Yazar: msahin

  • Denizciler için üç telefon

    Denizciler için üç telefon

    Denizciler artık navigasyon ve hava durumu uygulamaları için akıllı telefonlarını kullanırken, tekne içindeki pek çok akıllı uygulamayı da akıllı telefonlarla takip etmek mümkün hale geldi. Hatta teknenin çalınmasına karşı kurulan alarm sistemleri, teknenin izinsiz hareket ettirilmesi gibi durumlara karşı uyarılar da yine akıllı telefonlarla çalışıyor. Biz de denizci dostlarımız için üç farklı telefon modelini inceledik.

    Huawei Y6

    Huawei’nin orta segmentteki telefonu Y6, aslında güçlü donanımları ve yetenekleriyle fiyat performans açısından çok beğenilen bir telefon serisi olarak hayatına devam ediyor.

    6.09″ damla çentikli HD+ ekranda navigasyon haritalarını geniş geniş incelemek mümkünken %87 ekran / gövde oranına sahip olan bu geniş ekranda aynı zamanda videolarınız, fotoğraflarınız ve favori kitaplarınız için çok daha fazla alan bulacaksınız. Huawei Y6 ayrıca gözlere zarar veren zararlı mavi ışığı engeller ve TÜV sertifikasına sahiptir.

    Huawei Y6’daki 8MP ön kamera, ekran ışığı destekli bir ön flaş tonlama ışığı olan gelişmiş bir Selfie Tonlama Flaşı 2.0 ile eşleştirildi. Bu da düşük ışık koşullarında bile gerçek, doğal ve doğru bir portre çekmenizi sağlıyor.

    13 MP arka kamera ise geniş f/1.8 diyafram açıklığı, düşük ışıkta yaptığınız çekimlerinizde kaliteyi ve netliği artırmak için %50 daha fazla ışık sağlar.

    Huawei Y6, daha güçlü bas efektleriyle 6 db ek ses sağlar. Yani evde müzik dinlerken, arkadaşlarla parti yaparken veya plajda keyfinize bakarken kişisel taşınabilir hoparlörünüz gibidir. Ayrıca, kulaklık olmadan dinlenebilen dahili bir FM radyosu da bulundurur.

    12 nm yonga seti ve 2 + 32 GB genişletilebilir HUAWEI Y6’ın geniş belleği, tüm içeriğinizi kaydedebilir ve sorunsuzca çoklu görev yapabilme özelliğine sahiptir. Ayrıca, akıllı batarya optimizasyonu ile 3020 mAh bataryaya sahiptir. Yazılım ve donanım siteminin uyumu sayesinde gün boyu kullanım sağlayabilir.

    Huawei P40 Pro

    Huawei’nin üst segment modeli olan Huawei P40 Pro, yapay zeka yetenekleri ve güçlü donanımıyla beğeni toplayan bir telefon. Özellikle fotoğrafçılık konusundaki yetenekleri, Huwei P40 Pro’yu neredeyse profesyonel bir fotoğraf kamerası seviyesine taşıyor.

    Her yanı kavisli olan bu ekran bizlere 6.58 inç büyüklüğünde görüntü sağlıyor ve 2640×1200 piksel çözünürlüğünde görüntü üretiyor. Ekran panelinin OLED olması görüntü performansı için büyük artı sağlarken, aynı zamanda ekran tazeleme hızının da 90Hz olduğunu belirtelim.

    7nm+ mimarisine sahip Kirin 990 5G işlemcisini kalbinde taşıyan P40 Pro, 2 adet 2.86 GHz frekanslı Cortex-A76 çekirdeklerine ek olarak 2 adet 2.36 GHz frekanslı Cortex-A76 performans odaklı çekirdekleri ve 4 adet 1.95 GHz frekanslı enerji verimliliği sağlayan Cortex-A55 çekirdek sahibi.

    Tasarıma yönelik son olarak Huawei P40 Pro’nun IP68 sertifikasına sahip olduğunu ve bu sayede suya dayanıklı yapıda tasarlandığını söyleyelim.

    OPPO Reno 2Z

    OPPO Reno 2Z, OPPO’nun diğer modelleri gibi oldukça ince bir işçilik ve kaliteli malzeme ile geliştirilen bir telefon olmuş. Her ne kadar bu model orta segmentin bir üyesi olsa da, açıkçası verdiği his premium seviyede, üst segment bir amiral gemisi statüsünde diyebiliriz.

