Etiket: Sailing

  • Sofistike Güzel JEANNEAU 54

    Sofistike Güzel JEANNEAU 54

    2016 model Jeanneau 54 ayrıntıları dikkat çeken özenli tasarımı ve kaliteli işçiliğiyle sergilendiği fuarlarda denizseverlerin büyük ilgisini çekiyor. Aile Gezi Teknesi sınıfında Avrupa’da yılın yatı adayı olan yelkenli gelecek aylarda adından daha çok söz ettirecek gibi gözüküyor…  

    Yazı KIVANÇ ÖZDAL, Fotoğraflar GILLES MARTIN-RAGET

    Fransız Jeanneau tersanesi hem motoryat hem de yelkenli grubundaki modellerini sürekli güncelleyip yeni modeller piyasaya sürerek denizseverlerin ilgisini üzerinde tutmayı başarıyor. Firma, yelkenli Sun Odyssey modelinin 34 ila 51 feet’lik modellerini yenilemekle kalmayıp 2016 için dört yeni tekne ortaya çıkardı.
    Jeanneau Yachts serisi içinde yer alan Philippe Briand ve Andrew Winch tasarımı 54 modelinin lansmanını da geçen Eylül ayında Cannes Yachting Festival’de yaptı. Ocak ayında Düsseldorf’ta sahiplerini bulacak European Yacht of the Year Ödülleri’nde aile gezi teknesi kategorisinde yarışan Jeanneau 54, geçen ay düzenlenen İstanbul Boat Show’da Türk denizseverler tarafından büyük ilgi gördü. Top Leisure’ın pontonunda yer alan tekne boat show boyunca ziyaretçi akınına uğradı. Biz de tekneyi burada yakından inceleme fırsatı bulduk. 16,16 metre boyunda, ikiden beşe kadar kamara seçenekleriyle sunulan teknenin yelken donanımı da sahibinin istekleri doğrultusunda şekillenebiliyor. Devamı Kasım 2015 sayımızda…

    20150330-IMG_7717-copy-Andrew-Winch-Designs

    01/04/2015, Dubrovnik (CRO), Jeanneau 54
    01/04/2015, Dubrovnik (CRO), Jeanneau 54
    01/04/2015, Dubrovnik (CRO), Jeanneau 54
    01/04/2015, Dubrovnik (CRO), Jeanneau 54
  • 20 yıl önce 20 yıl sonra komşunun Ege’sine

    20 yıl önce 20 yıl sonra komşunun Ege’sine

    Rehberliğe soyunmayacağım, Heikell’ın Greek Waters Pilot’ı buraları detaylı olarak kapsıyor. Ben Yunan Adaları’nı son olarak 1993-1997 arası gezmiştim. Şimdi benim için biraz “20 yıl önce, 20 yıl sonra” gibi olacak. Aradaki değişikliği merak ediyorum…

    Kışın Kelebek’e ev sahipliği yapan Milta Bodrum Marina’dan bayramın son günü (19 Temmuz’da) palamarı çözüyoruz.

    -Bodrum Marina, Bodrum Marina, Kelebek. Çıkış yapacağım, palamar lütfen.

    – Anlaşıldı Kelebek, palamar yardımcı olacak. Dönüş ne zaman?

    – Allah bilir, bir süre sonra. Yardıma teşekkürler.

    -Anlaşıldı Kelebek, iyi seyirler.

    Akyarlar’daki tatil köyünü ana karaya bağlayan palmiyeli yolun arkasında güneş vardiyasını bitirdi, boyadığı kızıllığın ardında yuvasına çekilirken Kelebek sakinleri “sakin” bir geceye hazırlanıyor. Niyetimiz geceyi Akyarlar’da geçirip, sabah batıya doğru seyrimize başlamak, nereye kadar gideceğimizi zaman gösterecek. Mevsime Haziran ayını kapsayan bir tekne transferi yaptığımdan istediğimden çok geç başladık. Gezi parası çıktı
    ama bedelini zamanımızla ödeyeceğiz. Şimdi gidebildiğimiz kadar hızlı batıya…

    Bizim “sakin gece” hayali ezanın bile bastıramadığı DJ’in çığlıkları ile güme gitti. Kelebek’in yeni tayfası Zeynep ile kulağımızda tıkaçlar kokpitte yeni doğan ayın bugünlerde oldukça yakınlaşan Venüs’le flörtünü izliyoruz.

    Akyarlar’dan bismillah vira. Temmuz’un 20’si ne çabuk geldi. Bir iki gün sonra önümüzde hava yumuşayacak, batıya daha kolay ilerleyebileceğiz, şimdi biraz ağırdan alıyorum. Bodrum civarı için Yunanistan’a en yakın giriş limanı Kalimnos veya Kos Adası’nda, ikisine de yakın zamanda gittim. Kalimnos’u tercih edeceğim, bildiğim, büyük bir liman, bağlaması kolay, lüks marina değil herhalde daha ucuzdur. Maddi kısmı bir yana ben rıhtımda halkın içinde olmayı seviyorum. Yunan Adaları’nda rıhtımda bağlı yatlar halkın akşam “volta”larında ilgi odağı, ben de banklarda oturan yılların buruşturduğu yüzlerdeki dinginliği seyretmeyi seviyorum. Türk olmamız daima bir sempati yaratıyor. Daha önceki yıllarda da Yunanistan’daki anılarım hep iyi olmuştur, tanışıp biraz sohbet ettiğim hemen her Yunan “we are friends f..k the politicians” der ki düşüncelerimiz ortak. Birbirine bu kadar benzeyen başka iki toplum tanımıyorum. Devamı Eylül 2015 sayımızda…

