Kategori: Motoryat

  • İtalyan İnvictus Türkiye’de

    İtalyan İnvictus Türkiye’de

    Birçok markanın Türkiye temsilciliğini yürüten Solemarin Yatçılık son olarak ünlü İtalyan motoryat üreticisi Invictus’un distribütörlüğünü de aldı. Christian Grande imzalı modelleriyle tüm dikkatleri üzerine çeken İtalyan markanın en büyük modeli TT460’ı ise çok yakında sularımızda göreceğiz…

    Solemarin Yatçılık genç ve başarılı bir firma. Şu an portföyünde birçok marka bulunuyor. İlk olarak 7-10 metre aralığında kişiye özel el yapımı RIB üreten İngiliz Cobra Ribs’in Türkiye temsilciliğini alarak yola koyulan firma, daha sonrasında maxi-RIB üreticisi İtalyan SeaWater, Nimbus Grup bünyesinde üretilen day-cruiser Flipper ve Belassi jet-ski markalarının temsilciliğini üstlendi. Son olarak da ünlü İtalyan Invictus Yachts’ın temsilciliğini bünyesine kattı.

    Solemarin Yatçılık kurucusu Umut Güler ile bir araya gelerek ve son markaları Invictus’un Türkiye’ye geliş macerasını ve markanın en büyük modeli TT460’ın detaylarını konuştuk. 

    “TÜRK DENİZSEVERLERE BUTİK HİZMET”

    Solemarin’in kuruluş öyküsünü anlatır mısınız? Nasıl başladınız bu yolculuğa?

    Solemarin Yatçılık, Şubat 2022 yılında kuruldu. 

    Bu yolculuk esansında Mart 2021’de ek iş olarak tasarladığımız, kurucu ortağı olduğum charter filo operatörlüğü ile başladı. Sonrasında deniz tutkum ve denizcilik sektörüne olan derin ilgimin ağır basması ile diğer işlerimden vazgeçip, yapmam gereken işin bu olduğunu keşfim ile bu serüven başlamış oldu. Türkiye’nin yatçılık alanındaki potansiyelini değerlendirme arzusuyla bu iş şekillendi. Türk denizseverlere vermek istediğimiz butik hizmetimiz, üstün kalite ve yenilikçi markalar sunmak amacı ile Solemarin doğdu.

    Satış sonrası için nasıl bir organizasyon kurdunuz?

    Kurulduğumuzdan bugüne Bodrum ve Göcek’te geniş erişim ağı ve ekibi olan bir servis merkezi ile anlaşmalı olarak bu süreci sürdürdük. Aynı şekilde Çeşme bölgesindeki müşterilerimize de o bölgenin en köklü firması ile hizmet veriyoruz. Eylül 2023 itibarıyla kendi bünyemizde de satış sonrası kanallarının hizmetini vermeye başlayacağız. Bu sayede müşterilerimize aktarmak istediğimiz hizmet kalitesini garanti altına almış olacağız. 

    Invictus markasının temsilcisi olma sürecinden bahsede bilir misiniz? 

    2022 Cannes Yachting Festival’de firma yetkilileri ile bir araya geldik. O dönemde bünyemize 50 feet’e kadar ürün gamı olan, “walkaround” olarak adlandırılan sınıfta bir ürün katmak istiyorduk. Bu noktada iki İtalyan ve bir İspanyol firma arasında karar vermeye çalışıyorduk ancak ilk andan beri Invictus hepsinden farklı tasarımı ile bizi büyülemişti. Ayrıca köklü İtalyan tekne üretimi mirasları bizim için önemli bir referans oldu ve bir yıl boyunca inanarak Invictus’u ülkemize getirmek için çalıştık.

    Invictus’u siz nasıl tanımlıyorsunuz? Nasıl bir marka?

