Yazar: MURAT ÖKSÜZ

  • Yeni yıl için TEKNE SATIN ALMA REHBERİ

    Yeni yıl için TEKNE SATIN ALMA REHBERİ

    Yeni yılın ilk yazısından herkese merhaba! Eğer 2024 dilekleriniz arasında sevdiklerinizle birlikte daha fazla denizde olma hedefiniz varsa bu yazı tam da sizin için. Masmavi suların tadını doyasıya çıkarmak, dalgalara karışıp seyahat etmek, gönlü nereye isterse oraya yelken açmak isteyenler için tekne satın alma rehberi ile geldim! Fotoğraflar Miray Süleymanoğlu Öncü ARŞİVİ

    Hem iki kişi olarak tek gövdeli bir yelkenlide hem de çocukla çift gövdeli bir katamaranda yaşamış biri olarak, farklı koşulların tekne alımındaki önemini görme şansım oldu. Bu yazımda çocukla aylardır teknede biriktirdiğim taze deneyimleri sizlerle paylaşmaya karar verdim. Tekne satın alma konusunda kararsızsanız, çocuğunuzun rahat edebileceği bir tekne nasıl seçilir merak ediyorsanız yazının devamına geçin!

    Bugün benim için teknede ve evde yaşamak birbiriyle iç içe geçmiş iki kavram. Evdeki düzeni tekneye taşımak düşünüldüğü gibi uçurum farka sahip değil. Tabii bugün nasıl ihtiyaçlarımıza, ailemize ya da hayat standartlarımıza göre ev seçimi yapıyorsak, tekne alımında da aynı adımları takip etmek gerekiyor. 

    Eğer siz de benim gibi çocuğunuza oyun parkı olarak keşfedilmemiş koyları, boyama kitabı olarak Ege’nin doğal renklerini hediye etmek istiyorsanız ayağınızı karadan kesmenin zamanı geldi demektir.

    Teknede yaşamanın, aile ve çocuk üzerinde fiziksel ve ruhsal açıdan olumlu etkileri saymakla bitmiyor. Bunları ayrı bir yazıda sizinle paylaşacağım. Ama siz zaten bu fikri benimsemiş, deniz üzerinde ufak testleri ve denemeleri yapmışsanız artık o adımı atmaya hazırsınız! O zaman hadi birlikte tekne alımı için detayları gözden geçirelim.

    NE TÜR BİR TEKNE ALMALIYIZ?

    Tekne satın almaya karar verdikten sonra cevaplamanız gereken ilk soru: Yaşam tarzım ne? 

    Senede dört beş haftalık tatillere mi gideceğim? Evde yaşayıp hafta sonları ufak kaçamaklar mı yapacağım? Seyirde olmak mı yoksa koylarda olabildiğince yüzen yazlık tadında durmak mı daha cazip geliyor? Bu ve bunun gibi birçok soruya yanıt verdikten sonra, satın alma-kiralama ikilemi bir netlik kazanmaya başlıyor. 

    Birçok model arasından seçim yapmaya çalıştığınızda bu sefer başka bir ikilem karşınıza çıkıyor: Yelkenli mi motoryat mı? Tekne seçiminde eğer çevreden ya da araştırmalarınızdan dolayı kendinizi yakın bulduğunuz bir model varsa bu aşamada uzun süre takılı kalmıyorsunuz. Fakat kararsızsanız, önerim yine alışkanlıklarınızı ve yaşam tarzınızı düşünmeniz. Çünkü artık alan kullanımı ve konfor açısından yelkenli ve motoryatlar birbirine çok yaklaştığı için aileler ikisini de tercih edilebilir hale geldi. Bu yüzden çocuğunuz ve aile üyelerinin seyir içindeki tutumunu düşünmenizi tavsiye ederim. Ailece varış noktasından ziyade seyir anının kıymetli olduğunu düşünüyorsanız ve çocuğunuz deniz üzerinde rüzgârla, denizle iç içe seyahat etme noktasında iyi hissediyorsa yelkenli tekneleri değerlendirebilirsiniz. Böylece çocuğunuz ve deniz bütünleşip, rüzgâra ve yola kendini bırakarak keyifli rotalar çizebilir. Ailece daha hızlı seyirler planlamayı seviyorsanız motoryatları düşünebilirsiniz. Özellikle hafta sonları, amacınız kısıtlı zaman içerisinde bir koya gitmekse; hızlı, pratik, ufak veya büyük motorlu tekneler, motoryatlar daha mantıklı. 

