Etiket: Sailing

  • CFM BAYK KIŞ TROFESİ Sezona sert başlangıç

    CFM BAYK KIŞ TROFESİ Sezona sert başlangıç

    İlk ayağı fırtına sebebiyle yapılamayan CFM BAYK Kış Trofesi’nde yarışlar 6-7 Şubat’taki ikinci ayakla birlikte başladı. Haftanın ilk günü yine fırtına etkisini gösterirken ikinci gün rüzgâr makul seviyeye inince 47 tekne ilk coğrafi yarışını yapma fırsatını yakaladı.

    Yazı ve Fotoğraflar Çiğdem Yurtsever

    Bodrum’da heyecanla beklenen CFM BAYK Kış Trofesi’nde ikinci ayağa katılan 47 tekne IRC A-0-1-2-3-4 ile IRC B-1-2 ve Destek sınıflarında yarışmaya başladı. Yeni tekneler, yeni sponsorlar, kadın ekiplerle birlikte filo yine keyifli ve rekabetçiydi. Haftanın ilk günü 57 knot’lara kadar çıkan rüzgâr sebebiyle yarış yapılamazken aynı günün akşamı Marina Yacht Club’da verilen kokteylde yelkenciler bir araya gelip trofe için özel olarak tasarlanan ceketlerin çekilişine katıldılar.

    Hulki Oruz’un başhakemlik yaptığı hakem komitesi haftanın ikinci günü rüzgâr 20 knot’lara kadar gerileyince ilk startı verdi. Dört ayrı start ile coğrafi rotada dört farklı kategoride startlar peş peşe verdi. IRC B ve Destek sınıfları Bodrum startının ardından Kargı Adası’nı sancakta döndüler, IRC A’lar ise Kargı Adası’ndan sonra Çelebi Adası’nı da sancaklarında bırakarak yaklaşık 16 deniz mili mesafeli rotalarını yine Bodrum önlerinde tamamladılar. 22-24 knot rüzgârda start alan ekipler güçlü rüzgârın etkisiyle birbirlerinden fazla kopmadan tempolu şekilde yarışlarını tamamladılar. Rüzgâr Kargı Adası’nda 30 knot’ların üzerine çıkarken sağanaklarda 37 knot görüldüğü de söylendi. Ada dönüşü balon basan ekipler sert havaya rağmen kazasız ve salimen yarışlarını tamamladılar. IRC A-0 grubunda İzmirli ekip Arkas Flying Box first finiş vererek haftanın birincisi olurken, İstanbul’dan katılan Bold onun peşini bırakmadı ve ikincilik kazandı. Filodaki Farr40 tekneleri arasındaki yakın rekabet arasından ise Farrfara galip çıkarak üçüncü sırada haftayı kapattı. IRC A-1 grubunda grubun deneyimli ve güçlü ekibi Define beş ekip arasından birinciliği alırken, IRC A-2 grubunda sert rüzgârı seven Tekno Barrisol Keyif 60 birinciliği kimseye kaptırmadı. Birer saniye farkla finiş veren Truva ve Singlestar ise ikincilik ve üçüncülük aldılar. IRC A-3 grubunda Palmarina Toka Yelken ve Matador ikişer saniye ile finiş verip ilk iki sıraya yerleşirken önümüzdeki yarışlarda rekabetin daha sıkı olacağı da görüldü.  IRC A-4 grubunda Lady Sun birincilik alırken, bu yıl Bodrum’da ilk kez yarışan MNG Kargo-Alto ekibi ikincilik alarak iddiasını gösterdi. Yine aynı gruptaki kadınlar ekibi MX-Göztepe Yelken güçlü rakipleri arasından sıyrılarak üçüncü sıraya çıkmayı başardı. IRC B-1 grubunda yine bir kadın ekibi Meltem Deniz Cadıları birincilik alırken yeni bir ekip olan Çorlu Sailing Team ise Blues 1 teknesiyle ikincilik kupasını kazandı. IRC B-2 grubunda ise Sunshine birinci sırada yer alırken iki tane Ankaralı ekip Anka ve Miho ekipleri de ikinci ve üçüncü sırada haftanın kazanan ekiplerinden oldular.☸

