Kategori: Tasarım

  • BOAT SHOW TUZLA’DA GÖRÜLMESİ GEREKEN 25 TEKNE

    BOAT SHOW TUZLA’DA GÖRÜLMESİ GEREKEN 25 TEKNE

    Türkiye’nin deniz üzerindeki en büyük tekne fuarı “Uluslararası Boat Show Tuzla Deniz Fuarı”, 2-10 Ekim’de Viaport Marina’da 200’ün üzerinde firmayı tekne tutkunlarıyla bir araya getiriyor. Toplam değerleri 1 Milyar TL’yi geçen 5-40 metrelik her tip teknenin bulunacağı boat show’dan, dünya markalarının Türkiye’de ilk kez sergilenecek en yeni modelleri başta olmak üzere 25’ini sizin için derledik. Tüm detaylar dergimizde…

    Vision F 80

    Sanlorenzo SX76

    Galeon 680 Fly

    Bluegame BGX70

    Prestige X70

    Dufour 61

    Absolute 62 FLY

    Oceanis Yacht 54

    Hanse 548

    Jeanneau 51

    Excess 15

    Lagoon 46

    Nautitech 46 Fly

    Bali 4.6

    Fountaine Pajot Isla 40

    Gran Turismo 41

    Bavaria C38

    Strider 11

    SRX 30 Yachtline

    Boston Whaler 330 Outrage

    Sea Ray 320 Sundancer

    XO EXPLR 9

    Merry Fisher 895 Sport

    Dromeas 28 SUV

    Alfastreet 23 Cabin Evo

  • YACHT DECO

    YACHT DECO

    İç mekan #tasarım trendleri, #tekstil, #mobilya ve #marin aksesuarlar…
    Yacht Türkiye Mayıs sayısı, özel YACHT DECO bölümüyle Carrefour, Migros ve Macrocenter’larda satışta.

    Evinize sipariş verebileceğiniz siteler:
    •https://dergiburda.com
    •www.hepsiburada.com
    •www.gittigidiyor.com
    •www.ciceksepeti.com
    •www.amazon.com.tr
    •www.trendyol.com
    •www.n11.com

  • Tarihi tersaneden yenilikçi ve çevre dostu vizyon

    Tarihi tersaneden yenilikçi ve çevre dostu vizyon

    Denizde olmanın güvenliği pandemi gündeminde vurgulanınca, kişiye özel yat üretimine yönelik talep arttı. Sektörün güçlü ve köklü global oyuncularından CRN İtalya, Ancona’daki tersanesinde 95 metreye kadar, tamamı kişiye özel tasarlanan alüminyum veya çelik/alüminyum süperyatlar üretmeyi sürdürüyor. 

    Sıra dışı bir yılın sonuna yaklaştık. Gerçekçi bir perspektiften baktığımızda, hemen her sektörde oyunun kurallarını değiştirmek kaçınılmaz hale geldi. Ancak denizlerin güvenliği bu dönemde de oldukça meşhur olunca özellikle kişiye özel projeler bir adım daha öne çıktı. Küresel süperyat sektörünün en büyük oyuncularından biri olan, yaklaşık 60 yıllık geçmişe sahip İtalyan CRN’nin Yönetim Kurulu Üyesi Stefano De Vivo ile dijital ortamda kısa bir söyleşi yaptık. CRN’yi çatısı altında barındıran Ferretti Group’un Ticari faaliyetler Sorumlusu da olan De Vivo, hem 80 bin metrekarenin üzerinde alana yayılan tarihi CRN Ancona Tersanesi’nde bugünlerde neler olduğunu anlattı hem de CRN’nin gelecek planlarına değindi.