    OPPO Reno 2Z, kenarlara doğru kavisli hatlarıyla ele oturan yapısıyla kullanımı rahat bir telefon. Kenar çerçeveleri metalik yapıda, ön ve arka yüzeyler de Corning Gorilla Glass 5 ile korumalı.

    Daha önceki Reno modellerinden de aşina olduğumuz gibi Reno2 Z’nin de üst tarafında gizli bir pop-up kamera yer alıyor. Kamerayı bu şekilde kullanarak ekranı bir delik veya çentik alanıyla meşgul etmemeyi tercih eden OPPO, pop-up kamerayı oldukça güzel işlemiş. 16 MP çözünürlüğünde selfie fotoğraflar çekebilen ön kamera, ayrıca fotoğraf veya video çekerken gerçek zamanlı bokeh efekti de uygulayabiliyor. Böylece selfie fotoğraflarınızda veya videolarınızda çevrenizi bulanıklaştırarak kendinizi ön plana çıkartabiliyorsunuz.

    Motorize yapısıyla yuvasından oldukça hızlı çıkarak hazır hale gelen pop-up kamera, çevresindeki RGB ışık efektleriyle de farklılık kazanıyor.

    Reno 2Z’nin ekranı 6.53 inç büyüklüğünde. Böylece büyük bir görüntü alanı sunan telefon, ince kenar çerçevelerinin kullanılmış olmasıyla da bu alanı arttırıyor.

  • Denize en yakışan kara aracı: Bisiklet

    Denize en yakışan kara aracı: Bisiklet

    Giderek daha fazla sayıda denizci dostumuz, elektrikli ve katlanır bisiklet ya da scooter edinmeyi tercih ediyor. Teknede son derece küçük bir alan kaplayan ama faydası çok büyük olan elektrikli bisikletler, karada ulaşım ihtiyacını karşılıyor. Peki elektrikli bisikletler veya mini scooter’lar hakkında bilmemiz gereken detaylar nedir.

    Bisiklet, bir dönem popülaritesini yitirse de sağlıklı yaşam için ne kadar önemli olduğu anlaşıldıktan sonra bisiklete olan talep yeniden yükselmeye başladı. Eskiden sadece çocuklar için bir oyun/eğlence aracı olarak görülen bisikletleri bugün artık yetişkinler de yoğun olarak kullanıyor. Ve hatta işine bisiklet ile gidip gelmeyi tercih eden yetişkinlerin sayısı da hızla artıyor.

    Aynı zamanda deniz tutkunları için de bisikletler, ziyaret edilen limanlardaki ulaşım ihtiyacını karşılayan önemli bir araca dönüştüler. Elektrikli ve katlanır bisikletler teknede çok az yer kaplarken, liman şehirlerinde uzun mesafeleri konforlu bir şekilde kat etmeye, alışveriş torbalarını taşımaya, şehir içinde pratik şekilde seyahat etmeye imkan tanıyor.

    Elektrikli bisiklet, veya elektrikli bir scooter isterseniz hiç pedal çevirmeden sizi onlarca kilometre boyunca taşıyabilirken, isterseniz yorulduğunuz anlarda pedaldaki yükünüzü alıp daha kolay pedal çevirmenize de destek olabiliyor. Bir yokuşu bisikletle tırmanırken, yokuş tırmandığınızı hissetmeden kolayca yol alabiliyorsunuz. Bu araçların katlanır bisiklet özelliğine de sahip olması halinde, bisikletinizi çanta boyutlarında katlayıp tekneye alabiliyor ve depolama alanlarınızda rahatlıkla saklayabiliyorsunuz.

    Elektrikli bisiklet satın almak isteyenler için, birkaç önemli kıstası göz önünde bulundurmak önemli. Bisikletinizi hangi sıklıkla ve ne kadar uzun mesafelerde kullanmayı düşünüyorsunuz? Eğer sadece semt içinde, ev-çarşı arasında, günde birkaç kilometre git gel yapacaksanız, maksimum menzili 30 km olan, tek şarjla 30 km giden bisikletler işinizi görecektir. Ancak bisikletle uzun mesafe yolculuklarına çıkmayı planlıyorsunuz, 30-40-50 km uzaktaki işinize bisikletle gidip gelmeye niyetliyseniz, 90-100 km menzili olan modelleri düşünmenizi öneririz. Bisikletler, menzili tükettikten sonra, boşalan pillerini şarj etmek konusunda da 4-8 saat arası zaman isteyebiliyorlar. Bu zamanı da göz önünde bulundurarak menzil hesabınızı yapmalısınız.