    8850_11 9231_11 9377_11

  • Yelken Tutkusu

    Yelken Tutkusu

    140 milyar milkare alan ile uzaya benzeyen okyanus ve denizler, dünyayı maviye boyarlar. Rüzgârın rengi yoktur, ancak üzerinde estiği denizin rengini aldıklarını hayal ederiz. İşte yelkenciler bu mavi gezegenin manifestocu ressamlarıdır.

    Eğer bir erkek veya kadın bir şeye tutku ile bağlanacaksa en iyisi belki de yelkendir. Bir yelkenli tekne son derece baştan çıkarıcıdır. Onu hızla iskeleden fora edip, ufkun ötesine geçmek istersiniz. Ya da mehtap ışığının tam da üzerinde orsaya yükselmeyi arzu edersiniz.

    Yelken ve yelkencilik verdiği emsalsiz mutluklar kadar aynı zamanda zorluk ve sorunlarla doludur. Ama bizi hayata bağlayan ve mücadeleci insan yapan da budur.

    Hayatı boyunca düzenli olamamış birisi, korumalı bir limanda demirlemiş yelkenlisinin içinde, en düzenli ve tutumlu insan olur. O küçük tekne ona tüm dertlerini unutturur. Disiplinli hayatı öğretir. Zira bir yelkenlide doğa disiplini, donanım disiplini ve mürettebat disiplini olmadan yaşayamazsınız. Hayatta kalamazsınız. Mutlu olamazsınız.

    O küçük tekne, halatların sihri, yelken bezinin mucizesi ile denizin dibi ve gökyüzünün sonsuzluğu arasındaki eviniz olarak size sonsuz seçenekler içinde sürekli karar verme ama en doğru kara verme disiplinini sağlar. Zira yelken, gücünü doğadan alır ve doğanın şakası yoktur. Bilgisizlik, tecrübesizlik ve disiplinsizliği hayatınızla veya başkalarının hayatı ile ödersiniz.

    İnsanlar için yelkenli tekneleri, salma, dümen ve direği ile beşikten mezara kadar akıllarının gizli yerinde tuttukları küçük mucizelerdir. Karadan binlerce mil uzakta ilerleyebildikleri, hız yapabildikleri, doğanın aksi gücünü lehte kullanabildikleri bir mucize.

    Yelken ile tanışana kadar çoğu insan için deniz riskli bir alandır. Rüzgâr, fırtına, akıntı, sis, karaya oturma, çatma, batma, boğulma, yaralanma denizin ayrılmaz tehlikeleridir.

    Ancak bir kez rüzgâr, yelkenli teknenizi harekete geçirdi mi, artık yekeyi elden bırakamazsınız. Artık rüyalarınızda bile tramolalar, manevralar, halatlar ve yelkenlerle uğraşırsınız.

    Yalnız yelken yapmak bazılarının tutkusudur. Onlar için yalnız yelken yapmak en sevdiği oyuncak veya aile ferdini başka hiç kimse ile paylaşamamak gibidir. Seneler geçtikçe yelken bir zevkten tutkuya dönüşür. Tekne limanda durduğu ve rüzgâr estiği sürece artık denizin davetine cevap vermek onurlu bir görevdir. Gitmek gerekir. Artık içki şişesini hayatından çıkaramayan bir alkolik gibisinizdir. Yaşadığınız sürece yelken yapmamak gibi bir seçeneğiniz artık yoktur. Bunu başaramazsınız.

    Bedeninizin fiziki yetenekleri, yelkenle işinizin bittiğini söylemeye başladığı zaman, rüzgârlı havalardan nefret edersiniz. Zira rüzgârda denizde olamamanın ve ıskota tutamamanın, tramola edememenin yoksunluğuna tahammül edemezsiniz.

