Yazar: MURAT ÖKSÜZ

  • YAT SÖRVEYİ-7 Yelken ve arma kontrolü

    YAT SÖRVEYİ-7 Yelken ve arma kontrolü

    Yazı dizimizi gelecek ay bitiriyoruz. Materyal ve korozyondan stabiliteye, en son FRP teknelere dek sörvey konusunu detaylarıyla anlatmaya çalıştık. Bu ay ise yelken ve arma kontrolü konusunu ele alıyoruz.

    Sörvey serisinde sona yaklaşırken en sevdiğim duraktayız: Yelken ve arma kontrolü. Deniz Lisesi öğrencilik yıllarımda tanıştığım yelken, harp okulu yıllarımda yat sınıfı teknelerle çok sayıda yarışa katılmamla gelişmiş, iki kez de “aşşaa yarışı” olarak bilinen İstanbul’da başlayıp Çeşme/Bodrum’a uzanan Deniz Kuvvetleri Kupası ile perçinlenmişti. Bu yıl Göcek’e kadar uzanan bu yarış, ne yazık ki ülke genelinde hak ettiği ilgiyi göremiyor. Yat yarışlarının birer futbol maçı gibi karşılandığı, küçük sahil kasabalarının okyanus yarışı startları ve finişleri için yüz binlerce yelken sever turist ağırladığı denizci ülkelere kıyasla biraz geriden takip ettiğimiz bu etkinlik şekli umarım ilerleyen yıllarda tabana yayılan denizcilik ilgisiyle daha da gelişecektir.  

    Deniz subayı olarak görevli olduğum yıllarda nadiren yarışlara katılabilmiş ama bu dönemde de donanma gemilerinde komutanlık dahil görevlerde denizciliğimi geliştirmiştim. Deniz Kuvvetleri’nden istifa ettikten sonra aldığım gemi adamı yeterliklerini ticari olarak denize çıkıp kullanmadım, sadece birkaç yat transferi gerçekleştirdim. Bununla birlikte üç yıldır yelken eğitmenliği yapıyorum. Yelken bu nedenle denizcilik serüvenimin başlangıcında ve şimdiki aşamasında esas aktör. Sörvey işlerinde de yelkenli tekne denk geldiğinde daha bir heyecanla yola çıktığımı itiraf etmeliyim. Sörvey alanında gelecek projeksiyonum daha büyük teknelerle özellikle de büyük yelkenli yatların sörveyi ile bir sonraki aşamaya geçebilmek.

    ÖNCE ARMAYI TANIMLAYALIM

    Sörvey işlemlerinde yelken ve arma kontrollerinin direği söküp indirerek, yelkenleri de uzatıp açarak yapılması esastır. Ama çoğu “esas” gibi, pratikte geçerliği olmayan bu istek genellikle gerçekleşemiyor. Direği ve yelkenleri incelemek duruma göre dürbün ya da direğe kendini hisa ettirmek ile gerçekleşebiliyor. Bu amaçla aldığım dürbünüm ve yaşıma göre hâlâ keskin olan gözlerim en önemli iki aracım. 

    Sörveyde öncelikle armanın tanımının yapılması gerek. Sörvey raporunda yer alan kısımlardan biri olan “Proje Bilgisi”nde teknenin üretim metodu, materyali, yeri ve tarihi ileüreticisine dair bilgiler ve dizaynı ile ilgili özet bilgiler yer alıyor. Buna göre sörveyi yapılacak bir teknenin arması (çoğunlukla karşımıza bermuda ya da keç/yawl arma çıkıyor) tanımlanmalı, tanımlanan armaya göre spesifik bilgiler derlenmeli. Bu bilgiler, örneğin bermuda armada cenovanın durumuna göre masthead arma mı yoksa fractional mı, çarmıh planı square mi Marconi mi yoksa yeni bir tip olan outrigger mı gibi ayrıntılar var. Bunlar tekneyi alacak olan kişinin ne işine yarar diye sorabilirsiniz. Kişi ilgiliyse, meraklıysa bu bilgiler bir gün işine yarayabilir. Hem tüm denizciler biraz da rakı sofrası için öğrenmiyor mu bazı konuları? Bu sayfalarda buna yönelik çok materyal sunuyorum. Bir de sörveyiniz Bergström armayı bilmiyorsa “aa bu teknede backstay yok yahu” diyebilir, böyle biriyle karşılaşırsanız yavaşça uzaklaşın.

