Etiket: Yacht

  • Deniz sadece teknede yaşanmıyor

    Deniz sadece teknede yaşanmıyor

    Bu yaz teknenizle dolaştığınız koylarda, kendinize bir iyilik yapın. Botunuzu ön güverteden indirin, uzun zamandır kullanmadığınız motorun canı isterse çalışsın, zaten takmayın bile, büyük ihtimalle benimki gibi çalışmaz, bir de kendini taşıtır. Küreklere asılıp çıkın kıyıya, çoğunlukla denize inen en aşağı bir orman yolu vardır, onu takip edebilir ya da hayvanların yaptığı patikalardan birine dalarsınız. Mevsimine göre yeni yıllarına merhaba diyen, kayaların arasından yeni bir hayata başlayan daima hiç görmediğiniz çiçekler göreceksiniz. Bugün sizin doğa gününüz olsun… 

    Üç gündür uluyan rüzgâr Kelebek’i sancak-iskele savurup duruyor. Sığacık Körfezi’ndeki kuzeye kapalı her koy gibi burada, Deniz Yıldızı Koyu’nda demiri kum dibe gömmüş emniyetteyim de, teknede oturup Çin işkencesini dinlemekten yoruldum. Temmuzun ortasındayız, aslında normal Meltem’in yerleşmesi gecikti bile. Ama gelince de bıktırmasın istiyoruz. (Bizi de memnun edemezsin, az rüzgâr, çok rüzgâr, çok soğuk, çok sıcak.) SUP’a atla, çala padıl kıyıya…

    Koyun ortasındaki dik kayalık çıkıntı koyu ikiye bölüyor, batısında antik kalıntılar var, benim ilgimi çeken kayalara gayet muntazam oyulmuş dikdörtgen bir havuz, denize de küçük bir kapı açıklığı var, ama bir kayık giremez, acaba nedir? Aklıma gelen tuttukları balıkları canlı saklamak için olabilir mi? Malum buz yok.

    Körfezdeki hemen her koyda ufak tefek, antik yerleşimlerden izler var, kıyı genelde yumuşak kireç taşı olduğundan oymak, merdiven yapmak kesip duvarda kullanmak kolay olsa gerek. Bitkilerin başladığı sınıra kadar yukarıdan yağmurun asidi, denizin hırpalaması ile oyuk oyuk. Burada kıyıya vurmak felaket olur. Beyaz kireç taşının öğütülmesiyle hemen her koyda erişte yosunların arasında demirimizi koyacak beyaz kum yamaları buluyoruz. Kıyıdaki anlattıklarımı ben SUP’la dolaşığımda görüyorum. Şimdiki hedefim kıyıda doğumuzdaki komşu koyu ayıran tepeye yürümek.

    Bir grup iyi insan kırmızı-beyaz boya ile işaretleyip yürüyüş yolları markalamış, ne güzel bir şey. Gökova’da ve diğer koylarda da her fırsatta yaptığım yürüyüşlerde rastlıyorum o işaretlere, teşekkürler. Körfez güneye açık olduğundan kışın lodosun gazabına uğruyor. Yamaçların saçları taranmış gibi makiler kuzeye yatmış, plajların çoğu yıllarca yuvarlanıp yuvarlaklaşmış çakıl, bazıları renkli, dalgaların devamlı itip kakmasından kıyıda bir set yaratmış, bu set üzerinde dipte ömrünü tamamlamış posedonia yosunları, kamışlar ve olmazsa olmazımız plastik çöpler. Kıyı gezilerimde SUP’ın kolaylığı, dingiyi sürükleyeceğime, SUP’ı tek elle kaldırıp kıyıya koyuyorum.

    Bu sefer ayağıma kapalı ayakkabı giydiysem de yine şortlayım, bacaklara yılın taze dikenleriyle yürüyüşün notları yazılacak. Her yürüyüşte gözüme kestirdiğim yere dalarım, Telefondaki Navionix karada da navigasyon yardımcısı oluyor. Kim bilir Google amcanın haritalarında ne uygulamalar vardır, benim sistem internet olmadan da işliyor. Yunan adalarında yaptığım yürüyüşlerde de dönüş yolumu buluyordum. Orada birine yol sorarsanız size “kilisenin köşesinden dön, diğer kiliseden sola dön” şeklinde tarif ederler ki adalar kilise dolu, benim için hatırlanacak çok fazla kilise.

