Yazar: MURAT ÖKSÜZ

  • TAN SAĞTÜRK: “Artık denizde  olmak istiyorum”

    TAN SAĞTÜRK: “Artık denizde olmak istiyorum”

    “Tan Sağtürk Akademi” ile Türkiye’nin dört bir yanğnda dans okullarğ açarak, balenin yaygınlaşması için çalışmalar yapan Tan Sağtürk tam bir deniz aşığı… Uzun yıllar tekne kiralayarak deniz tutkusunu yaşayan Sağtürk, sonunda kendine Azuree 46 model bir yelkenli aldı. Türkiye’de ilk kez Avrasya Boat Show 2014’te sergilenen Azuree 46’yı Sağtürk ile beraber gezdik.

    Yazı: NESLİHAN BÖLE / [email protected]  Fotoğraflar: PINAR GEDİKÖZER

    Bu yıl tekne sahibi ünlülere bir isim daha katıldı: Tan Sağtürk… Kendine ilk kez bir tekne alan Sağtürk’ü bu yaz yelken açarken sık sık görürseniz hiç şaşırmayın. İlk teknesinde tercihini bir yelkenliden yana kullanan ünlü balet, çevresindekilerin motoryat aldırma konusundaki ısrarına boyun eğmeyerek kendine 14 metrelik bir yelkenli aldı.  Ünlü dansçının aldığı tekne; Azuree’nin yeni amiral gemisi olan Azuree 46 ve prömiyeri 2013 Cannes Boat Show’da yapılmıştı. Sirena Marine’in Bursa’da ürettiği gezi-performans yelkenlisi, Türkiye’de ise ilk kez 14-23 Şubat tarihlerindeki CNR Avrasya Boat Show’da sergilendi. Biz de henüz sahibine teslim edilmeden ve denize inmeden yeni teknesinde Tan Sağtürk’ü yakaladık ve denizle olan hikâyesini kendi ağzından dinledik.

    “Baleden önce deniz vardı”

    Denizle ilişkiniz ne zaman, nasıl başladı?

    Denizle ilk tanışmam baleden de önceye denk geliyor. Bale 34 yıldır hayatımdaysa, denizle tanışıklığım ondan birkaç yıl öncedir. Çeşmeliyim ve denizde büyüdüm. Şimdi İstanbul’da yaşıyorum ama denizden çok uzak kalamıyorum. Gerek bedenen, gerekse psikolojik olarak sıkıntı hissediyorum. Devamı Mart 2014 sayımızda…

  • Beyaz kıta serüveni 2:  Antarktika Yarımadası

    Beyaz kıta serüveni 2: Antarktika Yarımadası

    Antarktika Yarımadası karşısında Cuverville Adası önünde 3 Aralık salı günü demirledik. Drake Pasajı’nı geçip buraya ulaşmamız dört gün yedi saat sürdü. Şu ana kadar toplam 570 deniz mili yol katetmişiz. Anvers Adası ile Brabant Adası arasındaki koridordan geçip Gerlach Boğazı bölgesine ulaştık. Önümüzdeki günlerde buralarda dolaşacağız. Bölgede irili ufaklı çok sayıda buzdağı var ve sürekli hareket halindeler. Seyir yaparken birisi teknenin pruvasına çıkıp dümenciyi yönlendiriyor, ancak o şekilde buzdağlarının arasından slalom yaparak geçiyoruz.   PROF. DR. TALAT KIRIŞ  [email protected]   Fotoğraflar: Talat Kırış, PHIL WICKENS

    Cuverville Adası’nda büyük bir penguen kolonisi var. Ekibin bir bölümü kayak yapmaya, biz de Barry ve Sue ile penguenleri ziyarete gittik. Bu olağanüstü sevimli, etrafa sürekli pozitif enerji yayan yaratıklarla ilk tanışmam. Bu koloni Gentoo cinsi penguenlerden oluşuyor. Kalabalık bir koloni. Buzların üzerinde adeta binlerce yeni yürümeye başlamış bebek dolaşıyor. O kadar tatlı, bir o kadar da beceriksiz. Sarsak bir şekilde sürekli düşüp kalkarak oradan oraya gidip geliyorlar. Tabii karada öyle, denize daldıkları anda süper yaratıklara dönüşüyorlar. Süpermen’in denizdeki hali, müthiş süratli, kıvrak, bir anda çok derinlere dalıp göz açıp kapayıncaya kadar millerce yol katedebiliyorlar.

    En büyük korku buzda sıkışmak

    Ertesi günü Paradise Harbor (Cennet Limanı) bölgesinde Antarktika anakarasının karşısında demirledik, iskele ve sancak kıç omuzluklardan da kıçtankara bağlandık. Bu bölgedeki penguenlere de bir merhaba dedikten sonra biralar açıldı, Antarktika’nın keyfini çıkartmaya başladık ki “güüm” diye bir ses. Dışarı fırladık. Bir buzdağı zincirimizin altına girip, zinciri havaya kaldırmış, gelip bize çarpmış. Epey bir zincir macerası yaşamışlığım var ama bu öyle sık karşılaşılacak bir durum değil. Teknenin önünde irice bir buzdağı, üzerinde bizim zincir ve bizi itmeye devam ediyor. Acilen kıç halatlar çözüldü. Lastik botla buzdağını itip tekneden uzaklaştırdık, bir yandan da zincir salarak sonunda zinciri buzdağından kurtardık. Antarktika da en çok korkulan şey buzların arasında sıkışmak. (Nitekim biz Ushuaia’ya dönerken yola çıkan bir cruise gemisi buzların arasında sıkıştı ve yolcular ancak on gün sonra helikopterle kurtarılabildi.) Bu tehlikeyi atlatmış olduk ama ilerleyen günlerde buzdağlarıyla itiş kakış sürdü. Kaptan burayı güvenli bulmadığını söyledi. Biraz daha güneyde Şili’ye ait bir araştırma merkezinin karşısına demirledik. Kamp boş, birkaç tahta kulübe, yüzlerce penguen ve üç dört tane fok var. Biralar şaraplar açıldı ve muhabbet yeniden başladı.Devamı Mart 2014 sayımızda.talat3 tlat2

