Yazar: msahin

  • Uçmayı özleyen denizciler el kaldırsın

    Uçmayı özleyen denizciler el kaldırsın

    Biz denizciler için, denizden uzak yaşamak çok zor bir süreçtir ama bu pandemi sırasında fark ettik ki, uçamamak da yüzememek kadar üzücüymüş. Fakat, o kötü günler bitiyor, hazır olun, dünyanın aşılandğı ve insanların daha bilinçli olduğu bir dünyada uçuşlar da yeniden açılmaya başlıyor. Peki yeniden uçabileceğimiz bu güzel günlerde bilmemiz gerekenler nedir?

    Herhalde pek çok denizci, pandemi nedeniyle uçuşların durduğu ana kadar uçakların ve hava yolculuğunun hayatındaki önemini çok sorgulamamıştır. Ancak şunu fark ettik ki, pek çoğumz için evimizle veya işimizle teknemiz arasındaki uzun yolu çekilir kılan bir teknolojinin, yani uçmanın hayatımızdan çıkması, denizle de bağlantımızı zorlayan bir durumdu.

    Aslında insanoğlu sadece son 50-60 yıldır pratik olarak uçuyor desek, yalancı çıkmayız. Ticari yolcu uçuşları, modern dünyanın en önemli kazanımlarından biriydi. Pandemi nedeniyle uçuşlar durdurulduğunda, bir şehirden diğerine, bir ülkeden diğerine atlarla haftalar boyunca yol almak zorunda kalan Orta Çağ insanından bile çaresiz duruma düştük, çünkü artık atımız olmadığı gibi artık sınırların olmadığı bir dünyada canımızın istediği yere at sürebildiğimiz ve rahatça girip çıkabildiğimiz çağlarda da yaşamıyoruz.

    Bu açıdan bakınca, medeniyetin insanoğluna bir zincir vurduğunu ve seyahat özgürlüklerini elinden aldığını da söyleyebiliriz ancak bu konuyu daha rasyonel olarak incelemek gerekirse, modern sınırların toplulukların ekonomik ve sosyal şartlarını iyileştirmek, farklı kültürlerin birbirlerini taciz ettiği saldırganlıkları önlediğiniz ve toplulukların kendi eko sistemleri içinde daha sağlıklı yaşamlar kurarak birbirleriyle etkileşime girdiğini kabul etmemiz de gerekiyor. Evet artık atımıza binip, veya arabalarımıza atlayıp dünyanın istediğimiz ülkelerine kontrolsüzce girip çıkamıyoruz ama yaşadığımız köyleri, kasabaları da atlı eşkıyaların, rakip devletlerin desteklediği militanların basıp masum insanlara zarar veremediği, daha güvenli, daha kuralları ve geleceği belli, daha stabil yaşamlar kurmayı başarıyoruz. Medeniyetin bir de bu yönünü hatırlamak gerekiyor. Sınırlar, insanları sınırlamak için değil de insanları birbirinden korumak için de işlev görüyor, bunu da unutmamak lazım.

    Öte yandan, insanoğlunun elinden özgürce seyahat etme imkanını alan medeniyet, ona istediği yere kayıt altında ama çok daha hızlı gitme imkanını da sundu. Pandemi nedeniyle Uçak yolculukları hayatımızdan çıktığında bunun değerini de anladık.

    Bugün artık, pandemi şartları yavaş yavaş ortadan kalkarken, seyahat imkanlarımız yeniden hayatımıza girdi ve şimdi online olarak, gitmek istediğimiz rotada uçak biletlerimizi hızlıca alıp, seyahat planımızı yapıp yola çıktığımızda, birkaç saatte hedefimize ulaşabiliyoruz.

    Uzun yıllara dayanan deneyimiyle geliştirdiği güvenli alt yapısı sayesinde dijital alışverişi çok pratik bir sürece dönüştüren Hepsiburada, şimdi uçak bileti arama servisi Hepsifly ile yolculuğunuzu gerçekleştireceğiniz destinasyonlar için var olan tüm uçuşları listeleyerek, bütçenize, şartlarınıza, seyahat planlarınıza en uygun uçak bileti seçimini yapmanıza destek oluyor. Adana Antalya uçak bileti veya İstanbul Kayseri uçak bileti ya da başka bir destinasyon…

    Hatta, dünyada gitmek istediğiniz başka herhangi bir lokasyon için, tüm uçak biletleri artık Hepsifly güvencesiyle dakikalar içinde rezerve edilip satın alınabiliyor. Bu yıl tatilinizi planlarken, bu başarılı hizmeti de kullanarak hayatınızı ve seyahatlerinizi çok pratik hale dönüştürebilirsiniz.

