Etiket: Yacht

  • 33. yılında yangın bölgelerinde…

    33. yılında yangın bölgelerinde…

    Bodrum’un simge yarışlarından geleneksel ahşap yat yarışları American Hospital The Bodrum Cup 33. yılında Bitci ana sponsorluğunda, Bodrum kıyılarının yangından etkilenen cennet koyları Çökertme ve Kissebükü’ne yelken açtı. 61 teknenin katıldığı Akdeniz’in en büyük yarış organizasyonu, uluslararası yelken ve deniz festivali 18-23 Ekim tarihlerinde pek çok etkinlikle birlikte coşkuyla tamamlandı. Son yılın şampiyonu, Bodrum yapımı tırhandil “Hızır 1” bu yıl da The Bodrum Cup birincisi olurken Bitci Challenge Cup’ta birinciliği Beluga ekibi kazandı.

    Beş etaptan oluşan ve sadece ahşap yatların değil tüm tekne sınıflarının da yarıştığı American Hospital The Bodrum Cup pek çok etkinlikle dolu dolu geçti. Bu yıl “Hep beraber” temasıyla yangın bölgelerindeki dayanışma ruhunu ön plana çıkaran organizasyon koyların ve denizlerin korunmasında farkındalık yaratan kültür ve sanat etkinlikleriyle de dikkat çekti. Yarışlar overall’da iki gruba ayrıldı, 61 teknenin katıldığı organizasyonda The Bodrum Cup ile Bitci Challenge Cup için beş gün boyunca şampiyonluk için mücadele verdiler. Filoda 115 yaşındaki 15 metrelik klasik tekne Dafne ve 66 feet boyundaki Hoek tasarımı Sultana en dikkat çeken teknelerden oldu. Her iki ekip de gruplarında birinci olmayı başardı. Başhakemliğini Somer Büyükakkuş’un, Yardımcı Başhakemliğini Aslı Göktan’ın ve yarış komitesinin yönettiği yarışlar beş coğrafi yarışla, Bodrum’un sarı yaz günlerinde orta şiddetteki rüzgârlarla tamamlandı.

    HAFİF RÜZGÂRDA START

    Organizasyonun ilk gününde ekipler Bodrum Denizciler Derneği 50. Yıl Etabı için Bodrum-Bodrum rotasında hafif rüzgârda start aldı. Büyük guletler start almak için zorlansa da orta şiddetlere çıkan rüzgâr yarışın rahatlıkla tamamlanmasına izin verdi. Bodrum’dan start alan ekipler önce Çelebi Adası’nı sonra Köçek Kayalığı’nı iskelede bırakılarak Bodrum’a döndüler. First finiş Bodrum’un simgelerinden ülkenin tek okul gemisi STS Bodrum’dan geldi. Ekip aynı zamanda günün The Bodrum Cup overall sıralamasında birinciliği kazandı. Bitci Challenge Cup’ta ise Daima teknesi birincilik kupasını alan ekip olmayı başardı.

    BODRUM-ÇÖKERTME ETABI

    İkinci gün Bodrum-Çökertme rotalı Anadolu Sigorta Etabı için Bodrum’dan start almak üzere filo denizdeydi. Ancak yarış komitesi Bodrum koyunda rüzgâr olmadığından Tavşan Burnu önlerinden start verdi. Filodaki teknelerin çoğu Karaada’ya yakın start alarak Çökertme’ye doğru yol aldılar. Hızır 1, Jasmin, Grandi, Sultana ve Dafne tekneleri yarışta liderliklerini koruyan tekneler oldu. Çökertme önlerinde kurulan finiş hattında Daima günün first finişini yapsa da günün The Bodrum Cup overall sıralamasında birinciliği Jasmin 1 kazandı. Günün Bitci Challenge Cup birincisi ise Beluga ekibi oldu.

    ÇÖKERTME VE KİSSEBÜKÜ ETAPLARI

    Üçüncü gün Çökertme-Çökertme rotalı Opet Etabı’nda güne rüzgârsız başlandı. Bir süre denizde rüzgâr bekledikten sonra hakem komitesi yarış startını daha rüzgârlı olan bölgeye, Çökertme ile Mazı arasına taşıdı. Orta şiddetlerdeki rüzgârda start alan ekipler Yıldız Adası önünde kurulan finiş hattında yarışı tamamladı. Sultana ekibi first finiş yaparken, ikinci finiş veren tekne Dafne oldu. Günün The Bodrum Cup overall sıralamasında Take it Easier birinci olurken, Bitci Challenge Cup’ta birincilik kupasını kazanan ekip Dafne oldu. Dördüncü gün Çökertme-Kissebükü rotalı Metro Etabı yapıldı. Rüzgâr yine elverişli olmadığı için komite startı Yıldız Adası’nın güney açıklarından verdi. Orak Adası dönüldükten sonra adanın güneyinde finiş verildi. Hızır 1 ve Dafne ekipleri liderliği tüm yarış boyunca korudu. Hızır 1 first finiş verip günün The Bodrum Cup overall birincisi olurken 15 saniye sonra finişe gelen Dafne ekibi de günün Bitci Challenge Cup birincisi olmayı başardı.

