Etiket: Sailing

  • Yılın yelkenlisi CANOVA

    Yılın yelkenlisi CANOVA

    Yenilikçi ve fütüristik tasarımlar 2020’ye damgasını vurdu. Yılın son günlerinde sonuçları açıklanan World Superyacht Awards kazananları da bunu ortaya koydu. “Yılın Yelkenli Yatı” seçilen ve en sıra dışı özelliği foiling sistemi olan Canova, tasarımıyla “öncü” olarak nitelendirilen bir süperyat. Fotoğraflar CARLO BORLENGHI, JEFF BROWN (BREEDMEDIA) Yazı MELDA ONBAŞYAN

    Finlandiyalı tersane Baltic Yachts’ın 2020’de suyla buluşturduğu 43 metrelik Canova, gelecekte yelkenlilerin sahip olacağı teknoloji ve performans hakkında birçok ipucu içeriyor. Dinamik denge sistemi ve foiling teknolojisi ile donatılan Baltic 142 Canova, Farr Yacht Design ve iç tasarımda Lucio Micheletti imzası taşıyor.

    Dünya Süperyat Ödülleri’nde (World Superyacht Awards) jüriyi de etkilemeyi başaran Canova, “Yılın Yelkenli Yatı” seçilerek Neptün heykelciğini kazandı. Baltic Yachts, jürinin yatla ilgili yaptığı değerlendirmeyi şöyle yorumladı: “Canova, öncü bir tasarım. Jüri de yatın konsepti, yenilikçi teknolojisi ve sistemleriyle birlikte yüksek kaliteye sahip yapısını, çekici hatlarını ve mükemmel yerleşim planını takdir etti. Yapılan gizli oylama sonucunda da açık ara farkla kazanan oldu.” Devamı Ocak 2021 sayımızda…

     

  • AMEL 60 – Geleneksel ve modern buluştu

    AMEL 60 – Geleneksel ve modern buluştu

    Geçen ocak ayında açıklanan Avrupa Yılın Yatı (European Yacht of The Year) ödüllerinin Lüks-Gezi kategorisinin kazananı olan Amel 60, firmanın iki yıl önceki 50 modelinin daha çok modern teknoloji, hacim ve detay katarak geliştirilmiş versiyonu. Köklü markanın kurucusu Henri Tonet’in yarattığı prensibin değişmediğini görüyoruz: Amel, her yıl yeni model üretmektense, var olanları kusursuz hale getirmeyi tercih ediyor.

    Fransız Amel, elli yılı aşkın süredir La Rochelle’deki tersanesinde ürettiği daha önceleri ketch, şimdi ise tek direkli yelkenlileri ile tanınıyor. Markanın kurucusu Henri Tonet (daha çok Henri Amel olarak bilinir) farklı vizyonuyla sektörün saygınlığını kazanmış bir isim. 2005’te hayata veda edene kadar da Amel kalitesini korumak için ekibiyle çalıştı. Bugün Amel, üretim ve tasarım ilkelerini koruyarak yeniliklere de göz kırpıyor. Yeni amiral gemisi Amel 60, bunun habercisi. 2017’de Amel 50’yi lanse eden firma, iki yıl sonra bu modelin geliştirilmiş ve daha modern versiyonu olan Amel 60 ile denizcileri sevindirdi. Yaz yaklaşırken, (şimdilik) kapalı alanlarda yaşamı sürdürürken yeni modelleri daha yakından tanımanın ve haklarında daha detaylı bilgi sahibi olmanın tam zamanı.

    DAHA HIZLI, DAHA KULLANIŞLI

    Uzun seyirlere elverişli teknelere imza atan markanın son modeli Amel 60, Eylül 2019’da düzenlenen Cannes Yachting Festival’da yapılan dünya prömiyerinden beri yelkenli tutkunlarının yakın takibinde. Konfordan, güvenlik özelliklerinden ve klasik Amel tarzından ödün vermeden yaratılan tekne, Berret-Racoupeau Yacht Design imzasını taşıyor. Prömiyerin ardından Avrupa Yılın Yatı (European Yacht of The Year) ödüllerinde Lüks-Gezi kategorisinin kazananı unvanını da alan karbon direkli Amel 60, tek kişi ile kullanım özelliği, performansı ve maksimum konfor sunumuyla dikkat çekiyor. Daha hızlı, manevra kabiliyeti yüksek ve pratik olan tekne, Amel’i seçenlerin isteklerini karşılıyor. Nasıl mı? Devamı Mayıs 2020 sayımızda…

