Etiket: Tekne

  • Yeni yıl için TEKNE SATIN ALMA REHBERİ

    Yeni yıl için TEKNE SATIN ALMA REHBERİ

    Yeni yılın ilk yazısından herkese merhaba! Eğer 2024 dilekleriniz arasında sevdiklerinizle birlikte daha fazla denizde olma hedefiniz varsa bu yazı tam da sizin için. Masmavi suların tadını doyasıya çıkarmak, dalgalara karışıp seyahat etmek, gönlü nereye isterse oraya yelken açmak isteyenler için tekne satın alma rehberi ile geldim! Fotoğraflar Miray Süleymanoğlu Öncü ARŞİVİ

    Hem iki kişi olarak tek gövdeli bir yelkenlide hem de çocukla çift gövdeli bir katamaranda yaşamış biri olarak, farklı koşulların tekne alımındaki önemini görme şansım oldu. Bu yazımda çocukla aylardır teknede biriktirdiğim taze deneyimleri sizlerle paylaşmaya karar verdim. Tekne satın alma konusunda kararsızsanız, çocuğunuzun rahat edebileceği bir tekne nasıl seçilir merak ediyorsanız yazının devamına geçin!

    Bugün benim için teknede ve evde yaşamak birbiriyle iç içe geçmiş iki kavram. Evdeki düzeni tekneye taşımak düşünüldüğü gibi uçurum farka sahip değil. Tabii bugün nasıl ihtiyaçlarımıza, ailemize ya da hayat standartlarımıza göre ev seçimi yapıyorsak, tekne alımında da aynı adımları takip etmek gerekiyor. 

    Eğer siz de benim gibi çocuğunuza oyun parkı olarak keşfedilmemiş koyları, boyama kitabı olarak Ege’nin doğal renklerini hediye etmek istiyorsanız ayağınızı karadan kesmenin zamanı geldi demektir.

    Teknede yaşamanın, aile ve çocuk üzerinde fiziksel ve ruhsal açıdan olumlu etkileri saymakla bitmiyor. Bunları ayrı bir yazıda sizinle paylaşacağım. Ama siz zaten bu fikri benimsemiş, deniz üzerinde ufak testleri ve denemeleri yapmışsanız artık o adımı atmaya hazırsınız! O zaman hadi birlikte tekne alımı için detayları gözden geçirelim.

    NE TÜR BİR TEKNE ALMALIYIZ?

    Tekne satın almaya karar verdikten sonra cevaplamanız gereken ilk soru: Yaşam tarzım ne? 

    Senede dört beş haftalık tatillere mi gideceğim? Evde yaşayıp hafta sonları ufak kaçamaklar mı yapacağım? Seyirde olmak mı yoksa koylarda olabildiğince yüzen yazlık tadında durmak mı daha cazip geliyor? Bu ve bunun gibi birçok soruya yanıt verdikten sonra, satın alma-kiralama ikilemi bir netlik kazanmaya başlıyor. 

    Birçok model arasından seçim yapmaya çalıştığınızda bu sefer başka bir ikilem karşınıza çıkıyor: Yelkenli mi motoryat mı? Tekne seçiminde eğer çevreden ya da araştırmalarınızdan dolayı kendinizi yakın bulduğunuz bir model varsa bu aşamada uzun süre takılı kalmıyorsunuz. Fakat kararsızsanız, önerim yine alışkanlıklarınızı ve yaşam tarzınızı düşünmeniz. Çünkü artık alan kullanımı ve konfor açısından yelkenli ve motoryatlar birbirine çok yaklaştığı için aileler ikisini de tercih edilebilir hale geldi. Bu yüzden çocuğunuz ve aile üyelerinin seyir içindeki tutumunu düşünmenizi tavsiye ederim. Ailece varış noktasından ziyade seyir anının kıymetli olduğunu düşünüyorsanız ve çocuğunuz deniz üzerinde rüzgârla, denizle iç içe seyahat etme noktasında iyi hissediyorsa yelkenli tekneleri değerlendirebilirsiniz. Böylece çocuğunuz ve deniz bütünleşip, rüzgâra ve yola kendini bırakarak keyifli rotalar çizebilir. Ailece daha hızlı seyirler planlamayı seviyorsanız motoryatları düşünebilirsiniz. Özellikle hafta sonları, amacınız kısıtlı zaman içerisinde bir koya gitmekse; hızlı, pratik, ufak veya büyük motorlu tekneler, motoryatlar daha mantıklı. 

