Yazar: MURAT ÖKSÜZ

  • Mart 2024

    Mart 2024

    28 ŞUBAT-6 MART

    ATLANTIC CITY BOAT SHOW

    Atlantic City Kongre Merkezi’nde düzenlenecek fuarda çok sayıda tekne ve su sporları ekipmanı sergilenecek, seminerler düzenlenecek.  www.acboatshow.com

    28 ŞUBAT-3 MART

    DUBAI INTERNATIONAL BOAT SHOW

    Orta Doğu’nun en büyük kapsamlı marin etkinliği olan boat Show, 30’uncu yılını kutluyor. Bu sene 200’ün üstüne tekne sergilenecek. www.boatshowdubai.com

    1 MART

    MIYC TRIO CUP II. AYAK

    Dört ayaktan oluşan kupanın ikinci ayak yarışları yapılıyor. www.miyc.org

    2-3 MART

    MARMARİS KIŞ TROFESİ III. AYAK

    Marmaris Uluslararası Yat Kulübü’nün organize ettiği beş ayaklı trofe, Nisan ayında sona erecek.

    www.miyc.org

    2-3 MART

    TIRHANDİL CUP KIŞ TROFESİ V. AYAK

    Bu yıl sekizinci yaşını kutlayan trofe, ERA Yelken Kulübü tarafından organize ediliyor. Altıncı ayak ise 23-24 Mart tarihlerinde düzenlenecek.  www.tirhandilcup.com

    9-10 MART

    EAYK KIŞ TROFESİ III. AYAK

    Ege Açık Deniz Yat Kulübü ve Çeşme Marina iş birliğiyle düzenlenen trofenin üçüncü ve dördüncü ayakları bu ay gerçekleştiriliyor. Dördüncü ayak 23-24 Mart’ta…. www.eayk.org

    15 MART

    SCHÜCO BAYK TRIO SINIFI TROFESİ I. AYAK

    Dört ayaklı trofe Mayıs ayında sona erecek. www.bayk.org

    16 MART

    109. YIL ÇANAKKALE ZAFERİ KUPASI 

    İYK sezonu gelenekselleşen ve coğrafi rotalı bu yarışla açıyor.  www.istanbulyelken.org.tr

    16-17 MART

    SCHÜCO BAYK KIŞ TROFESİ IV. AYAK                                                                                                             Schüco ana sponsorluğunda ve Milta Bodrum Marina iş birliğinde düzenlenen trofede ağırlıklı olarak coğrafi yarışlar yapılıyor. www.bayk.org

    23-24 MART

    GÖCEK KIŞ TROFESİ III. AYAK

    Rotaları henüz açıklanmayan kış trofesinin ikinci ayağına başvurular devam ediyor. www.gocekyachtclub.org

  • Yacht Türkiye 18 yaşında

    Yacht Türkiye 18 yaşında

    İki yüz on altı sayı, iki yüz on altı ay, dile kolay… Elinizde tuttuğunuz 217. sayı ile derginiz Yacht Türkiye 18 yılı dümen suyunda bırakıyor. Bir “ilgi alanı dergisi”nin 18 yıl boyunca kesintisiz her ay raflarda olması, basılı bir yayın için büyük bir başarı, özellikle de içinde bulunduğumuz şartlar göz önüne alındığında. Çıktığı ilk sayıdan bugüne en çok okunan yat dergisi olmasıyla da bu başarısını perçinledi. 

