Etiket: Behzat Şahin

  • Ekipçe tekneye girdik

    Ekipçe tekneye girdik

    Truva ekibiyle rakı masasında; “Hadi bütün ekip birleşip tekne alalım, hem de bir kişiye yük olmaz” fikri ortaya atıldı, hemen kabul gördü. Farr 30 model yeni teknemizle BAYK Güz Trofesi’nde yarış sınıfında trofeyi kazandık. Şimdi sıra Kış Trofesi’nde…

    Kolay mı, iki yıldır kaç deniz geçtik, haliyle tekne de yoruldu. Bodrum Milta Marina da en sevdiğimiz marinalardan. Bu yıl burada kalınacak.

    Tekneyi karaya alıp bakımlarını yaptık, denize atıp yapmaya devam ettik. Hayati hiçbir sorun yok ama işte tecrübelendikçe istekler de artıyor. Başa bir krom cıvadra kondurduk ki hafif hava seyirlerinde kullanabileceğimiz asimetrik balon ya da Code Zero sarma sistem donanımı ekleyebilelim. Tekne şimdi de Bodrum’daki evimiz. Elimiz de üzerinde. Tabii ki iş hiç bitmiyor.

    Bakmayın söylendiğime. Teknenin angaryası bile zevkli. Kaldı ki yıllardır katıldığım BAYK (Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü) yarışlarına da tekrar kavuştum. Hem de ekipçe bir yarış kayığı alıp, onunla yarışmaya başladık. Devamı Şubat 2016 sayımızda…

  • İtalya’nın doğu kıyıları

    İtalya’nın doğu kıyıları

    Artık İyon Denizi’ndeyiz. Gece yarısına doğru haritada hedeflediğimiz Spartivento Feneri’nden önceki bir burnun rüzgâraltına demirliyoruz. “Çizme”nin tabanında, İtalya’nın doğu kıyılarındayız. Bundan sonra koy yüzü göremeyeceğiz, sığınacak liman da ha deyince ulaşacak mesafelerde olmayacak.

    Hani gittiğiniz güzelim Ege-Akdeniz koylarında sizden önce gelmiş birkaç tekne görünce “çok kalabalıkmış” deyip 3-5 mil ötedeki bir başka koya geçiveriyorsunuz ya. Rüzgârın yönüne göre 10-20 mil içinde pozisyon alabileceğiniz rüzgâraltı bir koya ya da sığınağa ulaşıveriyorsunuz ya.

    Bazıları biraz pahalı gelse de sizi karşılayan bir bot, kıyıda bekleyen palamar, telsiz anonslarınıza bir muhatap bulabildiğiniz, temiz duş ve tuvaletlerin olduğu marinalar elinizin altında ya. Kıymetini bilin.

    Messina’dan İtalya anakarasındaki Reggio di Calabria’ya geçerken hava beklenmedik bir şekilde artıyor. 30 knot’lara yaklaşan sağanaklarla kendimizi limanın girişinde iskele tarafımızda bulunan marinaya zor atıyoruz. Daha önce telefonla aramamıza rağmen ortalıkta kimse yok. Telsiz anonslarına cevap mı? Devamı Eylül 2016 sayımızda…

    calabria-bag%c2%a6a%cc%8alanma-yeri-italya g s%c2%a6g%cc%86ehre-ad%c2%a6-n%c2%a6-veren-kale-le-castello-italya-2

  • Katamaranla Atina’ya

    Katamaranla Atina’ya

    Vardiyadaki Ertuğ (Kantaroğlu), “Kusursuz Fırtına gibi değil mi?” dedi. Bunu, “Ne güzel, iyi ki buradayız” dercesine söyledi. Yağmur bulutlarıyla kaplı karanlık bir gece. Marmara Denizi’nin ortasındayız. Etrafımızdaki dalgalar Ertuğ’un gönderme yaptığı filmdeki kadar olmasa da oldukça büyük ve kırılanlar yüzünden denizin üstü beyaza kesiyor. Teknede beş kişiyiz. Ben, Ertuğ, Sarp (Güneş), İsmail (Tezdiker) ve Yiğit (Özşener). Havuzluk masasında mezelerin son lokmaları duruyor. Arada rakımızı yudumluyoruz. Altımızdaki tekne 48 feet Leopard yelkenli katamaran.