    Uçmaya artık eskisinden çok daha hazırız.

  • Teknenin gardırobu yeni sezona hazır mı?

    Teknenin gardırobu yeni sezona hazır mı?

    Baharla beraber tekneleri karadan denize indirme zamanı geldi. Tekne sahipleri, kış boyunca karada bekleyen, bakımları yapılan, zehirlileri atılan teknelerine kavuşmak için gün saymaya başladı. Peki bu sezon, teknedeki gardıroplarımızda neler olacak? İşte 2021 yelken ve yat sezonu için küçük tavsiyeler.

    1 – Bahar soğuklarına yenik düşmeyin

    Eğer bahar aylarında tekneyle çıkmayı planlıyorsanız, bulunduğunuz iklimi de göz önüne alarak, özellikle akşamları çok düşebilen sıcaklıklardan olumsuz etkilenmemek için yanınızda sıcak kıyafetlerin bulunmasını tavsiye ediyoruz. Bağışıklığı düşürme riski almanıza hiç gerek yok. Özellikle vücudun en kolay üşüyen bölgelerini, boğazınızı ve ayaklarınızı sık sık kapatacak atkılar,. boğazlı denizci kazakları ve çoraplarla vücudunuzu sıcak tutun, riske girmeyin, soğuk almayın. Dünyada pandemi hala devam ediyor.

    2 – Ayakkabı konforundan ödün vermeyin

    Teknede ayakkabı giymiyor olabiliriz ama tekneden çıktığımız anda limanda, ziyaret ettiğimiz kasabalarda, uzun yürüyüşler yapacağımız doğal güzellikler arasında yükümüzü ayaklarımızı çekecek ve onları yeni, taze, konforlu, sağlam ayakkabılarla şımartmak yapılacak en akıllıca yatırımlardan biri olabilir. Dolayısıyla bu sezon ayakkabı seçimini bir de bu gözle yapmaya çalışın.

    3 – Dijital dünyadan kopmayın

    Teknede elbette telefonlarımız da çalışıyor olacak ancak seyir anında her zaman telefonlarımıza ulaşamayabiliyoruz. Su geçirmeyen akıllı saatler denizcilerin artık en büyük yardımcıları. Eğer hala edinmediyseniz, ihtiyaçlarınıza uygun bir modeli seçmenizi tavsiye ediyoruz. Hayatınız çok kolaylayacak. Ayrıca sağlık verilerinizi de akıllı saatiniz sayesinde anlık olarak takip edebilirsiniz. Üstelik akıllı saatlerin bazıları farklı kayışlar sayesinde, her kıyafetinize uyum sağlayacak şekilde özelleştirilebiliyor. Yani şık birer aksesuara da dönüşebiliyorlar.

    4 – Denizci şıklığı

    Deniz, zor bir arkadaş olarak hepimizi tatlı tatlı yorabiliyor, kimi zaman hırçınlaşabiliyor ama o limana demiri attığımız anda yaşadığımız mutluluk, huzur, keşif heyecanı ve başarı duygusunu hepimiz tanıyoruz. İşte o anlarda fotoğraf makineleri çıkıp da anı fotoğrafları alınırken, dostlarla yemek sofralarında otururken şık görünmeyi de tercih etmek çok anlaşılabilir bir istek… Denize çıkmadan önce tarzımızı yansıtan yeni sezon kıyafetlerini de yanımıza almak elbette doğru bir karar olacaktır. Bu noktada yeni sezon koton ürünlerini de incelemenizi mutlaka tavsiye ediyoruz.

