Etiket: Yelkenli

  • İkinci baharında CEMRE

    İkinci baharında CEMRE

    Cem İbrahim Akkoyunlu’nun hayali 2017’de gerçek oldu ve torunları denizde büyüsün diye aldığı tipik Akdeniz kayığıyla şimdilerde Yeşilköy sularında yelken açıyor. 1975 yapımı Cemre adlı tirhandil çok badire atlatmış olsa da hâlâ insanlara doğayı sevdirmeye ve varlığıyla onları mutlu etmeye devam ediyor.

    Yazı PELİN ÖZCANLI, Fotoğraflar TOLGA İLDUN, CEM İBRAHİM AKKOYUNLU ARŞİVİ

    Bazı şeyler istenir ama hemen, arzu edilen zamanda ya da hızda olmaz. Unuttuğumuzu sandığımızda da bakmışız kendiliğinden gerçekleşmiş. Cem İbrahim Akkoyunlu’nun Cemre’yi alma sürecinde de benzer bir durum yaşanmış. Cemre, Akkoyunlu’nun yıllarca satılığa çıkmasını beklediği tek tekne. Ve en ummadığı anda ona kavuşmuş. Cemre’nin Akkoyunlu’dan önceki sahibi Mustafa Ertör’ün yaşadıkları da ilginç. Tekne, Ertör’le ilk akşamında lodos fırtınasında parçalanmış, sonra da eksik tadilat yüzünden her seyirde su almış. En sonunda Ertör pes ederek tekneyi karaya alıp ağırlık merkezi dahil komple yenileme yoluna gitmiş. Şimdi Ertör’ün başka bir teknesi var ve Cemre’nin komşusu. Böyle özel ve etkileyici hikâyeleri yaşayanlardan dinleyerek belgeleme ve deniz severlerle paylaşma yolculuğumuzu sürdürüyoruz. Yolumuz Yeşilköy Balıkçı Barınağı’na düştüğünde dikkatimizi çeken, 1975’te Kutluhan Şenyurt’un Rumelikavağı’ndaki atölyesinde üretildiğini öğrendiğimiz tirhandilin hikâyesini hem Akkoyunlu’dan hem Ertör’den dinleme fırsatı yakaladık. Mustafa Ertör Cemre’yi neden sattı, İbrahim Akkoyunlu nasıl aldı? Sırasıyla öğrenelim… Devamı Mayıs 2019 sayımızda… 

  • Hikâye devam ediyor DİNGO

    Hikâye devam ediyor DİNGO

    Dingo, Japon balıkçı teknelerinin sularımızdaki istisnai bir yansıması. Bugünden bakınca, kiraz çiçeği ağaçları “sakura” altında düşleyebiliriz onu. Japon kültüründe baharın müjdecisi olan kiraz çiçekleri, aynı zamanda ölüm ile yaşamın birlikteliğini ifade ediyor. Turuncu bordasıyla etrafa farklı bir enerji yayan Dingo’nun hikâyesi de biraz bu çiçeklere benziyor.

    Yazı PELİN ÖZCANLI, Fotoğraflar TOLGA İLDUN, HATEM SİPAHİ, OĞUZ AYAN ARŞİVİ

    Denizciler ve tekneleri arasındaki bağı tanımlamaya çalışmak nafile bir çaba olabilir. Aralarındaki ilişki özeldir, dışarıdan bakıldığında soyut ve somut yanlarıyla hemen kavranması imkânsız bir aşk gibidir. Bu nedenle hikâyeyi dinlemek ve hissetmek gerekir. Kahramanların sırları da böyle böyle keşfedilir. Bu ay öğreneceğiniz hikâyenin iki kahramanı var yine. Değerlerine bağlı ve cesur bir denizci olan Oğuz Ayan ile teknesi Dingo…

    Baharın gelmesiyle, Kalamış sularında süzülürken gördük onu. Olsa olsa kartpostallarda karşımıza çıkabilecek bir manzara yaratan Dingo’nun yolculuğu meğer Japonya’da başlamış. Bunu öğrenince parçalar birleşiyor ve kâh hüzünlü kâh mutlu sakura ağaçları beliriyor insanın zihninde. Martın sonundan itibaren nisanın ilk günlerine dek Japonya’yı etkisi altına alan bu büyüleyici kiraz çiçeği ağaçları, hem doğanın uyanışının hem de felsefi açıdan ölüm ile yeniden doğumun simgesi. Dingo bunları çağrıştırıyor insana.