    Invictus, İtalyan ve uluslararası yatçılık sektörüne sınırları yeniden belirleme amacıyla bir meydan okumadan doğdu. Tersanenin logosunun, çapraz bir kalkanın, güç, koruma, güzellik ve güven gibi büyük değerlerle ilişkilendirilmesi tesadüf değil; bunlar denizcilik sektöründeki gelenek ve deneyimle ifade edilen değerler. Invictus, farklı tekne serileri var. Bunlar arasında GT (370, 320, 280 ve 280S), TT (280), FX (270, 240, 200, 190), CX (240, 250, 270 ve 280), HX (200) ve SX (280) bulunuyor. Bu seriler, İtalyan yatçılığını dünya genelinde en çok takdir edilenlerden biri yapan estetik, malzeme, modern yapı, güvenilirlik, esneklik ve dayanıklılık gibi nitelikleri uygulayarak tasarlanıp inşa ediliyor. Ünlü tasarım ofisi Christian Grande DesignWorks ile iş birliği sayesinde Invictus, teknoloji ve tasarımı teknelerine güçlü bir şekilde yansıtıyor. Bu unsurlar, cazip, konforlu, her ayrıntısı mükemmel, tam donanımlı ve her türlü kullanım ve hava koşullarına dayanabilecek bir yat kavramını tanımlamamıza olanak sağlıyor. 

    Türkiye’de nasıl bir ilgi görmesini bekliyorsunuz? 

    Bu sezon öncesi ilk tanıtımlarımız sonrasında özellikle TT420 ve TT460 ile ilgilenen hatırı sayılır sayıda kişi oldu, ayrıca GT370 modeli de merak edilen ve sorulan modeller arasında idi. Henüz Türkiye’de bir Invictus yok. Ben Türkiye’de fuarda sergilendikten sonra kesinlikle ciddi talep göreceğini umuyorum.

    AMİRAL GEMİSİ TT460

    Markanın en büyük teknesine dönecek olursak, öne çıkan özellikleri neler? 

    Yeni Invictus TT460’ın karakteristik öğesi, karbon tavanla kusursuz bir şekilde uyum sağlayan ve bu yatın etkileyici kütlesini daha da güçlendiren, pruvadan ortaya kadar uzanan ön camın zarif stilidir. Çevresinde konforlu bir yürüyüş yolu bulunan güvertenin pruva kısmında geniş bir güneşlenme terası ve kenarda aynı hizada bir oturma yeri bulunuyor. Ortadaki yemek masaları, kapalı tavanın gölgelediği ikinci bir güneşlenme terasına yer açmak için geriye katlanabilir. Aynı konumda, üst kısımlar, iki katlanabilir platformla donatılabiliyor. Kıç yüzme platformuna ve güvertenin tamamına tik ağacı döşenebiliyor. 

    İç yerleşim nasıl?

    Invictus yatları, sahiplerine iç mekânları özelleştirmek için bolca fırsat sunuyor. Kıçta dönüştürülebilir bir çift kişilik yatak ve burnun bir oturma alanına sahip olduğu açık alan çözümünden, alanları bölmek ve gizliliği artırmak için bölmelerin dahil edilmesine kadar çeşitli seçenekler bulunuyor. Finiş ve detaylara odaklandığımızda “kişiselleştirme” anahtar kelime: Atelier Invictus’tan seçilecek birçok renk ve döşeme tipi bulunuyor, böylece her kes ihtiyaçlarını ve kişisel zevklerini karşılamak için tekneyi dilediği gibi yapılandırabiliyor. Ayrıca oldukça zengin standart donanıma ek olarak teknenin opsiyon listesinde stabilizatör (GYRO), jeneratör, klima, buz yapıcı, hidrolik yüzme platformu gibi birçok konfor arttırıcı teknolojiler de mevcut. 

    Teknenin seyir performansı nasıl?

    Invictus TT460, performansı, seyir konforu ve tasarımla birleştirmek için yaratılmış bir yat. Teknenin kolay yönetimi ve manevra kabiliyeti dikkat çekici. Yapılan testlerde, iki Volvo Penta IPS 650 ile donatılan tekne, iki adet 650 litre yakıt  ve toplamda 10 kişi ile düz deniz koşullarında en yüksek 35 deniz mili yol katetti. 