  • Dümen tutma aşkına CYGNUS

    Dümen tutma aşkına CYGNUS

    Ege Açıkdeniz Yat Kulübü (EAYK) Komodoru Akif Sezer’in yıllarca eşi İlkben Söğütlü Sezer’le birlikte yarıştığı teknesi Cygnus bugün eşine ve onun kurduğu, çoğunluğu üniversite öğrencilerinden oluşan kadınlara emanet. İzmirli yelkencilerin yakından tanıdığı ve çok sevdiği İlkben Söğütlü Sezer, uzun yıllar eşi Akif Sezer’le Cygnus teknesinde yarıştıktan sonra yelkende eşiyle yollarını ayırır. Dümene geçme isteği ve yelkenin erkek dünyası olduğuna olan inanışı kırmak için üniversite öğrencilerinden oluşan genç kadınlarla birlikte Cygnus Kadınlar ekibini kurar. Bu yolda sessiz sakin ve emin adımlarla yola çıkan genç ekip kısa sürede yarışlara adapte olur ve pek çok yarışa girerek dereceler de almaya başlar. Hikâye buraya kadar oldukça ilginç değil mi? Kadın dayanışması ve yelken tutkusunun bir araya getirdiği, yelken dünyasında kadınlar olarak buradayız diyen Cygnus ekibini bize İlkben Söğütlü anlatıyor. Latince “kuğu” anlamına gelen Cygnus’u yarışlarda daha uzun yıllarca göreceğiz belli ki…

    YENİDEN DOĞAN “KUĞU” 

    Sizi ve yelkenci yönünüzü daha yakından tanıyalım.

    1974 İzmir doğumluyum. Çocukluğum yaz boyunca Ege kıyılarında parmaklarım buruş buruş oluncaya kadar suda geçerdi. Yelken tutkum ise 2005 yılında önce eğitim alarak, sonra da yelken yarışlarına katılarak başladı. Her ne kadar geç başladığımı düşünsem de, yelkenli ile İzmir Körfezi’nde büyülendiğim andan itibaren her hafta sonunda, tatilde, transferde, yarışta kısacası her fırsatta kendimi denizde buldum. 

    Doğa insanı tedavi eder, deniz ise şekil verir, yumuşatır. Tam bir teslimiyet ve şükür hali. Bildiklerine ve bilmediklerine teslim olmak, beklentiyi bırakmak, sadece anda kalmak. Salt deneyimi keşfetmek ve büyük hediyeyi almak. Bundan sonrası yaşamın size verdiklerini kucaklamak, yepyeni sürprizler, hayatın anlam bulma hali benim için yelken…

    Kadınlar takımı kurma fikri nasıl doğdu?

    Kadınlar takımı fikri aslında hep vardı. Yelken sporu daha çok erkek egemen bir spor ve kadınlar için hava şartları ve dayanıklılık açısından daha zor olduğuna inanılıyor. Maalesef bu önyargı daha çok erkekler arasında hâkim. Halbuki denizde kadınların sezgilerine, çok yönlülüğüne, düzenine, organizasyon yeteneğine çok ihtiyaç var. Bunu keşfeden erkekler inanın bana denizde çok daha mutlu. Cygnus’un kadınlar ekibinin kuruluşu benim dümen tutma sevdamla başladı. Yıllardır eşim ile birlikte kendi teknemizde yarışıyoruz. Tabii bu maceraya 2010 yılında başüstü olarak başladım. Balon trimi, dümen ile yani eşim ile en didişilen görev olması sebebiyle hep güzel sahnelere ve başarılara vesile oldu. İlerleyen yıllar içinde gerek gezi gerekse yarış anlarında teknenin her yerinde görev aldım ve dümen aşkım yüzünden eşim ile yollarımızı ayırdık. Çocuğumuz (Cygnus) bende kaldı. Aslında birçok şey bir araya geldi. Genç EAYK projesi (üniversite öğrencilerinden oluşan), Urla’da Jimmy Key Universail Cup’da kadına şiddete dikkat çekmek için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) üniversitesi kızlar takımı, İstanbul Denizkızı Yelken Kupası yarışları derken hepsi şu anki oluşuma bir maya oldu.

    ÖĞRENCİ AĞIRLIKLI 

    DENİZCİ EKİP

    Ekibin eğitim sürecinden söz eder misiniz?