    Ailece seyir süresince aktif olmayı seviyorsanız yelkenliler sizin için daha ideal. Yelkenlide tekneyi kullanan bir kaptan bile olsa fiziksel olarak yine de çok aktif oluyorsunuz. Çünkü birçok yelken, halat ile içli dışlı olmak ve seyir durumuna hükmetmek durumunda kalıyorsunuz. Motoryat kullanım açısından daha pasif, rahatlık açısından pek memnun kalabileceğiniz bir tekne. Eğer bir kaptan varsa siz arkanıza yaslanıp çocuğunuzla kitap okuyarak seyri tamamlayabiliyorsunuz. Özetle çok daha az eforla bu tekneleri kullanma şansınız var. 

    Bizim tercihimiz motoryat rahatlığını yelken hissiyle birleştirdiğimiz bir katamarandan yana oldu. Size de bu seçimde tavsiyem denizle olan bağınıza kulak vermeniz.

    İKİNCİ EL Mİ SIFIR MI?

    Gelelim kendimize uygun bir tekne seçtikten sonra bunu sıfır mı yoksa ikinci el mi tercih edeceğimize. İki ayrı seçimin de kendine göre avantajları var. Eğer ailece kişisel tercihleriniz varsa ve çocuklarınızın ihtiyaçlarına göre ikinci el bir tekne bulamadıysanız sıfır tekne alımı sizler için daha uygun bir seçenek. Sıfır teknelerin belirli bir garanti süresi olması d,a seyir halinde bir aksilik yaşamanız halinde, daha hızlı ve kolay çözümler için tercih edilebilir. 

    İkinci el tekne pazarı da kendine göre avantajlara sahip. Denenmiş, önceki sahiplerinin sorunsuz kullandığı bir tekneye bütçe olarak daha avantajlı şekilde ulaşabiliyorsunuz. Hele ki sizin gibi maceracı bir aileye denk gelirseniz bu süreç çok keyifli hale gelebilir. İstikrarlı bir araştırmayla aileniz için uygun olan o tekneye rastlarsanız uzun bekleme ya da hazırlık süreçlerine girmeden hemen seyre bile çıkabilirsiniz. 

    Sıfır tekne almayı düşünüyorsanız en doğru zamanlar sonbahar ve kış ayları. Fuar organizasyonları tüm dünyada bu aylarda düzenleniyor. Böylelikle siz potansiyel alıcılar rekabetteki tekneleri görüp karşılaştırarak satın alabiliyorsunuz. Bahar aylarında da hazırlık ve işlemler tamamlanıyor ve sezona yetişiyorsunuz. Ocakta Düsseldorf’ta, şubatta da İstanbul’da boat show’lar var. Göz atmanızı tavsiye ederim.

    İkinci el piyasası genelde bahar aylarında ya da yaz başlarında hareketli oluyor. Bunun en büyük nedeni ikinci el bir tekne aldığınızda bekleme süresi olmadığı için sezonda karar verip fazla zaman geçmeden denize açılabiliyorsunuz. Tabii rekabetin daha az olmasını istiyorsanız ikinci el tekne bakarken de sezonu beklemeyip kış aylarında araştırmaya başlamanız sizin için avantajlı olur. Bu yüzden her iki tekne için de benim tavsiyem sonbahar-kış ayları.

    Sene boyunca denizde çok vakit geçirmiyorsanız, kiralama da elbette çok güzel bir opsiyon. Sıfır tekne almanın, hele ki tekneniz Fransa’dan geliyorsa, çok güzel bir deneyim olacağını unutmayın. Gidip, teknenizi alıp, tüm Güney Avrupa ve Yunanistan’ı gezerek gelebilirsiniz.

    ÇOCUĞUN GÜVENLİĞİ

    Geldik teknemizi çocuk için uygun bir hale getirmeye. Diğer bir söylemle; güvenlik konusunda sıkı önlemler almaya. Aile üyelerinizin yaş grubuna göre alacağınız güvenlik tedbirleri değişiyor. O yüzden ayrı ayrı değerlendirmenin daha doğru olduğunu düşünüyorum.