  • Yatçının ecza dolabı

    Yatçının ecza dolabı

    Denizde ve en yakın yerleşim birimine saatlerce hatta bazen günlerce uzakta kaldığımız dönemde, teknede tek başınıza uygulamak zorunda kalabileceğiniz acil sağlık müdahaleleri için ecza dolabınızda tıbbi malzemelerin bulunması zaten bir zorunluluk. Ancak ecza dolabınıza hayatınızı kolaylaştıracak bazı eklemeler de yapabilirsiniz. İşte tavsiyelerimiz.

    1. Doktor tavsiyesi

    Öncelikle denize açılmadan önce doktorunuza danışarak, tüm tetkiklerinizi yaptırmanızı ve yaşayabileceğiniz olumsuz sağlık riskleri nedeniyle tavsiye alarak, doktorunuzun vereceği tavsiyelerle gerekli ilaçları yanınızda bulundurmanız, hayati önem taşıyor. Farkında olmadığınız bir kalp problemini denizin ortasında, hastaneye bir iki gün mesafede fark etmeniz, hiç hoş olmaz.

    1. Günlük besin ve vitamin destekleri

    Denizde beslenmenizi sağlıklı yürütmeniz her zaman çok da kolay olmaz. Tekneler ne yazık ki her türlü besini saklamak için yeterli konfor sunmayabilir. Bu nedenle uzun süre denizde konakladığınızda vitamin ve mineral eksikliği yaşayabilirsiniz. Misal, sağlıklı bir insanın günde 4500 mg’a kadar potasyum alması gereklidir ancak bu kadar potasyum alabilmeniz için her gün 2-3 kilodan fazla yeşil sebze ve meyveler yemeniz gerekebilir. Ya da c vitamini için gerekli taze sebze ve meyveleri sürekli teknede bulamayabilirsiniz. Bu vitaminlerin ve minerallerin eksikliği ise sizi kısa sürede bitkin, yorgun, halsiz düşürebilir, arkasından ise bağışıklığınız düşer ve hastalıklar gelebilir. Dolayısıyla ecza dolabınızda Supradyn gibi vitamin desteklerini bulundurmanız faydalı olur.

    1. Cildinizi önemseyin

    Sıcak hava, tuzlu su, yakıcı güneş derken her cilt bu zor şartlara farklı tepkiler verebilir. Cildinizin dengesi bozulduğunda ise ilk ortaya çıkan, sivilceler olur. Derinizin altında ömrünüz boyunca sinsice bekleyen bakteriler, bağışıklığınızın düştüğü, cilt dengenizin bozulduğu ilk anda kafalarını çıkarırlar ve o küçük sivilceler oluşur. Eğer sivilceler için önlem almazsanız hızla büyürler, yayılırlar ve ciddi bir cilt sorununa dönüşebilirler. Ecza dolabınızda mutlaka bir sivilce kremi de bulunmalı.

    1. Cilt bakım kremi de olmazsa olmazdır

    Sivilce kremini cildin dengesini kaybettiği durumlar için dolabınıza koydunuz ama neden bu kötü senaryonun gerçekleşmesini bekleyelim. Tuzlu su ve yakıcı güneş altında ağır darbe alan cildinize düzenli bakım yaparak hem sağlıklı kalmasını hem de yaşlanma etkisinin gecikmesini sağlayabilirsiniz. Bu amaçla da Bepanthol cilt bakım kremlerini incelemenizi ve cildinize uygun kremleri edinmenizi tavsiye ediyoruz.

     

  • Telefonlar denizcilerin en yakın dostu oldu

    Telefonlar denizcilerin en yakın dostu oldu

    Akıllı telefonlar, sahip oldukları yetenekler ve çalıştırabildikleri navigasyon ve hava tahmin uygulamalarıyla, denizcilerin en önemli asistanı haline geldiler. Eskiden, bir denizcinin ihtiyacı olan çok sayıdaki farklı aracı minicik bir kutu içinde toplayan telefonlar artık sadece günlük hayatımızda değil, denizde de hepimiz için vazgeçilmez bir cihaz. İşte, yeni bir telefon arayan denizci dostlarımız için, çok kullanışlı üç denizci telefon.

