Yazar: MURAT ÖKSÜZ

  • İZMİR KIŞ TROFESİ Sığacık’ta taşlar yerine oturuyor

    İZMİR KIŞ TROFESİ Sığacık’ta taşlar yerine oturuyor

    İzmir Kış Trofesi’nin 3. Ayağında yarışlara, Sığacık’ın karakteristik sert rüzgârı hakimdi. Yelkenciler sağanaklarda 24 knot’ı gördüler. Yazı ve Fotoğraflar: ÇİĞDEM YURTSEVER

    EAYK, ICYC ve URİYAT işbirliğinde düzenlenen İzmir Kış Trofesi’nin

    3. ayağı için tekrar Sığacık’taydık. 15-16 Şubat tarihlerinde Ege Açıkdeniz Yelken Kulübü’nün (EAYK) ev sahipliğinde Teos Marina desteğiyle yapılan 3. Ayakta yarışlara Sığacık’ın karakteristik sert rüzgârı hâkimdi. 24 tekne ilk gün sosis rotada iki yarış yaparken ikinci gün üçgen rotalı tek yarış yaparak haftayı tamamladı. Rüzgâr ilk gün 12 knot, ikinci gün 16-17 knot hızlarda esti. Sağanaklarda 24 knot’ları gören yelkenciler için yarış ikinci gün biraz daha zorlu oldu. 23 Şubat’ta yapılan 4. Ayak ise ilk kez offshore rotada düzenlenen tek yarışla tamamlandı. Startı Sığacık’ta verilen yarış 20 millik rotanın ardından Alaçatı önünde sona erdi. Trofenin 5. Ayağı Uluslararası Çeşme Yat Kulübü (ICYC) tarafından Çeşme’de düzenlenecek. Devamı: MART 2014 sayımızda.

     0707
  • Vosvos’tan VW Beetle’a

    Vosvos’tan VW Beetle’a

    1938 yılında aracın ana hatlarının tasarımı, Hitler’in isteği üzerine Ferdinand Porsche’a yaptırılmış bir klasikten söz ediyoruz. Bu klasik, o günden beri 20 milyonnun üzerinde satış adedine ulaşmış. Üçüncü nesliyle piyasaya sunulan VW Bettle, önceki versiyonlarına göre daha sportif bir tasarıma ve tork gücü daha yüksek motora ulaşmış durumda. Dış tasarım klasik görünümünü korurken, ön tasarımdaki ızgaralar ve led gündüz farları oldukça dikkat çekiyor. 5 kollu jant grubu, arka bölümdeki çift çıkışla egzoz sistemi dış tasarımda dikkat çeken diğer unsurlar. Modern iç tasarım, Volkswagen’in diger modellerinde kullandığı klasik gösterge tablosu ve orta konsolun üst bölümünde oluşturulmuş yuvarlak, yağ basıncı, turbo, kronometre göstergeleri de iç tasarımdaki dikkat çeken öğeler. Kendi sınıfına göre iç tasarımda yolcular için oldukça ferah diyebileceğimiz alan mevcut. Test ettiğimiz Beetle
    1,4 litre TSI benzinli, 160 HP’lik bir motora sahip. Bu motor 4500 d/d’da 250 NM tork değerinde. 7 ileri tiptronik DSG şanzımanlı Beetle 0-100 km/s hızlanmasını 8.3 saniyede tamamlarken 210 km hıza çıkıyor. Fabrika verilerine göre otomobil ortalama olarak 6,3 litre benzin tüketiyor. Şehir içinde trafikte klasik anları yaşamak istiyorsanız Beetle sanki bunun için tasarlanmış.

  • Fenerbahçe’li NAZLI ÇAĞLA DÖNERTAŞ 2016’daki olimpiyatlara hazır…

    Fenerbahçe’li NAZLI ÇAĞLA DÖNERTAŞ 2016’daki olimpiyatlara hazır…

    2007’den beri Fenerbahçe Spor Kulübü’nde yelken hayatına devam eden Çağla Dönertaş… Henüz 23 yaşında… Avrupa ve dünya şampiyonlarındaki başarılarının ardından Laser Radial disiplininde olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil eden ilk kadın sporcu olarak tarihe adını yazdırdı. Hedefleri büyük, olimpiyatlar içinse 2016’yı işaret ediyor. Yazı: Özge Aytulu

