KUÇU KUÇU

Yıllardır köpeğimiz Cornet’i tekneye götüremememin ezikliğini yaşamışımdır. Hele ki yanında köpeği ile gelmiş olan tekne sahiplerini görünce vicdan azabı çekmeye başlarım. Her günümüzü beraber geçirdiğimiz canım kuçumuzun tatilde de yanımızda olup bizle gezmesini çok arzuluyorum. Ayrıca tekneye götürmemeyi bırakın, hayvan 7 yaşını bitirdi ben daha onu yüzmeye bile götüremedim. Çocuğunla yeterince ilgilenmeyen baba psikolojisindeyim. Ama eşimin kabahati büyük bu konuda. Ne zaman götürmek için yeltensem keskin ve uzlaşmaz bir ses tonu ile ‘SAÇMALAMAAA!’ diye önümü tıkamıştır. Zaten kuçumuzu alırken oğlum Kaan ile beraber annesine karşı verdiğimiz savaşların, barış görüşmelerinin ateşi dün gibi olduğu için ben de fazla yüklenemiyorum. El mecbur geri vitese takıyorum. Zaten oğlan, ikinci bir köpek istiyorum diye sönmeye yüz tutmuş ateşin altını sürekli körüklediği için bizim kuçunun tekneyle tanışması mucizelere bağlı…

Bütün bu duygularla geçenlerde okuduğum bir yazı beni çok şaşırttı. Ben köpek teknede mutlu   olur, yüzer hoşuna gider diye düşünürken konunun hiç de öyle olmadığını öğrendim ve sizle paylaşmak istedim.

Bir uzman görüşüne göre:

“Bazı köpeklerin deniz üzerinde rahat ve huzurlu olmaları için eğitime ihtiyacı vardır. Birçok tekne sahibi seyre çıkmanın köpekler          için kolay olduğunu düşünür, ancak bu köpeklerin atalarından gelen içgüdülerine ters bir durumdur. Örnek vermek gerekirse; ayaklarının altındaki yüzeyin hareket etmesi, köpeklerin içgüdüsel olarak gevşek zeminde yürüyormuş gibi hissetmesine neden olur. Bu da bir uçurumdan yuvarlanmak ya da toprak kaymasına yakalanmak gibi bir şeydir onlar için.

Köpekler suya girdiklerinde içgüdüsel olarak yüzme eğilimindedir, ama yine içgüdüleri gereği, avlarını kovaladıkları ya da bir yerden bir yere gitmenin zorunlu olduğu zamanlarda su geçişleri yaparlar. Eğer siz açık denizde köpeğinizden yüzmesini isterseniz, o yakınında karayı göremediğinden panik olabilir ve arka ayaklarıyla zemine dokunmaya çalışabilir. Bu da köpeğin boğulmasına sebep olabilir.”

“Birçok tekne sahibi aynı zamanda evcil hayvan da besliyor. Eğer tekne dünyasında yeniyseniz ya da bir tekne sahibi olarak evcil hayvan beslemeye yeni başladıysanız bazı konuları baştan düşünmeli, hazırlıklı olmalısınız. Öncelikle köpeğiniz için bir yüzdürücü sahibi olmanızı öneririz. Köpeklerin tekneden düşme ihtimali her zaman vardır. Hareket eden bu yeni yaşam
alanı içerisinde uyum sağlama sürecinde köpeklerin denize düşme ihtimaline karşı özellikle seyir sırasında bir yüzdürücü takmanızda fayda vardır. Köpeğiniz iyi bir yüzücü olabilir ama kısa sürede yorulabilir ya da hipotermi gibi durumlar söz konusu olabilir. Bu yüzden bir yüzdürücü edinin ve bununla yüzme pratiği yaptırmaya çalışın.”

Bütün bunlardan köpekler için teknenin kimya bozucu ve pek de mutluluk veren bir olay olmadığı anlaşılıyor. Sabit yerlere alışık oldukları için tekne gibi hareketli ve sallanan bir ortama alışmaları zaman alıyor. Yine uzmanlar, tekne köpek için stres yaratan bir unsur olabilir bu yüzden tekne denize açılmadan köpeğin tekneyi tanıması, ortamı kavraması için zaman tanıyın. Hemen seyre çıkmayın diyorlar.

Bütün bu okuduğum hayvana stres veren şeylere her hafta uçakla gidip geldiğimizi ve 20 kg bir Golden’ın uçakta yanımızda uçamayacağını ve kargoda titreyerek yolculuk yapacağını da düşünüyorum. Sağ olsun cinsinden dolayı tüylerini de bozuk para gibi dağıttığı aklıma geliyor. Patileri ile tiklere istemeden vereceği hasarlar ve çişe gidip gelirken botun orasını burasını çizip kirleteceğini de eklersek karımın dediği gibi hakikaten saçmalıyormuşum galiba. ☸

1 comment

  1. Rana Sözen

    Tam pimpirikli miyim, neyim derken bu yazınız ilaç gibi oldu Emir Bey 🙂
    Bizim de küçük ırk bir köpeğimiz var. Onu yanımıza alamadığımız için en fazla iki-üç gün tekneyle bir yerlere kaçıyor, kızımızı da eşe dosta emanet ediyoruz.
    Bir kez onunla beraber seyir denedik. Bunu yapmadan önce de bir kaç kez tekneye gittik, bir gece de teknede kaldık. Teknede kaldığımız akşam bizim pontondan geçen herkese havladı. Alanını ve bizi korudu. Sabaha kadar derin uykuya geçemedik. Sabah da gidip kıç altı minderlere işedi. Hiç huyu değildir üstelik.
    Yine de bozmadık moralimizi. Israrla çıktık denize. İlk başta her şey çok güzeldi. Hava güneşli ama rüzgar sayesinde bunaltmıyor. Bizimkinin keyfi yerinde. Dili bir karış dışarda mutlu mutlu etrafa bakınıyor. Derken bir kaç martı takıldı peşimize. Onları kovalayacağım diye tekneden düşüyordu az kalsın. Sonra deniz tuttu, kustu. Bütün seyri diken üstünde geçirdik.
    Bu olaydan sonra bir daha asla diyordum ama eşim zamanla alışacağı konusunda ısrarlıydı. Sizin yazınız denememiz konusunda resmen işaret oldu bana 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.