    KİSSEBÜKÜ-BODRUM ETABI

    Haftanın son günü Kissebükü-Bodrum rotalı Erol Ağan Etabı ile başladı. Rüzgârın keyifli bir yarışa izin verdiği son günde start Orak Adası güneyinden verildi. Karaada sancakta bırakılarak, Karaada Feneri önünde kurulan finiş hattında yarış sona erdi. 10-12 knot hızlarda esen rüzgârda çoğu ekip açıktan gitmeyi tercih etti. Sultana teknesi 1 saat 55 dakika ile first finiş veren tekne oldu, onu arkasından Uzma ekibi takip etti. Günün The Bodrum Cup birincisi Hızır 1, Bitci Challenge Cup birincisi ise Dafne oldu. Günün sonunda Ağanlar Tersanesi’nde etaba ismini veren ve yakın zamanda vefat eden Bodrum’un önemli gulet ustası ve denizci Erol Ağan’ın oğlu Ağanlar Tersanesi CEO’su Erdem Ağan’ın duygusal konuşmasıyla başladı. Bodrum’un değerli denizcileri anıldıktan sonra yapılan kupa töreninde tüm ekiplere kupaları verildi. The Bodrum Cup Kupası şampiyonluk ödülü ise Hızır 1 ekibine takdim edildi. Ekip aynı zamanda İlhan Koman’ın vefatından önce çizimlerini tamamlayarak prototipini hazırladığı “Sonsuz Sütun” eserinden ilhamla oluşturulan anlamlı ödülün de sahibi oldu. Törenin ardından düzenlenen Teoman konseriyle The Bodrum Cup keyifli bir final yaptı.☸

  • TEK KAMARALI 15 MOTORYAT

    TEK KAMARALI 15 MOTORYAT

    Tek kamaralı motoryatlara talep artıyor. Yoğun çalışıp tekneye diledikleri kadar vakit ayıramayanlar, hızlıca bir yerden bir yere gitmek isteyenler ama arada kısa süreli de olsa suda konaklamayı arzu edenler bu modellere yöneliyor. Son zamanlarda en çok tercih edilen tek kamaralı 15 motoryatı listeledik.

    Axopar 37XC

    Bavaria Vida 33

    Alfastreet 28 Cabin

    XO DFNDR 9

    Galia 770 Sundeck

    RYCK 280

    Antares 8 OB

    Dromeas 28 SUV

    Jeanneau Merry Fisher 795 Série 2

    SanBoat 705 Cuddy

    Sea Ray 370 Sundancer OB

    Hinckley Sport 40c

    Rivamare

    Galeon 325 GTO

    Boston Whaler 325 Conquest

  • Doğu Demirkol Rüzgâr onu seviyor

    Doğu Demirkol Rüzgâr onu seviyor

    Hayran kitlesi gitgide büyüyen komedyen ve oyuncu Doğu Demirkol’a özel, Alize Yatçılık’la yelken workshop’u düzenledik… Fotoğraflar: Zeynep Demiralp

    Komedyen ve oyuncu Doğu Demirkol’un “Yetenek Sizsiniz” programında seyirci tarafından yuhalanmasından sonra hava tahmin raporları onun için pek olumlu haberler vermiyordu. Ancak Demirkol’u bir sürpriz bekliyordu. Programdaki tavırları Nuri Bilge Ceylan’ın dikkatini çekmiş, ünlü yönetmen kendisine 2018 yapımı Ahlat Ağacı’nda önemli bir rol teklif etmişti. Doğu Demirkol filmdeki rolünün altından başarıyla kalktığından beri de rüzgâr, Demirkol’u havasız bırakmıyor. Stand-up gösterileri kendine has bir hayran kitlesi kazanmış durumda. Şimdilerde ekibiyle beraber, BluTV’de izleyebileceğiniz Doğu dizisinin ikinci sezonunu da yazıyor. Biz de hem Türkiye’nin en başarılı yelkencilerinden hem kendisi de oyunculuk yapmış, ayrıca dizi ve sinema oyuncusu Suna Selen ile yönetmen ve oyun yazarı Güner Sümer’in oğlu, Münir Özkul’un üvey oğlu Sinan Sümer’le beğenerek takip ettiğimiz Demirkol’u yarış teknesine çıkarmayı düşündük. Geçen ay buluştuğumuz Demirkol’un ilk yelken dersini, geçmişine bakıp baş edebileceğine inanarak sert bir havada verdik. İşte ardından konuştuklarımız…

    “HAYATIM YARIŞ TEKNESİ GİBİ”

    Bir yarış teknesinde yelken dersi almak neler düşündürdü?

