Yazar: MURAT ÖKSÜZ

  • Muhteşem ikili: Yelkenli ve kedi

    Muhteşem ikili: Yelkenli ve kedi

    Hep söylüyordum, “Bu tekneye en çok kedi yakışır” diye. İkisi de muhteşem; yelkenli ve kedi. Ama maalesef kedinin önündeki engel yine bendim; alerjik astımım vardı. Kedi kaynaklı.

    Sonra o geldi, buldu bizi. Hem de ne badireler atlatarak. İlk düşüncemiz, iyice sağlığına kavuşunca mutlu olacağı bir yuva bulmak idi. Hatta iki ay önce ayın miçosu yapıp bunu ilan ettik bile. Ama…

    Hep mazeretler bulduk. Şu aşısı da bitsin. Önümüzdeki hafta da çıksın. Ay kırmızı doğsun.

    Artık üç kişilik mürettebatız. İsmihan, Pembe, ben.
    O da sevdi denizde yaşamayı. İlk seyrinde biraz deniz tuttu, kustu, o kadar. Teknenin bütün girdi çıktısı artık ondan soruluyor. Marinadayken de beş tekne ilerisine kadar alanını genişletti. Üstelik dört harflilere karşı artık bizi savunacak koruyucumuz var.

    Haklı çıktım. Birbirlerine çok yakıştılar.

    Ayın Miçosu  Serra Yılmaz

    Serra Yılmaz’a bir okyanus geçişi teklif etmeyi düşünüyorum. Onun o tatlı sohbeti ile binlerce millik yol, eminim farkına varmadan geçiverir. Her koşulda gülümsemesi eksik olmayan, çevresine de mutluluk saçanlardan. Dostluğundan gurur duyulan insanlardan. Karada da denizde de.

    IMG_9141
  • KUÇU KUÇU

    KUÇU KUÇU

    Yıllardır köpeğimiz Cornet’i tekneye götüremememin ezikliğini yaşamışımdır. Hele ki yanında köpeği ile gelmiş olan tekne sahiplerini görünce vicdan azabı çekmeye başlarım. Her günümüzü beraber geçirdiğimiz canım kuçumuzun tatilde de yanımızda olup bizle gezmesini çok arzuluyorum. Ayrıca tekneye götürmemeyi bırakın, hayvan 7 yaşını bitirdi ben daha onu yüzmeye bile götüremedim. Çocuğunla yeterince ilgilenmeyen baba psikolojisindeyim. Ama eşimin kabahati büyük bu konuda. Ne zaman götürmek için yeltensem keskin ve uzlaşmaz bir ses tonu ile ‘SAÇMALAMAAA!’ diye önümü tıkamıştır. Zaten kuçumuzu alırken oğlum Kaan ile beraber annesine karşı verdiğimiz savaşların, barış görüşmelerinin ateşi dün gibi olduğu için ben de fazla yüklenemiyorum. El mecbur geri vitese takıyorum. Zaten oğlan, ikinci bir köpek istiyorum diye sönmeye yüz tutmuş ateşin altını sürekli körüklediği için bizim kuçunun tekneyle tanışması mucizelere bağlı…

    Bütün bu duygularla geçenlerde okuduğum bir yazı beni çok şaşırttı. Ben köpek teknede mutlu   olur, yüzer hoşuna gider diye düşünürken konunun hiç de öyle olmadığını öğrendim ve sizle paylaşmak istedim.

    Bir uzman görüşüne göre:

    “Bazı köpeklerin deniz üzerinde rahat ve huzurlu olmaları için eğitime ihtiyacı vardır. Birçok tekne sahibi seyre çıkmanın köpekler          için kolay olduğunu düşünür, ancak bu köpeklerin atalarından gelen içgüdülerine ters bir durumdur. Örnek vermek gerekirse; ayaklarının altındaki yüzeyin hareket etmesi, köpeklerin içgüdüsel olarak gevşek zeminde yürüyormuş gibi hissetmesine neden olur. Bu da bir uçurumdan yuvarlanmak ya da toprak kaymasına yakalanmak gibi bir şeydir onlar için.