    İlk gövde ne zaman Türkiye’ye geliyor?

    İlk gövdeyi Ocak 2024 sonu teslim alıyoruz. 17-24 Şubat 2024 Bosphorus Boat Show Kara Fuarı’nda Türkiye lansmanını yaparak Türk denizseverlerinin beğenisine sunacağız.☸

  • Azimut Magellano 60 – Cannes’dan önce Malta’da

    Azimut Magellano 60 – Cannes’dan önce Malta’da

    İtalyan Azimut’un Magellano serisinin yeni başlangıç modeli, Cannes Yachting Festival’da dünya prömiyerini yapmadan önce Malta’ya getirildi. Tekneyi Esprit Yachting’in davetiyle, yine bir Azimut girişimi olan Marina di Valetta’da inceleme fırsatı bulduk. 

    Yazı PELİN ÖZCANLI, Fotoğraflar AZIMUT YACHTS ARŞİVİ

    Azimut Yachting Gala geçen Haziran’da, İtalya’nın Doğu Sicilya bölgesindeki tablo gibi kasaba Taormina’da 12. kez gerçekleştirildi. Etna’nın eteğinde, 17. yüzyıldan kalma San Marco Kalesi’ndeki etkinlikte Azimut’un en ikonik modellerinin yanı sıra yeni Magellano 60 da ilk kez ortaya çıktı. Hemen ardından, 12-17 Eylül’de Cannes Yachting Festival’da dünya prömiyerini yapmadan önce Magellano 60, Espirit Yachting (AzimutIBenetti Group, Nautor’s Swan ve Williams Performance Tenders Malta temsilcisi) ile Malta’ya indirildi. Tauss ailesinin tekne tutkusunun şirkete dönüşmüş hali Esprit Yachting’in Yönetici Direktörü Niki Tauss’a ulaştık. Geçmişinde Pazarlama ve Yeni Medya deneyimleri bulunan Niki’nin Malta’da tüm dikkatleri Magellano 60’a çektiği göz alıcı organizasyonlardan birine katılma fırsatı yakaladık.  

    Magellano 60’ın Malta’daki ilk gösterimi 15 Haziran’da Azimut’un ve Esprit Yachting’in kendi marinaları, Marina di Valetta’daydı. Marina di Valetta; AzimutIBenetti Group’un marina geliştirme bölümü Marina di Varazze S.r.l. ile hâlihazırda işlettiği Varazze, Viareggio, Livorno ve Moskova’daki marinalar arasındaki konsorsiyum neticesinde, 7,4 milyon Euro’luk bir yatırımla 2016’da açılmıştı. Konsorsiyuma Malta’da konaklama, mobilya, inşaat, vb. alanlarda adı sağlam bazı yerel şirketler de dahil ve Esprit Yachting de yatçılık kolunda bunlardan biri. 

    SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VİZYONU

    Magellano 60, Marina di Velatta’nın girişindeki -Tauss Holding girişimi- SA/MI/ZU Mediterranean Restaurant’ın önüne bağlanmıştı. SA/MI/ZU’nun Magellano 60’ın koyu yeşil gövde renginde hazırladığı şık kokteyller eşliğinde tekneyi inceledik. Magellano 60; Magellano 66, Magellano 25M ve amiral gemisi Magellano 30M’den oluşan zamansız Magellano serisinin yeni başlangıç modeli. 18,47 metre boyunda, 5,15 metre genişliğindeki tekne Ken Freivokh imzalı. İlk bakışta, her iki yanında bulunan ve serinin imzası haline gelen tik panjurlar dikkat çekiyor. 

