Etiket: Kiklad Adaları

  • Kikladlar’ın minik gizli hazineleri LEVİTHA, KOUFONİSSİA, SCHİNOUSSA

    Kikladlar’ın minik gizli hazineleri LEVİTHA, KOUFONİSSİA, SCHİNOUSSA

    Bu kez rotamı sevgili Emir Kunt çizdi. Kalimnos’tan Yunan Adaları’na giriş yapıp, tek bir liman polisi ve marketin bile olmadığı, balık tutup, kitap okuyacağımız ve bol bol kürek sallayarak, minik deniz mağaralarını keşfedip, turkuaz suların keyfini çıkaracağımız Kikladlar’ın “minik gizli hazineleri”ni keşfe çıktık. Levitha’yı Schinoussa ve Koufonissia takip etti. Siz bu satırları okurken ben Ege’nin iyice diplerine girerek Antiparos gibi diğer miniklere keşif yolculuğumu sürdüreceğim. Hoşlanırsanız, takip edebilirsiniz. “Yalnızlar Rıhtımı”na bekleriz efendim!

    Bu yıl Yunanistan’ın teknelere koyduğu eTepai vergisiyle tanıştık. Emir Kunt’un tavsiyesiyle, internetten Tepai formunu önceden doldurdum. Benim 14 metrelik Moonday’in gezme tozma cezası bedeli olarak aylık 109 Euro vergi çıktı. Yunanlılar her şeyi iyi has güzel düşünüyor da, internetten yatıramıyorsun vergini; illa postane veya bir Yunan bankasına elden yatırman gerekiyor. Durum böyle olunca, işler ters gitmesin diye bir kez daha Kalimnos’tan girişi acenteyle yaptım. Ve gördüm ki, seyir vergisi Türkiye’den Yunan adalarına geçişi epey olumsuz etkilemiş. Esnaf şikâyetçi, acenteler şikâyetçi… Devamı Temmuz 2019 sayımızda…

  • 20 YIL SONRA Amorgos

    20 YIL SONRA Amorgos

    Kikladlar’ın en doğu adası Amorgos’a Bodrum ve güneyindeki limanlardan meltem mevsiminde gitmek oldukça zor olabilir. Meltem bize 20 yıl önce olduğu gibi bu yıl da hiç yüz vermediğinden, bildiğiniz gibi Astipalaia’a inmiştik. Güney adalar üzerinden Milos’a ulaştıktan sonra kuzeye çıkıp Kikladlar’ı saat yönünde bir daireyle geziyoruz. Şimdi doğuya doğru seyrimizde Kikladlar’ın ilginç bir adası olan Amorgos’a adeta arka kapıdan gireceğiz.

    Schoinousa’nın küçük Mersini Koyu’nu milyonerlere bırakıp geniş, güzel demir tutan güney koyuna geçtik. Bizi milyonerler gibi, hava alanında özel uçağımız beklemediğinden bu koyun bizim için bir esprisi yok. Naxos’un güneyindeki adalar grubunda her akşam bir taverna önüne bağlamaya ara vermek, kendin pişir kendin ye keyfi yapmak isteyenlere güzel ve melteme korunaklı, demir yerleri var. Gök hava raporunu doğrularcasına grileşiyor, akşama doğru mevsimin ilk bulutları toplanmaya başladı.bAkdeniz ve Ege’ye özel, yaz aylarının lekesiz mavi gökyüzünde oluşan bulutları seyrediyorum.

    Göğün süsü olan bulutlar, halen olan biten kadar olacağın da habercisidir. Anlayana ne olacağını anlatır. Her yörenin deniz adamı kendi yöresinin bulut, daha doğrusu gök dilini bilir. Akıllı telefonlardaki bin bir kehanet programları öncesi göğe çizilen bu tablonun, barometre eşliğinde bize söylediklerine çok daha dikkatli kulak kabartırdık. Artık biz de laçkaladıysak da denizdeyken göğün anlattıklarını anlamaya çalışıyorum.

    Gece bu yılın ilk yağmur çisentileri Kelebek’i sadece biraz ıslattı, rüzgâr hava raporunun söylediği gibi çok hafif güney. Oldu olacak güçlü bir yağmur yağıp Kelebek’i yıkasaydı iyi olurdu. Rüzgârın lodosa dönmesi bu koy için kuvvetlenirse rahatsız olabilir ama bize uyar. Gideceğimiz Amorgos’un limanları kuzey kıyısında, havanın zamanlaması çok iyi. Devamı ocak 2016 sayımızda.