    Xiaomi Redmi Note 8

    Fiyat/performans oranıyla kullanıcılarını çok memnun eden bir telefon olan Redmi Note 8, Xiaomi’nin Redmi serisindeki en beğenilen modellerden birini oluşturuyor. Redmi’nin yine çok beğenilen Note 7 modelinin son teknolojilerle güncellenmiş devamı olan Note 8, bir veya iki kameralı telefonlardan dört kameralı yeni nesil telefonlara geçmek için de ideal bir fırsat sunuyor.

    48 MP ana kamerası, 8 MP ultra geniş açılı kamerası ve 2 MP makro lensi bulunan telefonda ayrıca 2 MP  de derinlik sensörü bulunuyor. Böylece telefonla yapılan fotoğraf ve video çekimlerinde kalite çok önemli ölçüde artmış.

    4000mAh Pil Kapasitesi + 18W Hızlı Şarj, TÜV Rheinland sertifikalı ekran ve Qualcomm Snapdragon 665 işlemci ile amiral gemisi deneyimi sunan telefonun  6.3 inç boyutundaki Gorilla Glass 5 ekranı ise olabilecek maksimum korumayı ve konforu sağlıyor.

    Xiaomi Redmi Note 8 Pro

    Redmi Note 8 Pro, Redmi Note 7 Pro’nun tasarım çizgilerini takip etse de, aslında şirketin K20 modelini daha çok andırıyor diyebiliriz. Zira arka yüzeyiyle daha kavisli bir yapıya sahip olan telefon, sağ ve sol kenarlarda kavisli hatlarıyla ele iyi oturan bir model olurken, ayrıca kamera dizilimini de arka yüzünde tam ortada bulunduruyor. Yine arka yüzünde cam malzemeyi içeren telefonun bu yüzeyi tıpkı Note 7 Pro’da olduğu gibi Gorilla Glass 5 ile korunuyor.

    6.53 inç ekran boyutuna ulaşılmış Redmi Note 8 Pro modelinde  piksel yoğunluğu ise 395 ppi seviyesinde. Telefonda 12nm FinFET mimarisine sahip Mediatek Helio G90T işlemci yer alıyor. 8 çekirdekli bu işlemci 2 performans 6 adet de verimlilik odaklı çekirdekten oluşuyor. 2.05 GHz frekanslı Cortex-A76 ve 2.0 GHz frekanslı Cortex-A55 ile Helio G90T, orta – üst segmente konumlanan bir işlemci ve Snapdragon tarafında da karşısında Snapdragon 730 yer alıyor.

    OPPO Reno 2Z

    OPPO Reno 2Z, OPPO’nun diğer modelleri gibi oldukça ince bir işçilik ve kaliteli malzeme ile geliştirilen bir telefon olmuş. Her ne kadar bu model orta segmentin bir üyesi olsa da, açıkçası verdiği his premium seviyede, üst segment bir amiral gemisi statüsünde diyebiliriz.

    OPPO Reno 2Z, kenarlara doğru kavisli hatlarıyla ele oturan yapısıyla kullanımı rahat bir telefon. Kenar çerçeveleri metalik yapıda, ön ve arka yüzeyler de Corning Gorilla Glass 5 ile korumalı.

    Daha önceki Reno modellerinden de aşina olduğumuz gibi Reno2 Z’nin de üst tarafında gizli bir pop-up kamera yer alıyor. Kamerayı bu şekilde kullanarak ekranı bir delik veya çentik alanıyla meşgul etmemeyi tercih eden OPPO, pop-up kamerayı oldukça güzel işlemiş. 16 MP çözünürlüğünde selfie fotoğraflar çekebilen ön kamera, ayrıca fotoğraf veya video çekerken gerçek zamanlı bokeh efekti de uygulayabiliyor. Böylece selfie fotoğraflarınızda veya videolarınızda çevrenizi bulanıklaştırarak kendinizi ön plana çıkartabiliyorsunuz.

    Motorize yapısıyla yuvasından oldukça hızlı çıkarak hazır hale gelen pop-up kamera, çevresindeki RGB ışık efektleriyle de farklılık kazanıyor.

    Reno 2Z’nin ekranı 6.53 inç büyüklüğünde. Böylece büyük bir görüntü alanı sunan telefon, ince kenar çerçevelerinin kullanılmış olmasıyla da bu alanı arttırıyor.