    Azimut’un sürdürülebilirlik vizyonuyla işlenen Magellano 60, ikinci jenerasyon “Dual Mode Hull”a sahip. Böylece markanın Düşük Emisyonlu Yatlar koleksiyonuna katılan 60, kendisiyle aynı ağırlıktaki ve geleneksel sert çeneli gövdeli, şaftlı teknelere kıyasla yüzde 20 daha az yakıt tüketiyor. 60’ın başka önemli bir özelliği ise, AzimutIBenetti Group ile Eni Sustainable Mobility arasındaki yatçılık endüstrisini karbondan arındırma anlaşmasını başlatmış olması. Magellano 60 bu anlaşma kapsamında ilk seyrini HVOlution’la, yani Eni Sustainable Mobility tarafından atık ham maddelerden, bitkisel artıklardan ya da gıda zinciriyle rekabet etmeyen mahsullerden elde edilen yağlardan üretilen, yüzde 100 hidrojene bitkisel yağdan (HVO) bir biyoyakıtla yaptı. 

    SONSUZ ÖZGÜRLÜK

    “İçinizdeki kâşifi özgür bırakın” diyen Magellano 60, uzun menzilli bir crossover. 730’ar beygirlik çift MAN motorla donatılan teknenin yakıt kapasitesi 3 bin 650 litre. Seyir hızı 18 knot, en yüksek hızı ise 26 knot’a erişiyor. Teknede denizle iletişim üst seviyelerde tutulmuş ve özgürlük hissi uzun yollar gidebilmekle beraber tasarımda cam detaylarla da desteklenmiş. Magellano 60’ın havuzluğu, kıçındaki cam korkulukla bir sonsuzluk terası adeta. Buradaki oturma grubu, yükseltilebilen masası sayesinde tatmin edici bir yemek bölümüne dönüştürülebiliyor.

    Havuzlukla salonu sürgülü cam kapı ayırıyor. Salonun iskelesindeki kuzineden de havuzluğa pencere açılıyor. Bir pencere ve iki bar taburesiyle havuzluk ve kuzine arasında bağlantı kuruluyor. Salon komple camlarla çevrili fakat sancak taraf, boydan boya camın önüne yaslanan karşılıklı iki koltuğuyla direkt “keyif” sözcüğünü çağrıştırıyor.  İskelede de U şeklinde altı kişilik bir koltuk mevcut. Salonun önünde, sancakta iki kaptan koltuğu ile tam donanımlı bir kumanda mahalli bulunuyor. İskele önden ise alt güverteye iniliyor.

    ALT GÜVERTE

    Alt güvertede tam ortada tüm genişlikten faydalanan ana kamara yer alıyor. Suda uzun konaklamalarda konforlu bir sığınak olan özel kamara; Viyana hasırlı mobilyadan, yumuşak yatak başlığına, detaylarla zarifleştirilmiş. Ana kamaranın dekorasyonu, tekne sahibini bir wellbeing vahasındaymış gibi sarmalama mantığıyla düşünülmüş. Altı kişiyi ağırlayabilen alt güvertede sancakta ikiz yataklı bir konuk kamarası, başaltında ise çift kişilik yataklı bir konuk kamarası mevcut. Üç banyolu teknenin yüzme platformundan ulaşılan lazaretine de banyolu ve tek yataklı bir mürettebat kabini konmuş.   

    FLYBRIDGE VE ÖN GÜVERTE

    Pek çok sosyalleşme yeri sunan Magalleno 60’ın havuzluğun sonuna kadar uzatılmış flybridge’i, açılabilir detaylı hard-top’la korunuyor. Fly’ın önünü düşük profilli şık bir cam siperlik sarıyor. Teknede ikinci bir kumanda mahalli, fly’ın sancağına yerleştirilmiş. İskelede büyük bir yemek oturma grubu konumlanıyor. Estetik korkuluklu kıçta ise bir oturma bölümü ve bir wet-bar mevcut. Magellano 60’ın ön güvertesi de her yeri gibi akıllıca değerlendirilmiş. Üzeri gölgelendirilebilen ön güverteden de bambaşka bir açıdan denizin tadı çıkarılabiliyor. Burası ayarlanabilir detaylarıyla hem oturma hem de konforla güneşlenme yeri şeklinde kullanılabiliyor. 