    Artık rüzgârsız havalardan hoşlanmaya başlarsınız. Hayatın gerçekleri ile geçmişin arzuları boğaz boğaza kavga ederler. Ömrünü yelkene adamış insanlar artık motorlu tekne sahibi olmaktan bahsetmeye başlarlar. Yanlarından kaçarsınız.

    Bir insan denizi ve yelkeni ne zaman bırakmalı? Sağlamken mi yoksa büyük bir hata sonrasında mı? Denize mi düşmeli yoksa yanlış bir manevra sonrası bumba veya yelkenden iyi bir tokat mı yemeli? Ya da hiçbirisi mi?

    Hiçbirisi. Yelkeni ve denizi seven bir insan aslında onları ölene kadar asla terk etmez. Zira yelken yapmak fiilen denize çıkmak değildir. Hayatını yelkene adamış biri aslında denizi her gördüğünde ya da denizi göremediği ama yüzünde rüzgârı hissettiği her an yelken yapıyordur. Beden fiilen yeke ve ıskotayı tutamasa da ruhumuz bedene teslim olmadığı sürece yani yelken, rüzgâr ve deniz hayallerimizi teslim alıp onları düşünmemize engel olmadığı sürece her an yelken yaparız.

    Son tramolada sonsuzluğa yelken bastığımız anda zaten bütün rüzgârlar ve denizler bizim olmayacak mı? ☸

  • YETKİN DİKİNCİLER “Kendimi rüzgâra ve suyun akışına bırakmak isterdim”

    YETKİN DİKİNCİLER “Kendimi rüzgâra ve suyun akışına bırakmak isterdim”

    Yazı: Melda Onbasyan, Fotoğraflar: Çiğdem Yurtsever

    Tiyatroda kendini kanıtlamış, sinema perdesinde hayat verdiği karakterlerle kalplere ve zihinlere kazınmış bir isim Yetkin Dikinciler… Hayata karşı mütevazı duruşu, ses tonunda bile kendini belli eden samimiyet ve hümanist tavırları ona olan hayranlığınızı artırıyor. En son Çağan Irmak’ın yönetttiği, yapımcılığını Taff Pictures’ın üstlendiği “Nadide Hayat”taki Kaptan rolüyle karşımıza çıkan Yetkin Dikinciler’le deniz tutkusunu ve hayatı konuştuk. Cenoa Sailing’ten Tarkan Akdoğan kaptanlığında Azuree 33C ile denize ve keyifli bir röportaja yelken açmaya hazır mısınız…

    Yetkin Dikinciler’i herkes oynadığı rollerle tanıyor. Mavi Gözlü Dev’deki Nazım Hikmet, Babam ve Oğlum’daki Salim, şimdi de Nadide Hayat’taki Kaptan… Rolünüzle bu kadar özdeşleşmeyi nasıl başarıyorsunuz?

    Bu bence proje sahiplerinin başarısı diye düşünüyorum. Onların bir hikâyeyi hayal ederken bir yandan da hikâyedeki karakterlere can verecek insanları doğru planlamalarıyla ilgili bir süreç olsa gerek. Ben bir takım oyuncusuyum. Doğru
    takımı kurmak ve bu takıma en iyi şekilde uyum sağlamak başarı getirir. Oyuncu olarak benim heveslerim, heyecanlarım var ama sonuçta yönetmenimin oyuncusuyum.. Dolayısıyla onun isteklerini yerine getirmek benim başlıca görevim. Senaryoyu okurum, çalışırım ve hikâyeye onun ufkuyla bakmaya çalışırım. Devamı Mart 2016 sayımızda.

