Fransız Beneteau, başarılı Swift Trawler serisine eklediği yeni teknesiyle 140 yıllık uzmanlığını kutluyor. Passagemaker tasarımlı bu yeni trawler, çağdaş çizgileri, zarif dokunuşları ve baştan sona kullanıcı dostu ve verimliliği artıran dizaynıyla su üzerinde ev konforu yaratıyor.
Avrupa’nın prestijli ödüllerinden European Powerboat of the Year 2025’in finalistleri arasında da yer alan Swift Trawler 54 Avrupa’daki bir başka ödül töreninde, 2025 Motor Boat Awards’ta Yılın En İyi Gezi Teknesi (Best Passagemaker of the Year) seçildi. Deneme seyirlerinde jüri üyelerini etkilemeyi başaran bu etkileyici ve fonksiyonel 54 feet’lik passagemaker tasarımlı trawler, 2003 yılından bu yana 1800’den fazla teknenin suyla buluştuğu, 35 ila 62 feet arasında değişen beş modelden oluşan ünlü Swift Trawler ailesine “Swift Trawler” ismiyle giren en büyük yat oldu. Tüm detaylar Mart 2025 sayımızda.
Mart 2006’da yayın hayatına başlayan dergimiz iki yüz yirmi sekiz ayı, yani tam on dokuz yılı dümen suyunda bıraktı… Elinizde tuttuğunuz iki yüz yirmi dokuzuncu sayı ile yirminci yıla dümen tutuyoruz. “Denizler, tekneler ve gezginler hakkında her şey” sloganıyla yola çıktığımızda hedefimiz sadece bir dergi yayınlamak değil, dünyanın en güzel denizlerine sahip bu coğrafyada yatçılığı ve deniz tutkusunu daha fazla insana ulaştırmaktı. Bugün geldiğimiz noktada bu hedef için her ay kesintisiz olarak okuruyla buluşan, alanının köklü ve güvenilir yayınlarından biri olmanın haklı gururunu yaşıyoruz…
19 yıl boyunca sularımızda yatçılıkla ilgili her gelişmeyi, her yeniliği ve küresel ölçekteki tüm değişimleri takip edip aktardık. En yeni tekneleri, tasarımları, marinaları, boat show’ları ve mavinin içinde olduğu daha pek çok konuyu sayfalarımıza taşıdık, sektör profesyonellerinin sesini duyurduk ve zaman içerisinde denizle iç içe yaşayanların en önemli referans kaynaklarından biri haline geldik. Yatçılığın bir statü göstergesi değil, bir tutku ve kültür olduğunun bilinciyle hazırladığımız dergimizde bu kültürün yerleşmesi ve gelişmesi adına birbirinden değerli “mavi kanaat önderler”i Yacht Türkiye’de sizlerle buluşuyor. Bugüne kadar emeği geçen her bir yazarımıza, 19 yıl boyunca yanımızda olan siz değerli okurlarımıza, iş ortaklarımıza, dostlarımıza ve tüm deniz tutkunlarına teşekkürler…
Elbette bu yolculuğun en değerli yönü, siz sevgili okurlarımızın bize duyduğu güven ile verdiği sürekli destek oldu. Gelecek yıllarda da denizin büyüleyici dünyasında sizlerle olmaya devam edeceğiz. Hep birlikte daha nice başarılı yıllara. Şimdi sizi yine dopdolu bir sayıyla baş başa bırakıyorum. Pruvanız neta, rüzgârınız kolayına olsun…
Bu ayki yazımda kadınların yat iç mekânlarının oluşumundaki perde arkasındaki etkisini ele alacağım. Kullanıcı olarak kadınlar mekânsal talepleriyle tasarımı şekillendirirken, tasarımcı olarak da fonksiyonellik ve estetik anlayışına yön veriyor.