    Köpekler suya girdiklerinde içgüdüsel olarak yüzme eğilimindedir, ama yine içgüdüleri gereği, avlarını kovaladıkları ya da bir yerden bir yere gitmenin zorunlu olduğu zamanlarda su geçişleri yaparlar. Eğer siz açık denizde köpeğinizden yüzmesini isterseniz, o yakınında karayı göremediğinden panik olabilir ve arka ayaklarıyla zemine dokunmaya çalışabilir. Bu da köpeğin boğulmasına sebep olabilir.”

    “Birçok tekne sahibi aynı zamanda evcil hayvan da besliyor. Eğer tekne dünyasında yeniyseniz ya da bir tekne sahibi olarak evcil hayvan beslemeye yeni başladıysanız bazı konuları baştan düşünmeli, hazırlıklı olmalısınız. Öncelikle köpeğiniz için bir yüzdürücü sahibi olmanızı öneririz. Köpeklerin tekneden düşme ihtimali her zaman vardır. Hareket eden bu yeni yaşam
    alanı içerisinde uyum sağlama sürecinde köpeklerin denize düşme ihtimaline karşı özellikle seyir sırasında bir yüzdürücü takmanızda fayda vardır. Köpeğiniz iyi bir yüzücü olabilir ama kısa sürede yorulabilir ya da hipotermi gibi durumlar söz konusu olabilir. Bu yüzden bir yüzdürücü edinin ve bununla yüzme pratiği yaptırmaya çalışın.”

    Bütün bunlardan köpekler için teknenin kimya bozucu ve pek de mutluluk veren bir olay olmadığı anlaşılıyor. Sabit yerlere alışık oldukları için tekne gibi hareketli ve sallanan bir ortama alışmaları zaman alıyor. Yine uzmanlar, tekne köpek için stres yaratan bir unsur olabilir bu yüzden tekne denize açılmadan köpeğin tekneyi tanıması, ortamı kavraması için zaman tanıyın. Hemen seyre çıkmayın diyorlar.

    Bütün bu okuduğum hayvana stres veren şeylere her hafta uçakla gidip geldiğimizi ve 20 kg bir Golden’ın uçakta yanımızda uçamayacağını ve kargoda titreyerek yolculuk yapacağını da düşünüyorum. Sağ olsun cinsinden dolayı tüylerini de bozuk para gibi dağıttığı aklıma geliyor. Patileri ile tiklere istemeden vereceği hasarlar ve çişe gidip gelirken botun orasını burasını çizip kirleteceğini de eklersek karımın dediği gibi hakikaten saçmalıyormuşum galiba. ☸

  • Rüzgâra karşı Crossover Nissan Qashqai 1.6 dCi Platinum

    Rüzgâra karşı Crossover Nissan Qashqai 1.6 dCi Platinum

    Fransız Renault ve Uzakdoğulu Nissan ortaklığı, Qashqai’ye yeni yüz ve daha güçlü bir motor kazandırdı.

