Yazar: MURAT ÖKSÜZ

  • OCEANIC 143 Performans ve tasarımın ikonik yansıması

    OCEANIC 143 Performans ve tasarımın ikonik yansıması

    Bu sene “Yarı Deplasmanlı veya Planing Motoryatlar – En İyi Yat Mimarisi” kategorisinde ödül kazanan üç güverteli Oceanic 143, Cantieri di Ostia ve Canados ortak yapımı. 43,50 metrelik megayat, Giovanni Senatire-Canados ve Arrabito Naval Architects imzalarını taşıyor.

    Yazı İLKE YILMAZ  [email protected] Fotoğraflar CANADOS ARŞİVİ

    Roma, Ostia’da faaliyet gösteren Canados bugüne dek 850’den fazla yat inşa etmiş bir tersane. 1946 yılında kurulan Canados hem geleneğe hem inovasyona değer atfeden bir üretici olarak, yeni amiral gemisi Oceanic 143’ Tri-Deck’i geçen sene Cannes Yachting Festival’da tanıttı. Megayat uzun menzil yetenekleri ve 26 knot azami hız performansıyla etkileyici bir kimliğe sahip. Tasarım ve mühendislikte iddia ortaya koyan Oceanic 143’ün iç tasarımında lüks tasarım ofisi Michela Reverberi Design’ın imzası bulunuyor. Zarif iç mekânlarının ve inşa kalitesinin yanı sıra en yüksek hızda bile sessiz seyir özelliğiyle de öne çıkıyor.  Oceanic 143 bu sene Yarı Deplasmanlı veya Planing Motoryatlar – En İyi Yat Mimarisi kategorisinde birinciliğe layık görüldü. Devamı Nisan sayımızda.

  • Tadı damağınızda kalacak BAYRAM ROTASI

    Tadı damağınızda kalacak BAYRAM ROTASI

    Nisan ayının gelmesiyle içimizi kıpır kıpır yapan bahar havası kendini göstermeye başladı. Ağaç dalları çiçekleri, gökyüzü güneşin sıcaklığını, denizler de tekne sahiplerini karşılamaya hazırlandılar diyebilir miyiz? Bahar bize doğada yaptığı her bir dokunuşla yeniden başlamanın, yeni başlangıçların mümkün olduğunu gösteriyor. Bu durumun bendeki karşılığı daha çok, ailece keşfedilecek yeni rotalar…

    Havalar güzelleştikçe, günler uzadıkça aklı benim gibi tekneye kayan denizciler halimden anlar diye düşünüyorum. Bizim henüz ailece teknemize, kızımıza kavuşmamıza biraz daha zaman olsa da duyduğuma göre birçok denizci dostumuz bayramda teknede olacakmış. Hatta Yunanistan’dan geçip Adriyatik’e açılma planları da sıklıkla konuşuluyormuş. Yunanistan’a kapıda vize uygulamasının gelmesiyle bu yaz popüler destinasyonlardan birisi Yunan adaları olacak belli oldu! Bunu ayrı bir yazıda detaylıca konuşuruz ama gelin biz teknede bayramı karşılayacaklar için çok uzaklaşmadan başka bir güzergâh çizelim. 

    FETHİYE-GÖCEK

    Misafirperver insanıyla, denize komşu restoranlarıyla ve doğasıyla bayramın ülkemizdeki karşılığı güneyin sıcak koyları değil mi? Dillere destan “bayram kahvaltısı”nı, dalından koparılmış taze otlarla yapmaktan daha iyisi var mı? Bizim gibi düşünen ve nisan ayında güneyde olacak denizciler için adresi daha da netleştireyim: Fethiye-Göcek!

    Bizi takip edenler bilir; Göcek, tekne tatili yapan çoğu deniz tutkunu gibi bizim de her sezon tercih ettiğimiz yerlerden. Burası, özellikle kalabalıklardan uzak huzurlu zaman geçirmek isteyenlere hitap eden, Fethiye’nin doğa harikası! Göcek’i özellikle bayram tatili için önermenin sebeplerinden biri, çocukla tatil yapmak için gördüğüm en ideal seçeneklerden olması. Hem yapabileceğiniz birçok etkinlik bulabiliyorsunuz hem de karaya çıkmanız gerekiyorsa her yere 15 dakika içerisinde ulaşabiliyorsunuz. Biliyorum ki karaya ulaşımın kolay olması özellikle çocuklu aileler olarak sağlık ve güvenlik açısından huzurlu vakit geçirmemizi ciddi oranda etkiliyor. Bu nedenle içiniz rahat olabilir. 

