Yazar: msahin

  • Değişimin başlangıcı Azimut Atlantis 50

    Değişimin başlangıcı Azimut Atlantis 50

    2014’te “Azimut Atlantis Koleksiyonu” olarak yola devam edecek iki markanın birlikteliği, bir coupe model olan Atlantis 50’yle yeni bir başlangıç yaptı. 16,30 metre uzunluğundaki spor teknenin en vurucu noktaları ise; agresif çizgileri, yüksek performansı ve fonksiyonellik odaklı tasarımı…

    Yazı: NESLİHAN BÖLE  [email protected]   Fotoğraflar: JEROME KELAGOPIAN

    Önde gelen İtalyan yat üreticisi Azimut Benetti Grubu bünyesindeki Atlantis Yachts, 2014 yılı itibariyle yola “Azimut Atlantis Koleksiyonu” adıyla devam edecek. Bu koleksiyonun ilk modeli ise; Azimut Atlantis 50… Azimut’un dokunuşlarının kendini hissettirdiği 50’de, önceki Atlantis modellerinde olduğu gibi azimli seyir performansı, elverişli dış yaşam alanları ve alt güvertede en üst seviyede konfor geleneği de korunmuş.

    A50-Running-2

    16,30 metrelik uzunluğu ve 4,42 metrelik genişliğiyle geniş ve kullanışlı bir yaşam alanı sunan Atlantis 50, tüm zamanı deniz üzerinde geçirme isteği uyandıran bir tasarım ile donatılmış. İç ve dış tasarımı Neo Design tarafından yapılan 50’nin akıllı iç yerleşimi ve rasyonel mobilya düzenlemeleri de altı çizilmesi gereken detaylardan… İlk olarak 2-6 Ekim’deki Cenova Boat Show’da sergilenen spor tekneyi göremeyenler, 18-26 Ocak 2014 tarihinde düzenlenecek Boot Düsseldorf’ta ziyaret etme şansı yakalayabilir.

     

  • Bodrum guletine yeni bir yorum

    Bodrum guletine yeni bir yorum

    Lalmira
    Bodrum İçmeler’de 2013 yaz sonu suya indirilen Lalmira alışılmışın dışındaki gulet görünümü, beyaz rengi, zarif ve şık çizgileriyle tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Guletin yeni yorumu da diyebileceğimiz 24 metrelik Lalmira, Valena Yachts tarafından “modern-geleneksel” tanımıyla tasarlanıp inşa edildikten sonra artık görücüye çıkmaya hazır.

    Yazı ve fotoğraflar: ÇİĞDEM YURTSEVER
    [email protected]

    Yat üretimi ve charter alanında 25 yıldır Bodrum’da faaliyet gösteren Valena Yachts yıllar içinde Bodrum teknesinin gelişimine tanıklık eden az sayıdaki firmalardan biri. Teknenin tasarımını ekibiyle birlikte yapan firma sahibi Nur Yılmaz, klasik guletlerdeki önemli ihtiyaç ve eksikliklerin giderildiği Bodrum’a özgü bir tekne üretmek isteğiyle yola çıkmış. Bir yıllık tasarım sürecinin ardından defalarca maketi yapılan 24 metrelik Lalmira, 16 aylık inşa aşaması da tamamlandığında; ortaya farklı gövde yapısı, kolay kullanımı, yelken performansı ve görselliği yeniliklerle dolu bir gulet çıkmış. Bodrum guleti modernize edilip motor-yelkenli yani uzun omurga olarak tasarlanmış. Baş tarafı modern bir yelkenli, kıç tarafı Bodrum guleti formunda bu teknenin tarzı için “modern-geleneksel” diyor Valena Yachts. “Sloop” (tek direkli yelkenli) armalı teknede motor ve yelkenli ile seyrine aynı oranda önem verilmiş. Dolayısıyla yüzde 50 motor ve yüzde 50 yelken ile seyir yapabilecek şekilde tasarlanıp donatılmış.

