Yazar: MURAT ÖKSÜZ

  • Hızlı konforlu yarışçı 100 Feet’lik WALLYCENTO

    Hızlı konforlu yarışçı 100 Feet’lik WALLYCENTO

    Yaşamını yelkene adamış olan Luca Bassani, İtalyan’ın Ancona kentinde kurulu tersanesi Wally’de 100 feet’lik yarış filosunu oluşturuyor. Performansa yönelik tasarlanan Wallycento’nun ikinci gövdesi Magic Carpet3, suya indirildiği günden bu yana pek çok başarı elde etti. 50 ton ağırlığındaki tekne, “uçan halı” anlamına gelen ismine uygun bir performans sergiliyor.

    İtalyan tersane Wally, kendisi de 40 yılı aşkın bir süredir yelken dünyasının içinde olan Luca Bassani tarafından kurulan ve “denizciden denizciye” anlayışını benimseyen bir firma… Bassani, her ne kadar yelkene gönül vermişse de, tersanesinde hız tutkunlarına hitap eden spor tekneler ve günlük gezi teknelerinin üretimlerini de gerçekleştiriyor. Ancak şimdilerde hedefi yarış dünyasının en büyük performans yelkenlilerinden oluşan bir Wallycento filosu kurabilmek. Firmasını “Wally, performans, tasarım ve deniz tutkusunu ürettiği teknelere de yansıtıyor” diye anlatan Bassani, şimdiye kadar iki gövdenin suyla buluştuğu ve üçüncünün üretimde olduğu Wallycento teknelerini de şu şekilde tanımlıyor: “Maksimum hızı sunan ve bunu yaparken konforundan ödün vermeyen 30 metre üzeri bir sınıf oluşturduk. Bana göre Wallycento bu rüyanın gerçekleşmesini sağlayan ilk ve tek megayat… Magic Carpet3 ise bu konsepte tamamıyla uygun bir tasarım…” Devamı Haziran 2014 sayımızda…

  • FRANSIZ ESTETİĞİ Renault Latitude 1.5 dci edc

    FRANSIZ ESTETİĞİ Renault Latitude 1.5 dci edc

    D segmentindeki otomobillerin en önemli özelliği konfor, rahatlık, sessizlik ve detaylardır. Latitude’de hepsi mevcut…

    Tasarımıyla sınıfının ağırlığını en iyi şekilde taşıyan, Renault’nun üst sınıf sedanı Latitude ufak bir makyaj operasyonu geçirerek yeni bir yüze kavuştu. En önemlisi 1.5 dCi motordaki otomatik vites eksikliğini, çift kavramalı, 6 ileri oranlı EDC şanzımanla giderdi. İç mekânda geniş ve ferah bir yaşam alanı mevcut. Açık renkli döşemeleri bu etkiyi daha da artırıyor. Latitude’un içerisinde kullanılan malzemeler oldukça kaliteli. Orta konsolun en üstünde yer alan gömülü navigasyon sistemi vites kolunun hemen arkasındaki joystick ile kontrol ediliyor. Bu sisteme alıştıktan sonra aracı rahat bir şekilde eksiksiz olarak kontrol edebiliyorsunuz. Elektronik el freni gayet kullanışlı. Vites kolunun solundaki hız sabitleyici ve sınırlayıcı buton sürüş konforunu artırıyor. Arka koltuklara geçtiğinizde sınıfının en geniş diz ve omuz mesafesi ile karşılaşıyorsunuz. Yeni yüzlü Renault Latitude 1.5 dCi 110 HP EDC’nin motoru, maksimum gücü olan 110 HP’yi 4000 d/d’de, maksimum torku olan 240 Nm’yi ise 1750 d/d’den itibaren sürücüsünün hizmetine sunuyor. Fabrika verilerine göre 184 km/s maksimum hıza ulaşan otomobilin yakıt tüketimi ise şehir içinde 5.5 lt/100 km, şehirdışında 4.3 lt/100 km ve ortalamada 4.7 lt/100 km olarak açıklanıyor. Bizim 2 bin km’yi aşan test sürecinde şehir dışında elde ettiğimiz ortalama değer ise 5.2 lt oldu. Latitude’un 477 litrelik bagaj hacmi son derece yeterli.

