Etiket: Motoryat

  • Aegean Explorer M26 Lüks kâşif uzun seyirlere hazır

    Aegean Explorer M26 Lüks kâşif uzun seyirlere hazır

    46 yıllık geçmişiyle Türk yatçılık pazarının köklü üreticilerden biri olan Ege Yat, geçen yıl inşasına başladığı Aegean Explorer serisinden M26’yı sahibine teslim etti. Gövde tasarımıyla dikkat çeken motoryat, boyuna meydan okuyan lüks özellikler taşıyor.

    Yazı AYÇA GÜÇLÜTEN Fotoğraflar EGE YAT ARŞİV

    1976 yılından beri custom tekneler üreten, tasarımları ve projeleriyle uluslararası düzeyde birçok ödüle layık görülen Ege Yat’ın yeni motoryatı Aegean Exlorer M26, firmanın Ören’deki tersanesinde 18 ayda imal edildi. M26’yı benzerlerinden ayıran en önemli özelliklerinden biri, 187 grostonluk hacmi.

    İKİNCİ GÖVDE ÜRETİMDE

    İki adet 650 beygir MAN D2676LE425 ana motora ve iki adet 35 kW EFKOZD jeneratöre sahip motoryatın maksimum hızı 12,5 knot olarak kaydedilmiş. Ekonomik seyirde ise teknenin menzili 3 bin 500 deniz milini bulduğu belirtiliyor. Yakıt ve su tanklarının yüksek kapasiteleri, aralıksız uzun seyirleri mümkün kılıyor. Ön tarafta bulunan Opacmare bot vinci yüksek denizlerde botun teknenin önüne alınmasını sağlayacak kapasitede. Alternatif olarak jetskiler de burada konumlandırılabilir. Kıçta bulunan hidrolik platform botun son derece pratik bir şekilde teknenin üzerinde alınmasını ve indirilmesini sağlıyor. Webasto merkezi klima sistemi, Side Power hidrolik baş pervane, 350 lt/ saat kapasiteli Zero Salt su yapıcı, Intellian uydu gibi birçok ek donanımı bulunan Aegean Exlorer M26’nın tüm navigasyon elektroniğinde Simrad tercih edilmiş. Yatta 70 beygir Suzuki dıştan takma motor ve Capelli marka 4.50 m fiber tabanlı şişme servis botu da mevcut.

    Güçlü ve net çizgilere sahip Aegean Explorer M26’nın ikinci gövdesinin Ören’deki tersanede imalatı devam ediyor. Çelik gövdesi tamamlanan motoryatın 2023’te suya indirilmesi planlanıyor. Tersanede ayrıca 37m Rıza Tansu tasarımı bir motoryat, 39m bir yelkenli ve 66m bir süperyat inşası sürdürülüyor. Devamı Kasım 2022 sayımızda…

  • Denizlerin yeni SUV’u SAMBA 11

    Denizlerin yeni SUV’u SAMBA 11

    Günübirlik gezilere, hafta sonu ve kısa süreli konaklamalara, balık tutma ve su sporlarına uygun bir tasarımla hayata geçirilen Samba11 tender olarak kullanılabileceği gibi kendisi de başlı başına eğlenceli ve modern bir sürat teknesi. Vakum teknolojisi ile kompozitten üretilen, bakımı kolay ve kullanımı pratik bu “maceracı”, Avrupalı muadillerine rakip olmayı hedefliyor.

    Yazı EYÜP ÖZEL, Fotoğraflar KEREM SANLIMAN (MAG MARIN ARŞİVİ)

    Geçen sene ekim ayında Tuzla Boat Show’da sergilendiğinde inceleyip beğendiğiniz Samba11 ile nihayet geçen ay denize açıldık. Samba Powerboats markasını yaratan Mag Marin Composite Yachts’ın kurucusu ve genel müdürü Serhad Çiftçi ve dergimizin “Dalgalı Sohbetler” yazarı Emir Kunt ile birlikte İstanbul Boğaz’ı ve Adalar’da seyre çıktık. Hem tekneyi test ettik, hem de Samba modellerine gelen yenilikleri öğrendik. Mag Marin, 2008’de başladığı; 7,70, 8 ve 20 metre olarak üç farklı modelde inşa ettiği ve üç kıtada birçok yarış kazanan kompozit yelkenli yarış tekneleri üretimine geçen sene Samba sürat teknelerini eklemişti. Son dönemde büyük talep gören günlük, hızlı, kolay kontrol edilebilen sürat teknesi pazarına 11,20 metrelik Samba11 ile adım atan Mag Marin, üretimini Tuzla’daki tesislerinde vakum-kompozit, epoksi-eglass tekniğiyle yapıyor. Tersane, yarış teknelerinden edindiği deneyimi Samba’ya da taşımış ve ortaya hafif ama performansı yüksek, sağlam bir gövde çıkarmış. Yüksek adetli seri üretim yapan rakiplerinden farklı olarak vakum teknolojisi ve kompozit üretimi tercih etmesi pahalı hammadde, sarf malzemesi ve daha uzun süren bir inşa süreci anlamına geliyor. Ancak tersanenin amacı da zaten yüksek adetlerde üretim yerine, farklı kişiselleştirme seçenekleri ve opsiyonlarla; sağlam, güvenilir ve fiyat kalite dengesinde yabancı markalarla rekabet edebilecek tekneler ortaya çıkarmak. İlk tekne olan Samba11 ile de bu kanıtlanmış. Devamı Temmuz 2022 sayımızda.