    Eğer hazırsak, önce Göcek’in masmavi koylarında teknede keyif yapalım sonra lezzetli bir yemek için güzel bir restoran seçelim! Sizin için Fethiye-Göcek tarafındaki restoranları tek tek arayıp bayramda açık olanları bu yazıda topladık. Konuştuklarımız arasında henüz bayramda hizmet verme konusunda kararsız olan restoranlar da vardı. Ama bu yazıda yalnızca net olarak açık olacakları listeledik. Aralarında ailece en sevdiklerimiz de var. Eğer bizim gibi birkaç gün kalmayı düşünüyorsanız ilk öneriye Rixos Premium Göcek ile başlayabilirim. Hem lezzetleri hem de imkânlarıyla bizim Tolga’yla en huzurlu tatillerimizden birisi burada geçmişti. Peki, Göcek’in mutfağına birlikte yakından bakalım mı? Şimdiden yolu düşeceklere afiyet olsun!

    BAYRAM TATİLİNDE LEZZETLİ BİR MOLA VEREBİLECEĞİNİZ RESTORANLAR

    Lotis Kitchen Restoran: Göcek yat limanının tam karşısında şahane bir manzaraya karşı hem yemek yiyip hem de canlı müzik eşliğinde bayram eğlencesine katılmak istiyorsanız burası doğru adres. Menüsü deniz ürünleri açısından zengin olan restoranda eğlence eşliğinde güzel bir akşam geçirebilirsiniz. 

    Tel: 0533 249 48 08

    Güverte Restaurant: Manzarasıyla günü batırmak için şahane bir konumda yer alan restoranda ailece huzurlu bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. 

    Tel: 0530 626 17 25

    Mosaic Cafe & Restaurant: Göcek’in güzelliklerine bakan dış mekânıyla akşam yemeği için önerebileceğim bir başka seçenek burası. Kokteylleri ve etli yemekleri tavsiye ediliyor. 

    Tel: 0535 925 21 39

    Blue Restaurant: Ağaçların arasında tatlı bir akşam esintisiyle ne güzel muhabbet edilir diye düşündüğüm bir atmosfer burası. Sıcak, samimi bir alternatif arayanların da aklında bulunsun. 

    Tel: 0252 645 17 42

    Dim Elit Restaurant: Dim Elit Hotel bünyesindeki bu restoran da bayramda açık olan keyifli yerlerden. Deniz ürünlerinin tavsiye edildiğini aynı zamanda vegan ve vejetaryenler için de seçenekler olduğunu söyleyebilirim.  

    Tel: 0252 645 16 70

    D’Breeze Restaurant: Eğer teknenizi D-Marin Göcek Marina’ya bırakırsanız güzel bir akşam yemeği için bayramda da hizmet veren bir restoran önerimiz var. Sunumu, lezzeti ve hizmetiyle keyifli bir yemek için bu alternatifi içim rahat bir şekilde önerebilirim. Günün her saati için tercih edebilirsiniz. 

    Tel: 0252 661 09 00

    Küçük Sarsala Restaurant: Göcek merkezden biraz uzaklaşıp güzel bir koyda yemek alternatifi isteyenler için bir seçenek. Arkada çam ormanı, önde Küçük Sarsala Koyu… Restoranın 40 tekne kapasiteli iskelesine bağlama ücreti vermeden yemeklerin tadını çıkarabiliyorsunuz. Koyun manzarası kesinlikle görülmeye değer. Bu durum duyduğumuza göre odun ateşinde pişen kuzu tandırı için de geçerliymiş, aklınızda bulunsun. 

    Tel: 0532 638 63 03

    Göbün Restaurant: Kalabalıktan uzak sakin bir yemek için bir başka alternatif. Tekneyle Göcek’e uğrayan çoğu denizcinin yolu buraya düşmüş olabilir. Deniz ürünlerini denemenizi tavsiye ederim. 