    Ailece seyir süresince aktif olmayı seviyorsanız yelkenliler sizin için daha ideal. Yelkenlide tekneyi kullanan bir kaptan bile olsa fiziksel olarak yine de çok aktif oluyorsunuz. Çünkü birçok yelken, halat ile içli dışlı olmak ve seyir durumuna hükmetmek durumunda kalıyorsunuz. Motoryat kullanım açısından daha pasif, rahatlık açısından pek memnun kalabileceğiniz bir tekne. Eğer bir kaptan varsa siz arkanıza yaslanıp çocuğunuzla kitap okuyarak seyri tamamlayabiliyorsunuz. Özetle çok daha az eforla bu tekneleri kullanma şansınız var. 

    Bizim tercihimiz motoryat rahatlığını yelken hissiyle birleştirdiğimiz bir katamarandan yana oldu. Size de bu seçimde tavsiyem denizle olan bağınıza kulak vermeniz.

    İKİNCİ EL Mİ SIFIR MI?

    Gelelim kendimize uygun bir tekne seçtikten sonra bunu sıfır mı yoksa ikinci el mi tercih edeceğimize. İki ayrı seçimin de kendine göre avantajları var. Eğer ailece kişisel tercihleriniz varsa ve çocuklarınızın ihtiyaçlarına göre ikinci el bir tekne bulamadıysanız sıfır tekne alımı sizler için daha uygun bir seçenek. Sıfır teknelerin belirli bir garanti süresi olması d,a seyir halinde bir aksilik yaşamanız halinde, daha hızlı ve kolay çözümler için tercih edilebilir. 

    İkinci el tekne pazarı da kendine göre avantajlara sahip. Denenmiş, önceki sahiplerinin sorunsuz kullandığı bir tekneye bütçe olarak daha avantajlı şekilde ulaşabiliyorsunuz. Hele ki sizin gibi maceracı bir aileye denk gelirseniz bu süreç çok keyifli hale gelebilir. İstikrarlı bir araştırmayla aileniz için uygun olan o tekneye rastlarsanız uzun bekleme ya da hazırlık süreçlerine girmeden hemen seyre bile çıkabilirsiniz. 

    Sıfır tekne almayı düşünüyorsanız en doğru zamanlar sonbahar ve kış ayları. Fuar organizasyonları tüm dünyada bu aylarda düzenleniyor. Böylelikle siz potansiyel alıcılar rekabetteki tekneleri görüp karşılaştırarak satın alabiliyorsunuz. Bahar aylarında da hazırlık ve işlemler tamamlanıyor ve sezona yetişiyorsunuz. Ocakta Düsseldorf’ta, şubatta da İstanbul’da boat show’lar var. Göz atmanızı tavsiye ederim.

    İkinci el piyasası genelde bahar aylarında ya da yaz başlarında hareketli oluyor. Bunun en büyük nedeni ikinci el bir tekne aldığınızda bekleme süresi olmadığı için sezonda karar verip fazla zaman geçmeden denize açılabiliyorsunuz. Tabii rekabetin daha az olmasını istiyorsanız ikinci el tekne bakarken de sezonu beklemeyip kış aylarında araştırmaya başlamanız sizin için avantajlı olur. Bu yüzden her iki tekne için de benim tavsiyem sonbahar-kış ayları.

    Sene boyunca denizde çok vakit geçirmiyorsanız, kiralama da elbette çok güzel bir opsiyon. Sıfır tekne almanın, hele ki tekneniz Fransa’dan geliyorsa, çok güzel bir deneyim olacağını unutmayın. Gidip, teknenizi alıp, tüm Güney Avrupa ve Yunanistan’ı gezerek gelebilirsiniz.

