Etiket: Ege

  • Herkese Hediye “Atina’dan Cebelitarık’a Avrupa’da 50 Durak” kitabı…

    Herkese Hediye “Atina’dan Cebelitarık’a Avrupa’da 50 Durak” kitabı…

    Bize gezmeyi, keşfetmeyi sevdiren ve o öğreten Sadun Boro’nun aziz hatırasına…

    Denizcilerimize Türkiye kıyıları dar gelmeye başlayalı çok oldu… Dergimiz Yacht Türkiye’de uzak sulara seyir planları yapan, hayaller kuran okurlar için çok uzun zamandır gezi yazıları, rota önerileri yayımlanıyor. Bu kez bu rotaları ve destinasyonları bir araya getirerek bir rehber hazırlamak istedik.

    Dergimizi takip edenler biliyordur. Bugüne kadar benzer kitaplar hazırladık ama rotamız ya Türkiye kıyıları oldu ya da Yunan Adaları. Şimdi elinizde tuttuğunuz kitap ile Avrupa’ya yelken açıyoruz.

    Ege Adaları ve Türkiye kıyılarını yukarda anlattığım gibi çokça işlediğimizden bu kez es geçtik. Atina’dan Cebelitarık’a uzanan uzunca bir rotada 50 durak seçtik. Bunun 10 katı durak bulunup yazılabilirdi elbette ancak bu sularda mutlaka görmeniz gerektiğini düşündüğümüz duraklara yer verdik. Bunu yaparken yine Avrupa’nın Atlantik kıyıları ile kuzey denizlerini de bir başka kitapta derlemek üzere şimdilik es geçtik.

      Avrupa’da 50 Durak kitabımızda seçtiğimiz duraklarda “teknenizi nereye bağlayacağınızı, nerelere demir atabileceğinizi, karada görmeniz gereken yerleri, nerede ne yenir”e kadar bulacaksınız. Ayrıca uzak noktalar için de charter hizmeti alabileceğiniz firmaları bile not ettik. Size sadece kitabı elinize alıp yelkenlerinizi doldurmak kaldı…

    Yaz boyunca size kılavuz olacak bu kitabı, 5 Haziran 2015’te sonsuz maviye uğurladığımız efsane denizcimiz Sadun Boro’ya ithaf ediyoruz. İyi seyirler…

    EYÜP ÖZEL

    Kitap Temmuz 2015 sayımızla herkese hediye…

  • Hisarönü’nden Kekova’ya 44 İskele

    Hisarönü’nden Kekova’ya 44 İskele

    Yacht Türkiye’nin Nisan 2015 sayısında Gökçeada’dan Datça’ya, Ege’de uğranabilecek 28 küçük koy ve 35 iskele vardı. Bu sayıda da Hisarönü’nden Kekova’ya kadar Akdeniz kıyılarındaki 44 iskele ile temel bölgeleri tamamlıyoruz. Türkiye kıyılarındaki bu 79 iskele aslında keyfine düşkün gezginlere yönelik bir seçki. Bir hafta tatile çıkıp da günde üç öğün yemek hazırlama, bulaşık yıkama koşturmasından sıkılanlara; su, elektrik, mazot, market, eczane gibi gereksinimlerine çözüm arayanlara… “Issız sakin bir kuytuya demirleyeyim, su ve kuş sesinden başka şey istemem” diyenler için elbette iki-üç katı sayıda nefis küçük koyumuz daha var.

    Neden iskeleleri ıssız koylardan daha çok önemsiyorum?

    Yani, Çanakkale’den Kekova’ya dantela gibi işlenmiş mavi yolculuk kıyılarımızda, iki çivi çakılmış da olsa, büyük-küçük bir iskele, düzgün-yamuk bir rıhtım ne fark yaratıyor? Örneğin…

    Değerli biliminsanı Azra Erhat, Cengiz Bektaş’ın “Bedri Rahmi Nakışlı bir Deneme” isimli mavi yolculuk kitabına yazdığı önsözde diyor ki; “Mavi yolculuk hem doğaya, hem de insana karışmaktır.” Azra Erhat mavi yolculuk hakkındaki tüm yazılarında “Tarihe, kültüre de karışmaktır” der. Onu da ekleyelim. Ama bence burada kilit sözcük ‘insana karışmak’… Herhalde bu sözcükle kastettiği, teknenizi paylaştığınız en yakın dostlar değil…

