Etiket: Sail

  • THE BODRUM CUP Büyük final

    THE BODRUM CUP Büyük final

    Era Bodrum Yelken Kulübü tarafından Erman Aras öncülüğünde başlatılan, Bodrum’da tekne yapımı ve denizciliğin gelişimine 30 yıldır katkılarıyla büyük bir marka değeri haline gelen yarışı American Hospital The Bodrum Cup, 22-27 Ekim tarihlerinde festival olarak çeşitli etkinliklerle tamamlandı. Beş etaptan oluşan yarışların yanı sıra sosyal sorumluluk projeleri, Mavi Yolculuk Yemek Yarışması, Kenan Doğulu, Levent Yüksel ve Bengü konserleri geniş programın dikkat çeken etkinlikleri arasındaydı.

    30. yılında Amerikan Hastanesi’nin isim sponsorluğu ve Yalıkavak Marina’nın ana sponsorluğu altında organize edilen The Bodrum Cup’ın Bodrum ayağı İstanbul’dan gelen ve Bodrum’dan katılan teknelerin Yalıkavak Marina’da toplanmasıyla başladı. Geleneksel Campana töreni ile The Bodrum Cup’ın startı verildikten sonra Four Seasons Hotel Istanbul Challenge etabının kupa töreni yapıldı.

    İLK GÜN

    Haftanın ilk günü Yalıkavak-Yalıkavak Metro etabı yapıldı. Rotaya göre ekipler Gemitaşı kayalığını iskelede bırakıp tekrar Yalıkavak koy girişinde finişlerini verdiler. Rüzgârın 8-10 knot’larda başladığı yarışta ekipler orsa seyriyle kayalığa geldiklerinde rüzgâr hafiflemişti. Kayalık dönülürken bazı ekipler hafif rüzgârdan çatışmalar yaşayıp motor çalıştırmak zorunda kaldı, iki ekip protesto verdi. Lider tekneler kayalığı dönmekte zorlanmazken ağır tekneler gittikçe hafifleyen rüzgârda zorlu saatler geçirdi ve çok az tekne yarışlarını tamamlayabildi. Tirhandil grubundaki Hızır ekibi first finiş verirken aynı gruptaki Bastarda ise overall birincisi oldu. Yarışın ardından gece, Yalıkavak Marina’da Mavi Yolculuk Yemek Yarışması ve Levent Yüksel konseri ile devam etti.

    SÜRPRİZLİ İKİNCİ ETAP

    18 mil uzunluğundaki Leros etabı için Yalıkavak Marina’dan çıkan filo, Kalimnos Adası’nın doğu tarafındaki küçük adanın önlerinde start için bir araya geldi. Akıntı ve hafif rüzgârla yerlerini korumakta zorlanan filo, Leros Boğazı’ndaki finiş hattının önünde tekrar bir araya geldi. Akıntıdan dolayı sürüklenen tekneler birbiriyle çarpıştı, pek çok tekne motor çalıştırmak zorunda kaldı. Yaklaşık bir saat kadar sonra tekneler yavaş yavaş finişlerini verdikten sonra filo Leros Limanı’na bağlandı. İkinci etap bu beklenmedik finiş ve sürprizlerle dolu sonuçlarla tamamlanmış oldu. Bodrum Belediyesi Dragonfly teknesi ikinci günün overall birincisi oldu. Adada yakın zaman önce vefat eden Prof. Dr. Galip Beygü İsen anısına küçük bir anma töreni yapıldı.

