Etiket: Sailing

  • Bosphorus Cup’ın yelkenleri 22’inci kez açılıyor

    Bosphorus Cup’ın yelkenleri 22’inci kez açılıyor

    Türkiye’nin en önemli yelken organizasyonlarından Bosphorus Cup, bu yıl

    ‘Celebrate İstanbul’ sloganıyla 21-24 Eylül tarihleri arasında yapılacak. 22’inci kez İstanbul’da düzenlenecek Bosphorus Cup, IRC, ORC, gezi tekneleri ve sportif tekneler olmak üzere toplam 8 kategoride Çırağan Palace Kempinski İstanbul ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.  10 farklı ülkeden yelkencilerin katılacağı ve yerli yabancı toplam 1200 yelkencinin yarışması beklenen organizasyonun Boğaz Yarışı etabı bu yıl 23 Eylül Cumartesi günü muhteşem bir atmosferde düzenlenecek.

    Adını İstanbul Boğazı’ndan alan ve her yıl merakla beklenen Bosphorus Cup, 22’inci kez İstanbul’da yapılacak. 21-24 Eylül tarihlerinde ‘Celebrate İstanbul’ sloganıyla IRC, ORC, gezi tekneleri ve sportif tekneler olmak üzere toplam 8 kategoride gerçekleşecek olan 22. Bosphorus Cup, bir kez daha İstanbul’un tüm güzelliklerini dünyaya tanıtacak. Bir dünya markasına dönüşen Bosphorus Cup’ta yelkenliler, hiçbir motor gücü olmadan sadece rüzgar enerjisiyle aynı anda boğazda fora diyecek.

    2002 yılından bu yana düzenlenen organizasyonda bu sene 100 teknede toplam 1200 yelkencinin mücadele etmesi bekleniyor. Tarihi 17. yüzyıla dayanan, İstanbul Boğazı’ndaki tek saray ve otel Çırağan Palace Kempinski İstanbul ev sahipliğinde gerçekleşecek Bosphorus Cup, Boğaz Yarışı’nın ardından 24 Eylül Pazar günü Caddebostan açıklarındaki yarışla sona erecek ve genel klasmanda birinciliğe ulaşan takım kupanın sahibi olacak.

    Ülkemizde yelken yarışçılığının gelişimine katkı sağlayan, birçok insanın bu sporla buluşmasına yol açan Bosphorus Cup’ta 1200 yelkencinin 400’ünü Romanya ve Bulgaristan başta olmak üzere 10 farklı ülkeden gelen yabancı sporcular oluşturuyor.

    En iyi seyir noktaları

    Bu yıl da Caddebostan açıklarındaki antrenman ve şamandıra yarışlarıyla başlayacak olan 22. Bosphorus Cup, 21 Eylül’de antrenman yarışları ile başlayacak. 22 Eylül Cuma günü start alan ilk yarış Kalamış’ta sona erecek. Muhteşem bir atmosferde gerçekleşen Boğaz Yarışı etabı ise 23 Eylül Cumartesi günü düzenlenecek. İstanbul Boğazı’nda etkileyici bir görsellik yaratan ve heyecanla beklenen Boğaz yarışı, Dolmabahçe’den start alarak Anadolu Hisarı şamandırası ve Çırağan şamandırası arasındaki hatta dümen kıracak. Çırağan Sarayı önünde tamamlanacak Boğaz yarışı en iyi Beşiktaş, Ortaköy Meydanı, Akıntıburnu-Arnavutköy, Aşiyan ve Kandilli’den seyredilebilecek. 24 Eylül Pazar günü ise Caddebostan açıklarında düzenlenecek şamandıra yarışlarında Bosphorus Cup şampiyonu belli olacak. Genel klasmanda birinci olan takım, Çırağan Palace Kempinski İstanbul ev sahipliğinde düzenlenecek ödül töreni ile kupanın sahibi olacak.