    Tel: 0555 357 09 87

    Kumrucu Ozan: Gelelim Göcek’te özel bir tavsiyeye. Bayramda hizmet veren meşhur bir kumrucuyu da sizler için ekledim bile! Ayaküstü bir kumru yiyelim derken Tolga’yla kendimizi İzmir’de hissettiğimiz bu lezzeti siz de yolunuz Göcek’e düşerse deneyin. Şimdiden afiyet olsun! 

    Tel: 0541 860 80 88

    Yengeç Restoran: Fethiye’de et ve deniz ürünleri denildiğinde burası ilk akla gelen restoranlardan. Atmosferini, lezzetlerini ve manzarasını çok seveceksiniz. 

    Tel: 0252 612 83 83

    Nefes Breakfast: Bayram kahvaltısından bahsetmişken Fethiye’de güzel bir kahvaltı adresi bırakacağım tabii. Babadağ’ın eteklerinde bulunan huzur dolu manzarasıyla Nefes’i tercih edebilirsiniz. 

    Tel: 0544 550 64 80

    Fesleğen Gözleme Evi: Fethiye’de yolunuz Saklıkent’e düşerse burada sıcacık bir gözleme yemenizi tavsiye ederim. Ev yapımı ayranla servis edilen gözlemeler kahvaltı için alternatif olabilir. Aynı zamanda buradan doğal zeytinyağı alma imkânınız da var. 

    Tel: 0533 426 97 50

    Gelelim Fethiye’nin bayramda da hizmet veren yerlerinden son önerilerimize:

    Lakerda: Kesinlikle denenmesi gereken bir balık restoranı.

    Tel: 0530 653 61 23

    Stone Grill Steakhouse: Et severler için güzel bir alternatif. 

    Tel: 0530 974 88 32

    Yakapark: Hem villada konaklama hem de restoran olarak bayramda hizmet veriyor. 

    Tel: 0533 956 02 02

    Nude Restaurant: Hotel Unique bünyesinde bulunan bu şık ortamda güzel bir yemek yiyebilirsiniz. 

    Tel: 0539 576 01 45

    Efendi Fethiye: Mavi beyaz ortamıyla Yunan adalarını andıran bu yerde lezzetli yemekler tadabilirsiniz. 

    Tel: 0252 613 14 30

    Mori Restaurant: Ahtapot ızgarası kesinlikle denenmeli. Manzarası gün batımında çok keyifli. 

    Tel: 0545 612 50 67

    Güverte Restaurant: Fotoğraf makinenizi hazırlamadan gitmeyin, manzara en az yemekler kadar akılda kalıcı. 

    Tel: 0530 626 17 25

    TATLI MOLASI

    Bayram şekeri yerine geçmese de çocuğunuzla Fethiye’de güzel bir dondurma yemeden dönmeyin! “Baba Dondurma” bizim ailece önerimiz. 

    Tel: 0507 454 87 02

    Seyir rotanızda Bozburun varsa küçük bir ek öneri:

    Kuzbükü Neighbours Restaurant: Beş teknelik kapasitesi ve bir tabloyu anımsatan manzarasıyla Neighbours, denizcilerin uğrak noktalarından. Nisan ayında hizmet vermeye devam eden bu şahane restoranda güzel bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. 

    Tel: 0532 506 52 95

    AİLECE GÖCEK’TE BAYRAM TATİLİNİ UNUTULMAZ KILMANIN İPUÇLARI

    Göcek’e yapılacak tatil planı için her zaman doğru zaman diyebilirim. Tabii tatlı esintilerin havayı, birbirinden canlı renklerin de doğayı ele geçirdiği bu güzel zamanın tadı bir başka! Bu yazımda daha çok bayramda ziyaret edebileceğiniz restoranlara değindim. Ama madem Göcek’e kadar geldik işin mutfağının yanı sıra keyfini sürmeye de bir bölüm ayırmak istiyorum. Göcek’i deniz turizminde bugünkü kadar popüler yapan sebeplerden biri, plajları. Buradaki plajlar arasında kumu özellikle Mısır’dan gelen bile var. Bu emek karşısında, sırtını sıcacık kumlara, yüzünü de aydınlatan güneşe bırakıp keyifli bir gün geçirmek de size kalıyor. Plajların yanı sıra bizim ailece size önerimiz, buradaki koylarda kendinizi tertemiz sulara bırakmanız!

