Yazar: MURAT ÖKSÜZ

  • Klasik yatlar bu kez Napoli’deydi

    Klasik yatlar bu kez Napoli’deydi

    Panerai Classic Yachts Challenge Akdeniz parkurunun üçüncü ayağı Napoli’de gerçekleştirildi. Yarışlara bu yıl İtalya, İrlanda, Birleşik Krallık, Norveç, İspanya, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri’nden toplam 34 tekne, yaklaşık 450 yat sahibi ve mürettebat katıldı. 1952 öncesi çıkmış vintage ve 1976 öncesi klasik yatlar kategosinde düzenlenen ve dört gün süren yarışlarda, Vintage Yatlar birincisi Chinhook, Klasik Yatlar birincisi ise Naif oldu. Panerai Classic Yachts Challenge’in bir sonraki durağı ise Wight Adası’nın Cowes kenti… www.paneraiclassicyachtschallenge.com

  • JIMMY DIAZ: “Türk sörfçüler iddialı”

    JIMMY DIAZ: “Türk sörfçüler iddialı”

    Rüzgâr sörfü gün geçtikçe daha da yaygınlaşıyor. Alaçatı’nın rüzgârı ise bu gelişimin destekçisi… PWA Başkanş Jimmy Diaz’a göre Alaçatş eğitim için harika bir yer…

    Pegasus Airlines’ın sekiz yıldır ana sponsorluğunu üstlendiği Profesyonel Windsurf Birliği (PWA) Windsurf Dünya Kupası’nın Alaçatı ayağı 26 Ağustos’ta başlıyor. Altı gün sürecek yarışlarda erkekler 4. ayak slalom yarışlarını gerçekleştirirken, kadınlar kategorisinde henüz 2. ayak düzenleniyor olacak. İspanya doğumlu, rüzgâr sörfüne 12 yaşında Amerika’nın Virgin Adaları’nda başlayan ve son yedi yıldır PWA yönetim kurulu başkanlığı görevini yürüten Jimmy Diaz ile mücadeleye, Alaçatı rüzgârına ve rüzgâr sörfünün geleceğine dair konuştuk. Diaz sörfteki başarısıyla olduğu kadar Neil Pryde ve North Sails gibi firmalara yeni bir yelken serisi geliştirmedeki katkılarıyla da biliniyor. Şimdilerde ise başkanlığın yanı sıra eşi Çağla Kubat ile birlikte Alaçatı’da rüzgâr sörfü dersleri veriyor.

    Rüzgâr sörfünü kısaca nasıl tanımlarsınız?

    Dünyanın en harika, ilham verici, radikal, karmaşık ve ekstrem sporlarından biri… 30 yılı aşkın bir süredir bu sporu yapıyor olsam da hâlâ tamamen hâkim olduğumu iddia edemem. Rüzgâr sörfü sporunu tanımlarken kullanılan özgürlük sözcüğü hiç de boşuna söylenmemiş. O anda tüm duygular sizi özgür kılıyor, size ilham veriyor ve zirvede olma hissini yaşatıyor.

    Dünyada rüzgâr sörfünü yapmaya en uygun yer sizce neresi?

    Aslında birkaç yer sayabilirim. Yılın hemen her günü dalgalar ve durgun sularla karşılayan, rüzgâr ve dalga çeşitliliğiyle insanı sürprizlere boğan Maui Hawaii, dalgaları sayesinde hızla sıçramak için uygun koşulları sunan Gran Canaria adaları çok güzel… Binlerce izleyicinin önünde rüzgâr sörfü yapmak istiyorsanız da Almanya Sylt’ten daha güzel bir yer olamaz. Aslında dünyanın pek çok bölgesinde, denizlerde, okyanuslarda, göllerde ve hatta nehirlerde bu sporun tadını çıkarabilirsiniz. Fakat belirtmeliyim ki, o kadar yer dolaştım, bu sporu öğrenmek için de Alaçatı’dan daha iyi bir yer göremedim. Mükemmel bir antrenman sahası ve burada dünyanın diğer yerlerinde de yarışabilmek üzere güçlü bir altyapı oluşturabilirsiniz. Ayrıca rüzgâr sörfçülerinin yaşam tarzıyla uyumlu, güzel ve eğlenceli bir yer.

