Yazar: MURAT ÖKSÜZ

  • Çok yiyen mi bilir, çok yediren mi?

    Çok yiyen mi bilir, çok yediren mi?

    Rüşvetten bahsetmiyoruz elbet. Bildiğin yemekten bahsediyoruz! Şefler mi bilir bu yemek denen zevkin iyisi ve kötüsünü, yoksa İngilizcede “foodie’ dediğimiz yemek âşıkları mı? Çıngar da hep bu yüzden çıkıyor zaten. 

    Dünya üzerinde herkesin ama herkesin istisnasız olarak yemekle ilgili bir fikri vardır. Çünkü, sonradan öğrenilen bir şey değildir yemek. Doğduğumuzdan beri yiyoruz. Vücudumuzun her gün minimum iki kez yaptığı bir eylem. O yüzden herkesin önüne gelen yemekle ilgili bir fikri vardır. Annemizin yaptığı yemeklerin tadı ile başlar, ki onlar unutulmazdır. Sonra “Güney İtalya’da Sarduiya Adası’nda yediğimiz bir ıstakozlu midyeli yemek vardı hani kuskus gibi bir şeyle yapmışlardı, neydi onun ismi?”, “Hah! Fregola! Fregola Sarda ai frutti di mare!” gibi diyaloglarla ve sonradan edinilen zevklerle devam eder yeme aşkı. Yani işin içine gelenek-görenek ve kültürler de karıştığında, seyreyleyin bilgi çılgınlığını! 

    Kendim dahil, şeflerin en sevmediği konulardan biridir yemek hakkında “aşırı” yorum yapanlar. Çünkü şefler, tavsiye verilmesi ile en iyi ben bilirimcilik arasındaki farkı çok iyi anlar, bilir, hissederler. Bir aşçı olarak hizmet ettiğin kişinin, şefini, kendi yeme-içme zevki ile ilgili bilgilendirmesi, yönlendirme yapması başka şeydir, “Bu öyle yapılmaz böyle yapılır” diye azarlaması veya emretmesi başka şey. Ne yazık ki çoğumuz, yönlendirme değil emretme tonlamaları ile karşılaşıyoruz. 

    ŞEF PİŞİRDİĞİ KADAR YEMELİ DE

    Peki hakikaten çok yiyen mi bilir, çok pişiren mi? Bu sorunun tek bir yanıtı yok. Ben çok yiyerek çok pişiren bilir demek istiyorum. Yani şef, yemek yaptığı kadar yemelidir de. Yiyerek ve pişirerek deneyimlemelidir. Yemek için yaşamak kavramı benim için yemek yemeyi sevmek ile pişirmeyi sevmenin kombinasyonunu başarılı şekilde gerçekleştiren şefleri ifade ediyor. İyi bir şef olmak demek, sana verilen görevi yerine getirmekten ibaret değildir. İyi bir şef, araştırmacıdır. Devamlı iyi ürün, yeni ürün, iyi yemek, farklı kültürlere ait yemekler ve yeni teknikler araştırmak zorundadır. Yoksa, her gün aynı yemeği yapan aşçı olarak kalırsınız! 

    Yat şefliğinin şefler için en büyük avantajı, seyahat ederek yemek yapmaktır. Bir yemeği yerinde yemek ile Youtube’dan videosunu seyretmek aynı şey olabilir mi? Sonradan hayatımıza giren moda yemekler var, örneğin Ceviche! Peru/Güney Amerika’dan çıkmadır ama son yıllarda dünyanın her yerinde moda oldu. Peki ceviche’yi Güney Amerika’da “yerinde” yeme şansına sahip olmak mı daha değerlidir, Türkiye’de bilmem ne kafede yapmayı deneyimlemek mi? İşte bir yat şefi olarak Ekvator kıyılarında ceviche yiyerek uygulamasını yapan şef, en iyi ceviche’yi yapacaktır. 

    EN İYİ KURS: “YERİNDE DENEYİMLER”

    Yat şefliği yaptığım yıllarda bu açıdan kendimi çok şanslı hissederdim. Pizzayı, ıstakozlu linguininin kralını, her türlü İtalyan mutfağını İtalya’da; Paella’yı, Gambas al ajillo’yu, İspanyol yemeklerini İspanya’da; Amerikan alışkanlıklarını Amerika’da; Karayip sıcak su ıstakozunu Karayipler’de deneyimledim. Böyle yüzlerce tarif sayabilirim. 