    DİREK(LER)

    Armaya yönelik ilk unsur direk(ler). Direk(ler) incelenirken yapım materyali, direğin ıskaçası (gövdede oturduğu yer), bağlantıları ve üzerine eklenmiş çeşitli bağlantılar, eçhizeler tanımlanarak incelenmeli. Burada dikkat edilmesi gereken konular şöyle sıralanabilir:

    – Direk, materyaline göre ıskaça bağlantılarının galvanik korozyon incelemesi, Materyal ve Korozyon yazısında belirttiğim üzere aluminyum ile çelik bir arada kullanıldığında arada bir engel yoksa galvanik korozyon oluşur ve alüminyumu zamanla eritir.

    • Direk materyaline göre direğin stres noktalarının çatlak ve hasarlara yönelik incelemesi, bu konuda bazen gözle inceleme yetmez, büyüteç ve penetrant testi gerekir.

    – Direğin baş-kıç ve sancak-iskele eksenlerinde doğruda olup olmadığının incelemesi- çoğu yelkenlide direk bir kamçı gibi kıça bükümlü kullanılıyor, oysa sert hava için bir ayar bu, sürekli öyle kalmamalı.

    • Direğin üzerinde yer alan ilave unsurların/eçhizelerin bağlantılarının galvanik korozyona yönelik incelemesi.

    – Direğin dik durmasını sağlayan unsurların (backstay, forestay, çarmıhlar, gurcatalar, serenler) güverte bağlantıları (chainplate) ile tüm bağlantı elemanlarının kontrolleri.

    • Stay tellerinin tansiyon ölçümleri.

    – Stay tellerinin radansa (terminal) kısımlarında olası korozyon incelemeleri. 

    • Direk tepesindeki mandar makarasının çalışması.

    – Direk içinden geçen elektrikli aksamın çalışması.

    • Direk içerisinde (varsa) yelken sarma -furling- sisteminin çalışması. 

    BUMBA

    Arma incelemesinde ikinci unsur bumba ile ilgili şu konular incelenmeli:

    • Bumba ve bumba-direk bağlantısı (gooseneck) genel kontrolü,

    – Ana yelken hisa sisteminin incelenmesi (klasik sistem, lazy jack, direk furling, bumba furling), 

    • Ana yelkenin sorunsuzca açılıp kapanması,

    – Ana yelken outhaul ve reef (camadan) makaralarının çalışmaları, 

    • Ana yelken alt baskı sistemi, varsa bu sistemin hidroliği ya da makaraları.

    Armanın bu elemanlarının ardından yelken incelemesine geçilebilir. Sakin bir havada ve tekne denizdeyken ana yelken ve cenova hisa edilerek gözle/dürbünle kontrol edilir. Tekne karada incelenecekse kesinlikle yelken basılmamalı, katlanmış haliyle incelenmelidir. Yelkenler incelenirken hem yelken kumaşı hem matafyonlar etrafındaki olası yapısal deformasyonlar, hem UV koruyucular hem de yelken içinde bulunan balen, cunningham gibi sistemler incelenmelidir. 

    Yelkenlerin incelenmesinin ardından piyano, piyano kilitleri, iskotalar ve arabalar ile vinçler incelenmelidir. Burada vinçlerin bakımlarının incelemeden önceki bir yıl içinde yapılmış olması olumlu bir durum olarak nitelenir. 

    DENİZ TESTİ AŞAMASI

    Sörvey incelemelerinde halatlar, kilitler ya da vinçler için herhangi bir yük testi yapılmaz, sistemler deneme adı altında zorlanmaz. Özelikle herhangi bir unsur için kullanım ömrü ya da taşıyacağı yük garantisi verilemez. Sörvey, bir teknenin maksimum sınırını görmek, en kötü şartlara dayanıklılığını kanıtlamak amacını taşımaz.

    Sörveyin deniz testi safhasında hem makine ile hem de yelkenlerle seyrin denenmesi ve makine ile değişik devirlerde, yelkenle de orsa, dar apaz, apaz, geniş apaz, pupa, ayı bacağı için makine devri/rüzgâr hızı-tekne hızı matrisi oluşturulması ideal bir inceleme olacaktır. Yeteri kadar mürettebat varsa balon da bu matrise eklenebilir. Yelkenli teknede seyir için en az iki saat ayrılması uygun olacaktır. Hatırlatmak gerekir ki deniz testi teknenin seyir sorumluluğunu üstlenecek kaptan ve gerekiyorsa mürettebat ile yapılmalı, sörveyör kaptanlık görevini almamalıdır. Deniz testi için ideal yelken imkânı sağlayan 9-14 knot civarı rüzgâr olması en iyi sonucu verecektir. Ancak özellikle yeni teknelerde 6 knot rüzgâr ile de rahatlıkla yelken yapılabilir, yüksek rüzgârda camadan imkânları da rahatlıkla görüleceğinden fırtına hariç her hava şartında deniz testi yapılabilir. 