    Bosphorus Cup’ın kurucusu Orhan Gorbon:

    “İstanbul’un zengin tarihini, eşsiz coğrafyasını ve çok renkli kültürünü denizde kutlayacağız”

    Tüm dünyadan yelkencilerin merakla beklediği yelken organizasyonlarından biri olan Bosphorus Cup’ın kurucusu Orhan Gorbon, “Bugün, Bosphorus Cup, Türkiye’nin dünyaya ihraç ettiği en büyük spor organizasyonlarından biri ve Bosphorus Cup’ı bu yıl farklı bir noktaya taşıyoruz” diyerek şöyle devam ediyor: “2002 yılından bu yana düzenlendiğimiz bu organizasyonla beraber öncelikli amacımız yelken sporunun ne denli önemli olduğunu ve ülke ekonomimize nasıl bir katkı sağladığını gösterirken, İstanbul’un tüm güzelliklerini de dünyaya tanıtmak. ‘Celebrate İstanbul’ mottosuyla, Bosphorus Cup bu yıl İstanbul’un zengin tarihini, eşsiz coğrafyasını ve çok renkli kültürünü denizde kutlayacağımız bir festival haline gelecek.”

    Birçok farklı organizasyonla Bosphorus Cup’a hazırlandıklarını ve yaklaşık 10 farklı etkinlik ile büyük yarışa ısınacaklarını vurgulayan Orhan Gorbon; “İstanbul’a, kültürüne, insanlarına ve Boğaz’a saygı duyarak, yüzyıllardır bu coğrafyada gelişen zengin kültürel mirası, çeşitliliği ve eşsiz Boğaz ekosistemi ile bu kültürü benimseyen İstanbul halkını kutlayarak, Bosphorus Cup’ın 22. edisyonuna ev sahipliği yapacağız. Bosphorus Cup’ın kutlama enerjisi bir hafta boyunca sürecek ve sadece yarışmacılarımızı değil aynı zamanda dünyanın dört bir yanından ortaklarımızı ve seyircilerimizi bir araya getiren bir bayram havası oluşturmayı amaçlıyoruz. Boğaz’ın eşsiz ekosistemini ve yüzyıllar boyunca biriktirdiği kültürel katmanları, kendini İstanbul’a ait hisseden tüm İstanbullularla birlikte kutlayacağız. Türk kentsel tarihçi Doğan Kuban’ın dediği gibi, “İstanbul deniz tarafından yaratılan ve hayat bulan bir şehirdir. Biz de bu yıl, İstanbul’u büyülü kılan eşsiz habitatını kutluyoruz” dedi.

    Rakamlarla Bosphorus Cup

    ·       Bosphorus Cup için yaklaşık 500 kişilik bir ekip 6 ay önceden çalışmaya başlıyor.

    ·       Bosphorus Cup, 21 yılda yerli ve yabancı 25.000 yelkenciyi buluşturdu. Bu rakamın yaklaşık yarısını ise başta Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerden gelen yabancı sporcular oluşturuyor.

    ·       Bosphorus Cup’ı 21 yılda 3 milyonu aşkın İstanbullu izledi. 

    ·       Bosphorus Cup’ın Türkiye ekonomisine sağladığı çok ciddi bir dolaylı etkisi bulunuyor. Yerli ve yabancı 25-30 bin kişinin dahil olduğu Bosphorus Cup ekosisteminin, 21 yılda İstanbul’a kattığı değer yaklaşık 75 milyon dolar. Örneğin, Bulgaristan’dan yarışmaya gelecek ekip, İzmir’den 500 bin Euro’luk tekne siparişi verdi.

    ·       Tamamen el işçiliği olan ve ünlü tasarımcı Can Yalman tarafından tasarlanan kupanın değeri yaklaşık 500 bin TL değerinde.

  • Andrew John Holdsworth – Türkiye âşığı başarılı yelkencinin yeni planlarıAndrew John Holdsworth 

    Andrew John Holdsworth – Türkiye âşığı başarılı yelkencinin yeni planlarıAndrew John Holdsworth 

    2014 yılında Marmaris International Race Week’te şampiyon olmasının ardından yaptığımız röportajdan yıllar sonra Andrew J. Holdsworth ile tekrar buluştuk. Son yıllarda sıkı bir ILCA sınıfı (Lazer) yarışçısı olan Andrew ile birlikte şubat ayında Master ILCA Dünya Şampiyonası için Tayland’daydık. 