    Sörfe başlama yaşı kaç? Çok esnek olmak şart mı?

    Geçen yaz beş yaşındaki yeğenime rüzgâr sörfü öğrettim. Kuvvetli rüzgâr olmasına rağmen daha ilk günden kendi başına gitmeyi başardı. Bu tüm ömrünüz boyunca yapabileceğiniz bir spor. Beş yaşında da 80 yaşında da sörf yapanları gördüm. Esnek olmak tüm spor dalları için geçerli. Rüzgâr sörfünde denge duygunuzun olması önem taşıyor, tüm bedeninizi kontrol edebilme yeteneğinizin olması önemli. Ne zaman güç uygulamanız ve ne zaman kendinizi doğanın akışına bırakmanız gerektiğini iyi belirlemelisiniz.

    Rüzgâr sörfüyle uğraşan genç insanları nasıl buluyorsunuz? Gelecek vadediyorlar mı?

    Ben herhangi bir ülkenin başkanı olsam, rüzgâr sörfünü o ülkenin tüm gençlerine zorunlu kılardım. Genç insanların bu sporu keyifle yapmalarını izlemek çok güzel… Burada, Çağla Kubat Windsurf Academy’de yedi yaşlarındaki ikiz kız kardeşlerin neredeyse her gün yüzlerinde gülümsemeyle sörf yaptıklarını izliyoruz. Yakın gelecekte PWA Turnuvası’nda daha çok sayıda Türk sörfçü göreceğiz. Bu yılki mücadelede de derece alabilecek Türk rüzgâr sörfçüleri olabilir. İddialılar.

    Alaçatı rüzgâr sörfü açısından gelişime açık mı peki?

    Doğal unsurlar Alaçatı’dan yana… Rüzgâr ve deniz koşulları inanılmaz. Geriye bunların çok iyi yönetilmesi ve doğru biçimde korunması kalıyor. Son birkaç yıldır Alaçatı’da hızlı bir büyüme olduğunu görüyoruz ve bu da bölgenin çevresel durumunu tehdit ediyor. Bazen bir bölgeyi geliştirme ve daha çok insanı bölgeye çekme telaşı, insanların o bölgeye asıl geliş nedenlerini yok edebiliyor. Umarım Alaçatı’daki doğal kaynaklar korunur.

    PWA organizasyonunda yer alan biri olarak yeni projelerden de bahseder misiniz?

    PWA, dünyada profesyonel rüzgâr sörfünü geliştirmeyi amaçlayan bir oluşum… Pratikte asıl işimiz rüzgâr sörfünü ve onunla birlikte sürdürülen dinamik yaşam tarzını yaygınlaştırmak. Daima turnuvamızın ayaklarını yeni ülkelere taşımaya ve bu harika sporun keyfini paylaşmaya uğraşıyoruz. Bu yıl Türkmenistan’da yeni bir yarış düzenledik ve yılın ikinci yarısında da Yeni Kaledonya’da olacağız. ☸

  • Ada ülkesinden 10 Tekne

    Ada ülkesinden 10 Tekne

    En önemli yat markalarına bakıldığında İngiliz yapımı tekneler hatırı sayılır bir yer tutar. Bunda elbette ada ülkesi İngiltere’nin denizcilik geçmişinin payı büyük… Oyster, Princess, Fairline, Sunseeker gibi dünyaca ünlü markaların başını çektiği İngiliz tekneler, zor hava koşullarına dayanıklı oluşları ve kaliteli işçilikleriyle öne çıkıyor. Bu ay sayfalarımızı İngiliz teknelerine ayırdık. Beşi yelkenli, beşi motoryat olmak üzere tam 10 tekneyi yakından inceledik…