    ÇOCUĞUN GÜVENLİĞİ

    Geldik teknemizi çocuk için uygun bir hale getirmeye. Diğer bir söylemle; güvenlik konusunda sıkı önlemler almaya. Aile üyelerinizin yaş grubuna göre alacağınız güvenlik tedbirleri değişiyor. O yüzden ayrı ayrı değerlendirmenin daha doğru olduğunu düşünüyorum.

    0-2 yaş arası çocuğunuz varsa: Dış dünyayı merak etmeye ve keşfetmeye başlamış bu yaş grubu hareketli olduğu için teknenin çevresine emniyet fileleri takmanız içinizin rahat etmesi açısından çok faydalı olacak. Kapı, dolap ve pencerelerde emniyet kilitleme sistemleri kullanarak çocuğun bu erişimini kontrol altında tutup güvenli hale getirebilirsiniz. Söz konusu denizin ortasında bir yaşama alanı oluşturmak olunca tabii ki asla atlamamamız gereken birincil ihtiyaç; can yelekleri. Hareketli seyir zamanlarında güvenliğiniz için ailece can yeleği kullanmayı unutmayın. Bu ihtiyaç hangi yaş grubuna dahil çocuğunuz olursa olsun hep listenizde olmalı. Evde de sıklıkla kullandığım ve tekneye de aldığım ilk şeylerden; köşe koruyucuları ebeveynlere bir diğer tavsiyem. Sivri kenarlı mobilyalar ve eşyalar için köşeleri güvenli hale getirmek önemli. Yoksa bir gözünüz sürekli tedirgin bir şekilde çocuğunuzun üzerinde olabiliyor. 

    3-6 yaş arası çocuğunuz varsa: Teknede oradan oraya koşacak, kendine bir oyun parkı arayacak çocuklar için güvenli alanlar oluşturmamız gerekiyor. Teknenin içinde veya güvertesinde çocuğunuzun dikkatini çekecek ve kendini rahat hissedeceği güvenli bir oyun alanı oluşturmak onu çok mutlu edecektir. Öğrenmenin de çok kıymetli olduğu bu yaş grubunda denizin ortasında neler yapabileceklerini ve tehlikeli olabilen bölgeleri ailece katılabileceğiniz bir oyun ile anlatabilirsiniz. 

    7+ yaş arası çocuğunuz varsa: Artık bir denizci adayıyla karşı karşıyayız! Su sporlarını ve denizde güvenle vakit geçirebilmeyi öğrenmek için önümüzde hiçbir engel yok. Bunun en faydalı ve eğlenceli yolu tekne işlerini ailece ortak yapmak. Halatları bağlama, teknenin temel ekipmanlarını kontrol etme gibi temel denizcilik becerilerini birlikte öğrenebilirsiniz.

    Denizde yaşamak tek bir doğrunun değil, değişken birçok gerçekliğin var olduğunu bize öğreten kocaman bir evren aslında. Bu yüzden karşılaşabileceğiniz acil bir durumda ailece ne yapılacağı önceden konuşulabilir. Acil durum ekipmanlarını ve prosedürleri ailece öğrenebilirsiniz.

    Hangi yaş grubuna dahil olursa olsun çocuğunuzun teknede gözetimi bir ebeveyn için her zaman çok önemli. Fakat bunu stresle değil de gerekli tedbirleri alıp gönül rahatlığıyla yapmak tüm ailenin rahatı için çok daha faydalı oluyor. Unutmayın denizin huzurlu kollarında ailece geçireceğiniz zamanların kalitesi önceliğiniz olmalı.

    İHTİYAÇLARI ATLAMAYALIM 

    Evi denize taşımak daha fikir olarak bile gündeminize girdiği an içinizi bir heyecan kaplıyor. Bence bunun en büyük sebebi insanın tüm karmaşa ve kalabalıkta unuttuğu dinginlik ve huzur ihtiyacı. 