    Günün en güzel saati, sabah erken plaj bos Katapola da Katapola demirde

  • Kiklad Çemberi

    Kiklad Çemberi

    Herkese dünyayı dolaşma, dünyada dolaş diye vaaz veriyorum, en iyisi bir misyonu olmadan gezmek, Orhan Veli’nin dediği gibi, o ada senin bu ada benim… Biz de Zeynep’le aynen öyle yapacağız.

    Deniz, hani karınca su içer derler ya, üstü yağ kaplanmış gibi. Mr. Volvo 2 bin devirle 6.5-7 knot yaptırıyor. Bu şartlar değişmezse gece basmadan Korint Kanalı
    önünde oluruz. Şimdi arkamıza yaslanıp Kalimnos’tan beri kıçımızda sürüklediğimiz oltaya dört gözle beklediğimiz ilk ziyaretçiyi bekleyelim.

    Birden egzozdan kara bir duman yükseldi. Refleksle motoru durdurdum, hemen aşağı… Makine dairesinde görünür bir şey yok. Bir diğer refleks: Hemen ana yelkeni bastım, sanki rüzgâr varmış gibi, hiç değilse sallanmayı önler. Dedim ya refleks. Mantığı yok. Büyük konuşan ağzımı kapatmasını bir bilsem iyi olacak, hava kararmadan Korint’te olurmuş!!!

    Motorun kitabının muhtemel problemler kısmındaki üç-dört ihtimalden en mantıklısı ve yegâne bize uyanı motorun havasız kalmış olması, dolayısıyla yakıtı tam yakamıyor. Eğer problem buysa, kısa sürede tehlikeli bir şey değil. Balıkçılar arkalarında sis gibi bıraktıkları dumana aldırmadan devam ediyorlar. Problemin kaynağını anladım sanırım. Motorun süngerden hava filtresi tekneyi aldığımda ölmüştü. Ben hava girişine avuç
    içi kadar ince bir bezi hortum kelepçesi ile bağlamıştım, yüzeyi zamanla yağ kaplanıp muşamba gibi olmuş, hava girişini zorlaştırıyor.

    Denizde kapalı ve temiz bir ortamda çalışan motorun aslında hava filtresine ihtiyacı yok. Hava girişine içeri somun cıvata falan gibi birşeyin kaçmasını (kolay kolay olmaz ya) önleyecek bir kafes koysalar yeterli, Kelebek III’te öyleydi. Motoru tekrar düşük devirde çalıştırdım, duman yok. Devamı Ekim 2015 sayısında…

    Finikas'ta lateen yelkeni yaşatmış bir denizcinin eseri kelebek balıkçılar arasında sabah balığa

  • Ege’nin batı yakası: Kiklad Adaları, Kitnos-Sifnos-Despotiko

    Ege’nin batı yakası: Kiklad Adaları, Kitnos-Sifnos-Despotiko

    Kiklad Adaları’nda bir yaz gezisi pek kolay değil. Tatiliniz, ünlü rüzgârlarıyla bir anda her türlü planınızın altüst olduğu bir kâbusa dönüşebiliyor. Ama rüzgârsız dönemini yakalayabilirseniz denizi, insanları, yemekleri, tabiatı harika bu adaların keyfine doyum olmuyor. Ege’nin hippileri de bu adalarda, Avrupa jet-set’i de… Bizim tatile gelince… Kısaca, “cenneti de, cehennemi de yaşadık” diyebilirim. Bu sayıda, rüzgârlı günleri geçirdiğimiz Kitnos, Sifnos ve Despotiko adalarını yazıyorum. Gelecek ay, çarşaf gibi denizi ve cenneti bulduğumuz Paros ve Anti Paros izlenimlerimi aktaracağım…

    Bu yılın ilk uzak rotasını Ege’nin batı yakasında Kuzey ve Merkez Kiklad Adaları’nda; Lavrion-Paros hattında, kabaca 200 millik bir parkurda yaptık.

    Bardağın bir boş tarafı varsa, ille de bir de dolu tarafı oluyor. Yolculuğumuzun ilk yarısında 50 knot rüzgâr ve 4-5 metrelik dalgalar arasında minik çaplı bir cehennem yaşadık. Ama ikinci yarısında, huzur dolu sakin bir deniz, hafif yelken keyfi, kısa mesafelerde zig-zag seyirler, ihtişamlı ada yaşamları, yani tam anlamıyla cenneti gördük… Dolayısıyla mutlu anılarla geri döndüğümüzü söyleyebilirim.  Tersi olsaydı… Yani yolculuğumuzun ilk yarısı huzur, ikinci yarısı fırtına; “Allah yazdıysa bozsun, o denizlere gitmeyin. Kazara gittiyseniz de bir an önce çıkın, kaçın” der işin içinden çıkardım.

    kitnos kolones 2 kitnos mariaka liman paros livadhi liman