    Pearl 75,   2.488.500 Sterlin

    16 yıllık bir deneyime sahip İngiliz motoryat markası Pearl, dünyaca ünlü Bill Dixon ve Kelly Hoppen gibi tasarımcılarla çalışıyor. 23 metre uzunluğunda ve 5,98 metre genişliğindeki Pearl’ün amiral gemisi 75 ise lüks ve stil sahibi… Etkileyici bir manevra kabiliyetine sahip motoryat, joystickle de kumanda edilebiliyor. Pearl 75, geniş üst güvertesi, hidrolik yüzme platformu ve jet-ski için ayrılmış tender alanıyla öne çıkıyor. Ayrıca teknenin flybridge’indeki bimini ve ana güvertedeki pasarella da hidrolik… Salonda farklı bir tarz denenerek kuzine, iskele baş tarafta, hemen kumanda mahallinin arkasına konumlandırılmış. Sadece kamaralara ayrılan alt güverteye ise beş kamara yerleştirilmiş ve her kamaranın kendine ait banyosu mevcut. Yatın iç tasarımı ve yerleşimi de tekne sahibinin istediğine göre düzenlenebiliyor. 

    Sunseeker 68 Super Yacht,  1.631.000 Sterlin 

    Dünyaca ünlü İngiliz yat üreticisi Sunseeker’ın 2013 yılında suya indirdiği 68 Sport Yacht, 21,70 metre boyunda ve 5,09 metre genişliğinde… 18-26 Ocak 2014’teki Boot Düsseldorf’ta prömiyeri yapılan 68 Sport Yacht, manevra kabiliyeti yüksek ve dengeli bir sürüş sunuyor. Konforlu ve 40 knot hıza kadar ulaşabilen yüksek performanslı yatın iç tasarımında yüksek kalitede malzemeler kullanılarak “lüks algısı” artırılmış. Ön güvertede muazzam bir güneşlenme alanı sunan motoryatın flybridge’ine ve havuzluğuna masalı oturma grubu yerleştirilmiş. Ana güvertede geniş salon ve yemek alanı bulunurken, alt güverteye L şeklinde bir kuzine, bir ana, bir VIP, bir de konuk olmak üzere üç kamara yerleştirilmiş.

    Moody 54 DS, 569.000 Euro

    Artık Alman Hanse Group’un çatısı altında bulunsa da o efsanevi bir İngiliz… Alman mühendisliği ve İngiliz klasik tasarımının bir araya gelerek oluşturduğu Moody 54 DS ise serinin en sonuncusu… 17,15 metre boyunda ve 5,20 metre genişliğindeki yelkenlide “deck saloon” özelliği sayesinde ana güverteden salona kot farkı olmaksızın geçiliyor. Dünyanın en ünlü tasarımcılarından Bill Dixon’ın elinden çıkan 54 DS, tam bir denizci. 1000 litrelik yüksek yakıt ve 810 litrelik su tankı kapasitesi bulunan yelkenlinin, saklama alanlarının fazlalığı ve genişliği uzun seyirler için de ideal. Kendinden tramolalı flok ve elektrikli vinçler sayesinde kullanım kolaylığı sunan Moody 54 DS’de uzun seyirleri tek başınıza ve dümen mahallini hiç terk etmeden yapmanız mümkün. İçeride de bir kumanda mahalli bulunan 54 DS’in standart yerleşiminde dört kamara ve üç banyo yer alıyor. Kuzineyi ise isterseniz salonda, isterseniz bir kamaradan feragat ederek alt güverte tercih etmek mümkün. Ana yelken alanı 81,50 metrekare olan yelkenlinin motoru ise standart olarak sunulan 150 beygirlik Volvo Penta.