    Yoğun bir tempo içerisinde zamanla yarışarak geçirdiğimiz aylar belki de yıllar bir süre sonra sakin bir ana ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu hatırlatıyor bize. Ebeveyn olarak da çocuklarımızı bu bilinçle yetiştirmek isteyebiliyoruz. Sade bir yaşamı doruklarda yaşayabileceğiniz tekne bu yüzden çok kıymetli bir atmosfer de sunuyor size. Bunu sürekli kılabilmek ve heyecanı hiç kaybetmemek için de tüm gereksinimlerinizi düşünerek yola çıkmanız gerekiyor. Ailelerin tekne yaşamında en önemli ihtiyaçları da alan kullanımı ve depolama. Unutmayın ki evde de alanınız belirli bir metrekare ile sınırlı teknede de. İyi bir planlama ile alan sorunu yaşama ihtimalinizi ortadan kaldırabilirsiniz. 

    Teknenin her alanını çok amaçlı kullanabilmek bu anlamda çok önemli. Çocuğunuza teknede de sağlıklı ve düzenli bir beslenme planı oluşturabilmeniz için yemek pişirme alanınızı gözden geçirin. Hem yemek hazırlığı için hem de yeme alanı için uygun bir yer oluşturabildiğinizden emin olun. Bugün Deniz’in en sevdiği kurabiyeyi o güvertede oynarken hazırlayabilmem benim için çok kıymetli. Siz de teknede ailece hazırladığınız yemekleri gün batımına karşı yiyebilmenin keyfini yaşamak istiyorsanız mutfak kısmını organize etmeye önem verebilirsiniz. 

    Gerek sizin gerek ailenizin kişisel eşyaları için doğru bir depolama sistemi oluşturabilmeniz de tüm seyirdeki kaliteniz açısından atlamamanız gereken bir adım. Bu konudakatlanabilir eşyalar işinizi kolaylaştırabilir.

    Çocuğunuzun birincil ihtiyaçlarını, sıklıkla kullandığı eşyaları kolay erişebileceğiniz yerlerde depolama kutularında tutabilirsiniz. Duvarlara monte edilebilen depolama sistemleri de bu anlamda kullanışlı olabiliyor.

    Sınırlı bir alan söz konusu olunca minimalist bir yaklaşım ihtiyacı da kaçınılmaz oluyor. Bu sebeple teknenizin alanı ne kadar geniş olursa olsun bir ihtiyaç listesi yaparak ona sadık kalmanız daha fazla alana sahip olmanızı sağlar. “Bir köşede dursun” dediğimiz her şeye “Gerçekten ihtiyacım var mı?” demeyi öğrenmek, alan yönetiminde en sevdiğim sorulardan biri. Siz de oluşturacağınız liste için kararsız kaldığınız her noktada kendinize bu soruyu sorabilirsiniz. 

    SEYİR GÜVENLİĞİ İÇİN TEKNE BAKIMI

    Eğer teknemizde doğru alan planlaması yaptıysak ve gerekli güvenlik önlemlerini aldıysak neredeyse seyre hazırız demektir. Tabii seyir öncesinde kriz tablosu çizerek elimizden geldiğince her türlü aksiliğe de hazır olmamız gerekiyor. Bunun için de anahtar kelime: Tekne bakımı. 

    Teknenin teknik durumu ve motorunun düzenli bakımı, seyir güvenliği açısından oldukça kritik. Çıkacağınız seyahatin süresi ve rotanıza göre motor bakımınızı yapmayı sakın atlamayın. 

    Elektrik ve su gibi temel ihtiyaçlarınız artık bir çocukla birlikte olacağınız için ekstra önemli bir hal alıyor. Bu sebeple seyir boyunca ekipmanların sorunsuz çalışması ve temel ihtiyaçlarınızı rahatlıkla sağlamak için su deponuzu ve ekipmanlarınızı kontrol edin. Unutmayın ki güvenlik kadar hijyen de aileniz için önemli. Bunda da temiz su olmazsa olmaz. 

    Tekne bakımı, her yıl düzenli olarak yapmanız gereken bir rutin haline gelecek. Şimdiden size tavsiyem ise uzun seyir planlarında her zaman bakımı da göz önünde bulundurmanız. 