    Gençlik yıllarımda İtalya’da aşçılık okurken ya da ilk kez yatlarda çalıştığım yıllarda, en iyi kursu bu yeme-pişirme deneyimlerimden aldım diyebilirim. İtalya’nın en iyi aşçılık okulunda oku, Michelin yıldızlı restoranlarda dirsek çürüt, onca süslü tabak yap, yine de en iyi kursu lokal yerlerdeki deneyimlerden edindim de! Evet yaptığım tam olarak buydu. Bir kıyıya yanaşırdık örneğin. Tekne küçüktü, vaktimiz çoktu, yat sahipleri gelene dek birkaç gün boşluğumuz olurdu. Bölgede gözüme kestirdiğim bir restorana giderdim. Bu restoran bazen ortalamanın üzerinde şık bir restoran da olabilirdi, bazen yerel lezzetler uygulayan basit bir lokanta. Yüzüme yapıştırdığım kocaman bir gülümseme ile restoranın mutfağına girer, ‘sizinle bir iki gün bedavaya çalışabilir miyim’ derdim. Reddeden az olurdu. Böyle böyle lokal yemekleri onlar gibi pişirmeyi öğrenmiştim. 

    Peki bunca “yerinde” deneyime rağmen, dünyanın her yerinde her kültür, her ekonomik seviyede müşteriye yemek yapmış ve beğendirmiş biri olarak hâlâ “İtalyanlar makarna suyuna zeytinyağı koyarlar, sen bilmiyorsun” diyen çıkıyor mu? Çıkmaz mı! Hele ki Türkiye gibi herkesin her şeyi bildiğini zannettiği, sokakta adres sorsan “bilmiyorum” diyenin çıkmadığı ve ısrarla ilerdeki marketin yanından sağa, sonra ikinci sola dön, kardeşler marketin yanı! diye tarif etmeye çalıştığı bir ülkede yemek konusunda ahkâm kesmek meslek haline gelmiştir! 

    HERKES BİR “MASTERCHEF”

    Herkes bir “Masterchef,” herkesin eli çok lezzetli, herkes öğleden sonra kadın programlarına birbirinin irmikli muhallebisini eleştiriyor! Bir de bunun elit kesim versiyonu var ki, bu da yatlarda sıkça yaşanan bir durum. Ya yat sahibi ya konuklardan biri, eğitimli, yetenekli, tecrübeli diye işe aldığı şefine makarna sosu yapmayı öğretir! Zaten o şefi, “şef” olduğu için almamış mıydık? Yani aşçılık eğitimi, yıllara yayılan tecrübesi, kişisel yeteneğini kanıtlayan görüşmeler sonrası işe almadık mı? Evet… Ama benim yaptığım gibi yapamaz! Eğer şef az tecrübeli ise bazı yemekleri göstermeyi ya da şefe kendi beğenilerini göstermeyi anlarım hatta doğru buluyorum ama “sen anlamazsın”cılık çok ilginç. 

    Şef profesyonel menüler hazırlamış olmasına rağmen “Deniz mahsüllü makarna kremasız asla yapılmaz”’ diye ısrar eden mi dersin, “Burada Asya usulü yeşil salata yazıyor, bunun içinde havucun ne işi var” diye şef azarlayan mı dersin, Balsamik incisi dediğimiz ağızda patlayarak balsamik akmasını sağlayan inci şeklindeki topları salatanın üzerinde görüp, kibarca bu nedir diye sormayıp, “Ben salatamda havyar istemiyorum. Ne biçim şefsin!’ diye hakaret eden mi dersin….

    En sevdiğim ise, glütensiz yemekler istiyorum deyip crew için pişen keke el koyan yat sahibi. 

    Ya da unsuz, şekersiz, yağsız, çikolatalı kek! Neyse ki onun reçetesi var. Acısız penne arabbiata, içinde ançüez, sarımsak ve yumurta olmayan sezar salata sosu, vejetaryen fillet mignon isteyen, çok pişmiş et tartar ya da tam tersi tavuk ceviche isteyen, diary free peynir tabağı isteyen, yumurtasız omlet isteyen… (Aslında yumurta akından yapılan beyaz omleti söylemeye çalışıyor ama yumurtasız diyor.) Penne makarnaya alerjisi var diye fettucine makarna isteyen, marul fazla kütür kütür diye geri gönderen, karides kokteyli soğuk diye geri gönderenleri saymıyorum bile. 