  • ARCADIA SHERPA 80 XL Denizi hissetmenin çevre dostu ve lüks yolu

    ARCADIA SHERPA 80 XL Denizi hissetmenin çevre dostu ve lüks yolu

    İtalyan Arcadia Yachts’ın “cep megayatı” konseptini yenilikçi bir yaklaşımla geliştirerek tasarladığı Sherpa 80 XL, çağdaş ve şık karakteriyle öne çıkıyor. İlk olarak 2016’da lanse edilen Sherpa serisinin son üyesi olan yat, daha büyük yatların standartlarını üst düzey konfor vaadiyle yakalıyor. 

    Yazı AYÇA GÜÇLÜTEN Fotoğraflar ARCADIA YACHTS ARŞİVİ

    Napoli, İtalya merkezli Arcadia Yachts 2008’de “ekolojik bir hayal”den yola çıkarak kuruldu. “Arcadia”, pastoralizm ve doğa ile uyum vizyonuna atıfta bulunan Yunan kökenli bir kavram. Latincede “pastoral ütopya” anlamına geliyor. Anlaşıldığı üzere, şiirsel ve mitolojik bir boyutu da var. İtalyan üreticinin modelleri de bu vizyonla uyumlu özellikler taşıyor. 

    24,61 metre boyundaki semi planning gövdeli Sherpa 80 XL, toplam 221 metrekarelik iç ve dış yaşam alanlarıyla adından söz ettiriyor. Uzun seyirler, partiler ya da aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek isteyen yatçılar için tasarlanan yat, 2019 yılında World Yacht Trophies’de “Best Innovation (En İyi İnovasyon) 64-80’” kategorisinin kazananı olmuştu. Deneyimli yatçılar için 18-35 metre arasında lüks yatlar üreten İtalyan tersane, bu modeli için “denizi hissetmenin yeni yolu” ve “teknede Rönesans” ifadelerini kullanıyor. İtalyan üreticinin yola çıkış noktasından söz etmiştik. Güneş panelleriyle donatılan Arcadia Sherpa 80 XL’in temiz enerji ürettiğini de vurgulamakta fayda var. Yat, havalandırma sistemleri hariç, konaklama için gerekli enerjiyi güneşten elde edebiliyor. Sherpa 80 XL, “Tropical” ve Mediterrranean” olmak üzere iki farklı versiyonla sunuluyor. Devamı Ocak 2022 sayımızda.

     

  • Riva’dan teknolojik spor fly

    Riva’dan teknolojik spor fly

    İtalyan Riva’nın Sarnico’daki tesisinin amiral gemisi olan 66’ Ribelle’in özel mavi safir rengindeki gövdesinin aerodinamik profili, üst yapı üzerinde büyük cam pencerelere sahip. Dış hatlar, hem tersanenin tarihine hem de köklü Riva geleneğine saygı duruşunda bulunan maun ve parlatılmış paslanmaz çeliğe yeni stil unsurlarının eklenmesiyle 76’ Perseo’dan ilham alıyor. Dikkate değer unsurlar arasında arka kanatlar, paslanmaz çelik alan üzeri maun kaplama ile donatılmış garaj kapısı ile hemen üzerindeki yaşam hattı yer alıyor. Platformun havuzluğa kadar devam ederek tek bir sürekli hat oluşturması ve teknenin yan yürüme yollarına bağlanması, Riva 66’ Ribelle’in yenilikçi stil detayı. Teknenin iskele tarafındaki havuzluk basamakları yüzme platformunu hareket ettirirken kısmen su altında kalıyor. Bu da gövdeye yerleşik diğer basamakları ortaya çıkarıyor; böylelikle tekneye inerken ve binerken son derece pratik tek bir merdiven oluşuyor. Garaj, bir 345’lik botu ve bir Seabob’u taşıyabiliyor. Kokpitten tik ve çelik bir merdivenle erişilebilen spor flybridge alanının arka tarafında geniş bir güneşlenme yatağı bulunuyor. Ana güverteden erişilebilen kaptan kabini, güneşlenme yatağının altında yer alıyor; tek kişilik yatak ve banyo içeriyor. Ana güverte, 2.05 m yüksekliği ve bol miktarda doğal ışık alan devasa gövde camları ile dikkat çekiyor. Sancak tarafında, opak maun renginde yemek masasına dönüşebilen bir kahve masası ile büyük bir L şeklinde oturma grubu var. Oturma grubu yanında bir saklama dolabı, iskele tarafın tamamı boyunca da içerisinde asansörlü televizyon sistemini barındıran büyük bir dolap yer alıyor. Kumanda istasyonu karbon düğmelere ve parlak paslanmaz çelikten özel bir çerçeveye sahip; yenilikçi MAN-Boening geniş motor paneli dahil olmak üzere dokunmatik ekranlara sahip kontrol, izleme ve navigasyon sistemleri ile donatılmış. Alt güvertenin standart yerleşiminde master kabin ve 2 misafir kabiniyle toplam üç kabin bulunuyor. Tekne ortasında konumlandırılan master kabinin yüksekliği 2,05 metre. Bu kabin, ayrı bir banyoya ve üç adet yerden tavana gardıroba sahip. Riva 66’ Ribelle, her biri 1.550 beygir çift MAN V drive motorla  güçlendirildi. Tekne, en çok 37 knot hıza ve 33 knot seyir hızına ulaşabiliyor. www.remmarin.com