    Yarış teknesinin yarış teknesi olduğunu anlayacak donanıma sahip olmadığımdan mütevellit başta teknenizi takdir ve tebrik edememiştim açıkçası (gülüyor). Beni biraz aksiyon için yarış teknesine getirdiğinizi söylediğinizde de içimden “So what, ne olmuş yani?” demiştim hatta. Ama en son marinaya dönüşte o başlangıç seviyesi, profesyonel olmayan yelkenlileri görünce, garibanları, işte o zaman anladım bizimkinin kıymetini (gülüyor). İmkânın yoksa uzak duracaksın bu işten arkadaşım.

    Bizden önce gezi yelkenlisinde bulunmuşsunuz. Şimdi konuya bakış açınız değişti mi?

    O gezi teknesinin nasıl kullanıldığını gözlemleme şansım olmadı. Çünkü benim “demir atık vaziyet” diye tabir ettiğim alargadaydık. Yarış teknesinde kilidiyle, vinciyle uğraşmayı geçtim. Dümen bile kolay değildi bence, çok komplike.

    Hayatının dümenine geçebilmiş biri olmanız asıl ilgimizi çeken. Dümeni, yani kontrolü ele aldığınızı ilk ne zaman hissettiniz?

    Gururumu okşayan bir soru olsa da aslında çok da öyle dümeni elime almış gibi hissetmiyorum. “Havaya atılan bir taşın şuuru olsa kendi isteğiyle düştüğünü zannederdi” demiş Spinoza. Bundan, insan düşünebildiği anda hemen egosunu köpürtmeye meyyal, sonucuna varmak da mümkün. Ayrıca kontrolü sağladığım, konfora ulaştığım anda benim huzurum kaçar. Bir amaç, bir rekabet, bir mücadele olmadığı zaman sıkıcılaşıyor sanki dünya. O yüzden hayatımı şimdiye kadarki süreçte yarış teknesine benzetebilirim. Ama yarış aralarında biraz muhabbet edip, gün batımını izleyip nefeslenmek de lazım…

    “KAFAMI BOZMA TÜPSÜZ DALARIM”

    Tekne deyince zihninizde neler canlanıyor? Hayalinizdeki tekneyi sorsam…

    Dayımda bir Azimut 50 vardı, onu sevmiştim. Neyin nerde olduğu belli, net bir tekneydi. Sevdiğim bir abim de Vision F marka katamaranların üreticisi. Bayıldım ama uzaktan. Haddimi bilerek, uzaktan bayıldım kendi dünyamda. Bence insan bu işi gerçekten sevmiyorsa, uzak durmak en mantıklısı. Hava atmak, şekil yapmak için girilen tekne işi, ne kadar para harcarsan harca aşağılanmaktan kurtulamayacağın bir alan. 20 metrelik tekne gayet güzelken, yanına 60 metrelik bir şey gelince “Aşkım, o tarafa bakma hayatım” moduna girilip başka koya gitme noktasına gelinebilir. Bu konuya kafa yordum biraz; küçük ama tarz, 13 metre civarında bir Chris Craft benim olayım. Büyük bir teknede denizi hissedemiyorum.

    Deniz deyince aklınıza neler geliyor peki?

    Denizi sevmek bir aşkı yaşamaktır umarsız ve ürkek… Bir düşü yeşertmektir ve… Ve bir çocuğu büyütmek, hırpani ve eprik… Bungun ve duyumsal… Bir perinin kanatlarında yakamozu seyretme ve de… Ve de şey… Bende galiba edebi bir tarifi yok bu deniz sevgisinin. Uğraştım ama çıkmadı özür dilerim (gülüyor). Ama güzel ya. Özellikle yelken. Allah’ın rüzgârını kullanarak deniz yoluyla her yere gidebilirim düşüncesi, bence anormal bir özgürlük hissi…

    Kite mı yapıyordunuz siz? Ayrıca sosyal medyada “Kafamı bozma, tüpsüz dalarım,” diyerek bir dalışa hazırlık fotoğrafınızı paylaşmıştınız…