    0-2 yaş arası çocuğunuz varsa: Dış dünyayı merak etmeye ve keşfetmeye başlamış bu yaş grubu hareketli olduğu için teknenin çevresine emniyet fileleri takmanız içinizin rahat etmesi açısından çok faydalı olacak. Kapı, dolap ve pencerelerde emniyet kilitleme sistemleri kullanarak çocuğun bu erişimini kontrol altında tutup güvenli hale getirebilirsiniz. Söz konusu denizin ortasında bir yaşama alanı oluşturmak olunca tabii ki asla atlamamamız gereken birincil ihtiyaç; can yelekleri. Hareketli seyir zamanlarında güvenliğiniz için ailece can yeleği kullanmayı unutmayın. Bu ihtiyaç hangi yaş grubuna dahil çocuğunuz olursa olsun hep listenizde olmalı. Evde de sıklıkla kullandığım ve tekneye de aldığım ilk şeylerden; köşe koruyucuları ebeveynlere bir diğer tavsiyem. Sivri kenarlı mobilyalar ve eşyalar için köşeleri güvenli hale getirmek önemli. Yoksa bir gözünüz sürekli tedirgin bir şekilde çocuğunuzun üzerinde olabiliyor. 

    3-6 yaş arası çocuğunuz varsa: Teknede oradan oraya koşacak, kendine bir oyun parkı arayacak çocuklar için güvenli alanlar oluşturmamız gerekiyor. Teknenin içinde veya güvertesinde çocuğunuzun dikkatini çekecek ve kendini rahat hissedeceği güvenli bir oyun alanı oluşturmak onu çok mutlu edecektir. Öğrenmenin de çok kıymetli olduğu bu yaş grubunda denizin ortasında neler yapabileceklerini ve tehlikeli olabilen bölgeleri ailece katılabileceğiniz bir oyun ile anlatabilirsiniz. 

    7+ yaş arası çocuğunuz varsa: Artık bir denizci adayıyla karşı karşıyayız! Su sporlarını ve denizde güvenle vakit geçirebilmeyi öğrenmek için önümüzde hiçbir engel yok. Bunun en faydalı ve eğlenceli yolu tekne işlerini ailece ortak yapmak. Halatları bağlama, teknenin temel ekipmanlarını kontrol etme gibi temel denizcilik becerilerini birlikte öğrenebilirsiniz.

    Denizde yaşamak tek bir doğrunun değil, değişken birçok gerçekliğin var olduğunu bize öğreten kocaman bir evren aslında. Bu yüzden karşılaşabileceğiniz acil bir durumda ailece ne yapılacağı önceden konuşulabilir. Acil durum ekipmanlarını ve prosedürleri ailece öğrenebilirsiniz.

    Hangi yaş grubuna dahil olursa olsun çocuğunuzun teknede gözetimi bir ebeveyn için her zaman çok önemli. Fakat bunu stresle değil de gerekli tedbirleri alıp gönül rahatlığıyla yapmak tüm ailenin rahatı için çok daha faydalı oluyor. Unutmayın denizin huzurlu kollarında ailece geçireceğiniz zamanların kalitesi önceliğiniz olmalı.

    İHTİYAÇLARI ATLAMAYALIM 

    Evi denize taşımak daha fikir olarak bile gündeminize girdiği an içinizi bir heyecan kaplıyor. Bence bunun en büyük sebebi insanın tüm karmaşa ve kalabalıkta unuttuğu dinginlik ve huzur ihtiyacı. 

    Yoğun bir tempo içerisinde zamanla yarışarak geçirdiğimiz aylar belki de yıllar bir süre sonra sakin bir ana ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu hatırlatıyor bize. Ebeveyn olarak da çocuklarımızı bu bilinçle yetiştirmek isteyebiliyoruz. Sade bir yaşamı doruklarda yaşayabileceğiniz tekne bu yüzden çok kıymetli bir atmosfer de sunuyor size. Bunu sürekli kılabilmek ve heyecanı hiç kaybetmemek için de tüm gereksinimlerinizi düşünerek yola çıkmanız gerekiyor. Ailelerin tekne yaşamında en önemli ihtiyaçları da alan kullanımı ve depolama. Unutmayın ki evde de alanınız belirli bir metrekare ile sınırlı teknede de. İyi bir planlama ile alan sorunu yaşama ihtimalinizi ortadan kaldırabilirsiniz. 

    Teknenin her alanını çok amaçlı kullanabilmek bu anlamda çok önemli. Çocuğunuza teknede de sağlıklı ve düzenli bir beslenme planı oluşturabilmeniz için yemek pişirme alanınızı gözden geçirin. Hem yemek hazırlığı için hem de yeme alanı için uygun bir yer oluşturabildiğinizden emin olun. Bugün Deniz’in en sevdiği kurabiyeyi o güvertede oynarken hazırlayabilmem benim için çok kıymetli. Siz de teknede ailece hazırladığınız yemekleri gün batımına karşı yiyebilmenin keyfini yaşamak istiyorsanız mutfak kısmını organize etmeye önem verebilirsiniz. 