    Oğuz Ayan sevdiği şeylere sahip çıkma kararlılığıyla insanı etkilemeyi başaran biri. Önce babasına miras kalan, daha sonra kendisine geçen Dingo da karakterinin bir yansıması. Ayan ve hayatında olup bitenler vazgeçmemenin insana kazandırdıklarını anlatıyor. Bize düşen de kesinlikle birbirleri için yaratılmışlar dedirten ikili ile bir araya gelmek oldu. Devamı Nisan 2019 sayımızda…

     

  • CHAIKA OF VAH Bulgar prensesten miras

    CHAIKA OF VAH Bulgar prensesten miras

    1962 yılında Güney Afrika’da yaşayan bir Bulgar Prensesi için yapılan ve döneminin en iyi yarış teknelerinden biri olan Chaika of Vah; iki kez Atlantik’i geçmiş, üç kıtayı, Ege ve Akdeniz’i dolaşmış klasik bir tekne. Döneminin efsane modellerinden biri olan bu klasik tekneyi görür görmez âşık olan Zümrüt-Alper Ispartalıgil çifti 2016 yılında sahip oldukları Chaika of Vah’ın hikâyesini anlattı.

    Yazı: Çiğdem Yurtsever

    Çocukluktan beri denizle iç içe yaşayan Zümrüt Radau Ispartalıgil ve Alper Ispartalıgil için deniz, tekne ve yelken hayatın önceliklerinden. Çift ve kızları Sermila ile Sahra için en büyük aşkları Chaika of Vah. Hayatlarında her zaman tekne ve deniz yaşamı olan aile için bu ahşap klasik teknenin yeri bambaşka. Hem zarif ve şık bir klasik, hem de yarışçı tasarımıyla iyi bir yelkenci olan Chaika of Vah ailenin hayatına yeni bir heyecan getirmiş. Zümrüt R. Ispartalıgil’den bu özel teknenin öyküsünü öğrendik.   

    CHAIKA OF VAH’IN HIZLI GEÇMİŞİ

    Chaika Of Vah 1962 yılında Franz Maas tersanesinde Breeon sınıfı yarış teknesi olarak Hollanda’da inşa edildi. Güney Afrika’da yaşayan bir Bulgar prensesi için yapılan tekne ilk yolculuğunu da Hollanda’dan Güney Afrika’ya yapmış. Daha sonra iki kez Atlantik’i geçerek Amerika’ya gitmiş. Ardından İngiliz sahipleri ile İngiltere’de bulunmuş. Teknede bulunan eski deniz haritalarındaki rota çizgi ve yazılarından anlaşılıyor ki, Akdeniz’deki Fransa sahillerini gezmişliği de var. Bundan sonra tekneyi satın alan Alman sahibi için İngiltere-Marmaris transferi 1997 yılında gerçekleşmiş. 1998-2004 yıllarında tüm Akdeniz ve Ege sahillerini gezen Alman sahibi daha sonra tekneyi bir Türk aileye (Bumin Ailesi) satmış. Buminler tekneyi Bodrum’a getirerek sadece üç-beş ay kullanmışlar. Emin Bumin vefat edince kızı ve eşi tekneyi 2006 yılında Dr. Aziz Eryavuz’a satmış. Aziz Bey ve eşi bakım ve tadilat uyguladıktan sonra tekneyi İstanbul’a getirmiş. Devamı Ocak 2019 sayımızda…

  • THE BODRUM CUP Büyük final

    THE BODRUM CUP Büyük final

    Era Bodrum Yelken Kulübü tarafından Erman Aras öncülüğünde başlatılan, Bodrum’da tekne yapımı ve denizciliğin gelişimine 30 yıldır katkılarıyla büyük bir marka değeri haline gelen yarışı American Hospital The Bodrum Cup, 22-27 Ekim tarihlerinde festival olarak çeşitli etkinliklerle tamamlandı. Beş etaptan oluşan yarışların yanı sıra sosyal sorumluluk projeleri, Mavi Yolculuk Yemek Yarışması, Kenan Doğulu, Levent Yüksel ve Bengü konserleri geniş programın dikkat çeken etkinlikleri arasındaydı.

    30. yılında Amerikan Hastanesi’nin isim sponsorluğu ve Yalıkavak Marina’nın ana sponsorluğu altında organize edilen The Bodrum Cup’ın Bodrum ayağı İstanbul’dan gelen ve Bodrum’dan katılan teknelerin Yalıkavak Marina’da toplanmasıyla başladı. Geleneksel Campana töreni ile The Bodrum Cup’ın startı verildikten sonra Four Seasons Hotel Istanbul Challenge etabının kupa töreni yapıldı.