    Tepeye yaklaştım, ağaç altı düz bir taşın üstünde oturmuş dinlenirken teknelere buradan drondan değil, birinci elden bakıyorum. Koy turkuaz kumluklarıyla tekneleri kucaklamış, tepeden bizim koy, her koy başka güzel. Koyu paylaştığım teknelere bakarken düşünüyorum: Karnımızı doyurmak için esnaf lokantasında kuru fasulye, pilav bizim midemizden yükselen feryat, en azından gurultuları durdurur. Karnımız doymuştur, ama yanında turşu, güzel bir salata da olsa daha tatminkâr bir yemek olmaz mı?

    Bu misali cüzdanınıza göre; masanızın ortasına yatırılmış levrek etrafında da örebiliriz, levrek tek başına da güzel ama masanıza mezeler, ara sıcaklar vs gibi yemeğin sonunda garsonun elindeki makineden cırt cırt cırt’larla çıkan kâğıt şeridi sanat eserine dönüştüren ilavelerle unutulmaz bir yemeğe dönüşür. Gerçi günümüzde restoranda yediğin her yemek unutulmaz oluyorsa da, biz doğanın önümüze donattığı sofrada altımızda ve etrafımızdaki garnitürlerle günümüzü nasıl unutulmaz yapabiliriz? Devamı Ağustos 2021 sayımızda.

  • Yeni nesil bir gezi-balıkçı teknesi Smartliner Fisher 22

    Yeni nesil bir gezi-balıkçı teknesi Smartliner Fisher 22

    Modern tasarımlı gezi-balıkçı tekneleri, hem tasarımları ve pratik kullanımları hem de kaliteli donanımları ve performansları ile dikkat çekiyor. 35 yıldır pazarda olan Fransız üretici Smartliner, her yıl geliştirdiği fiber ve alüminyum modelleriyle bu alanın özgün oyuncularından biri. Markanın en yenilerinden Smartliner Fisher 22, konforlu ve güvenli seyir vaadiyle öne çıkıyor.

    Dünya pazarında sadece büyük boy ve lüks teknelerde değil, 10 metre altı gezi-balıkçılık teknelerinde de hareketli zamanlar yaşanıyor. Köklü Fransız üretici Smartliner, Polonya’daki tersanesinde inşa ettiği modellerle rekabetin çetin olduğu bu alanda bir adım öne çıkıyor. Küçük ama fonksiyonel gezi-balıkçı teknelerini kreatif gövde tasarımları ve kaliteli donanımlarla sunan marka, özellikle son yıllarda imza attığı modellerde geliştirdiği akıllı çözümlerle fark yaratıyor. Türkiye’de distribütörlüğünü Aquamotor’un üstlendiği markanın yenilerinden Fisher 22, Smartliner’ın “Contemporary Line” serisine ait bir tekne. 6,28 metre boyundaki bu model, yüksek performanslı ve modern tasarımlı gezi-balıkçılık teknelerine meraklı olanların hemen odağına aldığı seçeneklerden biri. Biz de sezonun bu sıcak ve seyir keyfinin arttığı zamanlarında bu tekneyi mercek altına aldık.

    DENGELİ VE GÜÇLÜ BİR DENİZCİ

    Smartliner’ın 2019’da üretimine başladığı Contemporary Line serisinde fiber gövdeli modeller bulunuyor. Serinin üçüncü modeli olan Fisher 22, markanın İskandinavyalı distribütörleri ile işbirliği yapılarak üretilmiş. Bu ortaklığın etkileri de tasarımda elbette gözden kaçmıyor. Fisher 22, bulunduğu serinin diğer modelleri olan Cuddy 22 ve Center Console 22 ile aynı gövde tasarımına sahip ama güverte planı farklı. Belli ki Smartliner, daha denizci ve daha dengeli bir tasarıma imza atmak için küçük dokunuşlarla serinin karakterini vurgulamak isterken yolcu kapasitesini de artırmak istemiş. Bu güvenli ve performanslı teknenin özel olarak tasarlanan altyapısı öne doğru inceliyor. Baş kısmı ise dar V elde edilecek şekilde biçimlendirilmiş. Bu dokunuşlar şüphesiz güvenli deniz tutuşu ve tatmin edici performans gözetilerek yapılmış. Tüm bu nitelikler, tekne yüksek süratle ilerlerken bile yolcuların konforlu ve güvenli bir seyrin tadını çıkarmalarını sağlıyor. Yeri gelmişken, bu boyutta bir teknenin rahatlıkla 7 kişiyle seyir yapabildiğini belirtelim.