    Sörvey serisi “Deniz Hukuku ve Sigortalar” konulu son yazı ile tamamlanacak.☸

  • DENİZBANK TERSANE ISTANBUL ROWING CUPHaliç’te Riviera Chic Bir Regatta Deneyimi

    DENİZBANK TERSANE ISTANBUL ROWING CUPHaliç’te Riviera Chic Bir Regatta Deneyimi

    Tersane Istanbul, 6-7 Eylül’de DenizBank ana sponsorluğunda ilk kez düzenlenecek DenizBank Tersane Istanbul Rowing Cup ile, Haliç’in kalbinde, kürek sporunun köklü regatta kültürünü İstanbul’a taşıyor. Dünyanın seçkin şehirlerinde asalet, zarafet ve toplumsal birliktelikle özdeşleşen kürek yarışı geleneği, bu yaz Tersane Istanbul’un ev sahipliğinde, İstanbul’a özgü bir şıklıkla buluşuyor.

    İstanbul’a Değer Katan Yeni Bir Kültürel Sayfa

    Tersane Istanbul, bu uluslararası düzeyde konumlanan organizasyon ile sadece bir spor etkinliği sunmuyor; İstanbul’a kalıcı bir kültür mirası armağan etmeyi amaçlıyor. Regatta, dünyanın farklı başkentlerinde sosyal hayatın en önemli buluşma noktalarından biri olurken, Haliç’te gerçekleşecek bu özel etkinlik de hem sporu hem de yaşam tarzını kutlayan yeni bir gelenek yaratmayı hedefliyor.

    Riviera Chic Dress Code: Şıklığın Vazgeçilmez Dokunuşu

    Etkinliğin davetlilerinden ve izleyicilerinden beklenen Riviera Chic dress code, Tersane Istanbul’un sofistike çizgisini tamamlıyor. Uluslararası arenadaki prestijli etkinliklerin bu şıklık kuralı, yalnızca yarış atmosferine değil, İstanbul’un kültür ve moda hayatına da ayrı bir zarafet katıyor.

    Gün Boyu Etkinlikler ve Sürprizler

    DenizBank Tersane Istanbul Rowing Cup yalnızca yarışlarla sınırlı değil. Gün boyu Haliç kıyılarında müzik, sanat ve gastronomi deneyimleri izleyicilere eşlik edecek. Katılımcıları sürpriz hediyeler, yaratıcı markalı deneyimler ve unutulmaz anlar bekliyor. Günün sonunda ise dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say & Haliç Orkestrası’nın sahne alacağı özel konser, bu şıklık dolu hafta sonunun doruk noktası olacak.

    Biletler Satışta

    Tersane Istanbul’un bu prestijli ev sahipliğine katılmak, Haliç’in büyüleyici atmosferinde tarihe tanıklık etmek ve regatta kültürünün parçası olmak isteyenler için biletler şimdi satışta.

    Bilet için: https://www.biletix.com/etkinlik/4HAB0/TURKIYE/tr

  • Seawolf X Yapay zekâ destekli mega katamaran

    Seawolf X Yapay zekâ destekli mega katamaran


    İtalyan tersane Rossinavi imzalı hibrit-elektrikli mega katamaran Seawolf X, lanse edildiği geçen seneden bu yana aldığı adaylıklar ve ödüllerle küresel pazarın gündemindeki konumunu koruyor. 43 metre boyundaki inovatif Seawolf X, taşıdığı üstün özelliklerle tersanenin vizyonunu da ortaya koyuyor.

    Yakıt verimliliği, stabilite, çevre dostu ve yenilikçi… İtalyan Rossinavi’nin geçen sene suya indirdiği Seawolf X, tamamen alüminyumdan üretildi. 42,75 metrelik hibrit-elektrikli katamaranın dış tasarımında Fulvio De Simoni Yacht Design, iç tasarımında ise New York merkezli Meyer Davis Studio imzaları bulunuyor. Aküler, elektrikli motor, güneş panelleri ve dizel jeneratörlerle donatılan Seawolf X, tersane tarafından geliştirilen yapay zekâ sistemi Rossinavi AI’ye de ev sahipliği yapıyor. 