    Hikâye şöyle başladı. İsmihan, yaşamaya devam edeceğimiz teknenin bir gün katamaran olmasına karar verdi ya, artık neredeyse fuarlarda sadece katamaranları inceliyoruz. Pendik Marina’daki tekne fuarında da hayalimizdeki katamaranı aramaya yoğunlaştık. Solo Deniz’in temsilcisi olduğu Leopard’ı gezerken, verdiği güven duygusu İsmihan’ı pek etkiledi. Dolayısıyla beni de. Üstelik tekne charter için yapılmış en sade olanlarındandı. Birkaç yıldır tanıştığımız Solo Deniz’in sahipleri Özlem-Rebi Akadurak çifti, her zamanki samimiyetleriyle “Durun sizi Sarp’la tanıştıralım. Tekneyi Atina’dan o getirdi, en iyi o anlatır” dediler. Sarp Bodrum’da yaşıyor. Ortak arkadaşlarımız çıktı. “Fuardan sonra tekneyi Atina’ya geri götüreceğim. Hadi siz de gelin, denizde daha iyi anlarsınız tekneyi” deyince, İsmihan, “Sen git, ben işlerle ilgilenirim” dedi.

    Ertesi gün Cibalikapı Haliç’te Yiğit’le karşılaştık. Hep “Bir gün denize çıkalım” diyorduk da lafta kalıyordu. Atina yolunu bekliyormuşuz, “Ben de varım” dedi. Devamı Kasım 2015 sayımızda…

    091_YAT115_BEHZAT IMG_3529 IMG_3727

  • Sicilya pazarlarında lezzet avı

    Sicilya pazarlarında lezzet avı

    Sicilya’da insanı kendine bağlayan bir şey var. İnsan burada kalmak, durmak, bir süre yaşamak istiyor. Birkaç kez gelmişliğim var, hep aynı hissettim. İnsanları ayrı, mutfağı ayrı, kültürleri ayrı, şehirleri ayrı güzel. Her şey sahici. İsmihan da aynı şeyleri hissediyor, arkadaşlarımdan da benzerlerini duydum.

    Scoglitti’yi hemen sevdik, o da bize dudak bükmedi. Hemen arkamızda balıkçı barınağı, içinde de avlanan deniz ürünlerinin satıldığı küçük bir balık hali var. Tekneler yanaşmaya başlar başlamaz ortalık hareketleniyor. Alıcılarla satıcıların pazarlığı başlıyor. En az dört tane çok iyi deniz ürünleri restoranı var. Her şey o kadar taze ki, çoğu çiğ servis ediliyor.

    Fırsat buldukça adada seyahat ediyor, her yeri ayrı seviyoruz. Palermo’nun, Katanya’nın ara sokaklarına dalıp lezzet avına çıkıyoruz. Hâlâ kimliğini koruyan, Avrupaileşmemiş pazar yerlerinde kendimizden geçiyoruz. Sokakların pisliği bile batmıyor.

    İtalyanca öğrenmek istiyoruz. Sırf bu insanlarla kendi dillerinde anlaşabilmek için. İlk fırsattaki hedeflerimizden biri de bu. Hem de burada daha uzun kalmanın vesilesi olur. Devamı Ağustos 2015 sayımızda…

    Palermo Marina

    Gördüğüm en pis denize sahip marinalardan. Ama şehrin içinde. Palermo’da bir süre yaşamak için katlanılır. Her yer yürüme mesafesinde. Güvenlik kapıları, elektriği, suyu var. Tabii yer bulunabilirse. Hesaplı da sayılmaz.

    ayın marinası3