    Karamelize olarak dışı kıtırlaşmış bir Asya usulü tavuk kanadını görünce, daha yemeden fotoğrafını çekip “gönderdiğiniz şef tavuğu yakmış” diye bana gönderen yat sahibine nasıl cevap vermeliyim? Tabii ki “Hayır, o tavuk yanık değil, karamelize olmuş” diyerek karşı tarafın gururunu kırmamak, bilgisizliğini yüzüne vurmamak için hakikaten anlamamış numarasına yatarak şef ile müşteriyi konuşturmaya ve psikolog gibi her ikisinin de gazını almanın bana düşmesine ne dersiniz? 

    Liste böyle uzayıp gidiyor. Kısaca, herkesin ama herkesin yemek hakkında bir fikri var ve bunu durdurmak sanırım mümkün değil. Herkese lezzetli yat sezonları.☸

    CEREN NEMUTLU

    “Geçen yaz çalıştığım yatı Brezilyalı bir aile kiraladı. Damak zevklerinden yola çıkarak Türk yemekleri denemek isterler mi diye sordum. Heyecanlandılar ve kabul ettiler. Onlara güzel kebap çeşitleri, mezeler, salatalar yaptım. Ertesi gün yine aynısını yemek istediler. Onların yemek yerken yaşadıkları keyif benim mutluluğum oldu. Charter sonunda bana Brezilya’da bir ay private chef olarak iş teklif ettiler. İki sene önce de yine çalıştığım bir charter teknesinde Netflix için film çekildi. Hollywood yıldızları ile beraber olmak, onlara yemek yapmak ve bana gülümseyerek teşekkür etmeleri yine unutamayacağım bir anım. Artık monoton bir hayatım olduğunu düşünmüyorum. İnsanın yaşamından memnun olması, dolu dolu yaşadığını hissetmesi çok tatmin edici.” 

    ÖZGE EROĞLU

    “Hani hep duymuşsunuzdur et az pişmiş mi yenmeli çok pişmiş mi diye. Ben yanık sevenini bile gördüm! Başta konuğun beni denediğini düşündüm ve doğal olarak tam pişmiş pirzolasını ona sundum ve ‘hayır bu olmamış, yeterince yanmamış’ tepkisini aldım. Neymiş, asistanı bana nasıl sevdiğini öğretsinmiş. Evet, tahmin ettiğiniz gibi asistan peşimden mutfağa geldi ve bana et nasıl yakılır onu öğretti. Bunu sanırım üzerinden yıllar geçse de unutmayacağım. O gün neyi kabul ettim biliyor musunuz? Şimdiye kadar akademi, otel ve restoranlarda öğrendiğini unut gitsin. Private chef olmak demek senden ne isteniyorsa onu sunmak demektir. İnanın bazen gizli bir kamera var kesinlikle şaka yapılıyor olmalı dediğiniz anlar olacak ama işimizi harika manzaralar eşliğinde yapıyoruz ve çoğu zaman ister devasa yatların içinde ister evinde ailen ya da arkadaşlarınla ol, illa ki birilerinin bir yorumu olacaktır buna şaşırmayın.” 

  • Mayıs 2023

    Mayıs 2023

    30 NİSAN-4 MAYIS

    MEDITERRANEAN YACHT SHOW

    Çeşitli ülkelerden charter firmalarını, mürettebatları ve ticari yatları buluşturan etkinlik Nafplion’da…

    www.mediterraneanyachtshow.gr

    5 MAYIS

    MIYC TRIO CUP III. AYAK

    Marmaris’teki yarışta her katılımcı ekip üç kişiyle sınırlandırılıyor.

    www.miyc.org

    5-7 MAYIS

    BAYK KIŞ TROFESİ VII. AYAK

    Bodrum koy içindeki trofenin son ayağına katılması beklenen tekne sayısı 28.

