Etiket: datça

  • ZEUS’UN ADASINA YOLCULUK-3 Karpathos-Simi-Datça

    ZEUS’UN ADASINA YOLCULUK-3 Karpathos-Simi-Datça

    Girit’e giderken rotamız Kos, Astipalaia, İos ve Santorini idi. Dönüşte Girit’in en doğu limanı Sitia’dan yola çıkıp Karpathos, Simi, Datça, Bodrum yoluyla Didim’e vardık. 17 günde tam 500 deniz mili yol yaptık. Seyyahların kadim sorusunu şairce yanıtlamış Kavafis. Yol mudur, hedef midir aslolan? Hedefe ulaşmak mı önemlidir, hedefe giderken geçilen yollar, yaşanan maceralar mı? Aslında yol, hedef dediğimiz meçhule giderken katettiğimiz hayatımızdır ve Kavafis’in dediği gibi, o meçhul de başladığımız ve eninde sonunda varacağımız yerdir…

    Geçen sayıda son olarak Agios Nikolaos’ta demirdeydik. Seyyale’nin Girit sergüzeşti sona yaklaşmıştı. Sabah, kahvaltımızı edip Agios Nikolaos’tan ayrılmak üzere tekneyi neta ettik. Marina ücretini ödeyip mazot almak istediğimizi belirttik. Marinadan bir yere telefon ettiler, saat 09.30’da bir mini tanker gelecek diye bilgi verdiler. Biz de Seyyale’yi görecek açıda bir kafede oturup omletimizi söyledik. Saat 09.30 oldu, 10.00 oldu ne gelen var ne giden. Marina ofise soruyorum, “pontonların oradaki adama sor” diyorlar, ona soruyorum bir yerlere telefon ediyor, “ulaşamadım gelirler herhalde” diyor. Sıcak sabah saatleri olmasına rağmen fena. Derken bir tanker gözüktü, ben koşa koşa peşinden gidiyorum. Seyyale’yi geçti. Devamı Ocak 2016 sayımızda…

    17 simi3 simi4

  • Datça’nın ıssız koylarında BARIŞ VE HUZUR

    Datça’nın ıssız koylarında BARIŞ VE HUZUR

    Bir gün olur şehrin karmaşasından, kargaşasından, insanı insana düşman kılan çatışmalardan uzağa, derin maviye, sessizliğe, habersizliğe kaçma özlemi duyarsınız… İşte o günlerde, rotanızı Datça Yarımadası’nın güney kıyısına çevirin. Zorunlu ihtiyaçlar dışında insan görebileceğiniz merkezlere uğramayın, internete bağlanmayın, gazete okumayın… Biliyorum bu geçici ve fırsatçı bir yaklaşım ama bu mola sizi normal ayarlarınıza döndürecek bir kaçamak olacak.

    Bazı zaman gelir insan yalnızlık, ıssızlık, sükûnet ister. Mümkünse yaşadığımız kaotik dünyayı hatırlatacak hiç kimseyi görmemek, kimseyle konuşmamak; “medeniyete kısa bir mola” demek ister. Denizde çözüm kolay: Gidin en ıssız koylara.

    Yıldızlarla başbaşa ışıksız ve sessiz geceler sizi bekliyor. Tek risk hemen yanıbaşınıza terbiyesiz bir denizaygırının demirlemesi. Ama yaz aylarından uzaklaştıkça ve sakin denizlere yöneldikçe bu riski yoksayma olasılığı da artacak.

    Sakin denizler

    Denizde her zaman olmasa da çoğunlukla sakin köşeler bulunabilir. Ama sükûnet arıyorsanız bizim denizlerdeki en iyi seçenek her zaman Datça Yarımadası’nda bulunur.  Gökova’yı çok yazdık. Datça Yarımadası’nın güney yamacındaki ıssız sığınaklara ilişkin izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Yani Bencik-Knidos arasındaki küçük ıssız koyları… Bu yıl Temmuz ayının son günlerinde, yani tam da Mavi Ay’ın gökyüzünü süslediği inanılmaz sıcak bir haftada, kalabalık bir grup arkadaş üç yıldan beri alıştığımız 22 metrelik ahşap keç Akın A. ile Bodrum’dan çıkıp bir Hisarönü turu yaptık.