    El yapımı yekpare postalar
    24 metrelik tek direkli teknenin en önemli yapısal özelliği postalarının (eğrileri) tek parça olarak 4 milim papel ahşaptan lamine üretilmiş olması. 16 santim derinliginde 11 santim genişliğinde tek parça çember halinde üretilen postalar teknenin hem sağlamlığı ve hem de görselliği açısından önemli bir farklılık meydana getiriyor. Nur Yılmaz teknenin gövde yapısını şöyle anlatıyor “25 tane posta var bu teknede. Bu postalar yapıldıktan sonra üstten yükseltilip alçaltılması mümkün değil. Dolayısıyla birebir çizime ve birebir makete göre yapıldı. Postaların dış kaplamasında strip plank dediğimiz 26 milim ‘concave convex’ bir kaplama var. Onun üzerine dört kat  4 milim diagonal papel kaplama ve en sonunda üç kat elyafla kaplama yapıldı. ‘cold  moulded’ deniyor buna. Lamine fakat elyafla kaplı bir tekne.”

  • Denizde sınırsız hayat

    Denizde sınırsız hayat

    P1100845Yacht Türkiye’de teknede yaşamakla ilgili yazmaya başlayalı bir yılı, teknede yaşamaya başlayalı da 14 ayı geride bıraktım. Yalnız değil tabii, İsmihan ile birlikte.

    İki kış, bir yaz, baharlar geçti. Hesaplamadım ama 2 bin mili aşkın yol yapmışızdır. Kaç fırtına geçti üzerimizden, kim bilir? Tipi de gördük sıcak da. Arızalar, çaparizler.

    Şarap eşliğinde muhteşem gün batımları. Kaç rakı sofrası kurduk teknede, onu da saymadık. Adalara, limanlara uğradık, sınır çizgisi olmayan bir dünyada. Anlamadık, neresi Türk neresi gâvur.

    Nereye gittiysek oralı olmaya çalıştık. Evimiz yanımızda. Yediklerinden yedik, içtiklerinden içtik.

    Aylak olup zaman öldürdük. Gelecek fırtınadan kaçarken zamana karşı yarıştık.

    İri dalgaların arasında bata çıka ilerlemeye çalışırken karaya varış hayalleri kurduk. Varınca da yeni seyir hayalleri.

     

    P1100526Dostlarımız bizim için kaygılanmaya devam etti. Biz de onları teskin etmeye.

    Böyle geçti 14 ay.
    Pişman mıyız?
    Asla.
    Galiba karaya dönmek bizim için zor olacak.

    [email protected]

    Devamı Şubat 2014 sayımızda…

     

     

     

     

  • Teknemiz moda çekimine sahne oldu

    Teknemiz moda çekimine sahne oldu

    İstanbulianchic, Adventure’a konuk oldu…
    Arkadaşımız Büşra, on parmağında on marifet olanlardan. Bir yandan oyunculuk yaparken, bir yandan da nefis bir moda blogu hazırlıyor. Blogun sadece yazarı değil, mankeni de. Teknede de çekim yapmak istediğini söylediğinde seve seve kabul ettik. Ortaya, Adıhan Şentürk’ün çektiği nefis fotoğraflar çıktı.

    Büşra’nın istanbulianchic.com adresindeki bloğu uluslararası takipçilere sahip. Böylece biz de ucundan yurtdışına açıldık.

    IMG_2173 istanbulian-chic-dress-3 istanbulianchicbushe IMG_2600

    Nefis bir lokanta tavsiyesi: TEKNE
    İkimiz de pek bir boğazımıza düşkünüz. Yatarken yarınki kahvaltının heyecanı sarar. “Her zamankinin yanına ne yapsak?” Akşamın en önemli sorusu “Ne yiyeceğiz?”

    Seyirde vardığımız limanlarda lezzet keşiflerine çıkmak da önemli bir uğraş bizim için. Ama ne yalan söyleyelim, bütün yaz o ada senin, bu ada benim gezdik; en tatmin edici yemekleri genellikle teknemizde yedik.

    Teknede yemek yapmak pek bir keyifli. Hele de uygun bir havada seyirdeysen. Önünde uzun saatler var. Yeter ki malzemen olsun.

    Malzeme stoklamak için buzdolabına ek olarak derin dondurucu var. Kamaralardan birini kiler olarak kullanıyoruz. Fırınlı ocağımız yelken seyrinde yan yatmışken bile işini aksatmıyor. Kap-kacak yetecek kadar. Düdüklü ve iyi bir döküm tencere şart. Yine, ızgara yaparken de kullanılabilecek kalitede tava.

    Eh, artık dünyanın en güzel manzaralı sofrasındasınız.

    [email protected]

    Devamı Ocak 2014 sayımızda…