    EVDEKİ HAYATIN TEKNEYE TAŞINMASININ BEDELİ

    Teknenin sadece alımı değil, yıllık harcama planı da önceden dikkat etmeniz gereken şeylerden. Ezbere söylenen tekne masraflarının ev masraflarından çok daha fazla olduğu yorumuna, deneyimlerime de dayanarak, katılmadığımı belirterek devam edeyim. Teknede harcamalarınız bir evde yaptığınız kadar neredeyse. Senelik belirli harcamalar var ki bunları bilmeniz ve takibini yapmanız gerekli: Sigorta ve bakım bedeli. 

    Özellikle altını çizmek istediğim başka bir konu, tüm tekne sahiplerinin aşina olduğu marina masrafı. Türkiye’deki çoğu tekneci marinaları kullanıyor. Aynı zamanda bölgeye göre marinaların harcaması da farklılık gösteriyor. Tekne alımı aşamasında marinalarla da görüşmek bana göre oldukça mantıklı. Aile dostu bir marina seçmek ve seyir boyunca güvenli duraklarda mola vermek için ben de marina konusunu gündemimde tutmaya çalışıyorum. 

    Biz yılın yarısını olabildiğince denizde, kalanını ise şehir veya farklı yerlerde geçiriyoruz. Kışları karada teknemizi dinlendirip, yazları ise dilediğimiz denizlerde özgürce gezmek artık rutinimiz oldu diyebilirim. Bu gibi durumlarda, farklı karapark veya bağlı bulunduğunuz marinaların kimi zaman kışı karada geçirme gibi opsiyonları oluyor. Biz teknemizi bildiğimiz, güvendiğimiz Setur Ören Karapark’a aldık ve mayıs ayıyla birlikte yeniden denize inip seyre çıkacağımız anların hayalini kuruyoruz. Siz de bu süreçte Setur’un kampanyalarına göz atabilirsiniz. 

    ORTAK HAYALLER KURMA ZAMANI

    Önümüze haritayı serip ailece ortak hayallerde buluşacağımız yere geldik mi? Tekne almak konusunda aklınızı kurcalayanlar sebepler olabilir. Eğer bunlar yeni bir koşula adapte olabilme kaygısıysa içim rahat bir şekilde tutkularınızın peşinden gitmenizi tavsiye edebilirim.

    Ebeveyn olmak ayaklarımızın yere basmasını gerektirir derlerdi hep. Ben söylenenin aksine küçük Deniz ailemize katıldığından beri etrafı mavilikle kaplı bir teknedeyim. Bence en kıymetli olan, çocuğunuza özgürlüğün ve kendi isteklerinin peşinden gidebileceği gücü aşılamak. “Mutluluk gidilen yolun üzerindedir, yolun sonunda değil.” demiş Epiktetos. Biz de ailece çıktığımız bu yolda ufak tefek aksiliklerle karşılaşsak da hep günü mutlu kapatabildik. Siz de eğer çocuğunuzla yeni anılara yelken açmaya karar verdiyseniz tercihiniz hangi tekneden yana olursa olsun içi sonsuz güzellikle dolsun. Çıkacağınız bu yeni yolculukta,

    Pruvanız neta, hayat kolayınıza olsun… ☸

  • Klas Akdenizli Gozzo 45

    Klas Akdenizli Gozzo 45

    İtalyan Apreamare, Gozzo 35’in başarısının ardından gelen Gozzo 45’i geçen Eylül’de Cannes’da ilk kez sergilemişti. Geleneksel Akdeniz tipi balıkçılık teknelerinden ilhamla üretilen ikonik Gozzo serisinin amiral gemisi 45, 14,70 metre boyunda ve 4,70 metre genişliğinde. Marco Casali ve Umberto Tagliavini imzalı tekne, basamaksız bir walkaround güverteye sahip. 16 kişi taşıma kapasiteli Gozzo 45’in alt güvertesi iki kamaralı, iki banyolu ya da üç kamaralı, iki banyolu istenebiliyor. Tekne, çift Volvo Penta IPS 650’yle hızını 33 knot’a kadar çıkarabiliyor. 

    www.denturyat.com

  • Neo-klasik bir Türk yelkenlisi SELEDA

    Neo-klasik bir Türk yelkenlisi SELEDA

    Türkiye’nin önde gelen tersanelerinden Mengi Yay, 47 metrelik Seleda’yı İstanbul’da suyla buluşturdu. İlhamını klasik ahşap guletlerden alan Seleda, yepyeni bir yelken deneyimi sunuyor. 