    Bu yoldan biz de geçtik. Zaman içinde, mavi yolculuklarımızda çok farklı insanlar tanıdık. Onlar deniz insanlarıydı! Victor Hugo’nun “Deniz İşçileri”, Ernest Hemingway’in “Yaşlı Adam ve Deniz”, Richard Bode’nin “Ustam Rüzgar”, Bernard Moitessier’nin “Uzun Yol” romanlarında; ya da ülkemizden örnek düşünelim, Halikarnas Balıkçısı’nın “Aganta Burina Burinata”sında, Sadun Boro’nun kıyılarımızda gezerken elimizden düşürmediğimiz “Vira Demir”inde, Selçuk Uraz’ın “İstanköy Altı Bodrum” eserlerinde anlattıkları, tam da bu deniz insanlarıdır. Devamı Mayıs 2015 sıyısında… f-turunçpınarı g-kucuk sarsala3 kekova3g-gobun m-bozukkale2

  • Hayatıma yeni bir Kelebek girdi!

    Hayatıma yeni bir Kelebek girdi!

    Şimdi boat show zamanı, çoğumuz fuara gidip hayal tazeleyeceğiz, kimimiz teknesine malzeme, bazılarımız da hayalindeki tekne avında… Peki, tekne seçerken neye dikkat etmek gerekiyor? Gelin benim dört Kelebek hikâyesine bakalım…

    Kelebek IV… Kral öldü yaşasın kral mı? Yok, olmaz öyle şey, Kelebek III o kadar ölünecek yerlerde ölmedi de şimdi mi ölecek! Sadece bizim muhteşem 30 küsur yılın Kelebek hanedanına yeni sultan geldi.

    Ünlü Kelebek’i (III) biliyorsunuz. Dile kolay 30 yıl beraber 100 bin mil devirdiğimiz can yoldaşımın hayatımda tabii ki özel bir yeri var ama daha önce kısa süreler de olsa yoldaşım olan, korkular, keyifler paylaştığım ünsüz iki Kelebek’i hatırlamadan geçemem. Deniz üzerinde gezenler, kader birliği ettiği yoldaşlarına vefalıdır. Devamı Şubat 2015 sayımızda…

    Antik tiyatroda tek başıma oturmuşum iskeledeki Kelebek'i seyrediyorum Kelebek IV Knidos ta yanlız Red sky in the morning, sailors take warning. Sabah kırmızı gök fırtına habercisi.

  • Midilli Adası

    Midilli Adası

    Adaya adını veren başkent Midilli, Piri Reis’in “Asıl ünlü kalesi, adanın gündoğusu tarafında, poyraza karşı ve Anadolu kıyısına mukabil, yumru bir burunun üzerine kurulmuş olup, iki tarafı da limandır” diye anlattığı kalenin etrafına yerleşmiştir. Reis bu limanları, “Önünde vâki’ olan liman yılduz tarafındadır. Yeni Liman dimeğile meşhurdur. Ve kıble tarafında vâki’ olan limana Eski Liman dirler” diye anlatır.

    Yaklaşık on saattir “Ruhum”, Limni-Midilli rotasında. Anadolu yakasındaki Baba Burnu ile Midilli Adası arasında dümen nöbeti bende. Gözümü dört açtım! Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye’deki bir küçük tümcesi aklımdan çıkmıyor! “Çınarlı Dere önüne gelince, 3 mil uzaklıkta bir büyük taş daha vardır. Su yüzünde görünmez. Fazlasıyla çekinmek lazımdır. Mesela, Çınarlı Dere’den Anadolu kıyısında olan Sivrice Burun’a doğru yürüseler, Allah bilir ya o taşa rast gelmeleri ihtimali vardır!” Mazallah bir rast gelirsek ne olur? Reis yazmış. “Bu burunun -daha doğudaki Korakas Burnu- ucunda bir taş vardır.

    Devamı Şubat 2015 sayımızda…

    UMR_0704 UMR_0961 UMR_1189