    Elbette bisiklet seçerken, Türkiye’de yedek servisi, yedek parçası bulunan, pillerin ömrü bitince yenisini alabileceğiniz markaları tercih etmenizi de öneriyoruz. Aksi halde, pil ömrü bittiğinde değerli bisikletinizi kullanabilmek için yurt dışından yüksek maliyetlerle pil getirmek keyfinizi kaçırabilir. Ya da bir sorun yaşadığınızda yetkili servis bulamamak, çok can sıkıcı olacaktır.

    Tabi, elektrikli bisiklet de kullansanız, güvenlik önlemlerinizi mutlaka almalısınız. Bisiklet kaskı, eldiven, dizlikleriniz gibi sizi düşmeye karşı koruyacak tüm önlemleri tam olarak edinmeden lütfen bisikletle yola çıkmayın.

  • iPhone 12 denizci dostu bir telefon mu?

    iPhone 12 denizci dostu bir telefon mu?

    Apple’ın merakla beklenen yeni iPhone modeli, iPhone 12 nihayet piyasaya çıktı. Pek çok yatçılık/denizcilik uygulamasının iOS üzerinde sorunsuzca çalıştığını da biliyoruz, dolayısıyla denizciler arasında çok yoğun olarak tercih edilen Apple telefonları yeni serisi ile de denizcilere göz kırpıyor.

    Apple’ın denizciler arasında çok yoğun şekilde tercih edildiği artık bir sır değil. Kolay kullanımı ve iOS cihazlar için üretilen denizcilik uygulamaları sayesinde denizcilerin de doğal tercihine dönüşen iPhone’lar, ayrıca denizcilik özeli dışında da çok çekici ve güçlü cihazlar.

    Dolayısıyla, Apple’ın yeni piyasaya çıkan iPhone 12 serisi de radarımıza girdi ve bu telefonu inceleme fırsatımız oldu.

    A14 Bionic çip ve yeni nesil Neural Engine ile güçlendirilen yeni iPhone 12 ailesi, ayrıca iPhone 12 Pro versiyonuna da sahip. iPhone 11 Pro modelinde olduğu gibi Pro varyasyonunda yeni iPhone daha güçlü kamera ve donanım özellikleriyle kullanıcılara ulaşıyor.

    Denizciler için en önemli özellikler arasında yer alan su geçirmezlik, tüm iPhone 12 modellerinde standart bulunuyor.

    60529 sayılı IEC standardı kapsamında IP68 derecesi (30 dakikaya kadar maksimum 6 metre derinlik) suya, sıçramaya ve toza karşı dayanıklılık sağlayan iPhone 12 ile denizdeyken, yağmurdan veya dalgalardan endişelenmek zorunda kalmadan telefonunuzla navigasyon uygulamalarınızı çalıştırabileceksiniz.

    Öncüllerine göreyse iPhone 12’deki en önemli değişimin tasarım konusunda olduğunu fark edeceksiniz. iPhone kullanıcılarının çok sevdiği iPhone 4 ve iPhone 5 tasarımından alıştığımız, kalın ve güçlü metal çerçeveye geri dönmüş durumda. Rakipleri telefonları kağıt inceliğine ulaştırmaya çalışırken, iPhone zaten çok ince telefonlar üretebildiğini öncül modellerinde net şekilde ispatladı. Hatta hatırlarsanız, iPhone’ların etkileyici derecede inceldiği yıllarda, “telefonu arka cebimize koyup üzerine oturursak, kasasını eğip büker miyiz?” sorularıyla bu inceliğe göndermeler yoğunlaşmıştı.

    Fakat Apple artık donanımları kadar görüntüsüyle de gücünü göstermek istiyor. Üstelik, rakiplerinin de iPhone modellerinin tasarımlarından ilham alarak telefon ürettiğini biliyoruz. Dolayısıyla Apple artık çok net bir şekilde “ben farklı olacağım” mesajını vermek istiyor.

    Peki boyutlar?

    iPhone 12 Mini modeli 5.4 inç boyutundayken, normal iPhone 12 ise 6.1 inç boyutlara sahip.