    Birbirinden güzel koylarda keyifle vakit geçirebilirsiniz

    Tertemiz, cam gibi suları bir yana her bir köşenin yemyeşil ağaçlarla kaplı olduğu bu doğallık içinde, ailece denizden çıkmak istemiyorsunuz. Birlikte güvenliğe de dikkat ederek mavilikler içinde yüzebilir, yanınızda ekipman getirdiyseniz dalış yapabilirsiniz. Bizim küçük Deniz gibi bir gününüzü, kıyıda kumdan kale yapmaya kısa kısa yüzme araları vererek geçirebilirsiniz. 

    Göcek’te sularına hayran kalacağınız yerlerin listesi:

    • Kleopatra Koyu

    • Sarsala Koyu

    • Yassıca Adaları 

    • Ekincik Koyu

    • Bedri Rahmi Koyu 

    • Tersane Adası 

    • Göbün Koyu

    • Kille Koyu

    • Günlüklü Koyu 

    • Sıralıbük Koyu 

    Bayramda bu popüler destinasyonları ziyaret edip, ailece yüzmenin tadını çıkararak kendinize güzel bir ödül verebilirsiniz. 

    Çocuğunuzla tarihi bir yolculuğa çıkın

    Göcek’ten uzaklaşmadan çocuğunuzla tarih meraklılarının uğrak noktalarından Telmessos Antik Kenti ziyaret edebilirsiniz. Bu yer, özellikle kaya mezarlarıyla dikkat çekiyor. Geçmişi MÖ 3 binlere kadar uzanan Telmessos Antik Kenti, buradaki ilk yerleşim yerlerinden. Hem mimari hem de tarihi açıdan ailece zaman yolculuğuna çıkacağınız bu yeri listenize ekleyebilirsiniz. 

    Bayramı hediyesiz geçmeyin

    Çocukların en zevk aldığı anlardan birisi, hediyeleştikleri andır. Bayram gibi güzel bir bahane de olunca Göcek merkezde bulunan hediyelik eşya dükkanlarını ziyaret etmenin tam zamanı! Her bir aile üyesi için hediye beğenerek, küçük bir oyunla bu hediyeleri kendi aranızda paylaşabilirsiniz. Gittiğimiz yerleri yanımızda götüremiyoruz ama o anları hatırlatacak küçük zaman makineleri yaratabiliriz. Buraya özgü otantik ürünler, el işlemeleri ya da takılardan satın alarak, her baktığınızda kendinizi Göcek’te hissedebilirsiniz. 

    Güzel bir fotoğraf karesi yakalayın

    Bir Polonya atasözü der ki “Gün batımından önce günü övme.” Yazının buraya kadar olan kısmında size birçok yerde Göcek’i övsem de Polonyalılara hak vererek, tüm övgüleri basit kılacak güzellikte bir öneriyle geldim: Göcek kordon boyunda gün batımını ailece izlemek. Marinaların, iskelelerin olduğu kordonda yürüyüş yaparak, güneşin son ışıkları Göcek’in sularına düşerken, ailece günün en güzel anını bir fotoğraf karesiyle ölümsüz kılabilirsiniz. 

    Bir tavsiye: Bedri Rahmi Koyu’na uğrayarak denize yakın restoranlarda dinlenip ailece hem su hem kara aktiviteleri için vakit ayırabilirsiniz.

    Güzel anılar biriktirin

    “Hayattan keyif almak için beklemeye gerek yok, bulunduğumuz her anın tadını çıkarmak yeterlidir” demiş Goethe. Sanırım bir cümleyle daha fazla aynı fikirde olamazdım. Her insanın elinde yaşadığı anları güzelleştirebilecek bir sihirli değnek olduğuna inanırım. Bu sihirli değneğin aynı zamanda bazı yerlerin eteklerinde saklandığını da düşünürüm. Göcek de bu yerlerden biri benim için. 

