Yazar: msahin

  • Teknede kışlamanın 5 altın kuralı

    Teknede kışlamanın 5 altın kuralı

    Pandeminin ardından kış aylarını teknesinde geçirmeyi tercih eden denizcilerin sayısı hızla arttı. Peki ama soğuk bir kış mevsimini teknede ve denizde geçirmek için nasıl hazırlık yapmalıyız?

    1. Alternatif ısınma kaynakları
    Teknenin kış aylarında dondurucu soğuklara maruz kalacağını ve tekne içinde ısınma ekipmanları olmadan yaşamanın çok zor olacağını unutmayın. Dizelle çalışan ısıtma ekipmanınızın arıza yapma ihimaline karşı elektrikli ısıtıcıları da yedek olarak bulundurabilirsiniz. Marinaya bağlıyken fiyatı dışında elektrik sorun olmayacaktır ancak güneş ve rüzgar enerjisinden elektrik elde edebiliyorsanız, elektrikli ısıtıcılar dizel ısıtıcılar kadar faydalı olabilir.

    2. Gardrobunuzu düzenleyin
    Kış mevsimi için teknedeki kıyafetlerinizi dikkatlice planlamanızı tavsiye ediyoruz. Hem tekne dışında giymek için sıcak tutan kıyafetlere, hem de tekne içindeki günlük yaşamınızda kullanabileceğiniz kışlık kıyafetler için geniş bir alan ayırmanız gerekebilir. Kış soğukları bastırmadan önce de erkek kışlık ayakkabı modellerini, deri ceket veya erkek yelek modellerini incelemek isteyebilirsiniz. Mutlaka kalın çoraplar ve ayağınızı sıcak tutacak diğer aksesuarları da edinmelisiniz. İnsanın en çok boğazdan ve ayaklarından soğuğu aldığını unutmamalısınız.

    3. Teknenin üstünü örtün
    Sadece bimini sizi kış aylarında korumayacaktır. Teknenin hem havuzluğunu hem de genel olarak üstünü, olabildiğince geniş şekilde bir örtüyle kapatarak özellikle kar yağışlarında teknenin gövdesinin kar ile kaplanmasını engelleyebilirsiniz. Kar suyunun teknenizdeki sorunlu yalıtım noktalarından içeri sinsice sızacağını unutmamalısınız.

    4. Sıcak içecekler
    Teknenizin mutfağında çok hızlı bir şekilde sıcak içecekler ve çorbalar hazırlayabilecek şekilde donanımlı olmalısınız. Bazen havalar o kadar soğur ki, hiçbir ısıtma ekipmanı sıcak bir çorba kadar etkili olmayabilir.

    5. Alternatif plan
    Eğer hava sıcaklıklarının sıfırın çok fazla altına düşeceğine dair raporlar aldıysanız, olası yüksek dalgalarda teknede bulunmak çok konforlu olmayabilir. Ayrıca soğuğa karşı önlemleriniz de yetersiz kalabilir. O zor şartlarda teknede sınırları zorlamak yerine yakınlardaki bir otelde konaklamak çok daha mantıklı bir çözüm olabilir.

  • Denizcilerin gönlünü fethedecek model: Yeni Jaguar E-PACE Türkiye’de

    Denizcilerin gönlünü fethedecek model: Yeni Jaguar E-PACE Türkiye’de

    Denizcilerin hayatına şimdi yeni bir model giriyor. Lüks segmentin en gözde üreticisi Jaguar, şimdi yeni E-Pace kompakt SUV modeliyle denizcilerin kalbini fethediyor.

    Deniz dostları şimdi tutkularına hitap eden yeni bir aracın heyecanını yaşıyorlar. Otomobil dünyasının en prestijli markası Jaguar, yoğun iş temposunda şehir trafiğiyle savaşmak zorunda kalan, hafta sonlarında ve tatil günlerindeyse teknelerine koşmayı tercih eden deniz tutkunlarının beğenisini kazanmış yeni modeliyle radarımıza girdi.