    Bu sene International Yacht & Aviation Awards’ta 40m üstü İç Tasarım kategorisinin kazananı olan Seawolf X; World Superyacht Awards’ta “Jüri Övgü Ödülü”ne, Robb Report 2025’te “En İyi Katamaran” ünvanına ve Miglio Blu Design Awards’ta “Özel Proje Ödülü”ne layık bulundu.

    Rossinavi Operasyon Direktörü Federico Rossi, mega katamarana dair, “Şimdiye kadar katamaran dünyası, yelkenli ve motoryat arasında adeta ikiye bölünmüştü. Seawolf ile bu boyutlardaki tekneler için bile yeni bir tarz sunan hibrit elektrikli bir model geliştirmeyi başardık. Ayrıca, teknede tüketimi izleyebilen bir yapay zekâ sistemi kurduk. Makine öğrenimi sayesinde kendi kendine öğrenebilecek ve eminiz ki gelecekte bizi kesinlikle çok şaşırtacak. Tersanemizin yenilikçi bir trend yaratmak, inşaat ve teknik uzmanlığını öne çıkarmak için kendine verdiği ek bir itici güç bu” açıklamasında bulundu. Devamı Ağustos 2025 sayımızda…

  • FERRETTI YACHTS 940

    FERRETTI YACHTS 940

    Bu sene prömiyeri Venedik Boat Show’da yapılan İtalyan tersanenin Ferretti Yachts 940’ı markanın “Just Like Home” yaklaşımının en kapsamlı yorumu. Geniş iç hacimlerin konfor odaklı çözümlerle birleştirildiği modelde, tüm yaşam alanları hem davetkâr hem de işlevsel olarak kurgulanmış. Ferretti Yachts 940, 28,97 metre boyu ve 6,76 metre genişliğiyle markanın widebody tasarıma sahip ilk modeli. Ana güvertede konumlanan ana kamaraya ek olarak alt güvertede dört misafir kamarası bulunuyor. Tavandan tabana cam yüzeyler hem iç mekânları aydınlatıyor hem de denizle kesintisiz bir görsel ilişki kuruyor. Yatın dış görünümünde uzatılmış yatay çizgiler göze çarpıyor. Tasarım dili, üç temel kavrama dayanıyor: Dinamizm, optik hafiflik ve çevreyle sürekli etkileşim. Bu yaklaşım, panoramik camlar ve iki tonlu malzeme geçişleriyle çağdaş bir stile dönüşüyor. 

    Modelin geliştirilmesi, Piero Ferrari başkanlığındaki Stratejik Ürün Komitesi ve Ferretti Group Mühendislik Departmanı tarafından gerçekleştirildi. Dış tasarım Filippo Salvetti, iç tasarım ise Ideaeitalia imzası taşıyor. Ana güvertede, kıç bölümde yer alan 32 metrekalik kokpit alanı farklı konfigürasyonlarla kullanılabiliyor. Garaj kapağı kıç aynaya entegre şekilde tasarlanmış; 4,10 metreye kadar olan bir tender burada muhafaza edilebiliyor. Salon yerleşimi farklı seçeneklerle kişiselleştirilebiliyor. Standart konfigürasyonda Minotti köşe kanepe, karşısında TV ünitesi yer alıyor. Alternatif konfigürasyonlarda, sancak bordaya ikinci bir kanepe veya depolama birimi yerleştirilebiliyor. 

    Her iki versiyonda da TV, duvara entegre gizli bir bölmeden çıkıyor. Ana güvertedeki tam genişlikte master kabin yaklaşık 27 metrekare alan sunuyor. İç mekânlarda “Klasik” ve “Çağdaş” olmak üzere iki farklı atmosfer seçeneği sunuluyor. Her iki yaklaşım da İtalyan tasarım anlayışını taşıyor. 

    Klasik versiyon sıcak ve toprak tonlarına, çağdaş versiyon ise deniz tonlarından ilham alan açık renklere ve modern dokulara sahip.

    Misafir konaklama alanında üç VIP kabin ve bir adet, isteğe bağlı olarak kayar yataklı kabin yer alıyor. Tüm kabinlerde özel banyo ve geniş saklama alanı mevcut. Mürettebat bölümü baş kısımda yer alıyor; bir kaptan kabini ve bir çift kişilik kabin bulunuyor. Her biri özel banyolu. Opsiyonel yerleşimde kaptan kabini de çift kişilik olarak yapılandırılabiliyor ve toplam dört mürettebat konaklayabiliyor.