Etiket: Boat

  • Hızlı ve eğlenceli 10 macera teknesi

    Hızlı ve eğlenceli 10 macera teknesi

    Adventure Boats (macera teknesi) ya da Commuter (deniz taşıtı) olarak adlandırılan tekneleri diğerlerinden ayıran, sizi her an her yere götürmeye hazır olmaları. Otomobil gibi de düşünülen bu keyifli araçlar, bir yere gidip gelirken deniz yolunu kullanmak ve sürekli yeni yerler keşfetmek isteyenleri cezbediyor. Genellikle Kuzey ülkelerinde üretilen 10 modeli seçtik…

    1- Axopar 45 XC Cross Cabin

    2- Brabus Shadow 900 Deep Blue Signature Edition

    3- Samba11 Cabin

    4- Wellcraft 355

    5- Paragon 31 Flybridge

    6- Saxdor 320 GTC

    7- Nord Star 31+

    8- XO DFNDR 9

    9- Dromeas 28 SUV

    10- Nimbus Commuter 8

    Tüm detaylar Temmuz 2022 sayımızda.

  • Yeni Pirelli 50 İtalya’da tanıtıldı

    Yeni Pirelli 50 İtalya’da tanıtıldı

    Pirelli Design ile TecnoRib ortaklığından doğan, Mannerfelt Design Team imzalı botların yeni amiral gemisi Pirelli 50, ilk kez 8 Nisan’da Cenova, İtalya’da düzenlenen özel test sürüşü etkinliğinde Avrupa marin basınına tanıtıldı.  

    İtalyan TecnoRib, Pirelli Design işbirliğinde üç senede üçüncü walkaround modelini üretti. Milano merkezli tersanenin yeni amiral gemisi Pirelli 50, ilk kez 8 Nisan’da Cenova’da Avrupa yatçılık basınına tanıtıldı. CEO Gianni De Bonis’in hakkında, “İtalya’da ve diğer referans ülkelerde TecnoRib’in önceliğini teyit eden yolun varış noktası” diye bahsettiği 15,20 metre boyunda ve 4,70 metre genişliğindeki Pirelli 50’nin limitlerini, iri dalgaların hâkim olduğu bir günde görme fırsatı yakaladık.

    DURURKEN BİLE HIZLI

    Pirelli 50 de elbette TecnoRib’in uzun zamandır vazgeçemediği, İsveçli yarış tekneleri ustası Ocke Mannerfelt imzalı çift basamaklı gövde tasarımına sahip. Yüksek hızlarda üst düzey stabilite sağlayan teknenin temel hatları ise oğlunun, şu an Mannerfelt Design Team’in başındaki isim, Ted Mannerfelt’in imzasını taşıyor. Bulunduğu serinin “dururken bile süratli görünen” mottosuyla tutarlı planlanan Pirelli 50’nin bizim de kullandığımız standart donanımlı versiyonunda iki adet 600 beygirlik Mercury Verado dıştan takma motor vardı. Bu iki 7,60 litre hacimli V12 motorun normal şartlarda 50 knot hızı garantilediği tekneyle biz zorlu deniz koşullarında kupkuru şekilde 25 knot’a ulaştık.  Sürüşün yumuşaklığı ve motorların dümene anında cevap vermesi, Pirelli 50’yle 600 beygirlik Mercury’lerin uyumluluğunun kanıtıydı. Mercury Verado V12, dıştan takma motorda ilk defa, seyirde güçlü hızlanma sağlayan iki vitesli otomatik şanzıman sunuyor ve yine dıştan takma motorda bir ilk olarak, yönlendirilebilir dişli kutusu sualtında bağımsız dönerken motor sabit kalıp arka aynadan tasarruf sağlıyor. İçten takma motorla da beslenebilen Pirelli 50, 1800 beygire kadar kaldırabiliyor.

    Sosyal güverte düzeni

    Güvertesi dümdüz ilerleyen Pirelli 50’de yalnızca merkezdeki kumanda mahalli, daha iyi bir görüş için kot farkıyla hafifçe yüksekte planlanmış. Üç adet şok absorbe edici koltuğun bulunduğu alan, iki büyük Simrad ekran ve bir joystick’le zenginleştirilmiş. Bu büyük gösterge ekranları için Simrad yetkilileri, müşterinin ne isteyeceği konusunda yoğun efor sarfettiklerini belirtiyor. Tersanenin deneyimi kişiye özel hale getirmek istediğini belirten Simrad ekibi, ihtiyaca göre düzenleme trendinin gitgide artacağını da vurguluyor. Pirelli 50’nin güvertesinin net bitişleri, ön camla birleşik, kıvrımlı hard-top’la yumuşatılmış. Dinamik görünümden ödün vermemek adına, dışarıdan bakınca varlıkları pek anlaşılmayan ama her hızda güvenli hissettirmeye yeten küpeşteler seçilmiş. 