    Magellano 60 ile ilgili daha fazla bilgi önümüzdeki ay Cannes Yachting Festival’da açıklanacak. Haziran’dan beri Malta sularında Esprit Yachting’in iş birlikleriyle sıklıkla gördüğümüz Magellano 60, Haziran sonunda ise Mediterranean Film Festival’da ünlü oyuncuları ağırlayarak kendini ortaya koydu.☸

  • Çok hızlı: Riva Dolceriva

    Çok hızlı: Riva Dolceriva

    Riva, 14,92 metre boyunda ve 4,26 metre genişliğindeki Dolceriva’nın dünya prömiyerini 2019’da Cannes’da gerçekleştirmişti. Officina Italiana Design ile iş birliğinde tasarlanan Dolceriva’nın maun ve çelik kombinasyonu, aynalı yüzeyleri ve deri detayları, 1842’de kurulan İtalyan tersanenin mirasını yansıtıyor. 

    Teknenin yuvarlatılmış kıçı, markanın ikonik Ariston ve Tritone modellerine atıfta bulunuyor, ayrıca lüks otomobilleri andırıyor. Kıç kapak açıldığında ortaya konforlu bir güneşlenme ve yüzme platformu çıkıyor. Havuzluktaki oturma bölümü, açık hava yemekleri için açılır kapanır masaya sahip. Ayrıca ana güverteye, kaptanın da kolay ulaşabileceği şekilde bir wet-bar da yerleştirilmiş. Dolceriva’nın pruvasına doğru yüksekliği artırılarak, ana güvertenin rüzgârdan minimum etkilenmesi hedeflenmiş. 

    Dolceriva’nın alt güvertesi farklı planlarla sunuluyor. Baş altında ana kamara, sancakta banyo ve kuzine, kalan kısımda ise salon bulunuyor. Arkaya ikiz yataklı bir konuk kamarası veya kendi banyosuyla tek kişilik bir mürettebat kabini eklenebiliyor.  

    Dolceriva, 800 ya da 1000’er beygirlik çift Volvo motorla seçilebiliyor. Bu tercihe bağlı, en yüksek hızını 35 ya da 40 knot’a kadar çıkarabiliyor. 800 beygirlik motorla ve 30 knot seyir hızında 230 deniz mili yol katedebilen tekne, 1000 beygirlik motorla ve 35 knot seyir hızıyla 220 deniz miline erişiyor.

  • Karizmatik İtalyan Absolute 56 Fly

    Karizmatik İtalyan Absolute 56 Fly

    İtalyan Absolute Yachts’ın Piacenza tersanesinin son üretimi Absolute 56 Fly, mimari çözüm harikası bariyersiz kokpit terası, günün gidişatına uyumlanabilen hareketli mobilyalarıyla denizle etkileşimi ve özgürlük hissi yüksek seyirler vadediyor. Yazı PELİN ÖZCANLI Fotoğraflar ABSOLUTE YACHTS ARŞİVİ

    talyan Absolute’un Piancenza tersanesinden çıkan son projesi 56 Fly, markanın 60 Fly ve 52 Fly modellerinin arasında yer alıyor. 17,64 metre boyunda ve 4,79 metre genişliğindeki 56 Fly için marka “mutlak karizma” tanımını kullanıyor. 56 Fly’ın dünya prömiyeri, geçen yıl Eylül’de Cannes Yachting Festival’da gerçekleştirilmişti. Tekne daha sonra Avrupa Yılın Yatı Ödülleri 2023 için 20 metreye kadar kategorisinde aday gösterildi. 

    56 Fly’ın gövdesindeki camlar oldukça büyük, özellikle de baş tarafındakiler. Teknenin ön güvertesi de ayarlanabilen minderlerle başarıyla değerlendirilmiş. Masalı bir oturma grubu ağırlayan bölüm, kocaman bir güneşlenme güvertesine dönüştürülebiliyor. Burası direkli gölgelikle güneşten de korunabiliyor.  Devamı Mayıs 2023 sayımızda…