Zarif, sportif, dayanıklı… Çağdaş motoryatların vaatleri akıllı teknoloji ve tasarımın gelişmesiyle gün geçtikçe artıyor. Dünyanın dört bir yanında üretim yapan öncü markaların imza attığı 10 metre altı modellerde inovatif dokunuşlar dikkat çekerek talep yaratıyor. Aile ve arkadaşlarla maviliklere konforlu ve güvenli koşullarda seyretmenizi sağlayan 20 modeli seçtik.
Norveçli Saga Boats’un 330 HT modelinde gövde malzemesi olarak vinilester kullanılıyor. Dört kişinin konaklayabileceği 9,75 metre boyundaki teknede 2 adet kamara ve 1 adet duş/tuvalet mevcut. Güverte alanında 10 kişinin rahatlıkla oturabileceği oldukça geniş bir oturma alanı ve kullanışlı bir mutfak var. Saga Boats tüm modellerini 1 adet Volvo Penta motor ve şaftlı olarak üretiyor. Seyir hızı 15 knot olan Saga 330 HT’nin maksimum hızı ise 25 knot’a ulaşıyor.
Tam boy 9,75 m
Genişlik 3,25 m
Ağırlık 4.800 kg
Yakıt tankı 420 lt
Temiz su tankı 200 lt
Atık su tankı 100 lt
İletişimwww.sarica.com.tr * Standart aksesuarlar ile, nakliye dahil, vergiler hariç, 225 model gümrük alanında Ekim 2024 teslim fiyatı.
Kimisi için yazın son demleri kimisi için en güzel günleri Ağustos ayı sayısından tüm deniz severlere merhaba! Sizlere, Yunan Adaları’na ailece çıktığımız uzun seyir sonrası, kendimizi en huzurlu hissettiğimiz destinasyonlardan biri olan Göcek’ten yazıyorum. Hazır heyecanımız ve anılarımız tazeyken, temmuz sayısında bizimle Simi’yi keşfeden herkesi bu sefer de Patmos’a götürüyorum!
Sırada, özellikle bu sene oldukça popüler olan bu güzel adanın en sevdiğimiz köşeleri, koyları, lezzetlerini anlatmak var. Bana sorarsanız Patmos, dikkatleri yeni yeni üzerine çekip hak ettiği onca övgüyü almakta geç bile kaldı. Yunan Adaları’nı görmek, bu ay seyahat planlarına eklemek isteyen herkese gönül rahatlığıyla öneriyorum. Çocukla deneyimlemesi ayrıca keyifli olan Patmos’a, diğer bir deyişle Holy Island’a (kutsal ada) yakından bakalım.
On İki Adalar’ın kuzeyinde, maneviyatı en yüksek olanı Patmos diyebilirim. Hıristiyanlık dünyasının kutsal merkezlerinden birisi olarak görülmesi bu adanın kıymetini farklı bir boyuta taşıyor. Ziyaretçilerin bir kısmı, Kutsal Kıyamet Mağarası (Aziz Yuhanna’nın İncil’in son kısmını yazdığı mağara olarak kabul ediliyor) ve Aziz Yuhanna Manastırı, bir kısmı ise tertemiz suları ve huzurlu ortamı için burayı ziyaret ediyor. Yunan Adaları’nın son zamanlardaki gözdesi Patmos’a Bodrum-Turgutreis’ten direkt feribotla ya da Kos’tan geçiş yaparak ulaşabiliyorsunuz. Kos-Patmos arası iki buçuk saate yakın sürüyormuş. Bizim gibi tekneyle Bodrum’dan yola çıkıp ziyaret etmek isterseniz, şahane Ege sularında, yaklaşık altı yedi saatlik bir seyir gerçekleştiriyorsunuz. Tabii ki bu çıkış yaptığınız limana göre değişecektir.
GİTMEDEN ÖNCE BİLMENİZ GEREKENLER
Patmos’a ilk defa gidecekler ve seyir öncesi araflt›rma yapmay› sevenler için ayr›ca deneyimlerimi eklemek istedim.