     

  • Tasarımda evrim niteliği taşıyor DUFOUR 560 GL

    Tasarımda evrim niteliği taşıyor DUFOUR 560 GL

    Fransız tersane Dufour Yachts, sektördeki 50. yılını Grand Large serisinin yeni amiral gemisi Dufour 560 ile taçlandırdı. Firma 17 metrelik teknenin dünya prömiyeri için şubat ayında İstanbul’da düzenlenen CNR Avrasya Boat Show’u tercih etti.     Yazı: ESRA MAKARA [email protected]  Fotoğraflar: DUFOUR YACHTS ARŞİVİ

    Dufour Yachts’ın La Rochelle tersanesinde üreterek suya indirdiği 17,15 metre uzunluğundaki yeni Dufour 560, 14-23 Şubat’ta gerçekleştirilen CNR Avrasya Boat Show’da büyük ilgi görmekle kalmadı, aynı zamanda fuarın ilk günü yeni sahibiyle de buluştu. Dış görünüm itibarıyla Dufour 500 GL’yi andıran yeni tekne, iç tasarımındaki fonksiyonelliği açısından pek çok farklı özellik barındırıyor. Firmanın amiral gemisi olma özelliği taşıyan yatı Dufour Yachts’ın sahibi Salvatore Serio ve firmanın Türkiye temsilcisi Turmarin’in sahibi Virna Derofe ile gezip görme fırsatı yakalarken, teknenin tasarım detaylarını da Umberto Felci’nin kendisinden dinledik.Yarım yüzyıllık bir deneyimin yansıması olan yeni Dufour 560 GL, Felci’nin deyimiyle ebatları açısından bir evrim niteliği taşırken, geniş ve fonksiyonel havuzluğu, sahibiyle uyumlu iç tasarımıyla zarif bir evi andırıyor. 500 GL’nin geliştirilmiş bir versiyonu olarak görülebilecek tekne kompozit malzemeden üretilmiş. Yüzme platformu, üzerinde zaman geçirmeye olanak sağlayacak kadar geniş. Kıç taraftaki uzunlamasına konumlandırılan oturma alanı aynı zamanda evye ve barbeküye açılan birer kapak olarak tasarlanmış. Yatın tek kanatlı dümen palası ön tarafa monte edildiğinden, yüzme platformu açıldığında 3,10 metreye kadar bir tender’ı alabilecek büyüklükteki garaj tasarlanabilmiş. Botu şişirmek için üst bölmesinde de ilave kompresörler mevcut. Devamı MART 2014 sayımızda…

    d5601

  • KAPAK KIZI: Gezi teknesine yeni yorum VELASCO 43

    KAPAK KIZI: Gezi teknesine yeni yorum VELASCO 43

    Jeanneau Yachts’ın Tony Castro imzalı, megayat özelliklerinin 14 metrede toplandığı Velasco 43, flybridge’li motoryat/trawler tasarımıyla jürinin ilgisini çekmeyi başardı ve Avrupa Yılın Motoryatı ödülünü aldı. “Yeni bir gezi teknesi konsepti” olarak tanımlanan motoryatın Türkiye prömiyeri ise Şubat 2014’teki Avrasya Boat Show’da gerçekleştirildi. Jeanneau’nun yenilikçi Velasco 43 modeli, megayatlardan esinlenerek tasarlanmış flybridge’li bir motoryat… Tekne bünyesinde trawler özellikleri de barındırdığı için pek çok kullanıcıya birden hitap ediyor. Tony Castro’nun tasarladığı Velasco 43, Ocak 2014’te 45 feet’e (15 metreye) kadar tekneler kategorisinde Avrupa Yılın Motoryatı Ödülü’ne layık görüldü. 15-23 Şubat’taki Avrasya Boat Show’da da Türkiye prömiyeri yapılan tekne yoğun ilgi gördü ve ziyaretçilerin beğenisini topladı. 13,70 metre uzunluğunda ve 4,13 metre genişliğindeki motoryatın, yani Velasco serisinin ilk modelinin daha büyük ve daha küçük modelleri de üretilecek. Yeni bir sınıf olarak görülen Velasco’nun önce küçüğünün inşa edileceği duyumunu da aldık fuarda.

    Megayatlardan ilham aldı

    Tekneyi fuarda beraber gezdiğimiz markanın Türkiye temsilcisi Karina’nın Jeanneau ve Prestige Satış Müdürü Mert Özbatur Velasco’nun üretim mantığının bir megayat üzerine kurgulandığını belirtiyor: “Genelde bütün teknelerde flybridge’te sadece güneşlenme ve kullanım alanları olur. Bu teknede flybridge’in üzerinde bir duş daha var. Hem aşağıda hem de flybridge’te duş alabiliyorsunuz.  DEVAMI MART 2014 SAYIMIZDA…