    Nazlı Çağla Dönertaş babasının ısrarları ve teşviki sonucunda, 14 yaşındayken Marmaris Yelken Kulübü’nde bu spora gönül vermiş. 2007’den beri ise Fenerbahçe Spor Kulübü’nde devam ediyor yelken hayatına. Çağla’nın şimdiye kadar Atina’daki 2010 Eurolymp Haftası’nda üçüncülüğü, 2011 Dünya Kupası dokuzunculuğu ve 2010 ve 2011’deki Balkan Şampiyonası’nda birinciliği bulunuyor. 22 yaşındaki başarılı yelkenci son olarak 2012 Londra Olimpiyat Oyunları’nda kotayı aldı ve Laser Radial disiplininde yarışan ilk kadın yelkenci olarak Türk spor tarihine de ismini yazdırdı. 2012 de aldığı Avrupa 3.lüğünün yelken sporu için tarihte kazanılan ilk ve tek olimpik sınıf madalyası olduğunu ve 2013’te mersinde yapılan akdeniz oyunlarında da bronz madalya alarak yelkende madalya alan tek sporcumuz olduğunu belirtmek isteriz? Olimpiyatları 29. sırada tamamlayan Çağla’nın dışında Laser Standart’ta Mustafa Çakır, Finn’de Alican Kaynar ve 470’te Deniz Çınar-Ateş Çınar kardeşler kotayı elde edip ülkemizi temsil ettiler. Sonuçlar özellikle sporcuları tatmin etmedi. Çağla, kendisi için 16 Ağustos’ta Netsel Marmaris Marina’da düzenlenen “hoş geldin kokteyli”nin ardından, sorularımızı yanıtladı ve olimpiyatları değerlendirdi.

    Laser Radial’de olimpiyatlara katılan ilk Türk kadın sporcu oldun. Yepyeni bir deneyim olmalı olimpiyatlar… Senin için nasıl geçti? 

    Çok daha iyi geçmesi gerekiyordu son dönemde yakalamış olduğum yüksek performansı yansıtamadığımı düşünüyorum. Ama her zaman söylüyorduk 2012 bizim için tecrübe olacak çünkü biz 2012’ye gidebilecek miyiz, kotayı alabilecek miyiz diye bakıyorduk. Asıl hedefimiz 2016…

    Olimpiyatlarda yelken sporunda Türkiye’nin durumunu ve alınan sonuçları nasıl buluyorsun?

    Hepimiz yaşımız, okullarımız ve bunun gibi şeyler yüzünden son iki sene hazırlanabildik ve aslına bakarsanız kotayı alabildiğimiz için mutluyduk. Zaten ilk üçte bitirebileceğimiz bir sonuç almayı beklemiyorduk. Bizim için çok iyi tecrübe olduğuna inanıyorum, birçok insanla arkadaşlığımızı ilerlettik ve bu sayede gelecek dönem için antrenman partnerliği yapabileceğimiz insanlar oldu. 2016’da kulübün ve federasyonun da desteğiyle çok daha farklı, hedeflerimizin daha yüksek olduğu bir hazırlanma dönemi yaşayacağımıza inanıyorum. Yani 2016’da sonuçlar çok daha farklı olacak.

    Fenerbahçe Spor Kulübü’nün olimpiyatlara hazırlanırken sana ne gibi katkısı oldu?

    İki sene gibi bir hazırlık sürecinden geçtim. Bunun son bir senesi çok daha yoğundu. Yurtdışında kamplar, antrenmanlar ve yarışlarımız oldu. Bunlar gerçekten çok ağır tempodaydı. Ama bizim bu çalışma tempomuzu yurtdışındaki rakiplerimiz 2008’de hatta belki daha da öncesinde yaptılar. Fenerbahçe’nin, şube kaptanımızın destekleri çok önemli bir yer tutuyor bu süreçte. Kulübümüz zor zamanlarında bile bizim arkamızda durup neye ihtiyacımız varsa tamam dediler. Fenerbahçe çok büyük bir kulüp ve olimpiyatlara gitmeden önce benden 2016 Rio olimpiyatları için bütçe yapmamı sonuç ne olursa olsun beni hep destekleyeceklerini söylediler. Buradan kulübüme bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

    Olimpiyatlarda daha iyi sonuçlar için sence neler yapmak gerekiyor?