    www.bayk.org

    5-9 MAYIS

    4. TYBA YACHT CHARTER SHOW

    Ticari yat profesyonelleri için D-Marin Göcek’te gerçekleştirilen etkinlikteki en büyük yat, 64 metrelik yelkenli Running on Waves olacak.

    www.tybachartershow.com

    6-7 MAYIS

    MIYC KIŞ TROFESİ VI. AYAK

    Yabancı yatçıların da ilgisini çeken ve Netsel Marina ev sahipliğinde düzenlenen trofenin son ayağı koşuluyor.

    www.miyc.org

    6-7 MAYIS

    11. BAU BOSPHORUS SAILING CUP 

    İlk gün İstanbul Boğaz’ını renklendirecek trofenin geleneksel döner kupası VELA, ikinci gün Kalamış’taki yarışlar sonunda sahibini bulacak.

    www.bauisc.org

    6-12 MAYIS

    MIYC LORYMA CUP

    Marmaris-Palamutbükü-Körmen-Datça- Marmaris rotalı yarışın menzili 159 deniz mili…

    www.lorymacup.com

    15-19 MAYIS

    23. GÖCEK İLKBAHAR YARIŞ HAFTASI & ŞARIK TARA GENÇLİK VE SPOR KUPASI

    Göcek Yat Kulübü’nin organize ettiği yarışlar D-Marin Göcek iş birliğinde gerçekleştiriliyor.

    www.gocekyachtclub.org

    19-20 MAYIS

    WORLD SUPERYACHT AWARDS

    Geçen seneki gibi yine AKYACHT iş birliğinde düzenlenecek tören bu kez İstanbul’da…

    www.boatinternational.com

    20-21 MAYIS

    EAYK KIŞ TROFESİ VI. AYAK

    Çeşme Marina ev sahipliğinde düzenlenen trofenin son ayağına 40’a yakın teknenin katılması bekleniyor.

    www.eayk.org

    20-24 MAYIS

    BAYK DRAGON TÜRKİYE AÇIK ŞAMPİYONASI

    Organizayon bu yıl Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı 24 Mayıs-3 Haziran’daki Dragon Dünya Şampiyonası’na hazırlık niteliğinde…

    www.dragonworlds2023.com

    21 MAYIS

    39. DENİZ HARP OKULU 250. YIL KURULUŞ KUPASI

    İstanbul Yelken Kulübü ve Deniz Harp Okulu’nun birlikte düzenlediği yarış Tuzla Körfezi’nde…

    www.istanbulyelken.org.tr

  • Yacht Türkiye Mayıs 2023 – 207

    Yacht Türkiye Mayıs 2023 – 207

    22 TAKVİM

    Fuarlar, yarışlar, organizasyonlar ve her türlü denizcilik etkinliği…

    24 ALESTA

    Sirena Yachts, Numarine, Mazu Yachts, Turquoise Yachts, Minoa Yachts, Skilso Yachts, Volant Yacht, Royal Huisman, Nerea Yacht, Kavi Yacht, Nuvolari Lenard, TYBA, D-Marin, Mercury Marine, Rahmi M. Koç Müzesi, Yalıkavak Marina…

    34 ÇARŞI

    En yeni tekne ekipmanları, sezon modası, dekorasyon önerileri…

    38 YACHT DECO

    İç ve dış mekân tasarım trendleri, tekstil, mobilya, marin aksesuarlar…

    56 KAPAK 

    Konforlu ve karizmatik Absolute 56 Fly…

    64 YENİ 

    Doğu Akdeniz’in köklü tersanelerinden Ege Yat ile ödüllü tasarımcı Rıza Tansu’nun iş birliği…

    68 MEGAYAT 

    Tankoa Yachts’ın 50 metrelik hibrit ve zarif M/Y Kinda’sı…

    80 YACHT INTERIORS

    İnanç Işıl Yıldırım, yatlarda mürettebat alanlarını yazdı…

    82 SEKTÖR 

    Bayrak tescil işlemleri de yapan Xone Superyacht Group’un yeni projeleri ve faaliyetleri…