    Her zaman söylediğimiz gibi denizci bir ülke olabilmemiz için amatör denizciliğimizin gelişip yaygınlaşması en önemli şartlardan birisi. “Denizler, tekneler ve gezginler hakkında her şey” sloganıyla yayın hayatına başlayan dergimiz de amatör denizciliğin gelişimine katkı sağlayacak bir yayıncılık anlayışıyla deniz kültürü ve yatçılık alanında önemli bir referans oldu ve olmaya devam edecek…

    18 yıl boyunca denizlerimizde de çok şey değişti. Deniz sporları eskiye göre daha yaygınlaştı, kulüplerin, yarışların ve yarışan ekiplerin sayısı arttı. Teknede yaşayanlar, dünya turuna çıkanlar, tatilini teknede geçirenler çoğaldı. Ve en önemlisi denize olan ilgi gözle görülür bir şekilde arttı. Sektör de göz alıcı bir biçimde büyüdü. Yerli tekne üreticilerimiz uluslararası başarılara imza atarken dünyaca ünlü markalar sularımıza girdi. Bu süreçte kanunlar getirildi, vergiler kaldırıldı, sonra tekrar düzenlemeler yapıldı. Tekne sayısı her geçen yıl artarken, bağlama sorunu da paralel bir şekilde devam etti. Denizler belli başlı bölgelerde o kadar kalabalıklaştı ki gözbebeğimiz güzelim koylar neredeyse marinalara dönüştü. Bağlama sorununun yanında adabımuaşeret, deniz kültürü ve görgüsü ise daha çok dile getirdiğimiz konular olmaya başladı.

    İşte dergimiz gibi rehber kaynakların birincil görevlerinden birisi de bu konuların gündeme getirilip alanında uzman kalemlerce aydınlatılması. Bu misyon ve vizyon ile hızlı bir şekilde büyüyen amatör denizciliğimize elimizden geldiğince katkı sunmaya çalışıyoruz. 18 yıllık bu serüvende ilk sayısından bugüne dergimize emeği geçen herkese teşekkürler. Nice yaşlara Yacht Türkiye. Pruvamız neta, rüzgârımız gönlümüze göre olsun…

  • Atak Yachts’ın yeni modeli hazır: S20

    Atak Yachts’ın yeni modeli hazır: S20

    Yerli üretici Atak Yachts, yeni modeli S20’nin ilk gövdesini Şubat ayında suya indirdi. Bir seneyi aşkın süre boyunca tasarım ve mühendislik çalışmaları sürdürülen 6,20 metre boyundaki tekne, sürüş kabiliyeti ve konfor özellikleriyle dikkat çekiyor. Kışlama ve bakım masraflarını minimumda tutabilmek adına römorkla taşınarak istenen yerde muhafaza edilebilecek boyutlarıyla da avantaj sunan S20, yenilikçi tasarımıyla dikkat çekiyor. Teknede baş kısımda ve havuzlukta yer alan oturma alanları geniş güneşlenme alanlarına dönüşebiliyor. Megayatlar için yardımcı tekne olarak da kullanıma uygun olan S20, 100 hp dıştan takma motor ile 30 knot üzerinde seyir yapabilme imkânı sunuyor. Modelin öne çıkan özellikleri arasında; denizciliği, su üstündeki stabilitesi, serpinti almaması, zemin ve koltukların altında yer alan geniş depolama alanları, tekne içinde rahat hareket edilebilmesi, geniş platform, büyük güneş paneli ile sahilden elektrik almadan kolay kullanım imkânı, 90 litrelik buzdolabı ve elektrikli tuvalet olanağı bulunuyor. Balıkçılık tutkunları için havuzlukta yer alan koltukların altındaki saklama alanları livara dönüştürülebiliyor ve tekneye olta tutucular yerleştirilebiliyor. Başlangıç fiyatı: 24.900 Euro (motor ve vergiler hariç fabrika teslim fiyatı). www.atakyachts.com

  • Yat iç mekânlarında 2024 trendleri 

    Yat iç mekânlarında 2024 trendleri 

    2024 yılı ve sonrasında yeni lüks paradigması, ürünle ilgili olmaktan süreç ve deneyimle ilgili olmaya doğru kayacaktır. Yat tasarımlarında konsepte verilen önem, hiç olmadığı kadar yükselişe geçecek. Şimdiye kadar, “bunların hepsi hikâye” diye göz ardı edilen konsept anlatıları olmayan, yani hikâyesi olmayan tasarımların geleceği de olmayacak.