    Bodrum limanı pasport polisinden çıkış kargaların kahvaltı saati Milos

  • Göcek’ten Bozburun’a “NATIONAL GEOGRAPHIC” SEYRİ

    Göcek’ten Bozburun’a “NATIONAL GEOGRAPHIC” SEYRİ

    Yaz rüyalarına daldık, kendimizi denizlere saldık ya, artık kendimi Kaptan Cousteau’yla Hemingway’in “İhtiyar Balıkçısı” arasında bir karakterde hissetmeye başladım. Göcek-Bozburun seyrimiz, National Geographic belgeseline dönüştü. Ekincik’te dev deniz kaplumbağasıyla saatlerce yüzdüm. Çiftlik Koyu’nun açıklarında “Moby Dick”i çağrıştıran devasa balinayla yelken yaptım. Alargada teknemin etrafını saran balon balıklarıyla kovalamaca oynadım. Bu kez rotamız, Hürriyet Gazetesi’ni yönetirken Sadun Boro’yu Türkiye’ye tanıtan Necati Zincirkıran’la kesişti. 86’lık delikanlıyı “çakı” gibi bulunca “onun denizle haşır neşir, sağlıklı yaşam rotasından da çıkmamaya” karar verdik.

    Göcek’ten Hisarönü tarafına geçiş için önce “sağ elinle sol kulağını kaşıman” gerekiyor. Göcek’in açık denize açılan dış kapısı Kapıdağ Yarımadası’nı “sağ elinle sol kulağını tutarak dolanma” mecburiyetini ortadan kaldırmak için incelen yerinden bir kanal açılsa, Hisarönü tarafına gideceklere en az iki saat seyir tasarrufu sağlanacak.

    Yola “ilk durak Ekincik” diye çıkan tekneler, çoğu kez Kapıdağ Yarımadası’nı dönünce, ya yol çok uzun diye, ya da “deniz var” diye yarımadanın açık deniz tarafındaki gözdesi Ağa Limanı’na sığınıyor. Deniz çalkantılıydı ama Poseidon’a göre saatler ilerledikçe sakinleşecekti. Karanlığa kalma tehlikesi de vardı ama gözü kararttım. Ekincik’e hava kararmadan varma hedefiyle motor-yelken abandım. Göcek’ten çıkıştan 4,5 saat sonra, güneş denize dalarken, Ekincik Muhtarlık Barınağı’na girdim. Sadece tek dalgakıranlı barınağın, artık betonarme rıhtımında elektrik-su var. Tonoz seneye. Küçücük barınağın içine demir atıyorsun, kıç halatımı bağlayan genç, “gecelemek 75 lira, ama akşam yemeğinizi muhtarın restoranında yerseniz bedava” dedi. Restoran, koyun diğer tarafında, beş-on dakika yürüme mesafesinde. Rıhtımda market, cafe ve açıkta seyyar mangalda köfte ekmek bile var. Muhtar işi garantiye almış, restoranına gelmeyenlere de rıhtımda hizmet sonsuz! Duş, tuvalet, çöp bırakma yeri de var. Devamı Eylül 2015 sayımızda…

    BOZUKKALE-BOCEK6 hakanvebalina yeni balon-3

  • Bir yarıştan fazlası MIYC LORYMA YAZ KUPASI

    Bir yarıştan fazlası MIYC LORYMA YAZ KUPASI

    Marmaris Uluslararası Yat Kulübü’nün (MIYC) bu yıl beşincisini düzenlediği Loryma Yaz Kupası 30 Ağustos-4 Eylül tarihlerinde gerçekleştirildi. Marmaris, Çiftlik, Bozukkale, Kocabahçe ve Hisarönü rotaları ile mavi tur tadındaki Loryma Cup katılımcılara hem yarış hem de tatil keyfini bir arada sundu.

    Yazı ve fotoğraflar Çiğdem Yurtsever

    Yelken ve yarış eğitimi pratiği yapmak ve yaz tatilini değerlendirmek için bulunmaz bir fırsat olan Loryma Yaz Kupası’na bu yıl yurtdışından da ilgi büyüktü. Altı Rus, bir Alman ve Belçikalı ekibin katıldığı Loryma Yaz Kupası’nda dört de Türk ekip yer aldı. Ekipler IRC 1-2 ve “Freshmen” olmak üzere üç sınıfta mücadele etti. Beş ayaktan oluşan Loryma Yaz Kupası’nda IRC 1’de Courrier Du Coeur teknesi ile Andrey Arbuzov beş yarışın dördünde birinci gelerek kendi sınıfında kupanın sahibi olurken, Orfoz ve Gökova ekipleri arasında ikincilik için sıkı mücadele vardı. İkincilik Orfoz teknesi ile İskender Akbaş ve ekibinin oldu.

    IRC 2 sınıfında birincilik için İskorpit ve Kim tekneleri arasında rekabet yaşandı. Her iki ekip de birincilik için sınırları zorlarken İskorpit ile Bülent Çelik ve ekibi 1 puan farkla birincilik kupasını aldı.

    Üç kişinin yarıştığı Belka ekibi “Freshmen” sınıfında birinciliği zorlanmadan alırken ikincilik için Xenia ile Leader tekneleri aralarında mücadele etti. Aynı puanda yarışları bitiren her iki ekip arasından Xenia ile Jan Kantowsky ve ekibi averajla ikincilik kupasını kazandı. Kadınlardan oluşan Rus ekip Frenzy ile Belçikalı ekip Blues ise yarışlara neşe ve keyif katan iki ekip oldu. Devamı Ekim 2015 sayımızda…

    6269 6403 CGD_3608_1