    Denizcilerin en büyük ihtiyaçlarından olan yüksek bagaj kapasitesi ve konforlu kullanım kolaylığı sağlayan ileri teknolojik özellikleriyle dikkat çeken Yeni Jaguar E-PACE modelini detaylı şekilde inceledik.

    Jaguar, tüm dünyada lüks segment otomobilleriyle büyük beğeni toplayan bir otomobil üreticisi. Güçlü tarzı, yüksek konforlu tasarımları ve yüksek teknolojiyle üretilmiş donanımları, bu üst segmenetten beklenen konforu ve lüksü fazlasıyla sunan bir marka.

    Hem şehir içindeki yoğun günlük kullanım sırasında konforlu bir sürüş deneyimi sunacak, hem de hafta sonlarında, tatillerde teknesine ulaşmak için acele eden şehirli denizcilere destek verecek geniş hacimli ve güçlü bir otomobil ihtiyacı ile ortaya çıkan kompakt SUV formatı tekne sahipleri arasında giderek daha fazla talep görmeye başlıyor.

    Artık hafta sonlarında, tatillerde evlerinden çıkıp teknelerine ulaşmak, yelkenlerini, yeni aldığı usturmaçaları, halatları ve diğer deniz ekipmanlarını da teknesine taşımak için geniş bagaj hacmine ihtiyaç duyan denizciler için kompakt SUV modeli, ihtiyaçlarını karşılar nitelikte. Jaguar da bu alanda ne kadar başarılı olacağını E-PACE ile ortaya koydu. Jaguar şimdi ilk lüks kompakt SUV modeliyle denizcilerden de yoğun ilgi görüyor.

    E-PACE şimdi yenilenmiş tasarımıyla  Türkiye’ye ulaştı ve  denizci dostlarımızın da ilgisini çekecek pek çok gelişmiş özellik sunuyor.

    Yeni E-PACE’in göz dolduran özellikleri
    Jaguar, Türkiye’de ilk sahipleriyle buluşmaya başlayan yeni E-PACE modeliyle, etkileyici tasarım ve dinamik performansın ideal birleşimini sunarken, yenilenen ön farlar tasarımda ilk göze çarpan detayların başında geliyor.

    Yine aracın arka tarafında da kullanılan tam LED stop grubu, Yeni Jaguar E-PACE’in teknolojisini ve modernliğini yansıtıyor. Daha dinamik bir tasarım isteyenler için ise R-Dynamic paketinde parlak siyah alt tampon, krom yan havalandırma çerçevesi, “Kontrast Diamond Turned” kaplamalı jantlar yer alıyor. Ayrıca Black Pack dış tasarım paketi tüm donanım seviyelerinde isteğe bağlı tercih edilebiliyor.

    Lüks ve Konforun Kusursuz Kombinasyonu
    Yeni Jaguar E-PACE’in kabini, malzeme kalitesi ve konfor donanımlarıyla sınıfında standartları belirliyor. İç mekanın kalbinde konsolun merkezine entegre edilmiş 11,4 inç kavisli cama sahip HD dokunmatik Pivi Pro bilgi-eğlence sistemi yer alıyor. İki kaplamaya sahip cam ekran, hem parlama önleyici hem de parmak izlerini daha az gösteren teknolojisiyle ön plana çıkıyor. Sürücü odaklı iç mekanda bulunan yeni vites seçici, “kriket topu dikişi” ve alt kısmında yer alan metal malzemelerle lüks hissiyatını artıyor. Tamamen Elektrikli Jaguar I-PACE’den tanıdığımız yeni direksiyon tasarımı, metal vites değiştirme kanatçıklarına da sahip.

    Verimli 1.5 Litrelik Ingenium Motor
    Yeni Jaguar E-PACE, Jaguar’ın Premium Transverse Mimarisi üzerinden yükseliyor. 1.5 litrelik üç silindirli turbo benzinli motor, verimli Ingenium motor ailesinin en yeni üyesi olarak dikkat çekiyor. 1.5 litrelik motor, mükemmel verimlilik ve yakıt tüketimine katkıda bulunan düşük sürtünme seviyeleri ile yüksek performans sağlıyor.