    Fairline Targa 48 Open,  410.000 Sterlin

    Dayanıklı olduğu kadar zarif tekneler üreten Fairline’ın Targa serisindeki 48 Open, denizle bütünleşen Akdenizli bir ruha sahip. Açık alanlardan ve gün ışığından olabildiğince faydalanılan tasarımıyla öne çıkan 48 Open, 15,46 metre uzunluğunda ve 4,33 metre genişliğinde… Üstü tamamen açık ve geniş güneşlenme minderlerinin yerleştirildiği havuzluk, su altına indirilebilen hidrolik yüzme platformuyla bir plaja dönüşüyor. Teknenin başka bir özelliği de güneşlenme minderlerinin altındaki garaj alanı. Buraya Williams 285 TJ model bir tender sığabiliyor. Tüm bunların yanı sıra elektrikli sunroof’u sayesinde tekneyi ister üstü kapalı ister açık kullanabiliyorsunuz. İki kamaralı tekne, geniş ailelerin tercih edebileceği düşünülerek salonun yerine üçüncü bir kamara seçeneğiyle de sunuluyor. Kıç tarafa yerleştirilen ana kamara ise, teknenin en geniş yerinden yararlanıyor. Ayrıca salondaki kanepe de yatağa dönüştürülebiliyor. 

    Oyster 625,  Fiyat belirtilmedi

    Yüksek kalite yelkenli sınıfında yer alan Oyster’ın 19 metrelik modeli 625, Humphreys Yacht Design tarafından tasarlanmış. Tam boyu 19,37, genişliği 5,44 metre olan yelkenli, yeni gövde tasarımıyla yüksek performans ve yol tutuş sağlıyor. 2012’de Avrupa’da “lüks-gezi sınıfında” yılın yatı seçilen 625’in öne çıkan özellikleri; geniş dış yaşam alanları, güvenli havuzluğu, temiz güvertesi ve başüstündeki güneşlenme alanı… İç tasarımında ise esnek yerleşimi ve genişletilmiş ana kamarası ile dikkat çekiyor. Alt güverteye inişte konuklarını geniş bir salon ve yemek masasının karşıladığı yelkenlinin en büyük sürprizi; üçlü dikey pencereleri. Buradan dışarıyı izlemekse ayrı bir keyif. Dört kamaralı yelkenlide, ana kamara kıçta yer alırken iki farklı yerleşim opsiyonu sunuluyor. 

    Gunfleet 58, 1.250.000 Euro

    35 yıl boyunca Oyster Yachts’ın yönetiminde söz sahibi olan Richard Matthews, 2008’de ayrılarak Gunfleet Marine’i kurdu. Sektörde henüz çok genç olan Gunfleet, 58 modeliyle 2014 Avrupa Yılın Yatı ödüllerinde lüks-gezi kategorisinde aday gösterildiğinde dikkatleri üzerine topladı. Dünya prömiyeri Eylül 2013’teki Cannes Boat&Yacht Show’da yapılan yelkenli, 18,25 metre uzunluğunda ve 5,20 metre genişliğinde. Tony Castro’nun tasarladığı Gunfleet 58, kolay kullanım özelliğiyle öne çıkıyor. Dümenler elektrikli vinçlere yakın olduğu için tekne tek başına rahatlıkla kullanılabiliyor. Temiz ve düzenli güvertede, yelken yaparken etrafta rahatça gezilebiliyor. Yelkenlinin geniş salonunda açılır-kapanır yemek masası, iskele tarafa kuzine, sancak tarafta ise harita masası yerleştirilmiş. Bir ana, bir VIP ve iki konuk kamaralı teknenin ana yelken alanı 77,34, cenovası ise 97,35 metrekare. Tekne, test seyirlerinde, geniş apazda 25-27 knot hızlara ulaştı.