    0237 9828 9888

  • Marmaris yeni sezona hazır

    Marmaris yeni sezona hazır

    ERGO’nun sponsorluğunda yeni sezon yarışlarına devam eden Marmaris Uluslararası Yat Kulübü (MIYC) 9-10 Ocak tarihlerinde düzenlediği’nin ilk ayağı 32 teknenin katılımıyla tamamlandı.

    Yazı ve Fotoğraflar Çiğdem Yurtsever

    MIYC Kış Trofesi’nde geçtiğimiz yıla göre katılımın hayli arttığı ilk ayakta toplam iki yarış yapıldı. Başhakem Can Giray’ın yönetiminde geçen yılın başarılı hakem kadrosu yine görev başındaydı. Yarışlarda IRC belgelerinin henüz tamamlanmamış olması sebebiyle tüm ekipler aynı anda start alırken sonuçlar bir sonraki ayakta açıklanacak. Haftanın ilk günü kulüp bahçesinde verilen “Hoşgeldin Kokteyli” ile başladı. Başhakem Can Giray yarış kurallarıyla birlikte her iki yarış için brifing verdi. Ertesi gün ise ekipler güneşli ve bahar sıcaklığındaki bir günde denize açıldı. Günün planlanan tek yarışı bir üçgen ve iki sosis turdan oluşan 4E rotasıydı. Hafif ama duraksamayan 7-8 knot’lardaki rüzgârla tüm ekipler yarışı tamamladı. Victory günün ilk finişini veren tekne olurken onu Orfoz ve Goblin tekneleri takip etti. Ekipler bir yandan finişlerini verirken hakem komitesi yeni bir uygulama ile yarışı bitiren teknelerden seçtikleri Victory, Orfoz, Goblin 3 ve Santa Klara teknelerine baskın şeklinde güvenlik kontrolü yaptı. Güvenlik ekipmanları tam olan tekneler kontrolde bir sorun yaşamadılar. Bahar gününden kalma keyifli bir yarışın ardından akşam kulüp bahçesinde tekrar toplanan yelkenciler kulübün geleneksel balık ekmek partisine katıldı. 

    Mevsim yüzünü gösterdi

    Ertesi gün ise ilk günün aksine gökyüzü yoğun bulutlarla kaplanırken rüzgârın şiddeti de arttı. İkinci yarışta hakem kurulu daha önce hiç uygulanmamış olan kapı şamandıralı 6B rotasını seçti. Kale önünden 12-14 knot rüzgârda start alan ekipler orsa şamandırasını döndükten sonra pupa ayağında sancak ve iskele taraftaki şamandıraların arasından geçip şamandıralardan birini tercih edip dönerek tekrar orsa şamandırasına doğru yükseldi. Üç turlu rotadan oluşan yarışta rüzgâr yarışın ilerleyen saatlerinde daha da artarak filonun gerisinde kalan tekneleri zorladı. Yarışın son saatine kalan tekneler ise beklenen yağmura yakalandı. Haftanın her iki günü de ekipler keyifle yarıştılar ancak bazı ekipler sezonun ilk yarışında şanssızlıklardan kaçamadı. İlk gün Kaçamak ekibi yarışa katılamazken, ikinci gün can yeleği giyme zorunluluğu olan yarışta Gökova ekibi yeleklerini almak üzere yarıştan evvel marinaya dönmek zorunda kalınca starta yetişemedi. Yine ikinci gün Allegro teknesi şamandırayı yanlış dönerken bir yanlış da Victory teknesinden geldi. Ekip üç turluk rotayı iki tur sanarak önce finiş verdiğini düşünse de kısa sürede fark edip yarışa devam etti. Planlandığı gibi yapılan iki yarışla ilk ayağı tamamlayan ekipler ikinci ayak için 30-31 Ocak tarihinde Marmaris’te tekrar buluşacak. ERGO-MIYC Kış Trofesi’nin ilk ayak sonuçları ise IRC belgeleri alındıktan sonra grupların ayrılması üzerine ikinci ayakta açıklanacak. ☸

    5414 6648 6925