    Gerek sizin gerek ailenizin kişisel eşyaları için doğru bir depolama sistemi oluşturabilmeniz de tüm seyirdeki kaliteniz açısından atlamamanız gereken bir adım. Bu konudakatlanabilir eşyalar işinizi kolaylaştırabilir.

    Çocuğunuzun birincil ihtiyaçlarını, sıklıkla kullandığı eşyaları kolay erişebileceğiniz yerlerde depolama kutularında tutabilirsiniz. Duvarlara monte edilebilen depolama sistemleri de bu anlamda kullanışlı olabiliyor.

    Sınırlı bir alan söz konusu olunca minimalist bir yaklaşım ihtiyacı da kaçınılmaz oluyor. Bu sebeple teknenizin alanı ne kadar geniş olursa olsun bir ihtiyaç listesi yaparak ona sadık kalmanız daha fazla alana sahip olmanızı sağlar. “Bir köşede dursun” dediğimiz her şeye “Gerçekten ihtiyacım var mı?” demeyi öğrenmek, alan yönetiminde en sevdiğim sorulardan biri. Siz de oluşturacağınız liste için kararsız kaldığınız her noktada kendinize bu soruyu sorabilirsiniz. 

    SEYİR GÜVENLİĞİ İÇİN TEKNE BAKIMI

    Eğer teknemizde doğru alan planlaması yaptıysak ve gerekli güvenlik önlemlerini aldıysak neredeyse seyre hazırız demektir. Tabii seyir öncesinde kriz tablosu çizerek elimizden geldiğince her türlü aksiliğe de hazır olmamız gerekiyor. Bunun için de anahtar kelime: Tekne bakımı. 

    Teknenin teknik durumu ve motorunun düzenli bakımı, seyir güvenliği açısından oldukça kritik. Çıkacağınız seyahatin süresi ve rotanıza göre motor bakımınızı yapmayı sakın atlamayın. 

    Elektrik ve su gibi temel ihtiyaçlarınız artık bir çocukla birlikte olacağınız için ekstra önemli bir hal alıyor. Bu sebeple seyir boyunca ekipmanların sorunsuz çalışması ve temel ihtiyaçlarınızı rahatlıkla sağlamak için su deponuzu ve ekipmanlarınızı kontrol edin. Unutmayın ki güvenlik kadar hijyen de aileniz için önemli. Bunda da temiz su olmazsa olmaz. 

    Tekne bakımı, her yıl düzenli olarak yapmanız gereken bir rutin haline gelecek. Şimdiden size tavsiyem ise uzun seyir planlarında her zaman bakımı da göz önünde bulundurmanız. 

    EVDEKİ HAYATIN TEKNEYE TAŞINMASININ BEDELİ

    Teknenin sadece alımı değil, yıllık harcama planı da önceden dikkat etmeniz gereken şeylerden. Ezbere söylenen tekne masraflarının ev masraflarından çok daha fazla olduğu yorumuna, deneyimlerime de dayanarak, katılmadığımı belirterek devam edeyim. Teknede harcamalarınız bir evde yaptığınız kadar neredeyse. Senelik belirli harcamalar var ki bunları bilmeniz ve takibini yapmanız gerekli: Sigorta ve bakım bedeli. 

    Özellikle altını çizmek istediğim başka bir konu, tüm tekne sahiplerinin aşina olduğu marina masrafı. Türkiye’deki çoğu tekneci marinaları kullanıyor. Aynı zamanda bölgeye göre marinaların harcaması da farklılık gösteriyor. Tekne alımı aşamasında marinalarla da görüşmek bana göre oldukça mantıklı. Aile dostu bir marina seçmek ve seyir boyunca güvenli duraklarda mola vermek için ben de marina konusunu gündemimde tutmaya çalışıyorum. 

    Biz yılın yarısını olabildiğince denizde, kalanını ise şehir veya farklı yerlerde geçiriyoruz. Kışları karada teknemizi dinlendirip, yazları ise dilediğimiz denizlerde özgürce gezmek artık rutinimiz oldu diyebilirim. Bu gibi durumlarda, farklı karapark veya bağlı bulunduğunuz marinaların kimi zaman kışı karada geçirme gibi opsiyonları oluyor. Biz teknemizi bildiğimiz, güvendiğimiz Setur Ören Karapark’a aldık ve mayıs ayıyla birlikte yeniden denize inip seyre çıkacağımız anların hayalini kuruyoruz. Siz de bu süreçte Setur’un kampanyalarına göz atabilirsiniz. 

