Hikâye devam ediyor DİNGO

Dingo, Japon balıkçı teknelerinin sularımızdaki istisnai bir yansıması. Bugünden bakınca, kiraz çiçeği ağaçları “sakura” altında düşleyebiliriz onu. Japon kültüründe baharın müjdecisi olan kiraz çiçekleri, aynı zamanda ölüm ile yaşamın birlikteliğini ifade ediyor. Turuncu bordasıyla etrafa farklı bir enerji yayan Dingo’nun hikâyesi de biraz bu çiçeklere benziyor.

Yazı PELİN ÖZCANLI, Fotoğraflar TOLGA İLDUN, HATEM SİPAHİ, OĞUZ AYAN ARŞİVİ

Denizciler ve tekneleri arasındaki bağı tanımlamaya çalışmak nafile bir çaba olabilir. Aralarındaki ilişki özeldir, dışarıdan bakıldığında soyut ve somut yanlarıyla hemen kavranması imkânsız bir aşk gibidir. Bu nedenle hikâyeyi dinlemek ve hissetmek gerekir. Kahramanların sırları da böyle böyle keşfedilir. Bu ay öğreneceğiniz hikâyenin iki kahramanı var yine. Değerlerine bağlı ve cesur bir denizci olan Oğuz Ayan ile teknesi Dingo…

Baharın gelmesiyle, Kalamış sularında süzülürken gördük onu. Olsa olsa kartpostallarda karşımıza çıkabilecek bir manzara yaratan Dingo’nun yolculuğu meğer Japonya’da başlamış. Bunu öğrenince parçalar birleşiyor ve kâh hüzünlü kâh mutlu sakura ağaçları beliriyor insanın zihninde. Martın sonundan itibaren nisanın ilk günlerine dek Japonya’yı etkisi altına alan bu büyüleyici kiraz çiçeği ağaçları, hem doğanın uyanışının hem de felsefi açıdan ölüm ile yeniden doğumun simgesi. Dingo bunları çağrıştırıyor insana.

Oğuz Ayan sevdiği şeylere sahip çıkma kararlılığıyla insanı etkilemeyi başaran biri. Önce babasına miras kalan, daha sonra kendisine geçen Dingo da karakterinin bir yansıması. Ayan ve hayatında olup bitenler vazgeçmemenin insana kazandırdıklarını anlatıyor. Bize düşen de kesinlikle birbirleri için yaratılmışlar dedirten ikili ile bir araya gelmek oldu. Devamı Nisan 2019 sayımızda…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.