    Mild Hybrid teknolojisine sahip 1.5 litrelik motor ürettiği 160BG gücü ön tekerleklere 8 ileri otomatik şanzımanla iletiyor. 100 kilometrede ortalama 8,0 litrelik tüketim değeri sunan motor, Yeni Jaguar E-PACE’i 10,3 saniyede 0’dan 100 km/s hıza ulaştırabiliyor.

    Üstün Yol Tutuş ve Geliştirilmiş Konfor
    Yeni Jaguar E-PACE’in gövde mimarisinde yapılan önemli güncellemeler, gelişmiş sürüş dinamiklerine ve konfora katkıda bulunuyor. Yeni Jaguar E-PACE, Jaguar’ın genlerinde olan çevikliği korurken, daha konforlu bir sürüş sağlayan gelişmiş ön süspansiyon bağlantı noktası sertliği de sağlıyor. Yapılan geliştirmelerle birlikte, kabindeki titreşim ve gürültü azaltılarak tüm yolcular için konforlu bir yolculuk deneyimi yaşatılabiliyor.

    Yeni Jaguar E-PACE, yol koşullarına bağlı olarak sürücü tarafından manuel olarak seçilebilen “Comfort”, “Eco”, “Yağmur- Buz- Kar” ve “Dynamic” modlarına sahip Jaguar Sürüş Kontrolü’nü standart olarak sunuyor. Yeni vites seçicinin yanında konumlandırılan bir düğmeyle, Yeni Jaguar E-PACE’in direksiyon, şanzıman, gaz pedalı ve “Uyarlanabilir Süspansiyon” kalibrasyonları yol koşullarına uygun olarak seçilebiliyor.

    Son Nesil Teknolojiler
    Yeni Jaguar E-PACE, EVA 2.0 olarak adlandırılan Jaguar’ın gelişmiş Elektronik Araç Mimarisine sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Yeni Pivi Pro bilgi-eğlence sistemine kavisli camlı 11,4 inç HD dokunmatik ekrandan erişiliyor. Ekranın üç kat daha parlak, yüzde 48 daha büyük ve basitleştirilmiş menü yapısı sayesinde sürücüler çok daha az dokunuşla istenilen ayarlara daha rahat ulaşabiliyor. Pivi Pro bilgi-eğlence sistemi Apple Carplay® desteğini de standart olarak sunuyor. Geriye sadece tekneye giderken yolda sevdiğiniz şarkıyı dinlemek kalıyor. Ek olarak standart olarak sunulan kablosuz şarj özelliği, yolcuların uyumlu akıllı telefonlarını hızlı bir şekilde şarj etmelerini sağlıyor. Merkezi 11,4 inç dokunmatik ekranı, gelişmiş grafikleriyle 12,3 inç HD dijital gösterge tamamlıyor.

    Kabin Hava İyonizasyon Sistemi, alerjenleri ve hoş olmayan kokuları ortadan kaldıran NanoeTM teknolojisi sayesinde iç hava kalitesini iyileştiriyor. Sistem, yolcu sağlığını ve konforunu iyileştirmek için PM2.5 partikülleri dahil ultra ince partikülleri yakalayan ve merkezi dokunmatik ekrandaki ‘Purify’ düğmesine basılarak etkinleştirilen PM2.5 filtrelemesine sahip olmasıyla sınıfında fark yaratıyor. Denizde aldığınız mis gibi temiz hava şehirde de devam etmiş oluyor.

    Gelişmiş LED teknolojisine sahip farlar S donanım paketi seviyesiyle standart olarak gelirken, SE ve HSE donanım paketi seviyelerinde Otomatik Uzun Far Yardımı özelliğine sahip yeni çift “J” blade signature farlar bulunuyor. Yeni far teknolojisi, karşıdan gelen sürücülerin gözlerinin kamaşmasını önlemek için uzun ve kısa far arasında otomatik olarak geçiş yapabiliyor.

