Etiket: MEGAYACHT

  • Geleceğe bakan okyanus kâşifi BLUE II

    Geleceğe bakan okyanus kâşifi BLUE II

    İstanbul’dan dünyaya açılan Turquoise Yachts’ın yeni güzeli 56 metrelik Blue II, ilhamını yatçılığın altın çağının buharlı gemilerinden alıyor. İnovatif teknolojik özellikleriyle Kuzeybatı Geçidi, kutuplar ve Arktik buzulları keşfetmeye hazır bir explorer olan Blue II’nin tasarımında efsanevi yelkenli tasarımcısı Andre Hoek’in imzası var.

    Fotoğraflar GUILLAUME PLISSON Yazı: Melda Onbaşyan

    Bugüne kadar büyüklükleri 40-70 metre arasında değişen 20’den fazla megayatı suyla buluşturan Turquoise Yachts, İstanbul Pendik’teki tersanesinden dünyaya açılmayı sürdürüyor. 56 metrelik Blue II; son olarak 77 metrelik Go ile tüm dünyada ilgi çeken tersanenin ilk explorer, buz sınıfı 1B çelik gövdeli ve buz kırma yaylı yatı olma özelliği taşıyor. Blue II aynı zamanda efsanevi yelkenli tasarımcısı ve şampiyon bir yelkenci olan Hollandalı Andre Hoek’in kaleminden çıkan ilk motoryat. Dört güverteli yat, ilhamını geçmişten alsa da yenilikçi teknolojik özellikleriyle rotasını geleceğe çeviriyor. Devamı Mart 2021 sayımızda…

     

  • Okyanusları aşmaya hazır. 50 metrelik TRITON

    Okyanusları aşmaya hazır. 50 metrelik TRITON

    İlk deniz yolculuğuna birkaç ay önce çıkan 50 metrelik Triton Clifford Denn imzalı gövde tasarımıyla ilhamını klasik spor otomobillerden alıyor. Sportif stili zamansız bir çizgiye taşıyan gövdesinin karakteri, Reymond Langton tasarımı iç mekânlarında da çağdaş ve konforlu bir dekorasyon anlayışıyla sürüyor. Üç güverteli Triton, Hollandalı Heesen Yachts’ın 50 metre çelik klasmanında hayata geçirdiği ikinci yat. 500 gros ton altındaki güçlü gövdesinde, fonksiyonel detayların inovatif özelliklerle buluştuğu Triton, dik ve keskin başıyla hırçın dalgaları kolaylıkla yararak güvenle yol alıyor. Kıvrımlı gövde hatları sportif özelliğini vurgularken, askeri gemilerden ilham alan kokpitiyle maskülen bir karaktere bürünüyor.

    AÇIK HAVA KEYFİ

    Akdeniz sahillerinde günlük keyif yatı olarak da kullanılması planlanan Triton açık hava yaşam alanlarıyla deniz ve güneş keyfini artırıyor. 68 metrekarelik bridge tamamen güneş keyfine ayrılıyor. Geniş güneşlenme minderleri, oturma alanları, wet bar ve yemek alanının yanı sıra jakuzisiyle de yaz mevsiminin en çok kullanılan alanına dönüşüyor. Güneşten kaçmak isteyenler ana ve üst güvertenin teraslarını tercih ederken, denizin keyfini çıkarmak isteyenler ise hidrolik kıç yatırmasının açılmasıyla beach club’a dönüşen alt güvertede buluşuyor. Beach club’da bar ve yarı açık lounge alanı da deniz sonrası keyifli bir dinlenme alanı sağlıyor.

    ÇAĞDAŞ TASARIM ANLAYIŞI

    Triton’un yaşam alanlarındaki her detay uzun deniz seyahatlerinde yat sahiplerine evlerindeki rahatlığı aratmamak, hatta daha konforlu bir alanda tatilin keyfini çıkarabilmek üzerine kurgulanmış. Ana güvertedeki salonda geniş cam cepheler, doğal ışığın iç mekânlarda sınırsızca dolaşmasına ve manzarayı doyasıya yaşamaya imkân tanıyor. Officina Coppolla imzalı ceviz duvar paneli, Fendi marka yemek masası ve ailenin bir arada konforla vakit geçirmesini sağlayacak özel tasarım oturma alanı ana güverte salonuna şık ve zamansız bir atmosfer kazandırıyor. 105 metrekarelik üst güverte salonu ise tamamen keyif alanına ayrılmış. Geniş bir TV ekranı sinema geceleri için alana yerleştirilmiş. Cam cephelerden içeri dolan manzara buranın sky lounge’a dönüşmesini sağlamış. Salonun barı ise en keyifli noktalardan biri. Devamı Kasım 2020 sayımızda…