    FIRTINA VE KEYİFLİ MÜCADELE

    Leros etabı tamamlandıktan sonra ertesi günü planlanan Leros-Körmen Anadolu Sigorta Etabı şiddetli rüzgâr sebebiyle iptal edildi. Organizasyon komitesi başta küçük tekneler olmak üzere filonun güvenliği için Leros Adası’nda bir gün daha kalınmasına karar verdi. Fırtına gece saatlerinde hafifledi ve ertesi gün yapılacak yarışa müsaade etti. Dördüncü gün yapılan Leros-Gümüşlük etabı için Leros Adası önlerinden orta şiddetli rüzgârda start verildikten sonra filo kuzeyli esen rüzgârda yarışa başladı. Gümüşlük yakınlarında, sertleyen rüzgârda tüm hızıyla yarışan tekneler için haftanın en keyifli yarışı oldu. Etabı 3 saat 51 dakika 19 saniyede tamamlayan Take It Easier teknesi günün overall birincisi olmayı başardı.

    VE FİNAL

    The Bodrum Cup’ın son etabı olan Gümüşlük-Bodrum rotasında Gümüşlük’ten çıkan ekipler için komite rüzgârın çok hafif olması sebebiyle startı Hüseyin Burnu Feneri’nden verdi. Ancak rüzgârın yetersizliği, yön değiştirmesi ve yoğun akıntı sebebiyle yarışı abandone eden komite yeni bir start için filoyu Kargı Adası’na taşıdı ve ikinci startı verdi. Ancak ilk startın ardından verilen abandone kararını protesto eden başta Hızır ekibi ile diğer birkaç ekip telsiz üzerinden tartışma yaşayıp yarışı protesto ederek ikinci kez startı verilen yarışa katılmadı. Yarışa katılan ekipler ise Bodrum’da finiş verirken günün overall birincisi Metro Grandi ekibi oldu. Yarışın sonunda İçmeler’deki Ağanlar Tersanesi’nde yapılan kupa töreni ve Bengü konseriyle yarış haftası sona erdi. ☸

  • Öncü tasarımın üstün performansla buluşması BAVARIA C57

    Öncü tasarımın üstün performansla buluşması BAVARIA C57

    Tutkulu, yenilikçi fikirlerle dolu, deneyim ve vizyon sahibi bir ekibin imza attığı Bavaria C57, yelkenli yat üretiminde çığır açan tasarım konsepti ile dikkat çekiyor. Kendi sınıfındaki en iyilerden biri olarak kabul edilen modelde, marka tarafından yeni geliştirilen VacuTec teknolojisi kullanıldı.

    Yazı AYÇA GÜÇLÜTEN, Fotoğraflar BAVARIA YACHTS ARŞİVİ

    Bavaria C serisinde tamamen yeni bir konstrüksiyon konsepti uygulanıyor. Gövde ve güverte gelişmiş vakum infüzyon sistemi VacuTec ile yapılıyor. Elde edilen sonuç: Gövdeler yüzde 20 daha hafif ve aynı anda daha sağlam ve stabil. Markanın bugüne dek imal ettiği en büyük yelkenlilerden biri (geçtiğimiz günlerde C65 de suya indirildi) olan C57, yalnızca boyutuyla değil yelken performansıyla da denizcileri etkiliyor. İstisnai niteliklere sahip gövdesinden iç tasarımına, tüm ayrıntılarıyla tek kelimeyle “akıllıca” planlanmış bir yelkenli. Tasarımının estetik üstünlüğü, performans seviyesi ve yüksek teknolojiye sahip donanımıyla uyum içinde. Kendi sınıfının geniş ve lüks yaşam alanları sunan en klas modellerinden biri olması da cabası. Bavaria Yachts yetkililerinin “Yeni bir çağın başlangıcını müjdeliyor” sözleriyle lanse ettiği C57’de denizci özelliklerin cömertçe sunulan konfora ve lükse başarıyla eşlik ettiği görülüyor.

    Bavaria Yachts bünyesinde çalışan mühendislerle birlikte gövdede ve yelken alanında Cossutti Yacht Design, iç mekânlardaysa Pulse Yacht Design imzası taşıyan C57; son derece modern çizgilere sahip ve bir o kadar da klasik bir yelkenli. Her koşulda seyri coşkulu, heyecanlı ve rahat kılan tüm özellikleri incelikle planlanmış. Daha önemlisi, suyun üstünde yaşamı kolaylaştırmak amacıyla da tasarlanmış bir tekne. Devamı Nisan 2018 sayımızda.