    Güvenlik Standart
    Yeni Jaguar E-PACE, Jaguar’ın ClearSight İç Dikiz Aynası teknolojisine sahip olmasıyla ön plana çıkıyor. SE donanım paketiyle birlikte standart olarak sunulan sistem, sürücünün aracın arka tarafını engelsiz bir şekilde görmesini sağlayarak daha fazla güvenlik sağlıyor. Tekneye götürdüğünüz eşyalarınız bagajı doldursa dahi, Clearsight Dikiz aynası ile arkanızı rahat bir şekilde görebiliyor, güvenli bir şekilde teknenize kadar aracınızı kullanabiliyorsunuz. Ayrıca tüm paketlerde standart olarak gelen yeni 3D Surround Kamera teknolojisi, araçla manevra yaparken daha fazla ayrıntı ve gerçek zamanlı görüntüleme seçenekleri sunmak için en son kamera teknolojisini kullanıyor.

    Jaguar’ın “Sürücü Yorgunluk Takip Monitörü”, sürücünün uykulu olup olmadığını algılayabiliyor ve mola vermesi için sürücüyü uyarabiliyor. Teknoloji, yorgunluk belirtilerini tespit etmek için direksiyon, pedal tepkileri ve genel sürüş davranışı dahil olmak üzere hassas şekilde ölçülen veri noktasından gelen bilgileri kullanıyor.

    Daha detaylı bir inceleme için; Jaguar Türkiye web sitesine veya Jaguar Online Rezervasyon Platformu‘na göz atabilirsiniz.

    Yeni Jaguar E-PACE’i daha yakından keşfedin!

     

     

    Bu bir reklamdır.

  • Denizciye kış ayları vız gelir

    Denizciye kış ayları vız gelir

    Denizcilik sadece yaz aylarında koyları gezmek anlamına gelmiyor. Deniz tutkunları 4 mevsim de teknelerinden kopamayabiliyor. Peki soğuk mevsimlerde denizciler ne yapıyor diye merak ettiniz mi?

    Yılın 10 ayını düşük sıcaklıklarda geçiren kuzey ülkeleri 12 ay boyunca teknelerinden kopmazken, bizim dünyanın en sıcak denizi Akdeniz’de teknelerimizi kışın karaya park etmemiz biraz ironik bir öyküdür.

    Aslında teknelerimiz yazı da kışı da denizde geçirebilecek kabiliyete sahipler ama çoğu zaman tekne sahibi için kış ayları işle güçle meşguliyet anlamına geldiğinden teknesine ayıracak vakti olmaz.

    Yine de soğuk mevsimlerde de teknesinin tadını çıkarmak isteyenler için küçük tavsiyelerimiz olacak.

    Öncelikle, tekneyi koylarda denize girip yüzmek için kullanacağınız bir platform olarak görmekten vazgeçmek gerekiyor. Teknelerimiz aslında bizi gitmek istediğimiz yere götüren bir deniz aracı. Yaz mevsiminde olduğu gibi soğuk havalarda da bizi istediğimiz yere götürme kabiliyetine sahipler.

    Hava durumunu kontrol ederek, fırtınalara ve büyük dalgalara yakalanmadan, sakin kış havalarında, denizden istediğimiz yere rahatça ulaşabiliriz ve üstelik rüzgar yakalama konusunda da daha avantajlı olacağımız kesin, o nedenle yelkenciler için kışın seyir daha keyifli bile olabilir.

    Güzel bir doğa gezisi veya orman içinde bir yürüyüş için ıssız doğal güzelliklere ulaşmak amacıyla tekneniz tam bir nimettir. Yaz mevsiminden farklı olarak, tek ihtiyacınız olansa bir sırt çantası, bir katlanır masa ve şapka, mont, ayakkabı gibi yürüyüş malzemeleri olacaktır.

    Üstelik kış aylarında yürüyüş yapmak da sağlık için çok faydalı olabilir.

