Etiket: yat

  • İstanbul trafiğine alternatif 20 motoryat!

    İstanbul trafiğine alternatif 20 motoryat!

    Kapalı kokpit yapısıyla 12 ay konforlu seyir sunan, 15 metre altı, ulaşım için kullanılabilecek 20 motoryatı sizin için derledik. Seçtiğimiz teknelerin kimi İstanbul Boğazı için biçilmiş kaftan kimisi hafta sonu kaçamakları için… İşte sizi otomobil bağımlılığından kurtaracak 20 motoryat…

    Hazırlayan KIVANÇ ÖZDAL, [email protected]

    Merry Fisher 855 – 54.060 Euro

    Fransız Jeanneau’nun Merry Fisher 855 modeli dıştan takma motorlu iki kamaralı bir tekne. Teknenin baş tarafında ve ortasında yer alan iki kamarada dört kişi konaklayabiliyor. Sunroof’lu hardtop tavanlı kokpitin iskele tarafında masa ve dört kişinin oturabileceği iki koltuk yer alıyor. Havuzlukta da masa ve oturma grubu yer alıyor. Üst binanın hem kıç tarafında hem de sancak tarafındaki sürgülü kapısı olan tekne inip binerken kolaylık sağlayan tasarımıyla da ulaşım için uygun bir tekne. Devamı Aralık 2015 sayımızda… 

    MF-855---CI7P6777-

  • Denizde apartman dairesi NC14

    Denizde apartman dairesi NC14

    Kuzeyli tasarımları andıran üst binasıyla spor gezi teknesine yeni bir yorum getiren NC serisinin 14 metrelik amiral gemisi; düzayak salon ve havuzluğu, geniş yan güvertesi, yan güverteye açılan kaptan kapısı ile kullanışlı bir motoryat. İki kamara ve iki banyo ile konforlu konaklama imkânı sunan NC 14, kapalı kokpit, hardtop bir model olsa da büyük sunroof’u, tamamı açılan salon kapısına ek olarak sancak-iskele açılır pencere ve kapısı ile yaz-kış kullanıma uygun bir tekne. Sürüş keyfini artıran IPS motorları ise yakıt tasarrufu sağlıyor.   Eyüp Özel

    Tekne kulanım alanı ve zamanı ülkemizde de esnemeye başladı. Eskiden sadece yaz sezonu için tekne bakanlar artık yaz kış kullanabilecekleri modelleri araştırır oldu. Fransız Jeanneau’nun son dönemde en çok tutan motoryat serisi de bu konseptte ürettiği ve ilkini 2010 yılında piyasaya sürdüğü NC’ler oldu. İsim olarak “New Concept” anlamına gelen “NC” harflerinin verildiği serinin ilk teknesi olan 11,15 metrelik NC 11; Aralık 2010’da Paris Boat Show’da dünyaya tanıtıldı. “Sudaki apartman dairesi” sloganıyla lanse edilen tekne 2011’de Avrupa’da yılın yatı seçildi. Bugüne kadar 300’e yakın üretilen NC 11; Türkiye’de de Jeanneau markasının en çok satan modeli olarak kayıtlara geçti. Ertesi sene seriye 9,43 metrelik NC 9 katılırken, son olarak amiral gemisi NC 14 de Aralık 2012’de Paris Boat Show’da lanse edildi. 2013’te “en iyi malzeme seçimi ve kullanımı” ödülü alan tekne ülkemize ise 2015’in mayıs ayında geldi. Türkiye’de ilk kez bir fuarda gösterimi de Ekim 2015’te Pendik’teki İstanbul Boat Show’da yapıldı. Serinin amiral gemisi ile boat show’un hemen ardından test seyrine çıktık. Devamı Kasım 2015 sayımızda.

    BB1A7928 DSC_8075

  • Hisarönü’nden Kekova’ya 44 İskele

    Hisarönü’nden Kekova’ya 44 İskele

    Yacht Türkiye’nin Nisan 2015 sayısında Gökçeada’dan Datça’ya, Ege’de uğranabilecek 28 küçük koy ve 35 iskele vardı. Bu sayıda da Hisarönü’nden Kekova’ya kadar Akdeniz kıyılarındaki 44 iskele ile temel bölgeleri tamamlıyoruz. Türkiye kıyılarındaki bu 79 iskele aslında keyfine düşkün gezginlere yönelik bir seçki. Bir hafta tatile çıkıp da günde üç öğün yemek hazırlama, bulaşık yıkama koşturmasından sıkılanlara; su, elektrik, mazot, market, eczane gibi gereksinimlerine çözüm arayanlara… “Issız sakin bir kuytuya demirleyeyim, su ve kuş sesinden başka şey istemem” diyenler için elbette iki-üç katı sayıda nefis küçük koyumuz daha var.

    Neden iskeleleri ıssız koylardan daha çok önemsiyorum?

    Yani, Çanakkale’den Kekova’ya dantela gibi işlenmiş mavi yolculuk kıyılarımızda, iki çivi çakılmış da olsa, büyük-küçük bir iskele, düzgün-yamuk bir rıhtım ne fark yaratıyor? Örneğin…

    Değerli biliminsanı Azra Erhat, Cengiz Bektaş’ın “Bedri Rahmi Nakışlı bir Deneme” isimli mavi yolculuk kitabına yazdığı önsözde diyor ki; “Mavi yolculuk hem doğaya, hem de insana karışmaktır.” Azra Erhat mavi yolculuk hakkındaki tüm yazılarında “Tarihe, kültüre de karışmaktır” der. Onu da ekleyelim. Ama bence burada kilit sözcük ‘insana karışmak’… Herhalde bu sözcükle kastettiği, teknenizi paylaştığınız en yakın dostlar değil…

    Bu yoldan biz de geçtik. Zaman içinde, mavi yolculuklarımızda çok farklı insanlar tanıdık. Onlar deniz insanlarıydı! Victor Hugo’nun “Deniz İşçileri”, Ernest Hemingway’in “Yaşlı Adam ve Deniz”, Richard Bode’nin “Ustam Rüzgar”, Bernard Moitessier’nin “Uzun Yol” romanlarında; ya da ülkemizden örnek düşünelim, Halikarnas Balıkçısı’nın “Aganta Burina Burinata”sında, Sadun Boro’nun kıyılarımızda gezerken elimizden düşürmediğimiz “Vira Demir”inde, Selçuk Uraz’ın “İstanköy Altı Bodrum” eserlerinde anlattıkları, tam da bu deniz insanlarıdır. Devamı Mayıs 2015 sıyısında… f-turunçpınarı g-kucuk sarsala3 kekova3g-gobun m-bozukkale2