∗ Patmos gezmesi çok keyif alacağınız bir ada. Ne çok ıssız ne çok kalabalık. Bence Patmos, çabasız güzelliğiyle, huzurlu ve sakin ama bir o kadar da deneyim kazanmaya açık bir tatil planıyla verimli geçebilir. Hem denizinde, koylarında, dar sokaklarında plansız bir gezinti yapmanızı hem de efsanelerini, yıllar öncesinden fısıldayan hikâyelerine kulak vermenizi öneririm. Tarihi yerlerini gezmeden sadece yüzmek için giderseniz, Patmos’a haksızlık etmiş olacağınızı düşünüyorum.
∗ Adanın merkezi Patmos’ta karşınıza muhtemelen ilk Skala çıkacak. Butikleri, hediyelik eşya, takı ve yerel ürünleri bulabileceğiniz mağazalarıyla burası adanın en canlı yerlerinden. Alışveriş yapmanın çok keyifli olacağını önden söylemiş olayım. Eğer adaya feribotla gelecekseniz Skala’ya yanaştıktan sonra buradaki sevimli kafelerde Yunan adası klasikleri olan frappe (buzlu kahve) içmenizi de öneririm.
∗ Patmos’un Chora Köyü özellikle ailece görülmesini tavsiye ettiğim bir yer. Yaz sıcağında tırmanmak zor olabileceği için scooter tercih ederek mis gibi kokan okaliptüs ve çam ağaçları eşliğinde yolu çıkabilirsiniz. Ayrıca Patmos Adası’nda ada içi ulaşım sistemi diğer çoğu Yunan Adası’na göre oldukça gelişmiş. Buradaki toplu taşımaların sefer saatlerini öğrenip bu şekilde de ulaşım sağlayabilirsiniz. Dilerseniz bizim gibi Skala’dan araba kiralayıp adayı dolaşabilirsiniz.
∗ Adada yapılacak aktivite arıyorsanız Patmos’ta muhteşem manzaralara karşı yürüyüş yapmanızı kesinlikle öneririm. Burada tam sekiz adet yürüyüş rotası var. Günün her saatinde rüzgârın, ada renklerinin ve kekik kokularının eşliğinde Chora’ya, Grikos’a, Livadi Geranou’ya yürüyebilirsiniz.
∗ Çocuğunuzla Patmos’u ziyaret ettiyseniz muhtemelen onun kumdan kale yapabileceği, güvenle yüzebileceği ve gölgede dinlenebileceği bir plaj arayışına gireceksiniz. Size tavsiyem, Kampos Plajı. Ağırlıklı olarak kumlu yapıdaki bu plaj yavaş derinleşiyor ve su sıcaklığı çok ideal seviyede. Buradaki tavernalarda dinlenebilir, yemek yerken huzurlu atmosferin tadını çıkabilirsiniz. Adanın merkez bölgesi Skala’ya neredeyse 6 kilometre mesafede.
Müzisyen, şarkıcı ve seslendirme sanatçısı Evren Uysal ile teknesi Reşide’de buluştuk, çok merak ettiği XR ve VR teknolojisi üzerine sohbet edip sorularını cevaplayarak deneyimlerini dinledik.
Müzisyen, şarkıcı ve seslendirme sanatçısı, değerli dostum Evren Uysal, üç senedir Kalamış Marina’da Reşide ismindeki teknesinde yaşıyor. Beneteau Oceanis 323 Clipper model teknesi bir evdeki tüm kritik yaşamsal konforları barındırdığı için seçimini bu tekneden yana kullanmış. Yacht Türkiye olarak geçtiğimiz sayılarda teknesi Reşide’ye ve kendisine konuk olmuş teknedeki yaşam serüveni ve teknede kaydettiği albümü ile ilgili sohbet edip sayfalarımıza taşımıştık. Bu sefer kendisinin de çok merak ettiği XR ve VR teknolojisi üzerine sohbet etmek ve sorularını cevaplamak ve onun deneyimlerini dinlemek için Kalamış Marina’ya, evi Reşide’ye konuk oluyoruz.
EVREN UYSAL’IN MERAK ETTİKLERİ
Evren Uysal: Dünyada ve Türkiye’de XR ve VR teknolojilerinin gelişimi arasında ne gibi farklılıklar var? Türkiye bu teknolojilerin gelişiminde dünyada nerede duruyor?