    Popüler kültürün sıkça kullanılan fakat anlamı konusunda maalesef ki karmaşaya sebep olan kelimelerinden biri trend. Sosyal medya ve sanal dünyanın, sözcükleri anlamı yerine hashtag oranlarına göre seçtiği havalı bloglarında, yılbaşı ötesi berisinde uçuşan ve gelip geçici zevkleri moda olarak yanlış anlamamıza sebebiyet veren varlık. Neyse ki, bir yatın tasarımında trendlere değil, tüketicinin istek ve gereksinmelerine bağlı olarak değişebilen eğilimlerini temel almanın önemini bilecek kadar denizci bir kitleye hitap ettiğimizi düşünüyorum. Elbette ki popülist yaklaşımlardan, hele ki medyanın göz bebeği olan yat yaşamında kopmayı kastetmiyorum. Aksine Twitter’da TT (Trend Topic) olan yat tasarımlarının artık bir başarı kriteri olduğunu savunuyorum. Yazımın başlığına “Yat İç Mekânlarında 2024 Trendleri”ni koymamın amacı aslında yat tasarımının belirleyicisi olarak trendlerin üzerinin çizildiği ve “yönelimlerin” yönlendirdiği tasarımların 2024 itibarıyla daha fazla önem kazanmasına dikkat çekmek istememdir. Bu noktada trend kelimesinin belirli bir zamandaki popüler öğeleri veya tarzları tanımladığını, “moda” ve “trend” terimlerinin genellikle benzer bağlamlarda kullanılsa da birbirinden farklı anlamları ifade ettiklerini, genelde moda daha geniş bir kavram iken trendin ise genellikle belirli bir yönde kısa süreli bir değişimi veya popülerliği ifade ettiğini belirtelim. Dolayısıyla yat iç mekân tasarımının belirleyicisi olarak trendlerin tuzağından uzak duralım. O zaman 2024 için bütün sosyal medya ve yazılı basının trendlerini bir kenara bırakarak, 2024”te yat iç mekânlarında ve genel tasarımında konsept, kullanıcı, teknoloji ve global ölçekteki öngörülerimizi paylaşalım. 

    “KRAL ÇIPLAK” DEME ZAMANI YAKLAŞTI

    2024 yılı ve sonrasında yeni lüks paradigması, ürünle ilgili olmaktan süreç ve deneyimle ilgili olmaya doğru kayacaktır. Yat tasarımlarında konsepte verilen önem, hiç olmadığı kadar yükselişe geçecek. Öngörüden ziyade bir iddia cümlesi kurduğumun da farkındayım. Şimdiye kadar, “bunların hepsi hikâye” diye göz ardı edilen konsept anlatıları olmayan, yani hikâyesi olmayan tasarımların geleceği de olmayacak. 

    Ve bu hikâyenin başrolü bundan sonra daha fazla insan ve deniz ilişkisi olacak. Sanıldığının aksine konseptin tek yansımasının yatın hatlarının ve formu olmadığını, ne tür konseptlerin geleceğin megayatları şekillendireceğini detaylarıyla bir sonraki yazıda ele alacağım. Şimdilik aramızda kalsın, yat tasarımını senelerce aynı hikâyeler ile eline almış birçok oluşuma “Kral çıplak” deme zamanı yaklaşıyor. Tabii ki, ciddi bir marka stratejisi olup bunun üzerinde yol alanların haricinde. 

    Yeni lüks yat tüketicisinin kendi kriterlerini belirleyip, lüks deneyimine kendi anlamını katarak buna göre satın almaya yöneldiğini görmekteyiz. Yat tasarımlarımda belli ülkelerin yıllardır tekrarlanan hegemonyasından uzaklaşarak kültürel özgünlüğümüzde derin anlamı olan konseptler yaratılması artık yat kullancılarının değişen beklentilerine en iyi yanıt olacaktır ki bu anlamda Türkiye inanılmaz bir kültürel ve istihdam potansiyeline sahiptir.  