Tarih boyunca denizcilik büyük ölçüde erkek egemen bir alan olarak görüldü. Ancak günümüzde bu algı hızla değişiyor. Artık kadınlar sadece kaptan, mühendis ya da tasarımcı olarak değil, aynı zamanda kullanıcı, müşteri ve hatta mekânların şekillenmesinde belirleyici bir güç olarak yatçılık sektöründe önemli roller üstleniyorlar. Özellikle yat iç mekân tasarımında kadınların yalnızca tasarımcı olarak değil, kullanıcı ve karar verici olarak da etkin bir güce sahip olduklarını görmek mümkün.
Bu ayki yazımda kadınların yat iç mekânlarının oluşumundaki perde arkasındaki etkisini ele alacağım. Kullanıcı olarak kadınlar mekânsal talepleriyle tasarımı şekillendirirken, tasarımcı olarak da fonksiyonellik ve estetik anlayışına yön veriyor. Kadınların mekân algısını dönüştüren ve yat tasarımlarına farklı bir bakış açısı kazandıran “feminen mekânlar” kavramına, kadınların denizcilik sektöründeki tarihsel dönüşümüne, lüks yat pazarındaki değişen beklentilerine, mühendislik ve inovasyon süreçlerindeki rollerine ve kişiselleştirme trendlerine etkilerine de değineceğiz.
KADINLARIN SEKTÖRDEKİ DÖNÜŞÜMÜ
Denizcilik tarihi uzun yıllar boyunca erkeklerin hâkim olduğu bir sektör olarak şekillendi. Ancak kadınlar geleneksel rollerin dışına çıkarak kaptanlık, mühendislik, tasarım ve yatçılık yönetimi gibi alanlarda kendilerine yer edinmeye başladılar. Tarihte kadın denizciler, çoğunlukla gizli kimliklerle ya da destekleyici rollerle öne çıkarken, 20. yüzyıldan itibaren denizcilik eğitimi alan ve bu sektörde aktif roller üstlenen kadınların sayısı giderek arttı. Bugün, birçok kadın hem ticari hem de özel yatçılık sektöründe etkili konumlara sahip. Geleneksel olarak erkeklerin yönettiği denizcilik dünyasında, kadınların karar verici konuma gelmesi, yat tasarımında da belirgin değişimlere yol açtı. Artık kadınların denizcilik sektöründe sahip olduğu güçlü varlık, yat tasarımına farklı perspektifler kazandırmakta, daha işlevsel ve konforlu mekânlar yaratılmasına öncülük ediyor.
ETKİNİN KÜLTÜREL VETARİHSEL KÖKLERİ
Yatlar ve gemiler tarih boyunca kadın öznesiyle anıldı, zarafet ve koruyuculuk gibi kavramlarla ilişkilendirildi. Denizcilik kültüründe yatların kadın figürleriyle bağdaştırılmasının, mitoloji, dilbilim, koruyuculuk algısı ve estetik değerler gibi birçok sebebi var. Tarihsel olarak, denizcilikte kadın figürleri bir uğur ve koruyucu ruh olarak görüldü, gemilerin baş kısımlarında kadın figürleri (figureheads) kullanıldı. Ayrıca, geleneksel olarak gemiler “she” zamiriyle anılmış, denizciler tarafından anaç ve koruyucu bir varlık olarak görülmüştür. Bu gelenek, günümüzde kadınların yalnızca yatlara isim veren figürler olmaktan çıkıp, tasarımda aktif rol almalarıyla farklı bir boyuta taşınmıştır. Eskiden sadece bir zarafet ve koruyuculuk metaforu olarak kadınlarla özdeşleşen yatlar, artık kadınların estetik, fonksiyonel ve inovatif tasarım yaklaşımlarıyla şekillenmektedir. Ayrıca gemiler, denizcileri fırtınalardan, dalgalardan ve bilinmezlikten koruyan yapılar olarak görülür. Bu durum, annelik ve koruyuculuk özellikleriyle bağdaştırılarak kadın figürüyle özdeşleştirilmiştir. Bir gemi, mürettebatına yaşam alanı, güvenlik ve barınak sağlar, tıpkı bir annenin çocuğuna sunduğu gibi.