    İLK GÜN

    Haftanın ilk günü Yalıkavak-Yalıkavak Metro etabı yapıldı. Rotaya göre ekipler Gemitaşı kayalığını iskelede bırakıp tekrar Yalıkavak koy girişinde finişlerini verdiler. Rüzgârın 8-10 knot’larda başladığı yarışta ekipler orsa seyriyle kayalığa geldiklerinde rüzgâr hafiflemişti. Kayalık dönülürken bazı ekipler hafif rüzgârdan çatışmalar yaşayıp motor çalıştırmak zorunda kaldı, iki ekip protesto verdi. Lider tekneler kayalığı dönmekte zorlanmazken ağır tekneler gittikçe hafifleyen rüzgârda zorlu saatler geçirdi ve çok az tekne yarışlarını tamamlayabildi. Tirhandil grubundaki Hızır ekibi first finiş verirken aynı gruptaki Bastarda ise overall birincisi oldu. Yarışın ardından gece, Yalıkavak Marina’da Mavi Yolculuk Yemek Yarışması ve Levent Yüksel konseri ile devam etti.

    SÜRPRİZLİ İKİNCİ ETAP

    18 mil uzunluğundaki Leros etabı için Yalıkavak Marina’dan çıkan filo, Kalimnos Adası’nın doğu tarafındaki küçük adanın önlerinde start için bir araya geldi. Akıntı ve hafif rüzgârla yerlerini korumakta zorlanan filo, Leros Boğazı’ndaki finiş hattının önünde tekrar bir araya geldi. Akıntıdan dolayı sürüklenen tekneler birbiriyle çarpıştı, pek çok tekne motor çalıştırmak zorunda kaldı. Yaklaşık bir saat kadar sonra tekneler yavaş yavaş finişlerini verdikten sonra filo Leros Limanı’na bağlandı. İkinci etap bu beklenmedik finiş ve sürprizlerle dolu sonuçlarla tamamlanmış oldu. Bodrum Belediyesi Dragonfly teknesi ikinci günün overall birincisi oldu. Adada yakın zaman önce vefat eden Prof. Dr. Galip Beygü İsen anısına küçük bir anma töreni yapıldı.

    FIRTINA VE KEYİFLİ MÜCADELE

    Leros etabı tamamlandıktan sonra ertesi günü planlanan Leros-Körmen Anadolu Sigorta Etabı şiddetli rüzgâr sebebiyle iptal edildi. Organizasyon komitesi başta küçük tekneler olmak üzere filonun güvenliği için Leros Adası’nda bir gün daha kalınmasına karar verdi. Fırtına gece saatlerinde hafifledi ve ertesi gün yapılacak yarışa müsaade etti. Dördüncü gün yapılan Leros-Gümüşlük etabı için Leros Adası önlerinden orta şiddetli rüzgârda start verildikten sonra filo kuzeyli esen rüzgârda yarışa başladı. Gümüşlük yakınlarında, sertleyen rüzgârda tüm hızıyla yarışan tekneler için haftanın en keyifli yarışı oldu. Etabı 3 saat 51 dakika 19 saniyede tamamlayan Take It Easier teknesi günün overall birincisi olmayı başardı.

    VE FİNAL

    The Bodrum Cup’ın son etabı olan Gümüşlük-Bodrum rotasında Gümüşlük’ten çıkan ekipler için komite rüzgârın çok hafif olması sebebiyle startı Hüseyin Burnu Feneri’nden verdi. Ancak rüzgârın yetersizliği, yön değiştirmesi ve yoğun akıntı sebebiyle yarışı abandone eden komite yeni bir start için filoyu Kargı Adası’na taşıdı ve ikinci startı verdi. Ancak ilk startın ardından verilen abandone kararını protesto eden başta Hızır ekibi ile diğer birkaç ekip telsiz üzerinden tartışma yaşayıp yarışı protesto ederek ikinci kez startı verilen yarışa katılmadı. Yarışa katılan ekipler ise Bodrum’da finiş verirken günün overall birincisi Metro Grandi ekibi oldu. Yarışın sonunda İçmeler’deki Ağanlar Tersanesi’nde yapılan kupa töreni ve Bengü konseriyle yarış haftası sona erdi. ☸