    Rustler 33, 99.500 Sterlin

    24-63 feet arası yelkenliler üreten Rustler Yachts’ın merkezi İngiltere’nin güney ucundaki Falmouth kentinde yer alıyor. Firmanın inşa ettiği en son modeli ise 33 feet’lik bir gezi yelkenlisi… 10,36 metre uzunluğunda ve 2,44 metre genişliğindeki yelkenlinin tasarımcısı Stephen Jones. Rustler 33, kolay yelken yapabilmesinin yanı sıra zarif tasarımıyla dikkat çekiyor. Su üzerinde klasik görünümünü korurken, su altında yuvarlak ve şirin bir gövdeye sahip. Hafta sonu gezileri için tasarlanan Rustler 33, büyük yelkenlilere göre daha hızlı ve kolay hareket edebiliyor. Güvenli havuzluğu ile sırtınızı dayayarak kullanabileceğiniz yelkenlinin başaltında iki kişinin kalabileceği bir yatak, banyo ve kuzine yer alıyor. 2011 Southampton Boat Show’da prömiyeri yapılan Rustler 33’in toplam yelken alanı ise 45 metrekare. 

    Southerly 535,  828.713 Sterlin

    Ed Dubois tarafından tasarlanan S535’in flok sistemi kendinden tramolalı. Her türlü hava koşuluna dayanıklı tasarlanan yelkenli, hareketli salması sayesinde açık denizlerde de büyük avantaj sunuyor. 16,83 metre uzunluğunda ve 4,80 metre genişliğindeki S535, ortaya konumlandırılan tek dümeni sayesinde havuzluğun ve kıç taraftaki kamaranın daha verimli kullanımına imkân sağlıyor. Üç kamaralı yelkenlide altı kişi konaklayabiliyor.

  • TIM ŞAHİN: Alman gibi disiplinli, İngiliz kadar denizci

    TIM ŞAHİN: Alman gibi disiplinli, İngiliz kadar denizci

    Bir Alman gibi disiplinli bir İngiliz kadar denizci

    Finans dünyasının önemli isimlerinden olan ve şu an Citigroup London’da üst düzey yönetici olarak çalışan Tim Şahin tam bir deniz aşığı. Annesi Alman, babası Türk olan Şahin’i Türkiye’ye geldiği tatillerde de hep denizde ve teknede görüyorduk. Bodrum’daki yarışlarda Dragut teknesinde mücadele eden Şahin, Şimdi ise İsveç yapımı Arcona 410 model teknesi White Knight’ı İngiltere’den Bodrum’a getirdi. Şahin’i yolculuğun son durağı olan Turgutreis’te karşıladık ve hem bu seyri hem de deniz tutkusunu dinledik.

    Almanya’da dünyaya gelen Tim Şahin üniversiteye kadar İstanbul’da yaşadı. Almanya’da Konstanz Üniversitesi’nde İktisat ve Uluslararası İlişkiler eğitimi aldı. Üniversiteden sonra vadeli işlemler borsasında üç buçuk sene çalıştı. Sekiz seneye yakın da Deutsche Bank’ta çalıştı. Son on senedir yaşadığı Londra’da ise önce JP Morgan’da çalıştı. Son üç buçuk yıldır da Citigroup Londra’da Avrupa Ortadoğu Afrika Bölgesi Faiz Türevleri Satış Direktörü olarak çalışıyor.

    Geçtiğimiz yıl Tim Şahin için hayatının dönüm noktasıydı. Citi Mikrofinans Global Direktörü olan Safiye Özuygun ile hayatını birleştirdi. Önce Turgutreis’te ev satın alıp, sonra yelken yarışlarına katılmaya başladı. Ardından yıllardır hayalini kurduğu ilk yelkenli teknesini aldı. Şimdilik Londra’da yaşasa da emeklilik hayallerini Türkiye, deniz ve tekne üzerine kuruyor. 

    İngiltere’den getirdikleri tekneyi 17 Temmuz’da D-Marin Turgutreis’e bağlayan Şahin ile 21 gün süren, 2 bin 200 deniz mili mesafeli yolculuğun ardından buluştuk. Farklı etaplarda kendisine katılan eşi ve tüm bunlara vesile olan, son etaba da katılan arkadaşı Güven Çabuk da sohbetimize eşlik etti. Devamı Ağustos 2014 sayımızda.

    image_00037