Kadın kullanıcılar ve tasarımcılar mekânsal organizasyon, ergonomi ve kişiselleştirme gibi unsurlar aracılığıyla yat iç mekânlarını bireysel deneyime uygun hâle getirerek, işlevsellik ve konforu artıran çözümler üretiyor. Dolayısıyla, kadınların yatçılıkla olan ilişkisi tarihsel bir metaforun ötesine geçerek, tasarım ve mühendislik alanında gerçek bir etki alanına dönüşüyor. Artık kadınlar, yatların isimlerinde değil, tasarım kararlarında, malzeme seçimlerinde ve kullanıcı deneyimini yönlendiren detaylarda da söz sahibi.
MÜHENDİSLİK VE İNOVASYON SÜREÇLERİ
Kadınlar mühendislik, teknoloji ve inovasyon süreçlerinde de aktif roller üstleniyorlar. Geleneksel olarak mühendislik ve gemi inşaatı gibi alanlarda erkeklerin ağırlıkta olduğu düşünülse de, son yıllarda deniz mühendisliği, sürdürülebilir enerji sistemleri ve malzeme teknolojileri konularında kadın uzmanların etkisi giderek artıyor.
Kadın tasarımcılar, özellikle şu alanlarda fark yaratıyor:
• Akıllı mekân çözümleri: Modüler mobilyalar, otomatik aydınlatma ve ses sistemleri gibi yenilikçi teknolojiler, kadın tasarımcıların dokunuşlarıyla kullanıcı dostu hâle getiriliyor.
• Hafif malzeme kullanımı: Yakıt tasarrufu sağlayan ve çevre dostu malzemelerle üretilen yatlar, kadın mühendislerin yönlendirdiği sürdürülebilir tasarım anlayışını yansıtıyor.
• Gürültü azaltma ve akustik tasarım: Sessiz ve konforlu bir iç mekân deneyimi yaratmak için, kadın mühendisler gürültü engelleyici malzemeler ve akustik düzenlemeler üzerine çalışıyorlar.
Bu alanlardaki inovasyonlar yalnızca teknik gelişmeler sağlamakla kalmıyor, yat yaşamını daha konforlu ve kullanıcı dostu hâle getiriyor.
KADININ DENİZDEKİ GİZLİ GÜCÜ
8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle, denizcilik ve yat tasarımında kadınların görünürlüğünü ve etkisini kutlamamız gerekiyor. Kadınlar artık sadece denizde yolcu değil, aynı zamanda karar verici, şekillendirici ve yön verici bir güce sahipler. Gelecekte yat tasarımlarında kadınların etkisinin daha da artmasıyla, denizlerde daha konforlu, estetik ve sürdürülebilir yaşam alanlarının yaygınlaşacağına şüphe yok.
Kadınların denizcilikteki yükselişi, yatçılığın geleceğini daha insancıl, sürdürülebilir ve estetik açıdan zengin bir noktaya taşıyor. Bundan sonraki süreçte, kadınların bu alandaki varlığı ve etkisi arttıkça, yat tasarımı ve mühendisliği alanlarında daha kullanıcı dostu, yenilikçi ve duyarlı çözümler ortaya çıkacaktır.☸
Bilge Zaptçıoğlu Atal ile birkaç sene önce teknede tanıştık. Hayat hikâyesinde denizin yeri ve önemini biliyordum ama bir de yat tasarımcısı olarak başarıdan başarıya koşunca serimizin konuğu olması için kapısını çaldım.