    MÜKEMMELLİYETİN MERKEZİ

    Yakın zamanda CRN M/Y 142 52m’nin satıldığını duyurdunuz… 

    Evet. Pandemi dönemine girmeden önce görüşmelerimiz başlamıştı zaten. İmzaları da pandemi sırasında attık ama duyurmak için bekledik. Full-alüminyum bir yat CRN M/Y 142. Bahamalar, Akdeniz ve Karayipler’de seyir için özel olarak tasarlandı. Tasarımında, dümende Frank Laupman’ın olduğu, stüdyo Omega Architechts imzası var. Konsepti yaratan Laupman. Omega Architects ile şu anda üretim süreci devam eden 62 metrelik CRN M/Y 138 için de çalışıyoruz. Bu, Omega ile 73 metrelik Yalla’dan bu yana üçüncü işbirliğimiz oldu. İç tasarımda  yat sahibiyle beraber Massari Design’ı seçtik ki, kendileriyle ilk defa çalışmış olduk. Sonuçta yat sahibi çağdaş ve temiz tasarım felsefesinden, uyumlu oranlardan ve sportif ruhundan çok memnun kaldı. Öyle fazla ağırbaşlı, resmi bir yat değil M/Y 142. Sahibinin ailesi ve arkadaşlarıyla vakit geçirmesi ana hedefti. Ancak iş toplantıları için de kolaylıkla değerlendirilebilecek bir formu var.

    Tasarımdan bahsetmişken, geçen yaz teslim ettiğiniz CRN M/Y VOICE 62m’den de bahseder misiniz? Bu yaz bizim sularımızda da göründüğünde hemen dikkatleri çekti…

    Gurur duyduğumuz bir proje oldu. Beklentilerin üstünde bir sonuç elde ettik. Görünür olmaya başladığı anda sahibi bile kıskanmaya başladı; bu kadar emsalsiz bir yatın benzerinin bir başkasında olmasını da istemiyor ve detaylarını fazla ifşa etmek istemiyor. Çelik ve alüminyum malzemeden üretilen megayatın iç ve dış tasarımı İtalyan firma Nuvolar & Lenard tarafından yapıldı. 12 kişi ağırlayabiliyor. Aerodinamik dış hatlarıyla baskın bir kişiliği var VOICE’un. Kuvars gövde, kişiselleştirilmiş renklerle güçlendirildi. Kendi kendimize meydan okuduğumuz bir proje oldu. Sahibi kullanım tercihlerine göre birçok spesifik özellik de talep ettiğinden, biz de kendisinin vizyonunu ortaya koymak ve yatı özel kılmak için çok ciddi çalıştık. En vurucu karakteristiği de su hattı uzunluğunu ve iç hacmini artıran dikey baş kısmı. Yatın temiz, keskin ve akıcı hatlarını korumak, buna ilaveten dalgalı sularda seyrederken ve hız artırırken yata su sıçramasını azaltmak için bu karakteristik yaratıldı.

    Ancona Tersanesi’nde hâlihazırda yapımı devam eden projeleriniz CRN M/Y 138 62m, CRN M/Y 139 72m ve CRN M/Y 141 60m hangi aşamaya geldi?

    Yoğun ve programlı bir ritimde gidiyoruz, neyse ki buna alışığız. CRN M/Y 138’de projenin yüzde 65’i bitmiş durumda. 62 metre boyundaki bu çelik-alüminyum yat, sportif hatları ve geniş yaşam alanları ile öne çıkıyor. CRN M/Y 139 ise dış tasarımda Valicelli Design, iç alanlarda ise yine Nuvolari Lenard imzası var. Diğer iki projemiz ise yapım aşamasında. CRN M/ 141’in tamamı alüminyum olup, yüksek teknoloji çözümlerle elde edilen dinamik formu dikkat çekici.  Sadece CRN’in değil Riva, Pershing, megayatlar ve Custom Line serisi gibi markaların üretimi yapılıyor. Bir süperyat ve megayat tersanesi olan Ancona’yı “mükemmeliyetin merkezi” olarak konumlandırdık ve çok ciddi yatırım yapıyoruz.

    “YATLARIMIZ YÜZDE 100 YEŞİL OLMAYACAK AMA ÇABAMIZ HEP OLACAK”

    Bu yatırımlardan söz eder misiniz?

