkemize getirecek. Comet yelkenlilerinin fiyatları 30 bin ila 6 milyon euro arasında değişiyor. www.bergboat.com

  • Numarine’in amiral gemisi: 40 XP

    Numarine’in amiral gemisi: 40 XP

    15-23 Şubat 2014’teki CNR Avrasya Boat Show’da proje tanıtımı gerçekleştirilen Numarine 40 XP’nin tasarımı Can Yalman’a ait… 39,80 metre boyunda ve 8,50 metre genişliğindeki explorer tipi yat için markanın sahibi Ömer Malaz “Numarine olarak çok yeni bir alana adım atmış olmanın heyecanı içerisindeyiz. Geçtiğimiz yıllar boyunca kompozit malzemeden performans motoryatları üretimi ile elde ettiğimiz deneyimimizi bu yeni alanda kendi avantajımıza kullanıp yine en ileri teknolojide bir Numarine teknesi ile explorer severleri buluşturmayı amaçlıyoruz.” dedi. Gövdesi çelik malzemeden inşa edilecek yatın ağırlığı yaklaşık 290 ton olacak. 40 XP’nin iki adet 1.800 beygirlik CAT motoruyla seyir hızının 12, en yüksek hızınınsa 14 knot olması bekleniyor. www.conceptmarine.com

  • KURAKLIK

    KURAKLIK

    Teoride kış mevsiminde olmamıza rağmen havanın bu durumdan haberi yok ki, sıcaklıklar bahar, gökyüzü ise yaz modunda. İkisine de bahar diyemiyorum, bahar olsa yağış görülür, maalesef o da yok. Şimdi korkular, kaygılar “yağış olmazsa n’aparız?” üzerine. Sizce nasıl olur? Korktuğumuz başımıza gelir mi?

    Aslına bakacak olursanız, korkulanın bir kısmı başa geldi bile. Tarım bir darbe aldı, tarımın darbe alması ceplerimizin darbe alması demek. Neyse neymiş şu kuraklık, neden oluyormuş, Avrupa sağanaklara “Artık yeter!” derken nasıl oluyor da biz damlaya metelik atıyoruz. Hadi takın emniyet kemerlerinizi, kurak coğrafyada dolaşmaya başlıyoruz.

    2012 yılındaki IPCC raporunda ifade edilene göre; 1950’lerden bu yana, özellikle Güney Avrupa’da, daha şiddetli ve uzun kuraklıklar yaşandığına dair bir izlenim var. Türkiye kuraklık tehlikelerine, diğer Avrupa ülkelerine nazaran, daha sık maruz kalıyor. Türkiye’deki kuraklık tehlikelerinin zamansal ve mekansal analizleri henüz tamamlanmış değil. Ancak geçmişte bu topraklarda birçok kuraklık problemiyle karşılaşıldığı biliniyor ve ilerleyen zamanlarda da yine kuraklık sorunuyla yüzleşmek zorunda kalacağımız öngörülüyor. Zaten İstanbul’da Taksim meydanının adı suyun taksim edilmesinden, dağıtılmasından gelmiyor mu? Tarihi İstanbul’un altı sarnıçlarla dolu değil mi? Yani su problemi bu dönemin değil, bu coğrafyanın yüzyıllardır sorunu. Sorunu ama burada iki ana risk var: 1-Büyükşehirler çok büyüyor. 2-İklim değişimi kapsamında su problemi, kuraklık ve çölleşmeye doğru gidiş kuvvetleniyor. Devamı Mart 2014 sayımızda…

    126519849

  • Öğrenmeye devam ediyoruz!

    Öğrenmeye devam ediyoruz!

    Hâlâ öğreniyoruz. Çoğunlukla da tecrübe kazanarak. Muhtemelen ömrümüzün sonuna kadar da öğrenmeye devam edeceğiz. Meğerse zincirimiz kısa imiş. 50 metre. Alargada kaldığımız kimi zamanlarda, hava sertleşince diken üstünde kaldık. Her demir atışta iyi tuttuğundan emin olmak için dalarak kontrol etmem gerekti. Birkaç kere de demir taradık. Tecrübeli arkadaşlarımızdan öğrendik ki en az 100 metre zincir gerek. Henüz uzun seyirlere çıkmayıp kışı marinada geçirdiğimiz için acele etmedik ama artık zamanı geldi. Can ve teknenin güvenliği için zincir uzatılacak, bir de herkesin ortak tavsiyesi Ultra çapa alınacak. Denizde işi şansa bırakmak olmaz. Devamı Mart 2014 sayımızda.

     DCIM100GOPRO