    Fethiye’nin en sevdiğim, her sene dümeni çevirmek için sabırsızlandığım büyüleyici köşesi… Plajları, insanı, yemekleri ve daha sayamayacağım birçok güzelliğiyle dümdüz, sade bir anı bile süsleyen nadir yerlerden. Bendeki yeri apayrı çünkü küçük Denizi de aramıza alıp teknede yaşamaya başladığımız zamanlarda, unutamayacağım birçok anının ev sahibi oldu burası. Aile sıcaklığını Göcek’te derinden hissettiğim için bayram gibi kalbimizi ısıtan, aile olmanın, sohbetin, kahkahanın kıymetini hatırlatan bu zamanda, rota olarak size burayı önermek istedim.

    Belki bu bayramı ailenizle bir arada neşeli sofralarda belki de denizin ortasında yeni bir seyrin rüzgarında kutlamayı planlıyorsunuzdur. Ya da üstüne düşündüğünüz herhangi bir plan olmayabilir. Ne olursa olsun, yeniliklerin ve umutların temsili bahar zamanında bizi karşılayan bu bayram, hepimiz için birbirinden keyifli başlangıçlara vesile olsun. 

    Pruvanız neta, hayat kolayınıza olsun. İyi bayramlar!☸

  • AYÇA ARK “Deniz benim kaderim”

    AYÇA ARK “Deniz benim kaderim”

    Kadınların denizcilik sektöründe etkin varoluşları profesyonellikle sınırlı değil. Her biri tutkulu birer denizci, mavi âşığı aynı zamanda. O kadınlardan biriyle, Ayça Ark’la buluştuk bu defa. YAZI Alper Günoral

    Denizci Kadınlar serisinin bu ayki konuğu Ayça Ark. Kendisi hem yüzmede hem rüzgâr sörfünde ulusal ve uluslararası madalyaları olan bir sporcu, yelken hakemi ve Galatasaray Kulübü Yelken Şubesi’nin de menajeri. Ayça Ark’la hem denizcilik serüvenini hem de denizin hayatındaki yerini konuştuk.

    “KENDİMİ DENİZKIZI ZANNEDİYORDUM”

    Denizle tanışmanız nasıl gerçekleşti? Çocukluğunuzda deniz sizin için ne ifade ediyordu?

    Ben bu konuda şanslı bir kişiyim. Bir kere Galatasaray Liseli ve beni her konuda teşvik eden bir babanın kızıyım. Ben bu kulüpte büyüdüm. En büyük şansım bu şekilde büyümek oldu zaten. Yüzmeyi babam öğretti, sevdirdi. Bu çok önemli, insanların sudan korkmaması lazım. Ben suyu çok sevdim, denizle birlikte doğdum diyebilirim. Dudaklarım morarana kadar suda kalırdım. Kendimi denizkızı zannediyordum. Sudan hiç çıkmayınca bari şu kızı yüzmeye verelim de enerjisini atsın dediler. Galatasaray’ın yüzme takımında uzun zaman lisanslı olarak yüzdüm; madalyalarım, şampiyonluklarım var. Ne yazık ki üniversite sınavı için ara vermek zorunda kaldım. 

    Ancak spor yaşantınız burada sonlanmadı…

    Evet, üniversitedeyken Galatasaray Kadınlar Sutopu Takımı’nı kurduk. Fakat sutopu bana yorucu ve sert geldi. Nazik yaradılışlı bir insanım, bu nedenle o spora pek ısınamadım. Bir gün plajda yelken kursu faaliyetlerini izlerken oradaki yelken hocası beni kursa dahil etti ve böylece rüzgâr sörfüne başladım. En başarılı olduğum spor oldu ve milli oldum, Türkiye ve Balkan şampiyonlukları kazandım. Eğitimim, çevrem ve sporcu kimliğimle bu alanda kendime bir yer edindim. 

    Sporu ne zaman bıraktınız?

    Evlenince bıraktım. Ancak bıraktıktan yaklaşık 15 yıl sonra yat yarışlarına katılarak su sporlarına geri döndüm. Bir 10 sene kadar yarışlarda yer aldıktan sonra da bir kavança esnasında kolumun radius kemiği kırıldı. Bir yıl kadar süren tedavim iki ameliyat ve uzun süre fizik tedavi gerektirdi. Bu süreçte spor olarak yelkenden de uzaklaştım. 