    Geçen ay Tayland’da düzenelenen Master Ilca Dünya Şampiyonası’nda ILCA 6 (Radial) sınıfında dördüncülük ve ILCA 7 (Standart) sınıfında ise üçüncülük alan Andrew J. Holdsworth, gelecek yıllarda kazanmayı hedeflediği şampiyonluğun da sinyallerini şimdiden verdi. 30 yıla yakın Oracle’da çalışan, en son Oracle Real World Performance Başkan Yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra üç yıl da Amazon’da çalışıp geçen yıl iş hayatına son veren Andrew’un emeklilik hayatı başlıyor. Bundan sonra ILCA sınıfında daha çok yarışmanın yanı sıra X-Yacht Xp38 model teknesi Extreme Ways (EW) ile de Türkiye kıyılarında yelken yapmayı planlıyor. Andrew bize yelken hayatını, ILCA sınıfındaki son gelişmeleri, Tayland Master ILCA Dünya Şampiyonası’ndaki deneyimlerini ve Türkiye kıyılarına olan yelken sevgisini anlattı. 

    EFSANE YELKENCİLERLE YARIŞTI

    Yelken kariyerin boyunca hangi ulusal ve uluslararası yarışlara katıldın?

    Yıllar boyunca yaptığım yarışların çoğunu muhtemelen unuttum ama iyi hatırladığım birkaç olay yelkene olan sevgimi de değiştirdi. 21 yaşımdayken arkadaşım Ian Pinnell ile takım kurmayı başardım ve 1985’te Hong Kong’da International Enterprise World Championships’i kazandık. Ondan sonra iş kariyerime başlayınca bir süre yelkenden uzak kaldım. 1993’te San Francisco’ya taşındığımda çok şanslıydım, harika denizcilerle tanıştım ve Etchells, Melges 24 ve Melges 32 Dünya Şampiyonası gibi birkaç yarışa katıldım. Çocukken hayranlıkla takip ettiğim efsane yelkenciler Dennis Connor, Dave Ulman, Vince Brun ve diğerlerine karşı rakip olarak yarışma fırsatı buldum. Ayrıca 2013 yılında Melges 24 Dünya Şampiyonası’nın Korint divizyonunda şampiyon olduk. 

    Offshore rotalarda da yarıştın mı?

    Evet, farklı tekne tipleriyle ve offshore yarışlarda da deneyim kazandım. Üç kez Cal40 model tekneyle Los Angeles’tan Honolulu Hawaii’ye gidilen Transpac yarışına katıldım. 2005 yılında en yakınımızdaki tekneden 12 saat önce finiş vererek birinci olduk. EW ile 2014 yılında Almanya’da Kiel Dünya Şampiyonası’na katıldım ve regatta’nın ilk yarışı olan offshore yarışta birincilik kazandım. Avrupa’da da pek çok yarışa katıldım. Daha yakın zamanlarda ise bahsettiğim gibi ILCA Masters divizyonunda yelken yapmaya başladım ve bu benim yelkenciliğimi geliştiren harika bir deneyim oldu. Ve birkaç kez North American, National and Pacific Coast Championships şampiyonalarını kazanma şansına sahip oldum.

    ZORUNLU ARALAR VE ILCA SINIFI SEÇİMİ

    2014 yılına bir geri dönelim ve EW’ten biraz daha bahsedelim.

    EW’i önce Barselona’ya ORC Dünya Şampiyonası’na ertesi yıl Yunanistan’a ORC Avrupa Şampiyonası’na götürdüm. Ardından da iki kez Marmaris’te Marmaris Yelken Haftası’na ve Yunanistan’da Northern Greek Championship yarışlarına katıldım. Bazılarını kazandık ve çok keyif aldık. Sonra kariyer değişikliği yaptım ve yarışlara bir yıl ara verdim. COVID-19 pandemisi başlayınca Marmaris’te bağlı olan teknemi üç yıl görmeye gelemedim.  

    Son yıllarda ILCA sınıfına odaklandın. Neden bunu seçtin?