    Rakiplerimiz çok daha tecrübeliler ve yaşları bizden çok daha büyük. Yurtdışındaki imkânlar nedeniyle çok daha profesyonel hazırlanabiliyorlar. Bizden epey farklı yaşıyorlar. Bu iki sene benim bu gibi şeyleri gözlemlemem için çok iyi oldu, çok şey kattı bana. Tecrübe dediğimiz şeyler bunlar olsa gerek. 2016’ya onlardan gördüğüm kadarıyla hazırlanmak istiyorum ve çok başarılı olacağımıza da inanıyorum. Önemli olan istikrarlı ve ara vermeden çalışabilmek. Yaptığımız iş uzun zaman, sabır ve emek istiyor. Bunu yapabilen, konsantrasyonunu dağıtmayan, inanan ve isteyen sporcuların başarılı olduğuna inanıyorum.

    Sence Türkiye yelkende daha iyi neticeler ne zaman alabilir?

    Federasyonumuzun çok doğru, hakkaniyetli yatırımlar yaptığına inanıyorum. Yaptığı yatırımlar aynı şekilde devam eder, kotayı alma yolunda değil de madalya alma yoluna kayarsa (madalya yolunda çok daha farklı bir boyuta geçilmesi gerekiyor) 2016 diyoruz ama yine de erken sayılır. Aslında Türkiye’nin sorunu bir yere gelen sporcuların tam emeklerinin meyvesini alacakken maddi imkânsızlıklar yüzünden bırakmak zorunda kalması. Eğer bu sporcular bırakmayıp devam ederse iyi sonuçlar almaya başlarız. Biraz tecrübe, biraz zaman, sabır ve emek verdikten sonra başarılı olabiliriz.

    Yelkende Türkiye ile diğer ülkeler arasında nasıl bir fark görüyorsun?

    Sporcuların hayat tarzları, yasayışları yelken odaklı oluyor. Bu işten hayatlarını devam ettirebilecek paralar kazanabiliyorlar. Birçok sponsorları var. Olimpiyatlar için son iki sene değil dört hatta daha fazla hazırlanma bütçeleri ve süreleri var. Türkiye’de ne yazık ki her olimpiyattan sonra niye madalya gelmedi diye yer yerinden oynuyor sonrasında bir haftada unutuluyor. Olimpiyatlara son iki sene kala yumurta kapıya dayanınca herkes olimpiyat derdine düşüyor. En büyük fark son iki senede hazırlanıp bir de madalya beklentisine kapılmak…

    Bundan sonra seni nasıl bir hazırlık süreci bekliyor?

    Eylül başı Balkan Şampiyonası’yla açıyorum sezonu. Daha sonra dört senelik bir program uzanıyor önümde.

    Olimpiyatlar haricinde hangi uluslararası yarışlara katılacaksın?

    Programımıza ve bütçemize uyan tüm dünya ve Avrupa kupaları, dünya ve Avrupa şampiyonalarına katılacağım.

    Yelkenle ilgili bundan sonraki hedeflerin neler?

    Çok güzel ve büyük hedeflerim var. Ama bunları kendime saklamak istiyorum. Şöyle bir şey var, bir yerlerde muhakkak okumuşsunuzdur: “Uçmak istediğini kimseye söyleme, düşürmeye çalışırlar.” ☸

    cagla2 CaglaDonertas CaglaDonertas1

  • Dergimiz sekiz yaşında…

    Dergimiz sekiz yaşında…

    Bundan tam sekiz yıl önce, Mart 2006’da, “denizler, tekneler ve gezginler hakkında her şey…” sloganıyla yola çıktı Yacht Türkiye… İlk sayısından itibaren sloganındaki gibi “dolu dolu” evinize, teknenize, elinize ulaştı ve her zaman Türkiye’nin en çok satan yat ve deniz kültürü dergisi olmayı başardı. Siz değerli okurlarımızın ilgisiyle pruvası hep neta, rüzgârı hep kolayına oldu…

    Şimdi Mart 2014 tarihli 97. sayısı ile dokuzuncu yılına yelken açıyor. Yeni tekneleri, marinaları, farklı coğrafyalara yapılan yolculukları, renkli röportajları, yelken yarışlarını yine Yacht Türkiye farkıyla okumaya devam edeceksiniz.

    Yacht Türkiye ekibi adına 9. Yıla Vira Bismillah derken siz değerli okurlarımıza teşekkür ediyorum. Dergimize emeği geçen herkesi, Yacht Türkiye’yi dünya çapında bir denizcilik dergisi olarak hazırladıkları için, ayrıca kutluyorum.

    Dokuzuncu yılımızın ilk sayısını da “denizler, tekneler ve gezginler hakkında her şey”i bulabileceğiniz şekilde yani yine dolu dolu hazırladık.

    İyi bir mart geçirmeniz dileğiyle…

    Keyifli okumalar…