    İkinci seri ise iPhone 12 Pro olarak isimlendiriliyor. Bu serideki iki model ise iPhone 12 Pro ve iPhone 12 Pro Max ismi ile kullanıcılara ulaşıyor Pro modelinde boyut 6.1 inç iken, Pro Max modeli 6.7 inç boyutuyla geliyor.

  • Denizle mücadele fit bir vücut ister

    Denizle mücadele fit bir vücut ister

    Üç tarafı denizlerle kaplı bir ülkede denizcilik çok uzun süre “lüks” kalsa da insanlarımız artık denizciliğin değerini anlıyor. Herkes yat sahibi olmak zorunda değil ama en azından tatillerimizi teknelerde geçirme bilinci giderek yaygınlaşıyor. Özellikle pandeminin ardından, kalabalık oteller yerine sakin bir koya demirlemiş özel bir teknede tatil yapma fikri herkesin aklına yattı. Ancak hem yeni denizciler hem de eski denizciler için hatırlatmak istediğimiz bir kural var. Denizci adam fit olur. Çünkü denizde fırtınanın ne zaman kopacağı veya acil durumun ne zaman yaşanacağı belli olmaz. Fit kalma bilincine sahip denizciler için birkaç küçük tavsiyemiz var.

    Diyelim ki kaptanlık belgenizle beraber ilk teknenizi satın aldınız veya bir tekne kiraladınız. Büyük bir hevesle denize açıldınız, sakin bir koya demirlediniz. Yüzdünüz, güneşlendiniz, kumsala çıkıp mangal bile yaptınız ve geri dönüş zamanı gelmişken acı gerçekle yüzleştiniz. Teknenizin demiri deniz tabanında bir kayaya sıkıştı ve yerinden çıkmıyor. Su da 8-10 metre bir derinliğe sahip ve elbette teknenizde oksijen tüpü ve dalış ekipmanları gibi materyaller bulunmuyor. Ne yapacaksınız? 8-10 metre suya dalıp orada yaklaşık 10-20 saniye kadar uğraşıp çapayı çıkardıktan sonra yüzeye geri yüzmelisiniz. Tüm bu işlem ise yaklaşık 1 dakika kadar nefesinizi tutmanızı gerektirecek. Pek bir dakika nefes tutabilecek kadar fit durumda mısınız? Ciğerleriniz bu performansa hazır mı?

    Eğer denizciliği lüks bir yatla koylarda demirleyip yiyip içip yüzmek ve güneşlenmek sanıyorsanız, muhtemelen vücudunuz yeterince fit olmayabilir ve bu “çapa kurtarma” operasyonu için koydaki başka teknelerin sahiplerinden yardım istemek zorunda kalabilirsiniz. Şansınız varsa, birisi yardımcı olmak isteyebilir. Ama o koyda yalnız da olabilirsiniz. Daha kötüsü, denizde başınıza her türlü terslik gelebilir ve direnç gerektiren bir yolculuk yaşamak zorunda kalabilirsiniz. Bu yüzdendir ki denizci adam her zaman fit olmak zorundadır derler.

    Düzenli spor yapmak, yürüyüşlere çıkmak, hatta biraz kas geliştirmek, her denizcinin olağan rutini içinde bulunması gereken faaliyetlerdir. Yaşam ve iş ritminize göre bu antrenmanları günlük rutinlerinize de dahil edebilirsiniz veya ayın belli günlerinde, yoğunlaştırılmış bir spor programı da uygulayabilirsiniz. Böyle bir durumda, sporcu diyeti uygulamanız da yararlı olabilir. Sporcu besini gibi ürünler bu dönemlerde beslenmenizi kolaylaştıracağı gibi Elbette kas geliştirmek istiyorsanız protein tozu takviyesi de almak isteyebilirsiniz. Bu ürünlerde, güvenilirliği dünya çapında kabul edilmiş Solgar ürünlerini tercih etmenizi de tavsiye ederiz.

    Unutmayın, denizlerin tadını çıkarmak için denizdeki sürprizlere de hazır olmak gerekiyor. Bu bilince sahip olduktan sonra, denizcilik büyük bir zevke dönüşecek. Biraz fit ve dirençli bir vücuda sahip olmak, denizciliği çok daha kolay bir hobiye çevirir. Üstelik, sadece denizler için değil, daha sağlıklı ve uzun bir hayat sürebilmek için de fit bir vücuda ihtiyacınız olacak.