ISTROS 1954’ten bugüne bir klasik

Hollandalı Feadship tersanesinde yeniden hayat bulan 42 metrelik Istros 1950’li yılların görkemini klasik çizgilerinde yaşatırken, 2020’lerin sunduğu yeni nesil ve çevre dostu teknolojilere de sahip. Feadship megayatlarının DNA’sını belirleyen kalite, güvenlik, tasarım ve konfor unsurlarıyla güçlenen Istros, 70 yıllık hikâyesini geleceğe taşıyor.

Fotoğraflar  GUILLAUME PLISSON Yazı MELDA ONBAŞYAN

öklü bir geçmişe sahip Hollandalı tersane Feadship suyla buluşturduğu süperyat ve megayatlarla dünyaca ünlü olsa da, bu kez farklı bir tasarımla denizleri fethediyor. İlk kez 1954 yılında Yunan armatör bir ailenin özel gezi yatı olarak suyla buluşan Istros, Feadship’in Makkum’daki tersanesinde yeniden hayat buldu. 42 metrelik Istros eski ihtişamına kavuşurken, yeni nesil teknolojilerle de donatılarak Feadship’in daha büyük boyutlardaki megayatlarında bulunan tüm konfor, güvenlik ve donanım özelliklerine de sahip oldu. Yenilenen motoruyla çevre dostu bir kimliğe kavuşan Istros 1950’lerin görsel ambiyansını çağın lüks tasarım detaylarıyla güçlendiriyor.

70 YILLIK HİKÂYE

Yunancada “ilham” anlamına gelen Istros, 1950’li yılların başında Hollanda’da üretilen en büyük yat olarak ün kazandı. O zamanlara göre birçok yenilikçi özelliğe sahipti; süperyatlarda bile zor bulunan radar sistemi, beyaz ankesörlü telefonları, mavi banyoları ve dekorasyonuyla 50’lilerde moda olan her şeye sahipti. Yunan aile birçok gezide Istros’u keyifle kullandıktan sonra İngiliz bir denizci tarafından satın alındı. Klasik bir yelkenliye de sahip olan denizci, birkaç milyon dolarlık bir projeyle Istros’un tüm iç düzenlemesini yeniledi. Yat, 2001 yılında Monaco Yacht Club’ın düzenlediği Classic Yacht Show’da En İyi Restorasyon ödülünü kazandı.

Daha sonra ise unutuldu ve Malta’nın Valetta limanında kaderine terk edildi.

2015 yılında şimdiki kaptanı Tristan LeBrun tarafından Malta’da keşfedildiğinde çürümeye yüz tutmuş bir hurda olmaya yakındı. Bir süredir patronuyla birlikte klasik bir yat arayan deneyimli kaptan, sonunda aradığı hazineyi bulduğundan emin oldu. Daha önce üç farklı yata sahip olan patronun isteği çok netti: “Gövdeyi korumak ve geri kalan her şeyi yeniden tasarlamak.” 1950’lerde inşa edilmiş bir yatı 2020’nin teknik özellikleriyle kalibre etmek, aynı zamanda da yatın sahip olduğu klasik karakteri korumak zor da olsa başarılmış.

HAYATA DÖNÜŞ

170 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Feadship tekne sahibinin endişelerini anlayarak, Istros’un tarihi değerine sahip çıkarken modern teknolojinin sunduğu avantajları da kullanan yeni bir tasarım hayata geçirmiş. 2018’de başlayan proje 2020 yılında tamamlanmış. Nasıl mı?

Istros’un 42 metre boyundaki çelik gövdesi korunarak tüm üst yapısı söküldü. Lloyd’s Register klasmanına uyum sağlanabilmesi için borda yükseklikleri yeniden düzenlendi, güçlendirme yapıldı, yangın izolasyonu sağlandı ve güvertelerin zemini tik yüzeyin altında çelik ile tasarlandı. Makine odası da tamamen değiştirildi. Yatta gürültü, titreşim, ağırlık yaratan, çok fazla enerji tüketen, yüksek emisyon salınımı yaratarak çevreye zarar veren eski makinelerin tümü söküldü. Yeni alüminyum üst yapı, 3D modelleme sistemi ile tasarlanıp gövdeye monte edildi.

DAHA GÜÇLÜ, DAHA DENGELİ

Istros’un orijinal 500 beygir gücündeki ikiz motorunun ağırlığı tam 38 tondu. Yatın toplam ağırlığının yüzde 15’i makinelerden kaynaklanıyordu. 600 beygir gücünde ikiz dizel motorlarla değiştirildiğinde yat 14 ton hafiflemiş. Böylece makine odası da küçülen yatta misafirler için alan kazanılmış. Ayrıca yatın elektrik ihtiyacını karşılayacak 600V bataryalara sahip mikro türbin sistemi tasarlanmış. IMO Tier III uyumlu bu mikro türbin jeneratör sistemi titreşim ve sesi minimuma indirirken düşük emisyonlu enerji tasarrufu da sağlamış. Ayrıca yatta kullanılan modern teknolojiye sahip stabilizörler sayesinde denge ve güvenlik artırılmış. Istros artık eskiye göre daha hafif ama daha güçlü ve dengeli bir tasarıma sahip.

KUZEYLİ DEKORASYON ANLAYIŞI

Istros’un yaşam alanları ilhamını 1950’lerin İskandinav stilinden alan bir dekorasyon anlayışıyla Hollandalı tasarım ofisi Van Geest Studio tarafından tasarlandı. “Istros, günümüzde tasarlanan modern yatlara göre daha küçük yaşam alanlarına ve cam cephelere sahip. Dolayısıyla dekorasyonun da klasik dokunuşlarla enerji kazanan minimal ve hafif bir kurguyla planlanması gerekiyordu” diyen yatın kaptanı Tristan Le Brun tasarımın her aşamasında yat sahibini temsilen ekiplerin yanında olmuş. Makine dairesinin küçülmesiyle kazanılan alanlar misafirlere özel kamaralara dönüştürülmüş.

Alt güvertede dört adet iki kişilik kamara var. Yat sahibinin ana güvertedeki kamarası banyo ve giyinme alanlarıyla genişletilmiş. Ana salon ve kuzine alanı da geniş bir plana sahip. Bridge güvertesinde de iki kişilik bir misafir kamarası mevcut. Kalabalık ailelerin, eğlence peşinde olan arkadaş gruplarının ve çocukların tatillerini keyifli geçirebilmesi için her ayrıntının düşünüldüğü yatın charterda kullanılması planlanıyor.

ÇEVRE DOSTU PERFORMANS

42 metre boyunda ve 6,86 metre enindeki Istros, yenilenen motorları ve jeneratör sistemleriyle çevre dostu bir karaktere sahip bugün. CAT c18 dizel 1.800 beygir gücünde ikiz motorlarla donatılan yat, seyirde 12 knot, maksimumda ise 15 knot hıza ulaşıyor. 34.400 litre yakıt kapasitesiyle, 12 knot hızda 4.200 deniz mili yol katedebiliyor. Naiad E-524 stabilizör ve 80 ekW C4 ile dizel mikro türbine 65 ekW jeneratörlerle donatılan yat, sıfır titreşim ve ses ile demirde kalabiliyor. Limuzin ve spor olmak üzere 5 metrelik iki tender botu bulunuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.