    Yazı MELDA ONBAŞYAN, Fotoğraflar MENGİYAY ARŞİVİ

    Türk yat üreticisi Mengi Yay, Tuzla’daki tersanesinde 66 yıldır üretimini sürdürüyor. Bugüne kadar 200’den fazla projeyi suyla buluşturan tersane, daha çok 30-45 metre arası motoryatlarıyla tanınıyor. 44 metrelik Vitrus ve 45 metrelik ödüllü projeleri Aquarius’tan sonra, başarılı tersane bu kez 47 metrelik Seleda’yla karşımıza çıkarak sürpriz yapıyor. Bu proje hem tersanenin en büyük teknesi kimliğiyle hem de filosundaki birkaç yelkenli projesinden biri olarak dikkat çekiyor. Ramazan Mengi, bu sürprizi açıklarken şu sözleri kullanıyor: “Daha çok motoryat projeleri hayata geçirsek de bu bizi sınırlandırmıyor. Mengi Yay kişiye özel ya da semi-custom üretim yapan bir tersane. Müşterilerimizin istekleri ve hayalleri doğrultusunda trawler’dan yelkenliye, guletten explorer’a kadar farklı modellerde projeler üretebiliriz. Bu da tersanemizin esnekliğini ve kaliteden ödün vermeyen adaptasyon anlayışını yansıtıyor.” Devamı Nisan 2022 sayımızda…

  • Germania Nova: Bir asırlık klasiğin günümüze yansıması

    Germania Nova: Bir asırlık klasiğin günümüze yansıması

    60 metrelik sıra dışı güzelliğe sahip Germania Nova, Göcek sularında. 2011 İspanya yapımı yelkenli, Essen bölgesinde 400 yıllık geçmişe sahip Alman Krupp ailesinin 1908 yılında yaptırdığı Germania isimli schooner yarış teknesinin replikası.Başarılı iş insanı Nimet Arif Kurtel’in satın alıp yakın zamanda ülkemize getirdiği Germania Nova, tüm güzelliğiyle Ege sularında seyrediyor. Kurtel, gelecek sene ise rüyalarının teknesi olan bu nostaljik kızıyla dünyayı gezecek. Yazı Çiğdem Yurtsever, Fotoğraflar HALİL İBRAHİM YOLVER , GERMANIA NOVA ARŞİVİ

    Zarif tasarımı ve şıklığıyla mavi sulara yakışan, yelkenleri açıldığında gözlerinizi alamayacağınız, yüz yıl öncesinin ruhunu yansıtan Germania Nova ülkemizde pek sık görebileceğimiz türden bir yelkenli değil. Seyir keyfi, yelken performansı, konforu ve nostaljik atmosferiyle yelkenciliği farklı boyuta taşıyan çok özel bir tekne. Herkesin almaya cesaret edemeyeceği, özel bir ilgi ve merak gerektiren bu tekneyi satın alan kişi de nevi şahsına münhasır bir iş insanı. Nimet Arif Kurtel madencilik sektöründeki iş hayatının yanı sıra özel ilgi alanlarıyla da tanınan biri. Kendisini en çok yarış atı yetiştiriciliğinden, şarapçılık alanından ya da yurt dışında yarıştığı Only Now isimli modern yarış teknesinden hatırlayabilirsiniz. İlgi duyduğu her alana tutkuyla bağlanan, denize ve teknelere ayrı bir sevgisi olan Kurtel ayağının tozuyla Cenova’dan getirdiği Germania Nova’yı yoğun günlerinin arasında bizim için anlattı. Devamı Ekim 2021 sayımızda.

    default