    Prinsjesdag 2018

  • Yeni bir ezber bozan seyirde SPRITZ 102

    Yeni bir ezber bozan seyirde SPRITZ 102

    Türk tersane Venture Yachts’ın Alpha Custom Yachts markası ile ürettiği Spritz 102 modelinin ilk gövdesi geçen ay sahibine teslim edildi. 31,20 metre boyundaki Andreika IV adlı kompozit motoryat, genişliğinin sağladığı avantajı kullanarak, 30 metre klasmanına iddialı bir giriş yapıyor. Yazı AYÇA GÜÇLÜTEN  Fotoğraflar POZİTİF STUDIO

    Yaklaşık yedi aydır süregelen Covid-19 salgını, her sektörde olduğu gibi yatçılıkta da yeni bir dönemin doğumunu zorunlu kıldı. Tersaneler üretim süreçlerini, satış ve pazarlama planlarını pandemiye göre revize ettiler. Türkiye de yat üretiminin iddialı oyuncularından biri olarak sürece ayak uydurdu; yavaşladı ama durmadı. Bunu somut bir şekilde yeni yatların projelendirilme ve suya iniş haberlerinin artışından anlıyoruz. Bu ay kapağımızı bu süreçte tamamlanan yepyeni bir yat süslüyor.

    Gövde yapısı, güçlü ve keskin dış hatlarıyla dikkat çekici bir motoryat konsepti Spritz 102. İlk gövdesi Andreika IV geçen ay suyla buluştu. Yaklaştıkça göze çarpan büyük yüzme platformu ve kokpit güvertesi, yüksek standartlarda konforun ve ferahlığın ilk habercileri. Üç yıl önce kurulan Venture Yachts tamamen tekne sahibinin istek, ihtiyaç ve hayallerine uygun olacak şekilde hazırlanmış tasarımlarla, kişiye özel yatlar üretmeyi hedefleyen bir tersane.

    AÇIK ALANLARIN AKILLI FONKSİYONELLİĞİ

    7,8 metreye 2,5 metre ebatlarındaki yüzme platformu, 20 metrekarelik kullanılabilir alanı ve hemen arkasındaki 3 metre uzunluğundaki koltuğuyla, denizle iç içe geçirilecek keyifli saatlere ev sahipliği yapıyor. Platformun merkezindeki 10 metrekarelik, 1 ton kaldırma kapasiteli hidrolik hareketli kısmı ile 5 metrelik tender bot rahatlıkla taşınabilir.

    Platformun her iki yanında simetrik konumlandırılmış merdivenler, özellikle çocuklar ve yaşlılar için rahat kullanım sağlayan bir formda yapılmış. İskele tarafındaki merdiven içindeki gömme elektrikli kapı, garaj ve makine dairesine ulaşım için kullanılıyor. Sancak tarafındaki merdiven kesintisiz güverte dolaşımına imkân verirken, su sporları için garaja giriş çıkışlar iskeledeki kapakla yapılıyor. Yine iskele tarafındaki gizli bir kapak içindeki sıcak/soğuk duş, su sporları sonrası ekipmanların temizlenmesinde de kullanılıyor. Devamı Ekim 2020 sayımızda…

  • Pandemiye rağmen Türk suları

    Pandemiye rağmen Türk suları

    Önceki aylarda yazdığım öngörülerimiz gerçekleşti. Yat ekiplerinde uzun vadeli işe alımlar azaldı. Çoğu yat sahibi pandemiden dolayı yattan çıkmamayı, yatında yemeyi içmeyi tercih etti. Yat için anlaştıkları şefler ile kışın evlerinde de çalışmaya devam etme kararı aldılar. Bu nedenle de private şeflik önem kazandı.

    Atlantico olarak dünyada crew yerleştirme konusunda pandeminin etkisi nedeniyle ortalama bir Akdeniz sezonu geçirdik denebilir. Hâlâ tekneler sularda. Yat sektörüne kazandırdığımız başarılı Türk şefler lezzetli yemekler döktürmeye devam ediyorlar. Peki pandemiyle beraber yat sektöründe neler değişti?

    Öncelikle hijyen, bu süreçte bir numaralı kural oldu. Şeflerin hijyen sertifikalarının tam olması artık yat sahipleri tarafından da bizzat sorulur oldu. Korona ile ilgili hijyen kurallarını hem çok iyi bilip hem de çok iyi uyguladıklarına dair garantiler istendi. Şeflerin (ve aslında tüm ekibin) alışveriş dışında tekne dışına çıkmaması ile ilgili kurallar konuldu. Yeni işe alınacak kişilerden Covid testi istendi. 70 metrenin üzerinde olan yatlar, uzun vadeli işe alımlarında teste ek olarak, işe alımını sağladığımız chef ve stewardess’ları yata almadan önce 14 gün otel karantinasına aldılar.