    Ekibimizde ben kaptan olarak skipper’lık görevlerini yürütüyorum. Sidal Okta navigatör ve trimmer, Feyza Kayran balon trimi, Bilge Oğuz cenoa trim, Görkem Yalçıntan direk dibi, Sinem Ergun başüstü, Asude Şimşir cenoa trim, Gülperi Kıyak piyano ve Gökçe Küçük de ana yelken görevlerinde. Bu görev yerleri sabit olmakla beraber, amacımız takım olmak adına herkesin birbirinin yerini doldurmasını sağlamak. Bu açıdan farklı görev yerlerinde tecrübe edinmeyi de amaç edindik. Yarış sonunda podyuma çıkmaktan önce hedefimiz herkesin teknenin üzerindeki her konuda bilgi sahibi olması. 

    Takımdakilerin çoğu da üniversite öğrencisi bildiğimiz kadarıyla.

    Evet. Her dönemde ve her trofede aramıza yeni üniversite öğrencilerinin katılabilmesi ihtimali de var. Bu arada çekirdek kadroda olan, yelkeni hayat biçimine çevirmiş ablaları her daim öğrencilerimize yardımcı oluyor. Takımımızdaki genç arkadaşlarımız İzmir’deki altı üniversitenin yelken topluluklarında eğitim almış ve EAYK kulübünün Genç EAYK oluşumunda bulunmuş yelkencilerdir. 

    Bugüne dek hangi yarışlara katıldınız?

    Bu ekiple Eylül 2019 yılından beri yarışıyoruz. Ege Açıkdeniz Yat Kulübü Arkas İzmir Körfez Yarışı, İzmir Güz Trofesi 2019, Çeşme Marina yarışları ve halen 2020 İzmir Kış Trofesi yarışlarında Çeşme’de yarışıyoruz. 

    Dereceleriniz de var…

    İzmir Körfez’inde Arkas yarışında Belediye Başkanımız Tunç Soyer tarafından tek kadın takım olarak özel ödüle layık görüldük. İzmir Güz Trofesi 2019’da çabalarımız sonucu trofenin son yarışını birincilikle tamamladık. Trofenin genelinde de IRC A3 grubunu ikinci olarak bitirdik.

    HER YAŞTAN KADINA DAVET

    Cygnus’un takım ruhunu nasıl tanımlarsınız?

    Genç ve dinamik, yelken ve deniz âşığı bir ekibiz. Üniversite öğrencilerimize hayran olmamak elde değil. Hepsi de kendi mesleklerinde çok yaratıcı projelere imza atan, sorumluluk alan, bir sırt çantası ile dünyayı dolaşan, doğaya ve insana saygısı olan gençler. Yelkenin bu ortak karakterleri bir araya getirdiğine inanıyorum. 

    Ekipte sadece kadın olmanın avantaj veya dezavantajları oluyor mu?

    Amacımız sadece kadınlardan oluşan bir takım yaratmak değil. Dolayısıyla bunun avantaj veya dezavantajları olduğuna odaklanmıyoruz. Kadın yelkencileri de bu ortama davet etmek ve yarış takımlarında karma ekiplerin oluşmasına ilham olmak, kadınların gücüne ve yeteneklerine dikkat çekmek istiyoruz. Filoda rakiplerimiz tarafından da takdirle karşılanıyoruz. Bu da bize gurur veriyor. 

    Başarı mottonuz nedir?

    Her yaş aralığında kadın yelkencileri aynı amaçla birleştirmek bizce başarının başlangıcı. Takım olduktan sonra başarının geleceğine inanıyoruz. 

    Son olarak, öne çıkan bir takım olarak hedeflerinizden de kısaca bahseder misiniz?

    Başarı kimisi için bir kupa almak olabilir ama biz bu yola çıkarken öncelikle derece yapmayı değil, kendimizi geliştirmeyi, üniversite öğrencilerini, erkek egemen olan yelkencilikte kadınların da varlığına dikkat çekmeyi hedef aldık. Öğrenci arkadaşlarımız olduğu için uzun vadeli bir yarış takvimi oluşturmamız mümkün olmuyor. Her şeyi zaman gösterecek.☸

  • THE BODRUM CUP Büyük final

    THE BODRUM CUP Büyük final

    Era Bodrum Yelken Kulübü tarafından Erman Aras öncülüğünde başlatılan, Bodrum’da tekne yapımı ve denizciliğin gelişimine 30 yıldır katkılarıyla büyük bir marka değeri haline gelen yarışı American Hospital The Bodrum Cup, 22-27 Ekim tarihlerinde festival olarak çeşitli etkinliklerle tamamlandı. Beş etaptan oluşan yarışların yanı sıra sosyal sorumluluk projeleri, Mavi Yolculuk Yemek Yarışması, Kenan Doğulu, Levent Yüksel ve Bengü konserleri geniş programın dikkat çeken etkinlikleri arasındaydı.