    BİTMEYEN MAVİ YOL

    Zorlu bir süreç olmuş. Bu dönemde neler yaptınız?

    Yelkenden uzaklaştığım süreçte çocukluğumdan beri çok ilgili olduğum tarım alanına yöneldim ve hobi olarak kurslarla başlayan süreç üniversitede tarım üzerine eğitim almaya evrildi. Hâlâ da evimde balkonumda çeşitli ürünler ekiyorum, bir karış toprak görsem ekmek istiyorum bu benim için bir tutku oldu. Odamda da her yer çiçek zaten. 

    Sporculuğunuzun yanında profesyonel olarak da denizcilik faaliyetleriyle ilgilisiniz. Bu gelişimden ve şu anki faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

    Boğaziçi Üniversitesi Elektronik Mühendisliği mezunuyum. Orada bir süre asistanlık da yaptım. Ardından bir gemi acentesinde çalışmaya başladım. Sonra da kendi şirketimi kurarak gemi acentesi olarak faaliyet gösterdim. 

    Ne deniz sizden vazgeçmiş ne de siz denizden. Hakemlik de gelmiş ardından…

    Ben denizle ilgili sporları iki defa bıraktım ama deniz beni bırakmadı. Deniz benim kaderim. Bir gün bana hayat amacın nedir diye sordular. “Mutlu olmak” dedim. Bir de “Ama bir şey hissediyorum, galiba görevim denizde” demiştim. Yıllar sonra çıktı işte ortaya. Yelken sporunda devam etmedim ama milli sporcu olduğumdan milli hakem olmam yönünde bazı yorumlar aldıktan sonra gerekli seminerleri tamamlayıp milli hakem oldum. Daha hakemliğimin tadına varamadan iki yıl önce İstanbul İl Temsilciliği görevine başladım. Bununla beraber yakın süre önce Galatasaray’dan Yelken Şubesi Menajerliği teklifi geldi. Şimdi de bu görevi devam ettiriyorum.

    “ERKEK EGEMEN ORTAMDA KENDİNİ İSPAT ETMEK ZOR”

    Spor hayatınızda ve çalışmalarınızda kadın olmanın olumlu ya da olumsuz etkileri oldu mu? Zorlandığınız noktada nasıl başa çıktınız yaşadıklarınızla?

    Kadın olarak olumsuz bir şey yaşamadım ama genel olarak alanında ilk kadın olmanın zorluğunu yaşadım. O ilk dikenli yolu açmak gibi. Sporda ilk kadın sörfçü, uluslararası arenada boy gösteren ve derece alan ilk kadın sörfçü olduğumdan. İş yaşantımda da gemi kontrolleri ve benzeri işlerde kadınlar pek yer almıyordu. Erkek egemen ortamda kendini ispat etmek zor. Aslında genel olarak bu konu her alanda böyle. Motosiklet kullanıyorum, minibüs kullanıyorum, kaykay kullanıyorum. Bunları kullanan fazla kadın yoktu, her gören şaşırıyordu. 

    Ve siz de pes etmediniz…

    Ulu Önder Atatürk’ün çok benimsediğim bir sözü var: “Daha emin daha doğru olarak yürüyeceğimiz bir yol vardır, büyük Türk kadınını çalışmamıza ortak kılmaktır.” Kadınların varlığına her alanda ihtiyaç var. Kadınların yaratıcı enerjisi oraya başka bir enerji katar. Kadınları geri bırakan toplumlar geri kalmaya mahkûmdur. Ben kadınlarla çalışmayı çok seviyorum. Çok yaratıcı ve çok verimli işler ortaya çıkıyor.

    Mesleğinizde hedeflediğiniz noktada mısınız? Bundan sonrası için planlarınız nelerdir?