    86 KILAVUZ

    Tekne tatili için yat kiralama firmalarından kampanyalar ve rota önerileri…

    100 SEYAHAT

    Yatçı dostu ülke Montenegro’da büyüleyici Boka Bay…

    108 DENİZİN ÇAĞRISI

    Tanıl Tuncel, Kelebek’le Gökova’ya dönüş seyrini anlattı…

    116 DENİZ KÜLTÜRÜ

    Alper Günoral’ın kaleminden “seyir planlaması”…

    120 TRANSFER

    Tecrübeli ekibiyle tekne transferleri gerçekleştiren İdalinsailing…

    124 YACHT CHEFS

    Deniz Kurt Görsev, son dönem çekilmiş gastronomi ile ilgili öne çıkan filmleri inceledi…

    126 KİTAP

    Talat Kırış’ın ikinci kitabı “Uzak Deniz Küçük Yağmur”, yeni çıkanlar, çok okunanlar…

    128 GÜNDEM

    Deniz Güler, geçen ay teslim edilen amfibi hücum gemisi TCG Anadolu’yu değerlendirdi…

    132 MAVİ VATAN

    Cem Gürdeniz, bir meslek olarak “gemi komutanlığı”nı yazdı…

    136 DERİN MAVİ

    Mehmet Bezdan, dünya denizcilik tarihinde yer alan ilk uçak gemisi örneklerini araştırdı…

    138 FIRTINA KUŞU

    Süha Umar, bir kitabı referans alarak haritalarda İzmir’i inceledi…

    142 HAVANIN KOKUSU

    Bünyamin Sürmeli’nin kaleminden, iklim değişimin ormanlara etkileri…

    144 TRAMOLA

    The Ocean Race, Dragon Dünya Şampiyonası, Beneteau Seascape Edition Challengers, Arkas Çeşme Yelken Spor Kulübü, Fatih Baş’ın kaleminden Bayk Kış Trofesi’nde yaşanan kaza, Alper Günoral’ın kaleminden Global Solo Challenge…

    154 OTOMOBİL

    BMW 220i Active Tourer MHEV, DS4 II BlueHDI, CUPRA Formentor…

  • Tekne tatili sezonu açılıyor

    Tekne tatili sezonu açılıyor

    Mavi Yolculuk günleri başlıyor. Bu keyfe sayılı günler kala yat kiralama firmalarının kapısını çaldık; filolarındaki tekneleri, haftalık ücretlerini, kampanyalarını, indirimlerini ve rota önerilerini öğrendik. Eşsiz koylarımızda mavi tatili yaşamak isteyenlerin hazırladığımız dosyaya mutlaka göz atmalarını ve tekneler dolmadan bir an önce planlarını yapmalarını öneririm…

    Yazarlarımız da mavi rotaları kaleme aldı. Tanıl Tuncel teknesi Kelebek’i Sığacık’tan Gökova’ya taşıdı ve yeni “mahallesi” Gökova Ören Marina’yı anlattı. Alper Günoral rehber niteliğinde bir yazı hazırladı ve seyir öncesi, esnası ve sonrasında yapılması gerekenleri sıraladı. Balkanlar’ın Adriyatik’teki şirin ülkesi Montenegro da büyüleyici körfezi Boka Bay’in kartpostallık fotoğraflarıyla sayfalarımızda… 

    En yeni tekneler ve yatçılık dünyasından güncel haberlerle hazırladığımız Mayıs sayımızın kapağında ise İtalyan Absolute Yachts’ın en son modellerinden 56 Fly var. Megayat sayfalarımızın konuğu da bir başka İtalyan tersane Tankoa’nın Francesco Paszkowski imzalı 50 metrelik hibrit yatı Kinda. Bodrumlu Ege Yat ile ünlü Türk tasarımcı Rıza Tansu’nun iş birliğini, yatçılık üzerine birçok hizmet veren Xone Superyacht Group’un Yönetim Kurulu Başkanı Levent Baktır’ın bayrak tescili röportajı ve tekne transferi alanında çalışkan bir ekip olan İdalinsailing’in kurucusu Fatih İştutan söyleşisi içerideki konulardan bazıları… 

    Sezon öncesi teknesini hazırlayanlar için de özel bir bölümümüz var bu ay. İç ve dış mekân tasarım trendleri, tekstil, mobilya ve marin aksesuarlarla hazırladığımız “Yacht Deco” sayfaları teknelerinizi renklendirecek önerilerle dolu… 

    Güzel bir sezon geçirmeniz dileğiyle, iyi tatiller, keyifli okumalar…