  • Hanse’nin amiral gemisi

    Hanse’nin amiral gemisi

    İlk üç tekne Türklerin

    Hanse’nin yeni amiral gemisi Hanse 675 Almanya’da suya indirildi. Yeni model, tersanesinin ürettiği en büyük model olmasının yanı sıra Almanya’da seri olarak üretilen en büyük yat unvanını da taşıyor. Diğer tüm Hanse modelleri gibi, Judel/Vrolijk tarafından tasarlanan 675’in boyu 21,10, genişliği 5,90 metre. Toplam 297 metrekarelik yelken alanına sahip teknede 146 beygir gücünde motor bulunuyor. Hanse DNA’sında yer alan kolay kullanım konforunu sunan tekne; kokpit hardtop’ı, salonun üzerindeki devasa hareketli cam tavanı, yenilikçi yerleşim planı ve özel iç alan tasarımlarıyla öne çıkıyor. Hanse 675 daha suya inmeden Türkiye’deki tekne tutkunlarının dikkatini çekmişti. Şu an suya indirilen ilk tekne ve onu takip eden iki gövde de markanın Türkiye temsilcisi Trio Deniz tarafından Türkiye’deki müşterilerine satıldı.

    www.triodeniz.com

  • Kadınlar ne ister? BAVARIA CRUISER 51 STYLE

    Kadınlar ne ister? BAVARIA CRUISER 51 STYLE

    Bavaria Yachts, her sezon denizseverlerden gelen önerileri değerlendirerek ya yeni bir modeli piyasaya sürüyor ya da fonksiyonelliği biraz daha artırıyor. Yeni “Style” serisinde kadın denizcilerin beğenilerini dikkate alan firma, teknelerin içini baştan aşağı değiştirdi. 

    Yazı ESRA MAKARA, Fotoğraflar JEROME KELAGOPIAN / BAVARIA YACHTS ARŞİVİ

    Alman Bavaria Yachts’ın 2014’te prömiyerini gerçekleştirdiği Bavaria Cruiser 51 iki yıl sonra yeniden yorumlandı ve bu kez markanın ‘Style’ serisinde yerini aldı. Design Unlimited ve Farr Yacht Design işbirliğinde tasarlanan yeni model özellikle Türk kadınlarına hitap ediyor. Şöyle ki, markanın Türkiye temsilcisi Gena Yacht aracılığıyla tekne sahiplerinin, özellikle kadınların tekneyle ilgili beklentileri Alman tersaneye ulaştırılıyor ve yeni modeller bu beklentiler doğrultusunda şekilleniyor. Peki, kadınlar ne istiyor? Daha ferah iç yaşam mahalleri, büyük mü büyük buzdolabı… Bu istekler sadece kadına özgü değil elbette, seyir vaktini hesaplayıp da dümeni ele alan hemen herkesin dileyeceği türden yenilikler.

    Bu sezon Boot Düsseldorf’ta dünya tanıtımı gerçekleştirilen ve ardından CNR Avrasya Boat Show’da Türk denizseverlerin beğenisine sunulan bu yeni modelin temel özellikleri Cruiser 51 ile bire bir aynı. 2014 Nisan ayında Alaçatı’da test etme şansı bulduğumuz Cruiser 51 ile yaklaşık 10 knot’lık rüzgârda keyifle seyretmiştik. Dümen konsolunun önünde bulunan Trim Control panelinin seyir kolaylığı sağladığı bir gerçek. Bavaria’nın fonksiyonellik çabası burada da göze çarpıyor ve tekne az mürettebatla dengeli ve konforlu bir seyir sağlıyor. Sıraladığımız bu özelliklerin tamamı ve hatta fazlası Cruiser 51 Style’da mevcut. Devamı Mayıs 2016 sayımızda… 

    C51_Style CR51_1A0176_3_rgb_neu Panorama_bearb