Röportaj ALPER GÜNORAL Fotoğraflar BİLGE Z. ATAL ARŞİVİ
B
u ay Bilge Zaptçıoğlu Atal ile birlikteyiz. Kendisi, eşi Barbaros Atal ile birlikte yat tasarımı üzerine çalıştıkları BAZ Yacht Design’ın kurucu ortağı. BAZ Yacht Design geçen yaz çeşitli uluslararası organizasyonlarda dereceye girdi ve ödüller aldı. Hem refit hem de yeni inşa alanında başarılı çalışmalar yapan Atal çifti ile aslında iki yıl önce sattıkları yelkenlileri Şehnaz’da ailece tanışmıştık. O zamanlar 1 yaşında olan oğlum Bora’nın ilk tekne deneyimi, duyduğu ilk makine sesi Şehnaz’da olmuştu. Bu bakımdan Atal çiftinin kalbimde yeri ayrıdır. Şehnaz, “tecrübeli” ama çok iyi bakılmış, çok güzel bir yawl. Hakkıyla bakımını yapıp, keyifle kullanacak iyi bir denizciye satılmış olmasına çok sevinmiştim. Şimdi sözü fazla uzatmadan Bilge Z. Atal’la söyleşimize geçelim…
UZAKLAR’IN KUZENİ ŞEHNAZ
Denizin hayatınıza nasıl girdiğinden başlayalım mı?
Deniz çocukluğumun en doğal parçalarından biriydi. Hamburg’da doğdum ama babamın işi nedeniyle taşındığımız Antalya’da büyüdüm. Bu nedenle çocukluğum deniz ve limanla iç içe geçti. Aynı zamanda denizciliğin farklı alanlarında uzmanlaşmış bir aileden geliyorum. Büyük gemiler, uzak limanlar ve açık denizlerde yaşanan hikâyeler benim için her zaman büyüleyici oldu. Deniz hem her an yanımda, bildiğim ve içinde yaşadığım bir dünya hem de dinlediğim hikâyelerle merakımı sürekli besleyen sonsuz bir keşif alanı oldu.
Denizci yönünüze teknenizde bizzat tanık olmuşluğum var.
Doğru. Deniz hayatımızın tam merkezinde yer alıyor. Sadece mesleki değil, aynı zamanda kişisel yolculuğumuzun da ayrılmaz bir parçası. Gerçek anlamda yelkencilikle tanışmamız, güneye taşındıktan sonra başladı. İlk adımımız, Atasoylar’ın Uzaklar teknesinin kuzeni, bir Nantucket Clipper olan sevgili Şehnaz ile oldu. Önceki sahibiyle Yacht Türkiye dergisinde yer almış olan bu tekneyle, Marmaris, Kaş ve Kekova arasında iki yıl boyunca yelken yaptık. Zamanla, uzun süreli konaklamalar için daha uygun ve aynı zamanda yüzer ofis olarak da kullanabileceğimiz Beneteau 42 CC teknemize geçtik. Onu off-grid (şebekeden bağımsız) bir yaşam için dönüştürdük ve artık zamanımızın büyük bölümünü denizde geçirebiliyoruz. Bu yaşam tarzı, tasarım anlayışımıza doğrudan yansıyor. Deniz ve doğayla iç içe olmanın çok besleyici bir ilham kaynağı olmasının yanında teknede bu kadar zaman geçirmek, tasarımda ergonomi ve kullanılabilirlik açısından büyük bir fark yaratıyor. Her detay, her çözüm denizle ve onun sonsuz ufkuyla kurduğumuz ilişkiyle şekilleniyor.
ESTETİK, FONKSİYONEL, SÜRDÜRÜLEBİLİR TASARIMLAR
Madem konuya girdiniz, profesyonel alanınız da deniz olduğundan oradaki hikâyenin nasıl geliştiğinden de
bahsedelim mi?
Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde mimarlık eğitimi aldım, mezuniyetimin ardından önemli projelerde yer alma fırsatı buldum. Zamanla iç mekân tasarımına yöneldim ve kendi projelerimi hayata geçirmeye başladım. O dönemde yat tasarımı hiç aklımda yoktu. Bu alandaki yolculuğum, iş ortağım ve eşim Barbaros Atal ile tanışmamla başladı. Tanıştığımızda Barbaros gemi inşa mühendisi olarak yat tasarımı ve mühendisliği alanında projeler yürütüyordu zaten. İlişkimizin başlarında, birbirimizin projelerine dışarıdan bakarak fikir alışverişinde bulunuyorduk. Zaman zaman tasarım yaklaşımlarımız farklılık gösterse de bu etkileşim, ortak bir dil ve vizyon geliştirmemizi sağladı. Bu dinamik birliktelik 2014 yılında BAZ Yacht Design’ın doğmasına vesile oldu. Bugün uluslararası ödüller kazanmış, hem refit hem de yeni inşa projelerinde uzmanlaşan, estetik ile mühendisliği buluşturan bir tasarım ofisi olarak yoluna devam eden kurumsal bir yapı.
BAZ Yacht Design’ı kurduğumuzda amacımız sadece estetik açıdan çarpıcı değil, aynı zamanda fonksiyonel ve sürdürülebilir tasarımlar üretmekti. Bugün gelinen noktada, ekibimizle birlikte uluslararası ödüller kazanmış projelere imza atıyoruz. Ayrıca son dönemde bizi heyecanlandıran bir gelişme olarak, ofisimizi Türkiye kıyılarındaki en büyük çekek alanına sahip marinalardan biri olan Yacht Marin’deki yeni yerine taşıyoruz.
Yat tasarımı konusunda ülkemizin uluslararası konumunu değerlendirir misiniz?
Türkiye yat inşasında güçlü bir üretim altyapısına ve kaliteli işçiliğe sahip. Ancak bu potansiyelin en iyi şekilde değerlendirilebilmesi için, tasarım alanında yerli tasarımcılarla iş birlikleri yapmak büyük bir önem taşıyor. Türk tasarımcılarının yaratıcı gücü, yerli üretimle birleştiğinde, sektörde özgün ve güçlü bir kimlik yaratılabileceğine inanıyorum. Bu, sadece tasarımcılar için değil, tüm yat endüstrisi için heyecan verici bir fırsat. Yerlilik ve uluslararası iş birlikleri artırıldığında, Türkiye dünya yat tasarım pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır.
KAI AİLESİ GENİŞLİYOR
Denizcilik alanında eğitim ve mesleki yaşantınızda kadın olmanın getirdiği zorluklar yaşadınız mı? Yaşadınızsa, bunlarla nasıl mücadele ettiniz?
Erkek egemen bir sektörde var olmanın zorlukları elbette var ve bu zorluklar ülkemizde yaşayan kadınların karşılaştıklarından çok da farklı değil. Ancak ben hiçbir zaman bunu bir engel olarak görmedim. Benim için önemli olan, yaptığım işi sevmek ve tutkuyla çalışmaya devam etmekti. Başarıyla sonuçlanan projeler, mutlu tekne sahipleri ve kazandığımız uluslararası ödüller, bu çabanın karşılığını aldığımızın en güzel göstergesi.
Gelecek için planlarınız nelerdir?
En büyük hedeflerimizden biri, uzun süredir üzerinde çalıştığımız ve ödüllü projemiz Project KAI’yi hayata geçirmek. Bunun yanı sıra, sıfır emisyonlu bir yat tasarlamak ve doğru yatırımcı ile bu projeyi geliştirmek de uzun vadeli vizyonlarımız arasında yer alıyor. KAI ailesini genişletiyoruz, 39,5 metre KAI katamaranı ve 12,5 metre KAI Limousine Tender projelerini de hayata geçirmeyi hedefliyoruz.☸
ÖDÜLLER & ADAYLIKLAR
Project KAI – A’Design Award & Competition – Dış konsept – Platinum
MS Andiamo – A’Design Award & Competition – İç tasarım – Bronz
Renda 62 – IDA (International Design Awards) – İç tasarım – Alt›n
Project KAI – European Product Design Competition – Dış konsept – Birincilik
MS North Star – International Yacht & Aviation Awards – Refit – Finalist
International Yacht & Aviation Awards – Yılın tasarımcısı – Finalist