Mehmet Acar: Türkiye’de XR ve VR teknolojileri geliştirme konusunda çok büyük bir potansiyel var. Üreticiler, geliştiriciler ve yazılımcılar açısından oldukça kaliteli ve yetenekli bir iş gücüne sahibiz. Ancak, maalesef talep konusunda henüz dünya genelindeki ilgiyi yakalayacak cesarete sahip değiliz. Genellikle yeni bir uygulama veya teknoloji önce dünya genelinde başarı yakaladıktan sonra Türkiye’de ilgi görmeye başlıyor. Bu durum, Türkiye’nin XR ve VR teknolojilerini kullanma konusundaki çekingenliğini gösteriyor. Ancak, bu potansiyelin doğru şekilde yönlendirilmesi ve teşvik edilmesi durumunda Türkiye’nin bu alanda çok daha ileriye gidebileceğine inanıyorum.
E.U.: Bütçesel olarak ulaşılabilir teknolojiler mi?
M.A.: XR başlıkları, VR başlıkları ve AR gözlükleri bütçesel olarak aslında oldukça ulaşılabilir cihazlar. Bu teknolojilerin giyilebilir bilgisayarlar olarak düşünüldüğünde, şu anda yaygın olarak kullanılan cep telefonları ve bilgisayarlardan daha ucuz olduklarını söyleyebilirim. Üstelik, bu cihazların kabiliyetleri de oldukça gelişmiş durumda; cep telefonlarının ve bilgisayarların sunduğu hemen hemen tüm işlevleri yerine getirebiliyorlar, üzerine daha fazlasını yapabiliyorlar. Dolayısıyla bu teknolojiler fiyat-performans açısından son derece makul ve ulaşılabilir seçenekler.
E.U.: Denizciler ve yelkenciler bu teknolojiyi ne kadar tanıyor? Eğitimin navigasyon alanında yararı olur mu?
M.A.: Denizcilik sektörü XR teknolojilerini henüz tam anlamıyla tanımış değil. Ancak bu teknolojiler, eğitim ve navigasyon alanında büyük faydalar sağlayabilir. XR teknolojileri eğitim açısından bulunmaz bir nimet. Bu teknoloji, teorik ve pratik eğitimi birleştirerek deneyimsel bir öğrenme ortamı sunar, bu da bilgilerin daha hızlı ve kalıcı öğrenilmesini sağlar. Örneğin, tersanelerde verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, XR teknolojisiyle çok daha etkili ve pratik hale gelebilir. Çalışanlar, gerçek ortamların simülasyonları içinde eğitim alarak olası hatalarını ve başarılı oldukları noktaları daha iyi görebilirler. Bu, geleneksel video veya doküman tabanlı eğitimlerden çok daha verimlidir.Ayrıca, teknelerin bakım eğitimleri de bu teknoloji ile standart hale getirilebilir ve her seferinde aynı yüksek kalitede eğitim sağlanabilir.
Navigasyon alanında da büyük potansiyel mevcut. Örneğin, Ray-Ban ve Meta’nın çıkardığı AR (Augmented Reality) güneş gözlükleri, yakında navigasyon bilgilerini kullanıcıların gözlerinin önüne getirebilir. Bu, tekne üzerinde hareket ederken bile gerekli bilgileri sürekli olarak görme imkânı sağlar, bu da büyük bir özgürlük ve kullanım kolaylığı sunar. Bu teknolojilerin denizcilik sektöründe daha yaygın kullanılmasıyla, eğitim ve operasyonel süreçlerde büyük ilerlemeler kaydedileceğine inanıyorum.”
