Etiket: Yelken

  • Yelkenli Sayısı

    Yelkenli Sayısı

    Yacht Türkiye baharı yelkenlide karşılıyor…

    “Eğer bir erkek veya kadın bir şeye tutku ile bağlanacaksa en iyisi belki de yelkendir. Bir yelkenli tekne son derece baştan çıkarıcıdır. Onu hızla iskeleden fora edip, ufkun ötesine geçmek istersiniz. Ya da mehtap ışığının tam da üzerinde orsaya yükselmeyi arzu edersiniz.”

    Amiral Cem Gürdeniz’in geçen ay dergimizde yayımlanan “yelken tutkusu” başlıklı yazısını okuyanlar bu satırları hatırlayacaktır…

    Gürdeniz’in deyimiyle yelkenlilerle dolu, baştan çıkarıcı bir sayı ile karşınızdayız bu ay…

    Dosya (kılavuz) konumuz 30-35 feet aralığında gezi ve performans-gezi yelkenlileri… Tek başına da kullanılabilen, işletim maliyeti düşük, her bütçeye uygun 15 yeni modeli bir araya getirdik. Fiyatları 59 bin 900 Euro’dan başlayan bu yelkenlilerden harhangi biri ile yelkene adım atabilirsiniz…

    Bu ayki kapak kızı ise Bavaria’nın yeni “Cruiser Style” serisinin amiral gemisi Bavaria Cruiser 51 Style… Alman tersane Crusier serisindeki 51’in içini baştan aşağı değiştirerek yepyeni bir yerleşimle yeni bir tekne çıkardı ortaya. Kadın kullanıcılardan, özellikle de Türkiye’deki kullanıcılarından aldığı feedback ile konfor odaklı bir gezi teknesi yarattı.

    Test sayfalarımızda da Dufour Yachts’ın yeni modeli 412 Grand Large’ı bulacaksınız. Başarılı milli yelkencilerimizden Levent Peynirci’nin test ettiği 412 GL, Fransız markanın Grand Large serisinde çok tutan modeli olan 410’un yerini alan, yine konfor odaklı bir gezi yelkenlisi…

    Dergideki yelkenliler bunlarla sınırlı değil elbette. Türkiye ve dünyadan en yeni tekne modellerine yer verdiğimiz “Alesta” sayfalarımızda da suyla buluşan birçok yelkenliyi görebilirsiniz…

    Yelkenliler dışında diğer tüm konularımız da bahara yakışır güzellikte sizleri bekliyor…

    İyi bir nisan geçirmeniz dileğiyle…

    Keyifli okumalar…

    Eyup_15

  • Yelken Tutkusu

    Yelken Tutkusu

    140 milyar milkare alan ile uzaya benzeyen okyanus ve denizler, dünyayı maviye boyarlar. Rüzgârın rengi yoktur, ancak üzerinde estiği denizin rengini aldıklarını hayal ederiz. İşte yelkenciler bu mavi gezegenin manifestocu ressamlarıdır.

    Eğer bir erkek veya kadın bir şeye tutku ile bağlanacaksa en iyisi belki de yelkendir. Bir yelkenli tekne son derece baştan çıkarıcıdır. Onu hızla iskeleden fora edip, ufkun ötesine geçmek istersiniz. Ya da mehtap ışığının tam da üzerinde orsaya yükselmeyi arzu edersiniz.

    Yelken ve yelkencilik verdiği emsalsiz mutluklar kadar aynı zamanda zorluk ve sorunlarla doludur. Ama bizi hayata bağlayan ve mücadeleci insan yapan da budur.

    Hayatı boyunca düzenli olamamış birisi, korumalı bir limanda demirlemiş yelkenlisinin içinde, en düzenli ve tutumlu insan olur. O küçük tekne ona tüm dertlerini unutturur. Disiplinli hayatı öğretir. Zira bir yelkenlide doğa disiplini, donanım disiplini ve mürettebat disiplini olmadan yaşayamazsınız. Hayatta kalamazsınız. Mutlu olamazsınız.

    O küçük tekne, halatların sihri, yelken bezinin mucizesi ile denizin dibi ve gökyüzünün sonsuzluğu arasındaki eviniz olarak size sonsuz seçenekler içinde sürekli karar verme ama en doğru kara verme disiplinini sağlar. Zira yelken, gücünü doğadan alır ve doğanın şakası yoktur. Bilgisizlik, tecrübesizlik ve disiplinsizliği hayatınızla veya başkalarının hayatı ile ödersiniz.

    İnsanlar için yelkenli tekneleri, salma, dümen ve direği ile beşikten mezara kadar akıllarının gizli yerinde tuttukları küçük mucizelerdir. Karadan binlerce mil uzakta ilerleyebildikleri, hız yapabildikleri, doğanın aksi gücünü lehte kullanabildikleri bir mucize.

    Yelken ile tanışana kadar çoğu insan için deniz riskli bir alandır. Rüzgâr, fırtına, akıntı, sis, karaya oturma, çatma, batma, boğulma, yaralanma denizin ayrılmaz tehlikeleridir.

    Ancak bir kez rüzgâr, yelkenli teknenizi harekete geçirdi mi, artık yekeyi elden bırakamazsınız. Artık rüyalarınızda bile tramolalar, manevralar, halatlar ve yelkenlerle uğraşırsınız.

    Yalnız yelken yapmak bazılarının tutkusudur. Onlar için yalnız yelken yapmak en sevdiği oyuncak veya aile ferdini başka hiç kimse ile paylaşamamak gibidir. Seneler geçtikçe yelken bir zevkten tutkuya dönüşür. Tekne limanda durduğu ve rüzgâr estiği sürece artık denizin davetine cevap vermek onurlu bir görevdir. Gitmek gerekir. Artık içki şişesini hayatından çıkaramayan bir alkolik gibisinizdir. Yaşadığınız sürece yelken yapmamak gibi bir seçeneğiniz artık yoktur. Bunu başaramazsınız.