    Kıçta, yüzme platformu namına ortadaki büyük dıştan takma motorlara rağmen iskele ve sancakta iki cömert alan mevcut. Arkaya son derece geniş bir güneşlenme minderi konmuş. Hemen ardında bank formunda iki karşılıklı koltuk, aralarında ise kanatları iki taraftan da açılabilen tik masa bulunuyor. Koltuklardan biri, ayarlanabilir sırtlık sayesinde güneşlenme minderiyle bir bütün. Komple geriye yatırılabilen sırtlık, yastık gibi de ayarlanabiliyor. Yemek oturma bölümünden sonra bar/kuzine geliyor. Hard-top’ın gölgesinden faydalanan zarif siyah ünite; bir lavabo, iki indüksiyonlu ocak, üç buzdolabı ve bir buz yapıcı içeriyor. 14 kişi taşıma kapasiteli sosyal Pirelli 50’nin ön güvertesinde de oturma ve güneşlenme bölümler ihmal edilmemiş. Bir blok şeklindeki kumanda mahallinin bir parçası da önünde yer alan iki kişilik konforlu güneşlenme minderi. Pruvada da karşılıklı sohbete uygun bir koltuk konumlanıyor. Tabii Pirelli 50’nin daima derli toplu görünmesi amacıyla çoğu minderin altında depo da yaratılmış. 

    Üretimin neredeyse tamamı rezerve

    Bir maxi-rib’in sportifliğini büyük bir yatın misafirperverliğiyle harmanlayan Pirelli 50’de dört kişi rahatlıkla konaklayabiliyor. Alt güverteye inince iskelede dolapların içine kontrol panelleri gizlenmiş. Ferah ve minimal şık iç mekânda sancağa, duşu tuvaleti ayrı bir kabin konmuş. Başaltının tavan yüksekliği 2,05 metre. Buradaki yatak uzun boyluların sıkıntı çekmeyeceği ebatlarda düşünülmüş. Merdivenlerin arkasında da iki adet tek kişilik yatak bulunuyor. Pirelli 50, Milano merkezli TecnoRib’in yüksek performanslı modern tekne arayan farklı yaş gruplarına ve çeşitli uluslardan denizseverlere uygun eksiksiz gezi serisi yaratma projesini destekliyor. Walkaround gezi serisinin 2020’nin başında piyasaya sürülen ilk üyesi Pirelli 42’nin ve onun başarısından doğan Pirelli 35’in ardından gelen Pirelli 50’nin dünya prömiyeri Eylül ayında Cannes Yachting Festival’da gerçekleştirilecek. Günlük ve orta menzilli kullanımların yanı sıra bir süperyat destek teknesi ya da takip teknesi görevini de üstlenebilecek 50, prömiyerinden önce bile ilgi toplayınca, TecnoRib bu yılki üretimin tamamını ve gelecek yılın bir kısmını rezerve etti. ☸

  • Deniz sezonu açılıyor…

    Deniz sezonu açılıyor…

    2021 deniz sezonu açılıyor. Bugünlerde en çok duyduğum soru: Nereye gidelim? Birçok alternatif var elbette. Komşu sularda da kapılar açılıyor. Dergiyi hazırladığımız günlerde tekneleri mürettebatıyla kabul edeceklerini (aşı ya da PCR testi şartıyla), yat sahiplerinin de uçakla teknelerine ulaşabileceğini duyurdular. Haziran ortasında muhtemelen kapsamlı yeni bir karar daha vermiş olacaklar.

    Biz öncelikle cennet ülkemizin eşsiz kıyılarına bakalım. Mavi Yolculuk uzmanı, Küçük Koylar köşemizin yazarı Ali Boratav, “Göcek kalabalık, Gökova henüz yeterince ısınmamış olacak. Hisarönü her zaman güzel. Ama bence Haziran’da en iyi adres kesinlikle Kekova!” diyor. Boratav’ın, dolunayda gece manzarasının keyfine doyum olmaz dediği Kekova yazısını okuyup, bu sezon rotanızı bir daha gözden geçirin derim…

    Mavi Yolculuk günleri geldi ancak Halikarnas Balıkçısı’nın arkadaşlarıyla başlattığı bu geleneğin ilk merkezi olan Bodrum artık eskisi gibi değil diyor sevgili yazarımız Süha Umar. Çarpık kentleşme, sahillerin istilası, karadan kaynaklı deniz kirliliği… Bodrum’u bu gidişle tümden kaybedeceğiz. Deniz de bitecek, turizm de, yaşam da… Son bir aydır Marmara’daki müsilaj nasıl çirkin bir görüntü yarattı, hepimiz nasıl da rahatsız olduk! Kirli bir denizin yanında yaşam süremeyeceğimizi umarım anlamışızdır. Aydınlatıcı bir “deniz salyası” analizini de değerli meteoroloji yazarımız Bünyamin Sürmeli kaleme aldı. Mutlaka okuyun…