    ORTAK HAYALLER KURMA ZAMANI

    Önümüze haritayı serip ailece ortak hayallerde buluşacağımız yere geldik mi? Tekne almak konusunda aklınızı kurcalayanlar sebepler olabilir. Eğer bunlar yeni bir koşula adapte olabilme kaygısıysa içim rahat bir şekilde tutkularınızın peşinden gitmenizi tavsiye edebilirim.

    Ebeveyn olmak ayaklarımızın yere basmasını gerektirir derlerdi hep. Ben söylenenin aksine küçük Deniz ailemize katıldığından beri etrafı mavilikle kaplı bir teknedeyim. Bence en kıymetli olan, çocuğunuza özgürlüğün ve kendi isteklerinin peşinden gidebileceği gücü aşılamak. “Mutluluk gidilen yolun üzerindedir, yolun sonunda değil.” demiş Epiktetos. Biz de ailece çıktığımız bu yolda ufak tefek aksiliklerle karşılaşsak da hep günü mutlu kapatabildik. Siz de eğer çocuğunuzla yeni anılara yelken açmaya karar verdiyseniz tercihiniz hangi tekneden yana olursa olsun içi sonsuz güzellikle dolsun. Çıkacağınız bu yeni yolculukta,

    Pruvanız neta, hayat kolayınıza olsun… ☸

  • Cesur İtalyan MANDA S07

    Cesur İtalyan MANDA S07

    Ters pruvası, T-top’lı spor üst binası, geniş dış yaşam mahalleri, büyük gövde pencereleri ve devasa kıç platformuyla cesur bir tasarıma sahip Manda S07, İtalyan tersanenin ilk teknesi. Giovanni Ceccarelli imzası taşıyan lüks motoryat stabilitesi ve 25 knot’lık performansıyla göz dolduruyor. 

    Yazı EYÜP ÖZEL Fotoğraflar MANDA YACHTS ARŞİVİ

    Napoli merkezli Manda Yachs, ilk kez Mayıs 2023’te Venedik Boat Show’da karşımıza çıkmıştı. Giovanni Ceccarelli tasarımı 21 metrelik lüks motoryatının dünya prömiyerini burada gerçekleştiren marka, ters pruvalı bu modeliyle tüm dikkatleri üzerine çekmişti. Bugüne kadar aslında daha çok yelkenli tasarımlarıyla tanıdığımız Giovanni Ceccarelli’nin ofisi Ceccarelli Yacht Design, Manda Yachts için 15 ile 27 metre aralığında üç model tasarladı. S07, bu serinin ortanca modeli. 

    İtalya’nın tersaneler bölgesi olarak adlandırılan Ancona’nın Trecastelli kasabasında 6 bin metrekarelik bir tesis kuran Manda Yachts, gövde infüzyon laminasyonundan montaja kadar tüm inşa sürecini kendisi yürütüyor. İlk teknesi S07’yi Venedik’te lanse ettikten sonra Eylül’de Cannes’da da sergileyen marka yine aynı ay Cenova Boat Show’da serinin bir küçük modeli 15 metrelik S05’in dünya prömiyerini geçekleştirdi. Şu ana kadar üç gövdeyi suyla buluşturan tersane teknelerini altı-sekiz ay aralığında tamamlıyor. S07’nin kapalı üst binalı Berlinetta versiyonunu Haziran 2024’te suya indirecek tersane S serisinin amiral gemisi 27 metrelik S09’un da inşasına başladı ve gelecek sene ocak ayında tamamlamayı planlıyor. Bir başka seriyi daha hayata geçirecek Manda Yachts, Explore E09 ve E110 modellerinin tanıtımını da bu sene Cannes’da yapmaya hazırlanıyor. Devamı Ocak 2024 sayımızda…

  • Denizlerde nadide bir mücevher JEWELS

    Denizlerde nadide bir mücevher JEWELS

    Türk tersane Turquoise Yachts, filosuna geçen yıl Jewels’ı ekledi. Uzun zaman gün yüzüne çıkarılmayan detayları merak edilen megayatın dış tasarımında Miami merkezli DeBasto Designs’ın imzası bulunuyor. 53 metre uzunluğundaki zarif ve keskin hatlara sahip Jewels, denizde çağdaş yaşama lüks özellikleriyle vurgu yapıyor.  Yazı İLKE YILMAZ Fotoğraflar ERAY ALTAY

    Turquoise Yachts 53 metrelik Jewels’ın ayrıntılarını ve fotoğraflarını geçen ay paylaştı. Dış tasarımının DeBasto Designs’a emanet edildiği megayata net ve geometrik hatlar hâkim. Lüks bir çizgiye sahip olan iç tasarımında ise Londra merkezli H2 Yacht Design’ın imzası bulunuyor. 