    2016 yılında diz kapağımda kopan tendonu iyileştirmek için ILCA sınıfında yelken yapmaya başladım. Benim için birkaç yıl ciddi şekilde egzersiz amaçlı yaptığım bir projeydi. Ama sonra devam ettim. San Francisco’da yaşadığım için oldukça rüzgârlı bir bölge olan San Francisco Bay ve Gorge in Oregon bölgelerinde yelken yapıyordum. Şiddetli rüzgârlarda yelken yapmaktan hem fiziksel olarak hem de tekne kullanma yöntemlerinden dolayı çok keyif aldığım için bu süreçte dizim tamamen iyileştiği halde devam ettim. Çünkü ILCA sınıfının pek çok avantajı var; yelken yapması basit ama iyi yelken yapmak zordur, nispeten ucuzdur, dünyada sayıca büyük bir sınıftır ve master klasmanı da vardır. 

    TAYLAND’DA HEM CEZA HEM DERECE

    Şubat ayında Tayland’da ILCA Masters Dünya Şampiyonası’na katıldın. 

    Bu yıl benim Masters World Championships’e katıldığım beşinci yılımdı ve hem ILCA 6 (Radyal) hem de ILCA 7 (Standart) sınıflarında yarıştım. Grand Masters divizyonunda ILCA 6 sınıfında dördüncülük, ILCA 7 sınıfında ise üçüncülük elde ettim. Her iki sınıfta da ilk günün ilk yarışında “kara bayrak” cezası almasaydım sonuçlar daha iyi olabilirdi. Etkinlikte senden harika destek aldım ve her iki sınıfta da kötü geçen ilk günlerin ertesi gününde çok hızlı bir şekilde yüksek motivasyonla yarışlara geri döndüm. Sonraki iki yarışta da birinci oldum ve aynı motivasyonla şampiyonaları derece alarak tamamladım.

    Tayland’da gördüğüm kadarıyla senin yarıştığın divizyon oldukça kalabalıktı.

    Evet, Grand Masters divizyonu 55-64 yaş grubu arasındadır ve genellikle Olimpiyat madalyalı ve dünya şampiyonlarıyla dolu, birbirleriyle çok yakın rekabet içinde olan, en büyük, en zorlu ve en kalabalık filodur. Bu yıl erkek kardeşim Stuart Holdsworth da aynı divizyonda yarıştığı için benim için çok özeldi ve bana Lazer (eskiden bilinen adıyla) ile yelken yapmamı ilk öneren oydu.

    Bu yıl Dünya Yelken Federasyonu’nun (WS) ILCA sınıfının Teknik Komitesi’nde de çalışmaya başladın. 

    ILCA sınıfı son birkaç yılda birçok değişiklik geçirdi. Sınıf, Olimpiyat statüsünü korumak için teknelerin yapımını dünyanın dört bir yanındaki yeni inşaatçılara açmak zorunda kaldı. Bu, teknelerin tamamının aynı hızda yelken yapabilmesini sağlamak için diğer yandan sınıfa çeşitli zorluklar da ortaya çıkardı. Bugünün America’s Cup teknelerinin dümeninde eski ILCA Olimpiyat ve dünya şampiyonlarının olması şaşırtıcı değil. Bu sınıfta yer alan yelkencilerin yetenekleri çok yüksek. 

    Peki senin görevin tam olarak ne?

    Ben ILCA sınıfına ve ILCA üreticisi olan tersanelerin eş tekneler (one design) yaratmalarına yardımcı olmak amacıyla teknik komitede yarı zamanlı çalışmaya başladım. ILCA’nın iki tane hedef kitlesi ve amacı var ve biz her iki kitleyi de düşünerek teknelerin gelişimi için çalışmalar yapıyoruz. Biri olimpik sporcuları tatmin edecek eş tekneler yaratmak, diğeri de benim gibi ILCA yelkenciliğini seven denizcilerin tekne yatırımlarını koruyacak nitelikte tekneler üretmek. Yani görevim tekne farklılığından doğabilecek sonuçlardan yelkencilerin etkilenmemesi için doğru şekilde eş teknelerin üretimine yardımcı olmak. Bunun için de teknelerden aldığımız verilerle veri tabanları oluşturuyorum. Yani veri tabanı inşa etmek olan eski işime geri döndüm. ILCA teknelerinin her zamankinden daha güçlü, daha yüksek bir seviyede olduğunu ve teknelerin kalite açısından her zamankinden daha iyi olduğunu söylemekten mutluluk duyuyorum. Bugünlerde ILCA sınıfında yelken yapmak için çok doğru ve eğlenceli bir zaman. Sınıf için çok heyecanlıyım.

