Etiket: MEGAYACHT

  • MOSKITO 55 metrelik agresif güzel

    MOSKITO 55 metrelik agresif güzel

    Hollandalı megayat ve spor yat üreticisi Heesen Yachts yeni güzeli 55 metrelik Moskito’yu sahibine teslim etti. Nisan 2021’de suya inen dört güverteli Moskito’nun Omega Architects imzalı agresif dış görünümü, iç mekânlarında Bannenberg&Rowell tasarımıyla daha yumuşak bir karaktere bürünerek konfor veriyor. Hızlı tam deplasman çelik gövdeli Moskito’nun mühendisliğini ise deneyimli tasarım stüdyosu Van Oossanen üstlendi. Fotoğraflar TOM VAN OOSSANEN

    Heesen Yachts’ın ilk olarak “Project Pollux” olarak tanıttığı 55 metrelik yat, Ekim 2020’de sahibine satıldı ve Moskito ismini aldı. 2021 yılında Heesen’in suyla buluşan ikinci yatı olan hızlı tam deplasman çelik gövdeli (FDHF-Fast Displacement Hull Form) Moskito ilk seyahatini Nisan ayında 2.800 deniz mili yol katederek Malta’ya yaptı. Bu yazı Akdeniz’de geçiren Moskito, kış mevsiminde ise Karayipler’e doğru yolculuğa çıkacak.

    KASLI GÖVDE

    Dünyaca ünlü tasarımcı Frank Laupman’ın kurduğu yat tasarım ofisi Omega Architechts’in tasarladığı Moskito’nun gövdesi kaslı, sportif ve agresif bir çizgiye sahip. Mimarının “köpek balığı dişleri” olarak tabir ettiği dikey camları ise ona farklı bir karakter veriyor. Cam cephelerin yoğunluğu iç mekânlara da pozitif bir artı özellik olarak yansıyor. Manzara ve ışıktan daha fazla faydalanan misafirler, ferah ve dingin bir atmosferde yaşıyor ve denizle şeffaf bir iletişim kurabiliyorlar. Devamı Eylül 2021 sayımızda…

    M/Y MOSKITO – HEESEN YACHTS – BANNENBERG & ROWELL DESIGN
    M/Y MOSKITO – HEESEN YACHTS – BANNENBERG & ROWELL DESIGN

     

  • Yeni nesil sportif profil K2

    Yeni nesil sportif profil K2

    İtalyan Columbus Yachts’ın 2021 Şubat ayında suyla buluşturduğu 50 metrelik K2, dünya prömiyerini Eylül ayında Monaco Yacht Show’da yapmaya hazırlanıyor. Yeni nesil estetik nüansları, teknolojinin son yeniliklerinden faydalanan bir mühendislik anlayışıyla buluşturan K2’nin mühendisliğinde HydroTec, dış ve iç tasarımında ise Luca Dini tasarım stüdyosunun imzaları var.

    İtalyan Palumbo Yachts’ın yan kuruluşu olan Columbus Yachts bugüne kadar birçok başarılı yatı suyla buluşturdu. Son olarak 2019 yılında 80 metrelik Dragon’u Monaco Yacht Show’da dünyaya tanıtan tersane, 2021’de de Sport serisinin yeni üyesi 50 metrelik K2’nin lansımanını yapmaya hazırlanıyor. Jilet gibi keskin dikey başı, yalın sportif çizgileri ve üstün teknolojik özellikleriyle yat sektörüne yeni nesil bir vizyon getiren K2, Columbus Yachts’ın Ancona’daki tersanesinde hayat buldu. Mühendisliğini daha önce birçok projede tersane ile birlikte çalışan HydroTec, dış ve iç tasarımını ise Floransalı tasarımcı Luca Dini ve ekibi üstlendi. Devamı Temmuz 2021 sayımızda…

     

  • Sofistike, güçlü ve sade SANLORENZO 62STEEL

    Sofistike, güçlü ve sade SANLORENZO 62STEEL

    İtalyan lüks yat üreticisi Sanlorenzo, dünya megayat filosunun standartlarını yükselten Steel serisine yeni bir model daha ekledi. 62Steel’in şimdiden iki gövdesi daha satıldı. 61,50 metre boyundaki yatın geçen yaz tamamlanan ve sahibine henüz kavuşan ilk gövdesine Cloud 9 adı verildi.