    DAHA KALABALIK BİR TASARIM SÜRECİ BAŞLIYOR

    Süperyatlara ve megayatlara olan talebin, özellikle 60 metre üstü yatlara olan rağbetin artacağını daha önceki yazılarımda belirtmiştim. Ancak kullanıcının bunu sadece hacimsel bir artış olarak gördüğünü düşünen üreticilere kötü bir haberim var: Artık hacimlerini dolduracağınız mekânlar istenmiyor. Kişi, aile ya da kuruma ait yat iç mekânlarındaki doluluktan ziyade, anlamlı ve yerinde boşlukları tasarlamanız lazım. Mekân, hacim, mobilya, donatı, kaplama, vs. değil yanlış duymadınız, “anlamlı boşluk” lardan bahsediyorum. Kullanıcının kendini bulduğu, kişiliğini ya da kurumsal kimliğini ifade eden tanımlı boşluklardan. Bu bir koridor, sirkülasyon alanı ya da ana kabindeki fonksiyonel dağılımdan sonra yatın sahibine sunulan atmosferdir. Ne ölçüde olacağı da profesyonel bir kullanıcı analizi gerektirir. Dolayısıyla, 2024’te daha kalabalık bir tasarım sürecine hazırlanın. Disiplinler arası çatışmanın yerini disiplinler arası çalışmanın uyumlu bir şekilde ilerlemesi yat tasarımındaki başarının da anahtarı olacaktır. Renk uzmanı, desen uzmanı, ses uzmanı, vb. gibi uzmanlık alanlarının detaylandırmalarda ara elemanların özellikle uygulamada fark yaratacağını düşünüyorum. 

    YAPAY ZEKÂ VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİLERİ

    2024 ve sonrasında tasarımcıların rakipleri birbirleri değil, “Yapay Zekâ (AI)”dır. Yapay zekâ birçok alanda olduğu gibi yat tasarımında da güvenlik ve teknoloji altyapılarında bizlere inanılmaz imkânlar sunuyor. Tasarım konusunda belli parametrelerin tanımlanması ile sunduğu alternatifler de hiç de fena sayılmaz. Henüz görselleştirme seviyesinde ve hayali karakteri ağır basan projeler olsalar da önümüzdeki yıllarda çok daha hızlı gelişmesi bekleniyor. Bu da tasarımcılarımızın özgünlük arayışında daha fazla çaba sarf etmeleri gerektiğini gözler önüne seriyor. Dolayısıyla yaratıcılık yeni değer ölçütüdür diyebiliriz. 

    İklim değişikliği nedeniyle hız ve enerji kaynaklarının azalması ile alternatif kaynaklara ve çevre dostu tasarımlara olan yönelimler de artacaktır. Çevresel hassasiyet kültürünün evrimleşmesi ve bilinçli, ileri düşünen ürün ve uygulamalara olan talebin artmasıyla birlikte, yeni lüks pazarının değiştiği anlamına geliyor. Bilinçli tüketim ikliminde, sürdürülebilir lüksü yükselişe geçirecek bu unsur, enerji tasarruflu ve sıfır atıklı üretim, perakende ve atık yönetiminden oluşmuş bir zinciri ve kapalı döngü tasarım konseptinin sürecin başında planlanmasını gerektirecektir. Sürdürülebilirlik üzerine kurulu felsefeleri malzeme, süreç ve ekonomilere ilişkin daha derin bilgiyle birleştirmek bilgili tasarımcıların görevidir. Bugün karşılaştığımız sorunlar büyük ölçüde geçmişteki kötü tasarımın bir sonucu olduğundan, önceki izolasyona ve üretim modellerimizi değiştirmede tasarımcının rolü hayati öneme sahiptir. Çözüm, problemleri ele alarak, yeniden düşünerek yeni modeller haline getirmek, yeniden değerlendirmek ve sadece konuyu değil, daha da önemlisi çözümü yat kullanıcısına iletmektir. ☸