    Kite’ı iki saat yaptım sadece. Bilge Efendi’yle (Öztürk) tam tahtaya çıkıyorken rüzgâr kesildi. Mustafa Sandal King Abim seneye öğretecek gibi duruyor ama bakalım… Açıkçası aşırı heveslenmedim kite’a ben. Buna benzer herhangi bir şeye 100 saat ayırıp, kendi çapımda eğlenebilme noktasına ulaşacaksam tenisi seçerim gibi geliyor. Dalış da, saatimi falan düşürmedikçe de pek dalmam, teşekkürler…

    “KENDİMİ TAM ELİT SANACAĞIM…”

    Teknede en uzun ne kadar vakit geçirdiniz? 2019’da da gulette görmüştük sizi arkadaşlarınızla…

    Mustafa Sandal Abi’nin teknesinde üç beş gün kaldım, en uzun tecrübem oydu. Gulette arkadaşlarla Adalar turu yapmıştık. Şimdi düşününce teknede hiç vakit geçirmemişim. Kendimi tam elit sanacağım bir aydınlanma geliyor.

    Nelerle meşgulsünüz şu sıralar? Sizi nerelerde izleyebiliriz?

    BluTV’deki Doğu dizisinin ikinci sezonunu yazıyoruz. Evrensel bir iş olsun, çağdaşımız olan insanların genel dertlerini yansıtmakla kalmasın zaman zaman insanın en temel dürtülerini de sorgulasın, zamansız da olsun gibi endişelerimiz olduğu için her bölümde, en az bir sahnede, “Hakikaten lan!” dedirtme çabasındayız. O yüzden biraz zaman alıyor yazma süreci. Ama zevkli… Onun haricinde belki bir TV projesi olabilir. Bir de tabii asıl alanımız olan stand-up gösterilerimiz başlamıştır efendim.

    Kasım programınızı da öğrenebilir miyiz o zaman?

    13 Kasım Beylikdüzü AKSM, 14 Kasım Atatürk Üniversitesi, 19 Kasım Uniq Hall, 20 Kasım Samsun Atakum K.M., 27 Kasım Adana PGM ve 29 Kasım Yenişehir, Mersin. Bekleriz…☸

  • Sezona veda ederken…

    Sezona veda ederken…

    2021 tekne sezonu erken başladı, yoğun geçti, geç kapandı. Denizlerdeki kalabalık ise bu sene her zamankinden daha fazla göze battı. Bir yandan da tekne edinmek isteyenler zorlandı çünkü küresel çaptaki arz, talebi karşılayamadı. Son dönemde her tip teknenin alıcısı olsa da en çok 10 metre ve civarı motoryatların rağbet gördüğü bir yıl yaşadık. Bu segmentte birçok yeni marka da bu sene ülkemize girdi. Biz de “tek kamarası olsun, benim olsun”, “istediğim koya hızlıca gideyim”, “yer bulmak dert olmasın” diyenlere 7-11 metre arasında, tek kamaralı motoryatları araştırdık. 35 bin 700 Euro’dan başlayan fiyatlarla 15 modeli listeledik. Tekneler kışlayacakları marinalara ve çekek alanlarına taşınırken, gelecek sezonun hayalini kuranlar bu dosyayı mutlaka okusun…

    Finlandiyalı Baltic Yachts’ın bugüne kadar inşa ettiği en büyük üçüncü yat olan 44,60 metrelik mega-yelkenli Path’in kapağını süslediği Kasım sayımızda en yeni tekneler, yelken yarışları ve denizcilik dünyasından en son haberlerle birlikte renkli konular sizi bekliyor…

    Süha Umar, Yeşilçam’ın jönü İzzet Günay ile yaptığı ve başlarına gelmeyenin kalmadığı yelken seyrini; Mehmet Bezdan, arkeolojinin sualtındaki gözü dediği Donald Frey’i; Bünyamin Sürmeli, denizlerin oksijen kaynağı deniz çayırlarını; Cem Gürdeniz, deniz şehri İstanbul’un ne kadar denizci olduğunu; Deniz Kurt Görsev başarılı megayat aşçılarını kaleme aldı. Doğu Demirkol’un ilk yelken eğitiminin ardından verdiği röportaj gülümsetecek; “Sailing Ayshe” söyleşimiz teknede yaşamak isteyenlere ilham olacak ve Tanıl Tuncel’in “Dünya Turu” yazısı hayaller kurduracak…

    İyi bir Kasım geçirmeniz dileğiyle…

    Keyifli okumalar…