    30. yılında Amerikan Hastanesi’nin isim sponsorluğu ve Yalıkavak Marina’nın ana sponsorluğu altında organize edilen The Bodrum Cup’ın Bodrum ayağı İstanbul’dan gelen ve Bodrum’dan katılan teknelerin Yalıkavak Marina’da toplanmasıyla başladı. Geleneksel Campana töreni ile The Bodrum Cup’ın startı verildikten sonra Four Seasons Hotel Istanbul Challenge etabının kupa töreni yapıldı.

    İLK GÜN

    Haftanın ilk günü Yalıkavak-Yalıkavak Metro etabı yapıldı. Rotaya göre ekipler Gemitaşı kayalığını iskelede bırakıp tekrar Yalıkavak koy girişinde finişlerini verdiler. Rüzgârın 8-10 knot’larda başladığı yarışta ekipler orsa seyriyle kayalığa geldiklerinde rüzgâr hafiflemişti. Kayalık dönülürken bazı ekipler hafif rüzgârdan çatışmalar yaşayıp motor çalıştırmak zorunda kaldı, iki ekip protesto verdi. Lider tekneler kayalığı dönmekte zorlanmazken ağır tekneler gittikçe hafifleyen rüzgârda zorlu saatler geçirdi ve çok az tekne yarışlarını tamamlayabildi. Tirhandil grubundaki Hızır ekibi first finiş verirken aynı gruptaki Bastarda ise overall birincisi oldu. Yarışın ardından gece, Yalıkavak Marina’da Mavi Yolculuk Yemek Yarışması ve Levent Yüksel konseri ile devam etti.

    SÜRPRİZLİ İKİNCİ ETAP

    18 mil uzunluğundaki Leros etabı için Yalıkavak Marina’dan çıkan filo, Kalimnos Adası’nın doğu tarafındaki küçük adanın önlerinde start için bir araya geldi. Akıntı ve hafif rüzgârla yerlerini korumakta zorlanan filo, Leros Boğazı’ndaki finiş hattının önünde tekrar bir araya geldi. Akıntıdan dolayı sürüklenen tekneler birbiriyle çarpıştı, pek çok tekne motor çalıştırmak zorunda kaldı. Yaklaşık bir saat kadar sonra tekneler yavaş yavaş finişlerini verdikten sonra filo Leros Limanı’na bağlandı. İkinci etap bu beklenmedik finiş ve sürprizlerle dolu sonuçlarla tamamlanmış oldu. Bodrum Belediyesi Dragonfly teknesi ikinci günün overall birincisi oldu. Adada yakın zaman önce vefat eden Prof. Dr. Galip Beygü İsen anısına küçük bir anma töreni yapıldı.

    FIRTINA VE KEYİFLİ MÜCADELE

    Leros etabı tamamlandıktan sonra ertesi günü planlanan Leros-Körmen Anadolu Sigorta Etabı şiddetli rüzgâr sebebiyle iptal edildi. Organizasyon komitesi başta küçük tekneler olmak üzere filonun güvenliği için Leros Adası’nda bir gün daha kalınmasına karar verdi. Fırtına gece saatlerinde hafifledi ve ertesi gün yapılacak yarışa müsaade etti. Dördüncü gün yapılan Leros-Gümüşlük etabı için Leros Adası önlerinden orta şiddetli rüzgârda start verildikten sonra filo kuzeyli esen rüzgârda yarışa başladı. Gümüşlük yakınlarında, sertleyen rüzgârda tüm hızıyla yarışan tekneler için haftanın en keyifli yarışı oldu. Etabı 3 saat 51 dakika 19 saniyede tamamlayan Take It Easier teknesi günün overall birincisi olmayı başardı.

    VE FİNAL

    The Bodrum Cup’ın son etabı olan Gümüşlük-Bodrum rotasında Gümüşlük’ten çıkan ekipler için komite rüzgârın çok hafif olması sebebiyle startı Hüseyin Burnu Feneri’nden verdi. Ancak rüzgârın yetersizliği, yön değiştirmesi ve yoğun akıntı sebebiyle yarışı abandone eden komite yeni bir start için filoyu Kargı Adası’na taşıdı ve ikinci startı verdi. Ancak ilk startın ardından verilen abandone kararını protesto eden başta Hızır ekibi ile diğer birkaç ekip telsiz üzerinden tartışma yaşayıp yarışı protesto ederek ikinci kez startı verilen yarışa katılmadı. Yarışa katılan ekipler ise Bodrum’da finiş verirken günün overall birincisi Metro Grandi ekibi oldu. Yarışın sonunda İçmeler’deki Ağanlar Tersanesi’nde yapılan kupa töreni ve Bengü konseriyle yarış haftası sona erdi. ☸