    Dünyanın bir numaralı belası haline gelen obeziteye ve beraberinde yaşadığımız kalp dama problemlerine karşı günlük yürüyüşler büyük önem taşıyor. Bacak baldır bölgemizde yer alan kas kütlesi, insanın en büyük kas kütlesini oluşturuyor. Bu kasları hareket ettirmek için harcadığımız enerji, vücudun diğer kaslarını hareket ettirmek için gereken enerjiden kat kat fazla. Dolayısıyla, bir adım atmak için harcadığımız enerji, vücudumuzun diğer kaslarını çalıştırmak için harcadığımız enerjiden çok daha fazla. Bu da kilo vermek, yağ yakmak, fit kalmak için hareket ederken bize önemli bir avantaj kazandırıyor. Vücudumuzda yağ birikimini engelledikçe de daha sağlıklı bir hayat sürmek mümkün oluyor.

    Teknelerimiz bize tüm yıl boyunca sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek için pek çok avantaj sunuyor. Onları 8-9 ay karada beklettiğimiz için ileride pişman olmamak için, şimdiden kışlık planlarımızı yapalım.

  • Teknelerimiz kışa hazır mı?

    Teknelerimiz kışa hazır mı?

    Yaz sezonunu bitirip içine girdiğimiz sarı yazla birlikte, tekneleri kış dönemindeki saklama koşullarına da hazırlamanın zamanı geldi. Peki kışlamaya hazırlanan tekne için dikkat etmemiz kurallar nedir?

    1. Doğru marina
    Teknenize istediğiniz zaman kolayca ulaşabileceğiniz bir lokasyonda, uygun kışlama koşullarına sahip ve elbette bütçenize de uygun doğru marinayla anlaşmak kışa hazırlığın başlangıcı… Ancak her şey tekneyi karaya çekmekle bitmiyor. Aksine kış hazırlıkları daha yeni başladı.

    2. Boyasız kışlama boşa geçen zaman olabilir
    Teknenin karada geçirdiği zaman, doğru iklim koşulları oluştuğunda, tekneyi boyamak, eksik boyalarını tamamlamak, vernik ve diğer kimyasalar uygulamaları yapmak için çok güzel bir fırsattır. Dilerseniz bu işi profesyonellere bırakabilirsiniz, ya da bazı dönemler atlayıp teknenin olduğu marinaya ulaşıp kendiniz de boya işiyle uğraşabilirsiniz ki, kimi denizciler için bu da kışın şehirden kaçmak ve tekneleriyle buluşmak için güzel bir fırsattır. Boya fiyatları konusunda inceleme yapıp, ne yapacağınız konusunda küçük bir danışmanlık alıp, boya işlerine girişebilirsiniz.

    3. O silikonlar yapılacak
    Dalga vurduğunda, yağmur yağdığında su alan lombozlar kadar can sıkan başka bir şey yoktur. Tekne şimdi hazır karadayken, mutlaka gevşeyen, akan, düşen silikon malzemeyi de yenilemelisiniz. Üstelik sadece dış silikonlar değil, duş ve mutfak alanında da suyun kaçabileceği ve ahşaba temas edebileceği alanlarda gevşeyen silikonları kontrol etmelisiniz.

    4. Yelkenler için bakım zamanı
    Eğer yelkenli tekne sahibiyseniz, iş sadece tekneyi karaya çekmekle bitmiyor. Yelkenleri dikkatlica gözden geçirip yırtıkları tespit etmelisiniz ve yelkendeki sorunları tamir etmesi için ehil bir uzmana teslim etmelisiniz. Unutmayın ki, yelkende görmezden geldiğiniz ve küçümsediğiniz her küçük sorun, bir sonraki sezonda her rüzgar yediğinde hızla büyüyecek ve sonunda yelkende ağır hasarlar oluşacak.

    5. Gerekiyorsa direği indirmekten çekinmeyin
    Yelkenli teknelerde direği sökmek çok meşakkatli bir işlemdir ancak özellikle uzun zamandır bakımı yapılmamış direkleri gerektiğinde sökmek, sonraki sezonda, denizin ortasında direğiniz kırılırsa yaşayacağınız sorunlardan daha ağır olamaz. Direklerin, sakin havalarda kolay kolay kırılmayacağını, kırıldığı güçlü rüzgarlarda ise tekneyi batırmaya kadar götürebilecek risklere yol açabileceğini unutmamalısınız.