    SUV’mu değil mi? Hafif arazi aracı sayılabilecek Crossover mı? Bizce her yolun aracı Qashqai. Kaslı ve eğimli ön tasarım, arkaya doğru uzayan bagaj kapağıyla tamamlanıyor. Yerden 18-20 cm yüksek bir yapı üzerine kurulmuş otomobil, hafif engebeli yollarda rahat yol alabildiği gibi sürücüye oldukça yüksek oturma posizyonu sunuyor. Gece ve gündüz farketmeksizin Led farlar ön ve arka tasarımı şık bir hale getirmiş. İç mekâna girip, koltuga oturup aracı çalıştırdığınızda sizi çevre görüş kameralarının uyarı sesleri karşılıyor. Arka ve ön kameralar haricindeki yan aynaların altında kalan kameralarla çevrenizde araca yaklaşanları farketmenizi sağlayan Qashqai güvenli park etmenizide bu şekilde sağlıyor. İç mekânda kullanılan plastik malzemeler kaliteli sayılabilir. Direksiyon simidinden otomobilin çoğu fonksiyonunu kontrol edebiliyorsunuz. Renkli ekranda navigasyon sistemi orta konsolun en dikkat çeken özelliği. Telefonlarla eşleşebilen müzik sistemi tatmin edici. Gösterge paneli şık ve rahat algılanibilir. Klima sisteminin kullanışı ise kolay. Sürücü ve yolcu koltuklarının diz aralıkları geniş ve ferah. İlk defa Qashqai’de kullanılan 1.6 dCi motor,  kendi sınıfında en güçlü dizel motor ünvanına sahip. Ayrıca gazladığınızda motor sesini duymak hoşunuza gidebilir. Aynı motor daha sonra Renault Megane ile tüketicilere sunuldu. Test ettiğimiz Platinum X-Tronic, 6 kademeli otomatik şanzıman 130 HP güce sahip ve 0-100 km/s hızlanmasını 11 saniyede gerçekleştirip 190 km/s maksimum hıza çıkabiliyor. Yakıt tüketim oranlarına bakarsak, şehir içinde 5.3 lt, şehir dışında 4.2 lt ve ortalama tüketimi ise 4.6 litre ile inanılmaz az. Qashqai’nin yol tutuşuna gelirsek ESP sistemi sayesinde test sırasında herhangi bir sorun yaratmadı. Virajlara elverdiğince hızlı girmemize rağmen önden ve arkadan kayma yaşamadık. Yumuşak sayılabilecek orta sertlikteki süspansiyonlar darbeleri emerken iç mekâna rahatsızlık vermiyor. Fren hassasiyeti sınıfına göre gayet iyi. EuroNcap testine girdiği dönemin en iyi puanlarını alarak çarpışma testinden beş yıldızla ayrılan otomobil tüm saydığımız özellikleriyle Türkiye’nin en çok satanlarından birisi… ☸

  • Doğaya bir ithaf niteliğinde INUKSHUK

    Doğaya bir ithaf niteliğinde INUKSHUK

    Finlandiyalı Baltic Yachts’ın üretimi, dış tasarımıyla Arjantinli Germán Frers’in, iç tasarımıyla İngiliz Adam Lay’in tasarım anlayışını yansıtan Inukshuk, 2014’ün en iyi yelkenlisi seçildi… 32,64 metrelik yelkenli yat doğallığıyla yeşil alanları denizlere taşıyor.

    Finlandiyalı Baltic Yachts’a tam 30 yıl aradan sonra Arjantinli tasarımcı Germán Frers ile çalışma fırsatını sunan 32,64 metrelik Inukshuk (Baltic 107), aynı zamanda tersanenin 40 yıllık deneyiminin de bir ürünü… Merkezi Jakobstad’da ve Nautor’s Swan’a yalnızca iki kilometre mesafede olan tersane, Swan yapımında görev alan beş denizcinin 1973 yılında istifa edip yeni bir iş kurma girişiminin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Tersane, 60 metre uzunluğa kadar gezi ve performans sınıfı yelkenlileri üretebilecek kapasiteye sahip. Inukshuk ise şimdiye kadar tersanede üretilen en büyük yelkenli. Gövdeyi sağlam ve hafif kılan vakum infüzyon yöntemi ile inşa edilen ve Mayıs 2013’te suyla buluşturulan teknenin üretim süreci yaklaşık bir buçuk yılı buldu. Hem tersanenin deneyimi hem de mühendislik ve dış tasarımda Germán Frers, iç tasarımda da İngiliz Adam Lay ile birlikte çalışılması ise hiç şüphesiz Inukshuk’u 2014 Dünya Süperyat Ödülleri’nde yılın en iyi yelkenlisi ödülüne götüren sebeplerden…

    Inukshuk Inukshuk