    İçinizi açacak, maviye davet eden konularımız da var elbette. Bir süredir pandemide yaşamını tekneye taşıyanların hikâyelerine yer veriyoruz. Bu ayki konuğumuz olaya farklı bir bakış açısı getiriyor. “Tekne kiralık, denizler bizim” diyen Aslıhan Begüm Gökçınar işinden kopmadan, şehri terk etmeden, üstelik tekne de satın almadan tek başına teknede yaşıyor ve teknede nasıl yaşanır diyenlere ilham veriyor. İş insanı Cem Topçuoğlu, çeşitli teknelere sahip olmasına karşın gönlünü bir de gulete kaptırmış bir deniz âşığı. Baştan sona yenilediği 32 metrelik White Wings’in öyküsü “Sevgili Teknem” sayfalarında. 1990’ların fenomen yarış teknesi Goblin 3’ün enteresan tarihini ise yelken camiasının iki önemli ismi Oğuz Ayan ve Aydın Yurdum’a anlattırdık. Gençlere örnek olacak bir isim de yatlarda çalışan, henüz 20’li yaşlarının başındaki Nesrin Eren. Başarılı private şef hayallerini Deniz Kurt Görsev’e anlattı…

    Son dönem popülaritesi artan sert tabanlı şişme botlardan (RIB) eğlenceli, hızlı ve konforlu 15 modeli bir araya getirdiğimiz; en yeni tekneler, yelken yarışları ve marin dünyadan son haberlerle, dolu dolu bir haziran sayısı sizi bekliyor…

    İyi bir sezon geçirmeniz dileğiyle, keyifli okumalar…

  • Yeni yılda yeni yatlar, yeni umutlar…

    Yeni yılda yeni yatlar, yeni umutlar…

    Geride bıraktığımız, neredeyse tamamı Covid-19 pandemisinin gölgesinde geçen 2020, kıyılarımızda da yatçılığın en yoğun yaşandığı yıl oldu. Tekne alacaklar sıfır modeller bulmakta zorlandı, ikinci elde fiyatlar arttı. Mart, Ekim ve Kasım aylarında İstanbul’da düzenlenen boat show’lara ilgi bir hayli fazlaydı. Yeni tekne siparişleri 2021, hatta 2022 teslimatları için bile doldu. Dünya genelindeki yat üreticileri de bu talep artışını karşılamak için kolları sıvadı, kapasite artırdı ve yepyeni modelleri üretim bantlarına koydu…

    Biz de yeni yılın ilk sayısında 2021 içinde suya inecek ya da dünya lansmanı yapılacak tekneleri araştırdık ve 25’ini sizin için bir araya getirdik. Her boyda, her bütçeye uygun 2021 model bu tekneler ile ilgili tüm detayları, fiyatlarıyla birlikte hazırladığımız dosyada bulabilirsiniz…

    Kapağa taşıdığımız Riva 88′ Folgore de o yeni teknelerden biri. İtalya’nın koronalı, karamsar günlerden geçtiği bir dönemde, efsanevi tersane Riva, gelenekle yeniliği buluşturduğu sportfly serisinin amiral gemisi, 27 metrelik 88′ Folgore’yi yarattı. İtalyan tasarım ve işçiliğinin başarılı bir örneği olan motoryat 2021’de adından çokça söz ettirecek…

    Girişte sözünü ettiğim kıyılarımızdaki sezon yoğunluğunun önemli sebeplerinden birisi de yatçılarımızın favorisi komşu sulara, Ege Adaları’na gidemeyişleriydi. Avrupa Birliği ülkeleri pandemide kendi içine kapanırken turizmde büyük kayıplar yaşadı, Yunanistan da bundan en çok etkilenenler arasındaydı. Özellikle kıyılarımıza yakın On İki Ada, Türk yatçıları çok aradı. Ancak bu kriz döneminde Yunanistan, turizmde yepyeni bir açılım hazırlığında. Adalarda yeni dönemde yaşanacak değişiklikleri yazarımız Ali Boratav “Covid-19 ve sonrası: Farklı bir Ege Adaları panoraması” başlığıyla kaleme aldı. Bu akıllıca hamleleri dikkate alıp, bizim de büyük kayıplar yaşadığımız turizm sektöründe yeni hamleler yapmamız gerektiğini umarım yetkili makamlar göz önünde bulundururlar…

    Turizm ve yatçılıkla beraber tüm sektörlerde pozitif günlerin yaşanacağı, maviliklerde buluşacağımız bir 2021 ümidiyle…

    Mutlu yıllar, keyifli okumalar…