    Hiçbir zaman tek bir hedefim olmadı. İl Temsilciliği’ni de hedeflememiştim Galatasaray Yelken Şubesi Menajerliği’ni de. Benim hedeflerim bulunduğum yerle ilgilidir. İşimi en iyi yapıp bulunduğum yeri en iyi noktaya getirmeyi hedefliyorum. Sonra hayatın akışı beni başka bir yere getirir orada da en iyiyi yapmaya çalışırım. Burada şu an hedefim çocuklar. Onların geçtiği yollardan geçtim, onların şu an yaşadığı çeşitli zorlukları yaşadım. Onların içinden ne geçtiğini, yurt dışında yarışmalara katılmak istediklerini, daha yeni teknelerle spor yapmak istediklerini biliyorum ve bunlara yönelik çalışıyorum. Ayrıca buraya hobimi de taşımayı planlıyorum. Yaza doğru (bahçedeki bir iki metrekarelik bir alanı göstererek) şurada bir bahçe yapıp çocuklara domates biber ekmeyi göstermek istiyorum. Onlara sadece denizi değil, toprağı da anlatmak istiyorum.

    Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde hak ettiği seviyede olmayan denizciliğin geliştirilmesi için yapılacak çok iş var. Bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

    Yelken sporu özelinde kulüpler çok büyük etken. Galatasaray olarak burada çok büyük işler yapıldığını söyleyebilirim. Ama konuya daha büyük boyutta bakılması gerek. Bence ilkokuldan itibaren denizcilikle ilgili dersler konulmalı. Deniz bir evren. Önce deniz sevdirilmeli. O evrende yaşamayı öğrenmek gerek. Sonra içinde bereketi var, bambaşka bir yaşam var. Çocuklara yüzme öğretilmeli. Yüzme bilen insan zaten denizi sever.☸

  • Yacht Türkiye Nisan 2024 – 218

    Yacht Türkiye Nisan 2024 – 218

    18 TAKVİM

    Fuarlar, yarışlar, organizasyonlar ve her türlü denizcilik etkinliği…

    20 ALESTA

    Sirena Yachts, Ferreti Group, Lagoon Catamarans, Canados Yachts, Fabbro Yachts, Milta Bodrum Marina, Tankoa Yachts, Boatsy, Otam, Contest Yachts, Northrop & Johnson, Nuvolari Lenard, Rahmi M. Koç Müzesi, TYBA Charter Show, Celestyal…

    32 ÇARŞI

    En yeni tekne ekipmanları, sezon modası, marin saatler…

    36 KILAVUZ

    Sezona hazır, kampanyalı 25 tekne…

    54 KAPAK

    30 metre boyundaki lüks İtalyan explorer A96…

    66 TEST

    Fransız üreticinin boyuna meydan okuyan Dufour 41 modelini Alper Günoral test etti…

    76 KEŞİF

    Türk tersane Vicem Yachts’ın konforlu gezgini Empire…

    84 MEGAYAT

    Performansı ve ikonik tasarımı ile öne çıkan Canados Oceanic 143…

    96 YACHT INTERIORS

    İ. Işıl Yıldırım, yat iç mekânlarına kültürel farklılıkların yansımalarını yazdı…

    98 KEYİFLİYİM

    Miray S. Öncü’den bayramı teknede karşılayacak aileler için öneriler…

    106 YACHT CHEF

    Deniz Kurt, denizci ve popüler Akdeniz ülkesi Malta’yı kaleme aldı…

    112 DENİZİN ÇAĞRISI

    Tanıl Tuncel, Kinabatangan’ın hikâyesini anlattı…

    118 MAVİ VATAN

    Cem Gürdeniz, denizde hayat kurtarmanın önemini gündeme getirdi…

    122 DERİN MAVİ

    Mehmet Bezdan, Roma İmparatoru Caligula’nın gemilerini kaleme aldı…

    125 HAVANIN KOKUSU

    Bünyamin Sürmeli, artık küresel sorun haline gelen iklim krizini ve su kıtlığını yazdı…

    126 KİTAP

    “Bir teknestopçunun hikâyesi Güneşe Yelken”, yeni çıkanlar, çok okunanlar…

    128 DENİZ KÜLTÜRÜ

    Dragon Boat Eğitmeni Eralp Deliklitaş, binlerce yıllık kürek sporunu anlattı…

    130 TRAMOLA

    Global Solo Challenge, Tenzor International Cup, Vendée Globe, Aysu Türkoğlu, Arkea Ultim Challenge, Schüco-BAYK Kış Trofesi, Trio Sınıfı Yarışları…

    134 DENİZCİ KADINLAR

    Alper Günoral’ın bu ayki konuğu madalyalı sporcu, yelken hakemi ve yelken kulübü menajeri Ayça Ark…