    Ancona Tersanesi’ne bugüne dek 30 milyon Euro’nun üstünde yatırım yaptık ve bu yatırımlar 2021 sonuna dek 50 milyon Eyro’yu bulacak. Amacımız mevcut ekipmanımızı modernize etmek, üretim kapasitemizi artırmak, tesislerimiz güçlendirmek, imkânlarımızı yükseltmekti. Daha fazla sayıda yat inşa etmek için de yeni bir yapılandırmaya gittik. Ayrıca üretim, teknik ve mühendislik departmanlarımızı genişlettik. Bunları gerçekleştirmek çok önemliydi. Tersanede Ferretti Group’un tüm çelik- alüminyum ve alüminyum yatlarının üretildiğini hatırlatmak isterim. Yani tersanedeki üretim kapasitesinin yüzde 40’ı Ferretti için kullanılıyor.

    Sürdürülebilirliğe yönelik çalışmalarınız ve çevre dostu taahhütleriniz de var bildiğimiz kadarıyla…

    Yatırımlarımızın hatırı sayılır kısmını bu alana ayırıyoruz. Yat üreticisi olarak emisyonu düşürmemiz çok hayati. Yatlarımız hiçbir zaman – en azından daha çok uzun yıllar için-  yüzde 100 yeşil olmayacak ama izimizi azaltmak için çabamız hep olacak. Bu nedenle Ancona Tersanesi’nde yenilenebilir enerji yaratmak için de yatırımlarımız söz konusu. Tersanede elektrik tüketimimizi bir trijenerasyon tesisi kurarak yüzde 79, termal enerjiyi yüzde 32 oranında azaltmayı başardık. Böylelikle yıllık birincil enerji tasarruf oranımız yüzde 20 oldu. Yatlarda da bu uygulamamız söz konusu. Gerek tasarım gerekse mühendislik çalışmalarında yatta iklimlendirme ve elektrik miktarını azaltmak için buna elverişli ekolojik ve sürdürülebilir materyaller seçiliyor. Ses yalıtımı için de elbette. Müşteriler de daha bilinçli ve mühendislerle tasarımcılar için de konu öncelikli. Herkesin ortak amacı, karbon ayakizini azaltmak ve gezegenimizi korumak tabii.

    Sade ama iddialı bir tasarım anlayışı var CRN’nin. Sizin değerlendirmenizi istesek…

    CRN’nin amacı müşterinin vizyonuna tam anlamıyla yanıt vermektir. Biz klasiğe değer veren bir çizgiye sahibiz tasarımda. Öte yandan, inovasyona da odaklıyız. Aslında müşteri profilimiz de yenilikçi ve bu yönde talepkâr da. Şunu da vurgulamakta yarar var: CRN genellikle charter amaçlı değil, sahibinin özel kullanımı için yatlar üretir. Genellikle diyorum, birkaç istisna var tabii. Ama daha çok müşterilerimiz için ister aileleriyle ister iş amaçlı özgürlük ve mahremiyet içinde seyredebilecekleri kişisel yatlar üretiyoruz. Tasarımda müşteri de bizi çok besliyor. Yeni tasarımlar da çoğunlukla müşteriyle ortak bir dilde buluştuğumuzda hayata geçiriliyor. Bizler profesyonel olarak ne istediklerini anlamak ve bunlara göre çözümler yaratmakla yükümlüyüz. CRN M/Y VOICE’ta yaptıklarımızdan söz ettim zaten. Son projelerimizden tamamı alüminyum M/Y CRN M/Y 142’de iç hacmi ciddi oranda artırdık, emsallerinde rastlanılmayan ölçüde. Bu yaklaşımı başka projelerimizde de benimsiyoruz. Fiberglas yatlarda görmeye alışkın olduğumuz hacimleri yaratmaya çalışıyoruz. 60 metrelik M/Y 141’de de yat sahibi minimum seyir hızının 21.5 knot olmasını, su çekiminin de 6,5 feetlik sularda seyretmesi için optimize edilmesini istedi. Bu boyda bir yat için zor rakamlardı ama tüm bu talepleri karşılıyoruz.

    ÇALIŞANLAR, MÜŞTERİLER VE TÜM İŞ ORTAKLARI İÇİN MAKSİMUM GÜVENLİK

    2020 bir değişim yılı. Covid-19 hepimizi, tüm iş alanlarını etkiledi. CRN’de neler değişti, değişiyor? Özellikle ticari stratejinizi revize etme gereği hissettiniz mi?