    Bedeninizin fiziki yetenekleri, yelkenle işinizin bittiğini söylemeye başladığı zaman, rüzgârlı havalardan nefret edersiniz. Zira rüzgârda denizde olamamanın ve ıskota tutamamanın, tramola edememenin yoksunluğuna tahammül edemezsiniz.

    Artık rüzgârsız havalardan hoşlanmaya başlarsınız. Hayatın gerçekleri ile geçmişin arzuları boğaz boğaza kavga ederler. Ömrünü yelkene adamış insanlar artık motorlu tekne sahibi olmaktan bahsetmeye başlarlar. Yanlarından kaçarsınız.

    Bir insan denizi ve yelkeni ne zaman bırakmalı? Sağlamken mi yoksa büyük bir hata sonrasında mı? Denize mi düşmeli yoksa yanlış bir manevra sonrası bumba veya yelkenden iyi bir tokat mı yemeli? Ya da hiçbirisi mi?

    Hiçbirisi. Yelkeni ve denizi seven bir insan aslında onları ölene kadar asla terk etmez. Zira yelken yapmak fiilen denize çıkmak değildir. Hayatını yelkene adamış biri aslında denizi her gördüğünde ya da denizi göremediği ama yüzünde rüzgârı hissettiği her an yelken yapıyordur. Beden fiilen yeke ve ıskotayı tutamasa da ruhumuz bedene teslim olmadığı sürece yani yelken, rüzgâr ve deniz hayallerimizi teslim alıp onları düşünmemize engel olmadığı sürece her an yelken yaparız.

    Son tramolada sonsuzluğa yelken bastığımız anda zaten bütün rüzgârlar ve denizler bizim olmayacak mı? ☸

  • EXTREME SAILING SERIES: Şampiyon The Wave Muscat

    EXTREME SAILING SERIES: Şampiyon The Wave Muscat

    İlk defa bir Türk takımının mücadelenin tüm ayaklarına katıldığı Extreme Sailing Series 2015 serisi 10-13 Aralık’ta Sidney’de düzenlenen 8. ve son ayak yarışlarıyla sona erdi. Tüm dünyada ses getiren mücadelede kupa Umman’ın oldu!

    Singapur, Muskat, Qingdao, Cardiff, Hamburg,  Saint Petersburg, İstanbul… Extreme Sailing Series’in (ESS) sekiz liman, üç kıta diyerek yola çıkan uçan katamaranları yıl boyu dünyanın farklı köşelerinde yarıştıktan sonra 10-13 Aralık’ta Avustralya’nın Sidney şehrinde final koşusunu gerçekleştirdiler. Rüzgârın zaman zaman 30 knot’ları bulduğu final mücadelesinde Leight McMillian liderliğindeki The Wave Muscat toplamda aldığı 20 puanla 8. ayağın birinciliğini de kimseye kaptırmadı. Onu 18 puanla SAP Extreme Sailing Team takip ederken, Red Bull Sailing Team üçüncü, Oman Air dördüncü, Gazprom Team Russia beşinci, Team Turx altıncı, Lino Sonego Team Italia yedinci ve GAC Pindar sekizinci geldi.

    ESS 2015 mücadelesinde toplam 6 ayak birinciliği alan, bir kere ikincilik bir kere de üçüncülük sahibi The Wave Muscat ekibi tüm ayaklarda süren istikrarını koruyarak genel sıralamada liderlik elde etti. İngiliz çok gövdeli yarışçısı Leigh McMillan, ESS’de üçüncü kez şampiyonluğa layık görülürken, son dokuz yılın da en iyi skipper’ı seçildi. Edhem Dirvana ve Mitch Booth’ın liderliğindeki Team Turx ekibi Türk bayrağını ESS mücadelesinde ilk kez açan takım olarak da ülkemizde büyük ses getirdi. Ekip üyeleri Cam Bayülken, Selim Kakış, Diogo Cayolla ve Pedro Andrade’den oluşuyor. Bu arada, yarış boyunca ekibi yakından destekleyen Tanem Sivar ve Edhem Dirvana, Sidney’deki final yarışlarının hemen ardından dünya evine girdiler. Yacht Türkiye olarak çifte mutluluklar diliyoruz…  www.extremesailingseries.com

  • Kuzey Ege’de dostluk yarışı

    Kuzey Ege’de dostluk yarışı

    International Çeşme Yacht Club ve Setur Ayvalık Marina’nın düzenlediği, 25 teknenin katılımıyla 29 Ekim’de Ayvalık’tan başlayan Kuzey Ege Yelken Yarışları 31 Ekim’de IC Çeşme Marina’da son buldu. Ayvalık-Midilli ve Midilli-Sakız Adası rotalarında gerçekleşen yarış sonrası IC Çeşme Marina’da düzenlenen ödül töreninde dereceye giren takımlara kupaları verildi. Çeşme Marina’da 31 Ekim’de düzenlenen ödül törenine Çeşme ve Urla Kaymakamlarının yanı sıra İzmir Yunanistan Başkonsolosu da katılanlar arasındaydı. IRC I Genel birinciliğini “Ladies First”, IRC II Genel birinciliğini “Good day Sunshine”, IRC III genel birinciliğini “Lady Sun”, Destek Sınıfı I genel birinciliğini “Blue Sky” ve Destek Sınıfı II genel birinciliğini de “Second Wind” teknesi kazandı. www.icyachtclub.com