    Yazı AYÇA GÜÇLÜTEN Fotoğraflar GUILLAUME PLISSON

    İçinde bulunduğumuz bu gerçeküstü, hatta distopik dönemde yaşama devam arzusu her şeye baskın geliyor. Bireyler kadar kurumlar da olağanüstü koşullardan elbette etkilendiler, yavaşladılar. Ancak mavi dünyanın yaşam ritmi ve yasaları karadakinden farklı seyrediyor. Üstelik pandeminin etkisiyle daha cesur bir yeni dünya burası.

    Kısıtlamalarla ve mesafelerle geçen bir yılı aşkın zamanda, denizde yaşam için çalışanlar yaratıcı ve inovatif faaliyetlerini hız kesmeden sürdürdüler. Küresel yatçılık pazarının en etkili aktörleri olan süperyat ve megayat üreticileri pandemiye adeta meydan okudular. Sanlorenzo da bu aktif oyunculardan biri olarak, sürekli gelişimin itici gücü olma kararlılığını koruyor. Yakın tarihi anımsayalım. Çok değil iki yıl önce Sanlorenzo, 64 metrelik amiral gemisi Attila’yı suyla buluşturmuş ve yenilikçi felsefesini bir kez daha ortaya koymuştu. Ardından da ikonik semi deplasman modellerinin geliştirilmiş versiyonu olan SD118 ile dikkatleri çekmişti. İtalyan tersane şimdi de yeni 62Steel modeliyle metal süperyat sektöründeki standartları yükseltiyor. Başka bir deyişle, gösteri devam ediyor. Devamı Haziran 2021 sayımızda…

     

  • ISTROS 1954’ten bugüne bir klasik

    ISTROS 1954’ten bugüne bir klasik

    Hollandalı Feadship tersanesinde yeniden hayat bulan 42 metrelik Istros 1950’li yılların görkemini klasik çizgilerinde yaşatırken, 2020’lerin sunduğu yeni nesil ve çevre dostu teknolojilere de sahip. Feadship megayatlarının DNA’sını belirleyen kalite, güvenlik, tasarım ve konfor unsurlarıyla güçlenen Istros, 70 yıllık hikâyesini geleceğe taşıyor.

    Fotoğraflar  GUILLAUME PLISSON Yazı MELDA ONBAŞYAN

    öklü bir geçmişe sahip Hollandalı tersane Feadship suyla buluşturduğu süperyat ve megayatlarla dünyaca ünlü olsa da, bu kez farklı bir tasarımla denizleri fethediyor. İlk kez 1954 yılında Yunan armatör bir ailenin özel gezi yatı olarak suyla buluşan Istros, Feadship’in Makkum’daki tersanesinde yeniden hayat buldu. 42 metrelik Istros eski ihtişamına kavuşurken, yeni nesil teknolojilerle de donatılarak Feadship’in daha büyük boyutlardaki megayatlarında bulunan tüm konfor, güvenlik ve donanım özelliklerine de sahip oldu. Yenilenen motoruyla çevre dostu bir kimliğe kavuşan Istros 1950’lerin görsel ambiyansını çağın lüks tasarım detaylarıyla güçlendiriyor.

    70 YILLIK HİKÂYE

    Yunancada “ilham” anlamına gelen Istros, 1950’li yılların başında Hollanda’da üretilen en büyük yat olarak ün kazandı. O zamanlara göre birçok yenilikçi özelliğe sahipti; süperyatlarda bile zor bulunan radar sistemi, beyaz ankesörlü telefonları, mavi banyoları ve dekorasyonuyla 50’lilerde moda olan her şeye sahipti. Yunan aile birçok gezide Istros’u keyifle kullandıktan sonra İngiliz bir denizci tarafından satın alındı. Klasik bir yelkenliye de sahip olan denizci, birkaç milyon dolarlık bir projeyle Istros’un tüm iç düzenlemesini yeniledi. Yat, 2001 yılında Monaco Yacht Club’ın düzenlediği Classic Yacht Show’da En İyi Restorasyon ödülünü kazandı.

    Daha sonra ise unutuldu ve Malta’nın Valetta limanında kaderine terk edildi.

    2015 yılında şimdiki kaptanı Tristan LeBrun tarafından Malta’da keşfedildiğinde çürümeye yüz tutmuş bir hurda olmaya yakındı. Bir süredir patronuyla birlikte klasik bir yat arayan deneyimli kaptan, sonunda aradığı hazineyi bulduğundan emin oldu. Daha önce üç farklı yata sahip olan patronun isteği çok netti: “Gövdeyi korumak ve geri kalan her şeyi yeniden tasarlamak.” 1950’lerde inşa edilmiş bir yatı 2020’nin teknik özellikleriyle kalibre etmek, aynı zamanda da yatın sahip olduğu klasik karakteri korumak zor da olsa başarılmış.