    ASİMETRİK KOKPİTİN FONKSİYONELLİĞİ

    Fisher 22’de sancak tarafa konumlandırılmış asimetrik kumanda mahalli, teknenin en önemli özelliği. Burası aynı zamanda yolcularını ağırlayabilen bir iç mekân olarak da kullanılabilecek şekilde dizayn edilmiş. Çocuk yolcular için de güvenli bir alan yaratılmış böylelikle. Bu tasarım tercihi sayesinde baş kısma geçiş kolaylaştırılmış ve burada bulunan oturma grubuna erişim de pratik hale getirilmiş. Kaptanla birlikte iki yolcuyu da ağırlayabilen kumanda mahallinin geniş camları Fisher 22’nin çağdaş görünümünün altını çizerken, doğal ışığı maksimum düzeyde değerlendirerek tekneye ferah bir atmosfer de kazandırıyor. Teknenin dış yaşam alanlarından cam bir sürgülü kapıyla ayrılması da iç ve dış mekân bütünlüğün korunması adına mantıklı bir çözüm olmuş.

    İSTER AİLEYLE SEYİR, İSTER RASTGELE!

    Fisher 22, adından da anlaşılacağı gibi, “balıkçı” bir model. Bu nedenle balıkçılık ekipmanları için depolama alanları konusunda cömert davranılmasına şaşırmıyoruz. Yeni nesil gezi-balıkçı teknelerini başarıyla temsil eden model, tasarımındaki detaylarla özellikle aileyle gezi ve balıkçılıktan keyif alan deniz âşıklarının dostlarıyla seyir yapmaları için cazip bir seçenek. Smartliner’ın bu güvenilir, temizlemesi kolay ve uzun ömürlü Fisher 22’si ilk bakışta geleneksel bir keyif teknesi izlenimi uyandırsa da, çağdaş özellikleri ve seyir gücüyle bu göz yanılsamasını kısa sürede unutturuyor. Kısacası, Fisher 22 denizde hızı ve eğlenceyi seven balıkçılar için oldukça çekici bir alternatif olarak kayıtlara geçiyor. ☸

  • Yeni nesil sportif profil K2

    Yeni nesil sportif profil K2

    İtalyan Columbus Yachts’ın 2021 Şubat ayında suyla buluşturduğu 50 metrelik K2, dünya prömiyerini Eylül ayında Monaco Yacht Show’da yapmaya hazırlanıyor. Yeni nesil estetik nüansları, teknolojinin son yeniliklerinden faydalanan bir mühendislik anlayışıyla buluşturan K2’nin mühendisliğinde HydroTec, dış ve iç tasarımında ise Luca Dini tasarım stüdyosunun imzaları var.

    İtalyan Palumbo Yachts’ın yan kuruluşu olan Columbus Yachts bugüne kadar birçok başarılı yatı suyla buluşturdu. Son olarak 2019 yılında 80 metrelik Dragon’u Monaco Yacht Show’da dünyaya tanıtan tersane, 2021’de de Sport serisinin yeni üyesi 50 metrelik K2’nin lansımanını yapmaya hazırlanıyor. Jilet gibi keskin dikey başı, yalın sportif çizgileri ve üstün teknolojik özellikleriyle yat sektörüne yeni nesil bir vizyon getiren K2, Columbus Yachts’ın Ancona’daki tersanesinde hayat buldu. Mühendisliğini daha önce birçok projede tersane ile birlikte çalışan HydroTec, dış ve iç tasarımını ise Floransalı tasarımcı Luca Dini ve ekibi üstlendi. Devamı Temmuz 2021 sayımızda…

     

  • Konforun simgesi 10 lüks ve denizci katamaran

    Konforun simgesi 10 lüks ve denizci katamaran

    Çift gövdeli tekneler olan katamaranlar suda uzun süre ve konforla vakit geçirmeyi isteyenler kadar, geniş ailelerin ve kalabalık arkadaş gruplarıyla vakit geçirmeyi sevenlerin de hayali. Sığ sulara da rahatlıkla girebilen bu tekneler, sezonda en güzel kıyılara yanaşmak için ideal. Tüm bu avantajları sunan hem motorlu hem yelkenli 10 katamaranı listeledik. 

    Sunreef 80 Grayone

    Vision F 80

    Lagoon 55

    Aquila 54 Yacht Power

    Leopard 53 Powercat

    Excess 15

    Nautitech 47 Power

    Aventura 44

    Bali 4.2

    Fountaine Pajot MY4.S

    Devamı Temmuz 2021 sayısında…