“BU TEKNOLOJİYİ SEYRİ DAHA KOLAYLAŞTIRACAK ŞEKİLDE KULLANMAYI TERCİH EDERİM”
Teknede vaktimi müzik dinleyerek ve işim gereği de kayıt yaparak geçiriyorum. Her yere götürdüğüm Taylor GS Mini akustik gitarım da teknede. Kâğıt ve kalemlerim var, hiç sıkılmıyorum. Televizyonum yok, tercih ettiğim bir şey değil. Hatta Vira Mira teknesinin sahibi müzisyen dostum ve benim gibi yine teknede yaşayan Erhan Erbelger’in teknede kullandığı pikabı çok beğendim, yakın zamanda ondan almayı düşünüyorum. Analog tarzdan hoşlanan biriyim. Dijital film platformlarıyla da aram yok. Fakat bana denettiğin XR başlık bir değişik geldi bana. Konser izlemek, film izlerken sinema salonunu deneyimi yaşamak gerçekten hoşuma gitti. Bir anda kendimi konserde hissettim. Bu tür başlık ve gözlük teknolojilerini seyir anında, seyri daha kolaylaştıracak şekilde kullanmayı tercih ederim. Özellikle gece seyirlerinde bu gözlükler karanlığı kırarak iyi bir görüş sağlasa hoş olurdu. Teknedeki elektronik ve navigasyon sistemim gerçekten başarılı. Bendeki sistem ile senkronize çalışması iyi sonuçlar verir düşüncesindeyim. Bir de unutmadan, XR başlık müzik üretimi ve prodüksiyona olanak sağlaması ilginç olur. Müzik prodüksiyonuna olanak sağlayan programların bu yöne eğilmesi biz müzisyenlere gelecekte değişik deneyimler sağlayabilir düşüncesindeyim.☸
Yazın tam ortasında, sıcaktan bunalıp kaçacak yer aradığımız bugünlerde maviliklere davet eden içeriğiyle dolu dolu bir sayı hazırladık.
Kapağımıza 48 metrelik Sallyna’yı taşıdık bu kez. Bir Tanju Kalaycıoğlu klasiği olan mega yelkenli Su Marine tarafından inşa edildi. Ünlü tasarımcıyla tersaneyi bir kez daha bir araya getiren bu narin güzelin yaratılış hikâyesini Pozitif Studio’nun elinden çıkan birbirinden güzel fotoğraflar eşliğinde okuyacaksınız. Bu sayının bir başka Türk yelkenlisi yeni tersanelerden Yelkovan Yatçılık’a ait. 17 metrelik tekneyle yazarımız Alper Günoral İstanbul Tuzla’da test seyrine çıktı. Uzun yol yapmak isteyenlere hitap eden bu yelkenli de Sallyna gibi çelikten inşa edildi. Bir başka yelkenliyi de İtalya’dan sayfalarımıza taşıdık. Cantiere del Pardo’nun ünlü markası Grand Soleil’in en yeni modeli 72 Long Cruise. Şimdiden ikonik bir tekne olma yolunda ilerleyen 24 metrelik yelkenlinin hâlihazırda dört gövdesi satıldı.
Yelkenli teknelere ağırlık verdiğimiz bu sayıya zorlu ve özel yelkenli yat yarışları da denk geldi. Sinan Sümer, bu sene 555 deniz mili mesafesiyle Türkiye’nin en uzun yarışı olarak kayıtlara geçen İstanbul-Göcek rotalı TAYK-AKPA Deniz Kuvvetleri Kupası mücadelesinde yaşadıklarını kaleme aldı. Komşunun uzun yarışı Aegean 600’ü ise Deniz Kurt takip etti ve Kurt Arrigo’nun nefis fotoğraflarıyla sayfalarına taşıdı.
Yazı yelkenli katamaranlarında geçiren Miray Süleymanoğlu Öncü ve “keyifliyim” mürettebatı ise bu kez Ege’nin Kudüs’ü olarak adlandırılan Patmos’ta. Öncü, özellikle çocuklu aileler için sıraladığı önerileriyle güzel bir Patmos rehberi hazırladı. Sadece yelkenliler yok elbette dergimizde. Dosya konumuz 10 metre altı motoryatlar. Pazarda en çok hareketliliğin olduğu bu segmentten en yeni 20 modeli bir araya getirdik. Ferretti Grubu markalarından Pershing’in 35 metrelik GTX116 motoryatı da tüm detaylarıyla keşif sayfalarımızda. En yeni tekneler, denizcilik sohbetleri ve marin dünyadan son haberlerle birlikte Tanıl Tuncel, Süha Umar, Mehmet Bezdan, Bünyamin Sürmeli, İnanç Işıl Yıldırım ve Mehmet Acar ilginizi çekecek konularla bu sayıda da bizimle. Güzel bir Ağustos geçirmeniz dileğiyle, keyifli okumalar…