    Herkes gibi, her alan gibi elbette biz de etkilendik, etkileniyoruz. Öncellikle seyahat kısıtlaması bizleri engelledi. Boat show’lar ertelendi. İşlerimizin, iş ilişkilerimizin de temposu değişti haliyle. Bu da işi ele alış biçiminizi, yaklaşımınızı değiştirme ihtiyacını doğuruyor. Bizim işimizde birebir, yüz yüze ilişki kurmak çok değerlidir. Bizi anlamak için üretimimizi yakından görmeniz, felsefemizi, ilkelerimizi bizden dinlemeniz gerekir. Kendi üretim tesislerimizin, tersanelerimizin olması bu noktada avantajlı bir şekilde devreye girdi. CRN ve Ferretti Group olarak iş gücümüzü güvence altına aldığımızı şeffaf bir şekilde ortaya koymak için çok çalıştık. Çalışanlarımızın, çözüm ortaklarımızın ve tedarikçilerimizin hem sağlıklı olmalarının hem de sağlıklı ortamlarda işlerini yapabilmelerinin bizim için en önemli şey olduğunu sanıyorum gösterdik. İtalya’da iş güvenliği ile ilgili protokollere imza atan ve sertifikaları alan ilk firmalardan biriyiz. Ülkemizin yatçılık sektöründe çalışanların ve müşterilerin güvenliğini sağlayan RINA Biyogüvenlik Güven Sertifikası’nı alan ilk kurumuz. Müşterilerimiz için de aynı güvenli ortamı yarattık ve süreci yönettik. Aynı koşulları müşterilerimiz için de yarattık ve süreci başarıyla yürütüyoruz. ☸

  • Yat dekorasyonunda Arkas imzası

    Yat dekorasyonunda Arkas imzası

    Arkas adını denizciliğin birçok alanında görmeye alışkınız. Bu nedenle 38,75 metrelik Fundamental’ın dekorasyonunda da bir Arkas imzasıyla karşılaşmak çok şaşırtıcı değil. İç mimar Funda Arkas, kurucusu olduğu FD Architecture ile 20 yılı aşkın süredir yurtiçinde ve yurtdışında otel, ev, restoran gibi birbirinden farklı projelerde yaratıcılığını ortaya koyuyor. 2016’da ise ilk kez profesyonel anlamda bir teknenin yaşam alanlarını da düzenledi.

    Bir İzmirli olarak denizin verdiği huzuru çok özel bulduğunu söyleyen, dalış ve yelkenden keyif alan, ayrıca Arkas Sailing ile yarışlara katılan iç mimar Funda Arkas’ın adını bir teknenin dekorasyonunda görmek şaşırtıcı değil. Tarzını beğenen arkadaşlarının talebiyle teknelere yönelen Arkas’la profesyonel anlamdaki ilk tekne çalışmasını konuştuk.

    Fundamental’ın dekorasyonunda hangi fikirden yola çıktınız?

    Fundamental’ın iç ve dış alanları tamamen FD Architecture tarafından projelendirilip, uygulandı. İç dekorasyonda da yine komple Alaçatı’da konumlanan, yurtdışında katıldığım fuarlardan ve müzayedelerden topladığımız antika ve dizayn ürünleri severlerine sunduğumuz RUE 1387 adındaki konsept mağazamızdan faydalandık. Tansu Yacht bu tekneyi 2015’te suya indirmişti. Klasik motoryatlardan farkı, deniz yüzeyine yakın oluşu. Böylece kendinizi denizle bir hissediyorsunuz. Biz 2016’da onu yeniden dekore ederken “bir yaşam alanı karada da olsa denizde de olsa konforlu olmalı” fikrinden yola çıktık. 

    Teknenin yaşam alanlarından bahseder misiniz?