    Kiralık yelkenli teknelerimizle Bodrum-Hisarönü gezilerimizde, genellikle üç buçuk saatlik bir yol ile Knidos’tan Dirsekbükü’ne ya da Selimiye’ye atlar, körfezin dibindeki çok sevdiğimiz küçük koyları ziyaret etmeyi, akşamları da dışarı yemeğe çıkmayı tercih ederiz. Dönüşte de Bodrum geçişi öncesi körfezin dibinden doğrudan Hayıt Bükü’ne geçer küçük koyları yine pas geçeriz.

    Oysa Arya Yatçılık’ın 50 tonluk efsane ketch’i Akın A ile her yıl bir kez yaptığımız rahat gezilerde yanımızda sevgili Durmuş Kaptan’ımızın yanı sıra bir gemici ve aşçımız bile var. Bu lüks koşullarda çoğunlukla teknede yemek yiyoruz. Bu nedenle bu yıl Akın A gezi rotasını yaparken Datça kıyılarındaki ıssız koylara bol bol zaman ayırdım. Hedefimiz, yarımadanın karayolu olmayan; Batı rüzgârlarında hafif solugan aldığı için Sadun Boro tarafından tavsiye listesine pek alınmayan bakir, ıssız, yabani ve muhteşem denizli güney koylarını mümkün olduğunca keşfetmek. Dolayısıyla izlenimlerim de ağırlıkla bu son gezimizden. Devamı Ekim 2015 sayımızda…

    datca liman karg¦- 1 knidos kalabal¦-k kurucabuk k¦-y¦- mersincik

  • Hisarönü’nden Kekova’ya 44 İskele

    Hisarönü’nden Kekova’ya 44 İskele

    Yacht Türkiye’nin Nisan 2015 sayısında Gökçeada’dan Datça’ya, Ege’de uğranabilecek 28 küçük koy ve 35 iskele vardı. Bu sayıda da Hisarönü’nden Kekova’ya kadar Akdeniz kıyılarındaki 44 iskele ile temel bölgeleri tamamlıyoruz. Türkiye kıyılarındaki bu 79 iskele aslında keyfine düşkün gezginlere yönelik bir seçki. Bir hafta tatile çıkıp da günde üç öğün yemek hazırlama, bulaşık yıkama koşturmasından sıkılanlara; su, elektrik, mazot, market, eczane gibi gereksinimlerine çözüm arayanlara… “Issız sakin bir kuytuya demirleyeyim, su ve kuş sesinden başka şey istemem” diyenler için elbette iki-üç katı sayıda nefis küçük koyumuz daha var.

    Neden iskeleleri ıssız koylardan daha çok önemsiyorum?

    Yani, Çanakkale’den Kekova’ya dantela gibi işlenmiş mavi yolculuk kıyılarımızda, iki çivi çakılmış da olsa, büyük-küçük bir iskele, düzgün-yamuk bir rıhtım ne fark yaratıyor? Örneğin…

    Değerli biliminsanı Azra Erhat, Cengiz Bektaş’ın “Bedri Rahmi Nakışlı bir Deneme” isimli mavi yolculuk kitabına yazdığı önsözde diyor ki; “Mavi yolculuk hem doğaya, hem de insana karışmaktır.” Azra Erhat mavi yolculuk hakkındaki tüm yazılarında “Tarihe, kültüre de karışmaktır” der. Onu da ekleyelim. Ama bence burada kilit sözcük ‘insana karışmak’… Herhalde bu sözcükle kastettiği, teknenizi paylaştığınız en yakın dostlar değil…

    Bu yoldan biz de geçtik. Zaman içinde, mavi yolculuklarımızda çok farklı insanlar tanıdık. Onlar deniz insanlarıydı! Victor Hugo’nun “Deniz İşçileri”, Ernest Hemingway’in “Yaşlı Adam ve Deniz”, Richard Bode’nin “Ustam Rüzgar”, Bernard Moitessier’nin “Uzun Yol” romanlarında; ya da ülkemizden örnek düşünelim, Halikarnas Balıkçısı’nın “Aganta Burina Burinata”sında, Sadun Boro’nun kıyılarımızda gezerken elimizden düşürmediğimiz “Vira Demir”inde, Selçuk Uraz’ın “İstanköy Altı Bodrum” eserlerinde anlattıkları, tam da bu deniz insanlarıdır. Devamı Mayıs 2015 sıyısında… f-turunçpınarı g-kucuk sarsala3 kekova3g-gobun m-bozukkale2