    ÖNCE EVLİLİK, SONRA ŞAMPİYONLUK

    ILCA sınıfında kişisel hedeflerin neler?

    Hayalim Master Dünya Şampiyonası’nı kazanmak. Gelecek sene şampiyona Adelaide’de (Avustralya) olacak. Hem ILCA 6 hem de ILCA 7 sınıfı aynı zamanda olacak. Dolayısıyla bir seçim yapmak zorundayım. Ya hafif olduğum için daha fazla kondisyon çalışarak ILCA 7’ye hazırlanacağım ya da daha fazla bisiklete binerek fiziksel olarak incelip ILCA 6’ya hazırlanmam gerekecek. Diğer yandan seninle evlendikten sonra Bodrum ve çevresinde çok zaman geçireceğim için Bodrum’da ILCA yapan bir yelkenci grubunu düzenli olarak eğitim amaçlı veya resmi olmayan yarışlar için bir araya getirmek gibi bir hayalim de var. Konu yelken olduğunda kesinlikle yaşın sınırlayıcı bir faktör olmaması gerektiğini düşünüyorum ve ILCA sınıfı bunu kanıtlıyor. Bu yıl 59 yaşındayım ve gençlerle yakın seviyede yelken yapabiliyorum. Ayrıca ILCA sınıfı bir yarış için harcadığınız paraya en çok değecek bir yarış sınıfı. 

    Büyük teknen Extreme Ways (EW) ile yarışlar biraz geri plana düştü sanırım.

    Evet, iş hayatımın son yıllarındaki kariyer değişiklikleri ve pandemi sebepleriyle, son birkaç yıldır EW ile yapmak istediğim yarışlar mecburen askıya alındı. Şu anki önceliğim evliliğimiz. Önümüzdeki aylar için evlilik hazırlıklarına odaklandım. Zaten hazırlık açısından tekneyi tekrar yarış kalitesine getirmekte çok sorun yaşıyorum ve bu yüzden bu yıl bir yarış beklentisine de girmiyorum ama yanılırsam da çok mutlu olurum. Bir ekip oluşturmak, antrenman yapmak ve birkaç yarış kazanmak harika olabilir. 

    Tekne hazır olduktan sonra hangi yarışlara katılmak istiyorsun?

    Önümüzdeki senelerde EW’i Malta’daki Rolex Middle Sea Race yarışına ve Kuzey Yunanistan’daki bazı yarışlara götürmek istiyorum. Diğer yandan Marmaris ve Bodrum’da büyük ve yetenekli bir ekibe ihtiyaç duymadan yerel etkinliklerde tekneyi rekabetçi bir şekilde kısa süreli ve sosyal olarak nasıl yarıştırabilirim diye düşünüyorum.

    EW 9 yıldır Marmaris’te Netsel Marina’da bağlı ve geçen yaz birlikte Ege kıyılarında epey yelken yaptık. Türkiye’deki yelkencilik hakkında ne düşünüyorsun?

    Türkiye sahillerinde yelken açmaya bayılıyorum ve geçen yaz seninle birlikte Göcek, Marmaris, Hisarönü ve Gökova’da yaptığımız yelken seyirleri hayatımın en mutlu dönemlerinden biriydi. Emekliliğimin tadını çıkarmak için çok daha fazlasını yapmayı umuyorum. Türkiye’deki marinaların kalitesine, mavi sularda alargada demirlemeye, Türk mutfağına ve bölgenin etkileyici manzarasına bayılıyorum!

    Önümüzdeki yaz EW ile nerelere seyahat etmek istersin?

    Umarım Ege kıyıları boyunca geçen yaz göremediğimiz yerlere gideriz ve fırsat olursa da biraz Yunan Adaları’na geziler yaparız. Bizi görürseniz gelin ve merhaba deyin!