    Havuzluk için yurtdışından bir firma ile çalışarak elektrikli indirilip kaldırılabilen, hem masa hem kahve sehpası olan bir tasarım yaptık. Salonda, yemek ve oturma alanını denizi kesintisiz görecek şekilde düzenledik. Mutfağa, teknelerde genelde kullanılan küçük buzdolabı yerine restoran standartlarında soğuk hava deposu koyduk. Flybridge’i ise açık hava sinemasına dönüştürdük, etraftaki tekneleri rahatsız etmemek için kulaklık seçeneği de ekledik. Tekne dört kamaralı. Ayrıca altı kişilik mürettebata da kendi mutfakları, gardıropları olan, televizyon izleyebilecekleri, dinlenebilecekleri alanlar yarattık. Tabii tüm değişikliklerde iç hacmi koruduk. 

    TASARIM PRENSİPLERİ KONFOR VE DAYANIKLILIK

    Fundamental’ı dekorasyon açısından farklı kılan nedir?

    Dayanıklılık ve konforu ön planda tutan, aynı zamanda görsel çekicilikten ödün vermeyen bir tekne. Tekne ve yazlık denince akla ilk marin renkleri ve mercan desenleri geliyor ama burada nötr tonlar ve maskülen detaylar kullandık. Renk skalasında siyah, beyaz ve antrasit seçtik. Kumaşlar yurtdışından geldi; dış alanlar için su geçirmeyen, iç alanlar için ise silinebilir, leke tutmayan kumaşları tercih ettik. Fundamental’da yaz kış hayat var. Dolayısıyla bir ev konforu sağlamak önemliydi. Teknede farklı sanatçılara ait eserler ile RUE 1387’ye ait vintage parçalar bulunuyor. Özel ses sitemi, büyük sinema perdesi gibi, geçirilen vakitleri daha keyifli hale getirecek özellikler de mevcut.

    Ev ve yat dekorasyonu arasındaki kesişen ve ayrışan noktaları söyleyebilir misiniz?

    Konfor ve dayanıklılık, tasarım prensiplerimin başında. Ev de, tekne de birer yaşam yeri ve ikisi de öncelikle konforlu ve keyifli olmalı. Her ikisinde de metrekare iyi kullanılmalı, dayanıklılığa önem verilmeli. Ev, geniş hacmiyle tekne dekorasyonundan ayrılıyor. Tekne söz konusuysa bir eşyanın birden fazla işlevi olması önem kazanıyor. Tekne dekorasyonunda malzeme seçimi, depolama alanı gibi konular için ayrıca vakit ayırmak gerekiyor.

    “İLHAM KAYNAĞIM SEYAHAT”

    Dekore ettiğiniz başka tekneler de var. Hayatınızda denizin yeri nedir?

    Bugüne kadar Türkiye’de ve yurt dışında pek çok teknenin dekorasyonunu gerçekleştirdik. Bir İzmirli olarak denizin verdiği huzur benim için çok özel. Su sporlarından, özellikle dalış ve yelkenden çok keyif alıyorum. Arkas Sailing ile yurtdışında ve yurtiçinde yarışlara katılıyor, güzel başarılar elde ediyoruz.

    İlham kaynaklarınız neler? Takip ettiğiniz blog’lar, tasarımcılar var mı?

    Seyahat etmek en büyük ilham kaynaklarım arasında. Keşfettiğim her yeni şehir ve kültürden besleniyorum. Karşılaştığım bir alışkanlık veya gelenek, görsel bir tasarım öğesine dönüşebiliyor. Seyahatlerimde mümkün olduğunca galeri ziyaret etmeye ve müzayedelere katılmaya özen gösteriyorum. Benjamin Vandiver’in materyalleri bir araya getiriş biçimini, Kelly Wearstler’ın zamansız işlerini beğeniyorum.

    FD Architecture, en son İstanbul Havaalanı Türk Havayolları Business ve CIP lounge’larının doğu ve batı yakasındaki Ege ve çay bölümleri olmak üzere dört salonunun inşaatını tamamladı. Şu anda ise Gaziantep, Urla gibi farklı şehirlerde büyük projeleri devam ediyor. Bir denizci de olan Funda Arkas’ın yat dünyasındaki çalışmaları sürecek. ☸