    SPORTİF GÖVDEDE DİNAMİK KONTRAST

    Jewels’ın gövde tasarımındaki inceltici etki dikkat çekici. Bu etkiyi iki güçlü çizgi sağlıyor. Heykelsi üst yapının arkasında bulunan çapraz bir çizgi, yüzme platformundan direğe doğru yükseliyor ve ardından keskin bir şekilde kaptan köşkünün ön camına iniyor. Görsel olarak, üst yapının tepesindeki keskin üçgen, yatın uzun pruvası ve pencere bantlarıyla birleşerek profili dinamik hale getiriyor; megayatın dış tasarımındaki ağır bir görünümün bu şekilde önüne geçilmiş. Bu özellikleriyle sportif de diyebileceğimiz Jewels’ın çelik ve alüminyum malzemeden üretilen gövdesindeki beyaz ve mavinin kontrastı da yalın çizgilere şık ve özgün bir hava katmış. Turquoise Yachts, Jewels’ın gövde kaplamaları için hava kabarcıklarının oluşmasını önleyen yeni ve özel bir teknik uygulamış. Devamı Ocak 2024 sayımızda…

  • Yeni yıl, yeni tekneler, yeni hayaller…

    Yeni yıl, yeni tekneler, yeni hayaller…

    Yeni yıla, yatçılık camiasının en çok önem verdiği organizasyonlardan “Boot 2024” ile merhaba diyoruz. Almanya’nın Düsseldorf şehrinde 20-28 Ocak’ta 55’inci kez kapılarını açacak fuar, uluslararası yatçılık pazarının önde gelen markalarının en yeni modellerini sergilediği bir arenaya dönüştü. Bu önemli boat show’da dünya prömiyeri yapılacak tekneleri inceledik ve 24’ünü tüm özellikleriyle bir araya getirdik. 2024’ün ilk prömiyerleri Düsseldorf’tan önce bu dosyada. (s.37)

    Yılın ilk kapak teknesi ise bir Türk üreticiden. Henüz 2019’da kurulan genç tersane VisionF Yachts, katamaranlarıyla ses getirmeye devam ediyor. Markanın en yeni modeli ve şimdilik amiral gemisi olan VisionF 82 de tamamen alüminyumdan üretildi. 24 metrelik lüks katamaran tüm detaylarıyla ilk kez sayfalarımızda. (s.54)

    Ülkemizi yat üretiminde dünya sıralamasının üst sıralarına taşıyan en önemli oyunculardan olan Turquoise Yachts’ın en yeni teknelerinden Jewels da zarif ve keskin hatlarıyla göz dolduruyor. Türk tersanenin 53 metrelik “mücevheri” bu ay megayat sayfalarımıza konuk oluyor. (s.70)

    Yeni yılda hayaller kurduracak yeni tekneler ve birbirinden ilginç mavi söyleşilerle birlikte, bu sayıda yine Alper Günoral, Bünyamin Sürmeli, Cem Gürdeniz, Deniz Kurt, Mehmet Bezdan, Miray Süleymanoğlu Öncü ve Tanıl Tuncel gibi önemli kalemlerden deniz kültürüne dair birçok şeyi öğreneceğiniz ufuk açıcı yazılar da sizi bekliyor. Ali Boratav (s.82) ve Süha Umar (s.88) ise bağlama kütüğü harcı, marina ücretlerine getirilmesi planlanan KDV artışı ve yeni marina projeleri gibi konular ile mavi tur kıyılarımızın hali ve yat turizminin sorunlarını gündeme taşıyorlar. Sizlerle birlikte ilgili makamların da okuyup ders çıkararak harekete geçmelerini umuyorum.

    Sorunların çözüldüğü, maviyle iç içe, huzurlu ve sağlıklı bir yıl geçirmek dileğiyle, keyifli okumalar…