    Kıyılarımız megayatların gözdesi

    Türkiye içindeki değişikliklere gelirsek… Bir kere ne Yunan sularına ne de başka sulara açılabildik. Bu nedenle güzelim Marmaris koyları doldu ve taştı. Herkesin dilinde aynı cümleler vardı: “Bozburun’a yıllardır geliyorum, böyle doluluk görmedim!”, “Göcek’te hiç bu kadar çok süperyat olmamıştı.” Birinci cümlenin sebebi, yurtdışı sularına gidemeyen Türk tekneleri, ikinci cümlenin sebebi ise Avrupa sularının kendi içindeki seyahat kısıtlamaları nedeniyle İsrail ya da Rus teknelerinin Türk sularından başka dolaşabilecekleri Akdeniz ülkesi kalmaması. Dünyanın en ünlü megayatlarından 99 metre Madame Gu, 80 metre Titan, 73 metre Plan B, 87 metre Avantage gibi megayatlar bu yaz Bodrum ve Marmaris koylarından çıkmıyor. En çok da bu megayatlara servis veren acenteler için hem yoğun ve yorucu hem de başarılı bir sezon oluyor. Başarı herkesin olamıyor tabii; hizmeti hakkıyla veren acente pastanın büyük payını alabiliyor.

    Kötü şöhretten kurtuluş yolu

    Bu büyüklükte megayatların sahipleri ve konuklarının Türkiye’de gideceği restorandan tutun, yatta Michelin statüsünde yemek çıkaran profesyonel şeflerine en iyi kalite ürünleri bulan yani yerel dünyaya hâkim, kendini her zaman güncel tutan acentedir büyük payı alan. Türkiye’de bu işi en iyi yapan acentelerden biri 360 Yachting. Çok zor bir iştir bu büyüklükte bir megayatı memnun etmek. Bir megayat Türkiye’ye gelirken iyi hizmet alabilecek mi, aradığı ürünü, hizmeti bulabilecek mi diye zaten biraz önyargı ile geliyor. Bu önyargı nedeniyle risk almamak için daha önce adını duyduğu bir zincir acenteye başvuruyor. Ancak bu yöntem her zaman işe yaramıyor. Örneğin, önceki yıllarda 60 metre bir megayatın şefi olarak Türkiye’ye gelmişliğim var. Evraklar günler önceden gönderilmiş olmasına rağmen, Avustralyalı yat sahibinin Türkiye’ye girişi için vizeye ihtiyacı olduğunu acentenin bilmediğinin son dakikada ortaya çıkması ile yat sahibinin saatlerce Bodrum girişinde beklemek zorunda kalışı kabul edilemez bir hataydı ve yattaki tek Türk olan benim için ise hayal kırıklığı yaratan bir gerçekti. Ne yazık ki bazı acenteler, yıllarca banka memuru gibi çalışmış, kendilerini güncellememişler. Bilgi sahibi olmadıkları çok konu var, öğrenmeye de uğraşmıyorlar. Ağzı yüzü bozulmuş domatesler getiren, doğal ve güzel ürün bulmak umurunda olmayıp marketten bulduğunu kapıp getiren, foie gras nedir ki diye soran, iyi kalite havyardan anlamayan, mozzarella bile bulamayan, ürünleri tanımayan, tanımaya uğraşmayan, dünyaca ünlü megayatları bilmeyen ve bu bilgi eksikliğini eksiklik olarak görmeyen memur zihniyetli acenteler nedeniyle repütasyonumuz yıllar yılı kötüye gitmiş. Bu olumsuz örnekler yüzünden de Türkiye’ye gelen megayat sahipleri ve ekipleri kafaları karışık, gelirken nereye başvuracağını bilememiş, önceden kötü tecrübeleri olduğu için de ülkede kalmak istememişler.

    Günümüzde ise uluslararası dolaşan 80-100 metre megayatları yöneten kaptanlar, daha önce Türkiye’ye gelmiş başka megayatlara hangi acente güvenilir, hangisinden iyi hizmet alınır diye sorarak geliyorlar. İşte repütasyon farkı da burada başlıyor. Türkiye’nin bu olumsuz namını kıran 360 Yachting’in yaptığı işin dünya standardında kalitesi sayesinde uluslararası bir megayat şefi olarak dünya sularında dolaştığım dönemlerde de, şimdilerde Atlantico’nun sahibi olarak da, bu hizmetin hakkıyla verilmesinin son derece önemli olduğunu ve Türkiye’ye daha çok megayat gelmesinde ve gelenin daha çok kalmasında birincil derecede etkili olduğunu düşünüyorum.☸