  • 100. SAYI

    100. SAYI

    Dile kolay, tam 100 sayı, 100 ay, Yacht Türkiye’nin dümen suyunda kaldı! Bir dergi için -Türkiye’de- uzun sayılabilecek bir süre. Her şeyden önce her zaman arkamızda olan ve ülkenin en çok okunan yat dergisi olmamıza imkân tanıyan yayınevimiz Doğan Burda’ya teşekkür etmek istiyorum. Birçok yayın kuruluşu dergilerini tek tek kapatırken Doğan Burda, çeşitli periyotlarda yayımlanan 80’nin üzerinde dergisiyle, dergi yayıncılığının yüz akı olarak yoluna devam ediyor. 200’üncü, 300’üncü hatta 400’üncü sayısını yayımlayan dergileri barındırıyor bünyesinde… Umarım Yacht Türkiye onlar gibi uzun soluklu olur…

    “Denizler, tekneler ve gezginler hakkında her şey” sloganıyla yayın hayatına başladığımızdan bu yana sekiz sene, dört ay geçti. O günden bugüne Türkiye ne kadar değiştiyse, Türk yatçılığı onun üç, belki dört katı hızla değişti ve gelişti. O dönemin marina sayısı, denizlerde gezen tekne adedi, inşa edilen tekne miktarı, tekne satıcıları, charter filosu, yelken okulları, kulüpleri, yarışlar bugünle kıyaslanacak gibi bile değil.

    Ben, Yacht Türkiye mürettebatına 23’üncü ayında bir boat show sayısıyla katıldım. İlk “iş”lerimden biriyse fuar stantlarını tek tek gezip “50 bin liralık” tekneleri araştırmaktı. Sonuçta yerli üretim 12 tekneyi zor da olsa bir araya getirebilmiştik. Yabancı markalarsa o gün bir çırpıda sayılabilecek kadardı. Şimdi dünyada ne üretiliyorsa, neredeyse hepsinin Türkiye’de bir temsilcisi, her teknenin de artık bir alıcısı var…

    Tekne adedinin artması birçok yan sektörü de besledi. Yatçılık gelişti, gelişmeye de devam edecek. “Dünyanın teknesi”ni dergimize taşıyarak sizi hayal kurmaya teşvik edebildiysek, tekne sayısındaki artışta kendimize az da olsa bir pay çıkarabiliriz.

    Tüm bu gelişime paralel olarak “denizde beraber yaşamayı, denize ve birbirimize saygı duyma öğrenmeye” de başladık. Dergimizin birbirinden değerli ve donanımlı yazarları, yazılarıyla bu kültürün oluşmasında önemli bir rol oynuyor diye düşünüyorum. Hepsine buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Birinci sayıdan 100’üncü sayıya kadar emeği geçen herkese teşekkürler.

    Elbette teşekkürün büyüğü siz okurlarımıza… Bizi okumaya değer bulup ilk sayısından itibaren bir numaraya çıkardığınız için.

    Pruvanız neta, rüzgârınız kolayına olsun…

    Keyifli okumalar…

  • Sun Odyssey serisinin son üyesi

    Sun Odyssey serisinin son üyesi

    Fransız Jeanneau Yachts’ın yeni yelkenlisi Sun Odyssey 349, 25-28 Mart 2014’te Cannes’da düzenlenen seyir günlerinde boy gösterdi. Sun Odyssey serisinin en yeni modeli SO 349 bir Marc Lombard tasarımı. Performans, konfor ve güvenliğin bir araya getirildiği yat iki veya üç kamara seçeneği ile sunuluyor. 10,34 metre uzunluğa ve 3,44 metre genişliğe sahip yelkenlinin su hattı boyu 9,40 metre ve ağırlığı ise 5 bin 350 kilogram. 1,98 metrelik standart salması bulunan teknenin yelken alanı 55,30 metrekare… Yakıt kapasitesi 130, su kapasitesi de 206 litre olan tekne kolay sürüş özelliğiyle ön plana çıkıyor. www.topleisure.net