    Yakında dünya evine girme hazırlıkları yaptığımız şu günlerde Andrew’un yelken hayatı eminim pek çok kişiye ilham olacaktır.☸

  • 24 metrelik Zarif İtalyan Advanced A80

    24 metrelik Zarif İtalyan Advanced A80

    İtalyan Advanced Yachts’ın en büyük modeli, 24 metrelik A80’in mühendisliğini 30 yılı aşkın süredir yarış tekneleri tasarlayan Amerikan Reichel/Pughh’ın kurucuları John Reichel ve John Pugh üstleniyor. İç ve dış mekânlarına ise dünyanın en büyük süperyatı olan 180 metrelik Azzam’ın tasarıcımları, İtalyan Nauta Design’ın kurucuları Massimo Gino ile Mario Pedol imza attı.

    Yazı PELİN ÖZCANLI, Fotoğraflar ADVANCED YACHTS ARŞİVİ

    İtalyan Advanced Yachts’ın amiral gemisi 24 metrelik semi-custom A80’in Apsaras adlı ilk gövdesi 2015’te, Jikan adlı ikinci gövdesi 2018’de suya indirilmişti. 5 milyon Euro’luk lüks yelkenlinin kapağa taşıdığımız üçüncü ve şimdiye kadarki son gövdesi Mindfulness ise 2021’de suyla buluşturuldu. Üç A80’in isminin ilhamını Asya bölgesinden alması dikkat çekici. Apsara, Budist ve Hindu mitolojilerinde bulutlarda ya da suda yaşadığına inanılan dişi perilere deniyor. Jikan, Japonca zaman demek. Çıkış noktası yine Budist felsefesi olan Mindfulness ise şimdiki zaman farkındalığı anlamına geliyor. Mindfulness’ın sahiplerinden biri de Çin’de yenilenebilir enerji alanında çalışan dünyanın en zengin iş insanlarından birinin oğlu… Devamı Nisan 2023 sayımızda…

  • Güney Ege Sahil Güvenlik 40. Yıl Yelken Kupası 

    Güney Ege Sahil Güvenlik 40. Yıl Yelken Kupası 

    Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın 40. kuruluş yıldönümü çerçevesinde Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü’nün organize ettiği Güney Ege Sahil Güvenlik 40. Yıl Yelken Kupası, 25 ekibin ve 140 sporcunun katılımıyla tamamlandı. 

    BAYK’ın 18 Haziran tarihinde organize ettiği, Milta Bodrum Marina ve Marina Yacht Club Bodrum’un ev sahipliğinde gerçekleştirdiği Güney Ege Sahil Güvenlik 40. Yıl Yelken Kupası IRC, Destek ve Tırhandil sınıflarına açık olarak tamamlandı. Ralli sınıfının da dahil edildiği yarışta bu sınıfa özel olarak lisans şartı aranmadı. Kayıt ücreti alınmayan yarışta filo IRC A-B, Destek A-B ve Tırhandil gruplarına ayrıldı. Filoda IRC A grubuna İstanbul’dan gelen Cinali Magic ismiyle bir Farr 40 teknesi katıldı. Destek grubunda ise 1931 İsveç yapımı, restorasyonu geçen sene tamamlanan klasik tekne Vega katıldı. 

    Coğrafi rotada yarışan ekipler, ortalama 15 knot hızlarda esen keyifli bir rüzgâr eşliğinde planlanan tek yarışla tamamlandı. Güney Ege Sahil Güvenlik Grup Komutanı Yarbay Süleyman Ercan ve Bodrum Sahil Güvenlik Karakol Komutanı Binbaşı Utku Meral’in denizden takip ettiği yarışların startını Bodrum Kaymakamı Bilgehan Bayar verdi. Filo rotaya göre Görecek Adası açıklarında start alırken, Çelebi Adası’nı iskelede bırakarak Bodrum’a dönüp Karaada Boğazı’nın Tavşan Burnu açıklarına atılan dönüş şamandırasını sancakta bırakarak finişlerini verdi. 14 deniz mili mesafeli yarışın ardından akşam Marina Yacht Club Bodrum’da kokteyl ve kupa töreni coşkuyla tamamlandı. Güney Ege Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın 40. yılı kutlanırken denizlerin en büyük güvencesi Sahil Güvenlik ile yatçılar arasındaki dostluk ve işbirliği de güçlendirildi. ☸