    HAYATA DÖNÜŞ

    170 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Feadship tekne sahibinin endişelerini anlayarak, Istros’un tarihi değerine sahip çıkarken modern teknolojinin sunduğu avantajları da kullanan yeni bir tasarım hayata geçirmiş. 2018’de başlayan proje 2020 yılında tamamlanmış. Nasıl mı?

    Istros’un 42 metre boyundaki çelik gövdesi korunarak tüm üst yapısı söküldü. Lloyd’s Register klasmanına uyum sağlanabilmesi için borda yükseklikleri yeniden düzenlendi, güçlendirme yapıldı, yangın izolasyonu sağlandı ve güvertelerin zemini tik yüzeyin altında çelik ile tasarlandı. Makine odası da tamamen değiştirildi. Yatta gürültü, titreşim, ağırlık yaratan, çok fazla enerji tüketen, yüksek emisyon salınımı yaratarak çevreye zarar veren eski makinelerin tümü söküldü. Yeni alüminyum üst yapı, 3D modelleme sistemi ile tasarlanıp gövdeye monte edildi.

    DAHA GÜÇLÜ, DAHA DENGELİ

    Istros’un orijinal 500 beygir gücündeki ikiz motorunun ağırlığı tam 38 tondu. Yatın toplam ağırlığının yüzde 15’i makinelerden kaynaklanıyordu. 600 beygir gücünde ikiz dizel motorlarla değiştirildiğinde yat 14 ton hafiflemiş. Böylece makine odası da küçülen yatta misafirler için alan kazanılmış. Ayrıca yatın elektrik ihtiyacını karşılayacak 600V bataryalara sahip mikro türbin sistemi tasarlanmış. IMO Tier III uyumlu bu mikro türbin jeneratör sistemi titreşim ve sesi minimuma indirirken düşük emisyonlu enerji tasarrufu da sağlamış. Ayrıca yatta kullanılan modern teknolojiye sahip stabilizörler sayesinde denge ve güvenlik artırılmış. Istros artık eskiye göre daha hafif ama daha güçlü ve dengeli bir tasarıma sahip.

    KUZEYLİ DEKORASYON ANLAYIŞI

    Istros’un yaşam alanları ilhamını 1950’lerin İskandinav stilinden alan bir dekorasyon anlayışıyla Hollandalı tasarım ofisi Van Geest Studio tarafından tasarlandı. “Istros, günümüzde tasarlanan modern yatlara göre daha küçük yaşam alanlarına ve cam cephelere sahip. Dolayısıyla dekorasyonun da klasik dokunuşlarla enerji kazanan minimal ve hafif bir kurguyla planlanması gerekiyordu” diyen yatın kaptanı Tristan Le Brun tasarımın her aşamasında yat sahibini temsilen ekiplerin yanında olmuş. Makine dairesinin küçülmesiyle kazanılan alanlar misafirlere özel kamaralara dönüştürülmüş.

    Alt güvertede dört adet iki kişilik kamara var. Yat sahibinin ana güvertedeki kamarası banyo ve giyinme alanlarıyla genişletilmiş. Ana salon ve kuzine alanı da geniş bir plana sahip. Bridge güvertesinde de iki kişilik bir misafir kamarası mevcut. Kalabalık ailelerin, eğlence peşinde olan arkadaş gruplarının ve çocukların tatillerini keyifli geçirebilmesi için her ayrıntının düşünüldüğü yatın charterda kullanılması planlanıyor.

    ÇEVRE DOSTU PERFORMANS

    42 metre boyunda ve 6,86 metre enindeki Istros, yenilenen motorları ve jeneratör sistemleriyle çevre dostu bir karaktere sahip bugün. CAT c18 dizel 1.800 beygir gücünde ikiz motorlarla donatılan yat, seyirde 12 knot, maksimumda ise 15 knot hıza ulaşıyor. 34.400 litre yakıt kapasitesiyle, 12 knot hızda 4.200 deniz mili yol katedebiliyor. Naiad E-524 stabilizör ve 80 ekW C4 ile dizel mikro türbine 65 ekW jeneratörlerle donatılan yat, sıfır titreşim ve ses ile demirde kalabiliyor. Limuzin ve spor olmak üzere 5 metrelik iki tender botu bulunuyor.☸