Etiket: MEGAYACHT

  • SUNRISE: Stil sahibi bir hedonist

    SUNRISE: Stil sahibi bir hedonist

    Mayıs ayında suya indirilen 43 metre boyundaki Sunrise, denizde hazzı en üst seviyede yaşatmak için tasarlanmış bir tekne. Dünya sularında boy gösteren birçok ikonik süperyatın yapımcısı Yıldız Gemi’nin tersanesinde inşa edilen Sunrise’ın tasarımında Ginton ve Hot Lab imzaları dikkat çekiyor.

    Yazı AYÇA GÜÇLÜTEN Fotoğraflar KEREM SANLIMAN

    Denize her zamankinden daha çok sarıldığımız, belki de sığındığımız zamanlardayız. Tekne sahipleri de ne kadar şanslı olduklarının daha fazla bilincinde artık. Kara trafiği yerini deniz trafiğine bırakırken, yeni teknelerine kavuşanlar da soluğu hemen seyirlerde aldı. Yıldız Gemi’nin tersanesinden çıkan 43 metrelik Sunrise’ın sahibi de Mayıs ayında yapımının her adımını titizlikle takip ettiği teknesiyle buluştu.

    SAHİBİNİN VİZYONU

    Dünya sularında gövde gösterisi yapan süper, mega, hatta gigayatlar arasında “made in Turkey” olanların sayısı azımsanmayacak ölçüde. Türk üreticiler global arenada her geçen yıl daha reformist, cesur ve lükse getirdikleri yeni yorumlarla öne çıkan oyuncular arasında yer alıyor. En son örneklerden biri de Sunrise. 30 yıldan fazla zamandır denizle iç içe bir sahibi var Sunrise’ın. Öyle ki kendi motoryatını inşa etmişliği bile var. Sunrise kendisinin dördüncü teknesi. İçindeki tüm detaylar, fikirleri ve düşleri uyumlandırılarak kişiselleştirilmiş. Bu noktada çok iyi tanıdığımız bir tasarımcının deneyiminin etkisinden söz etmeliyiz. Lüks yatlarda imzasını sıklıkla gördüğümüz İtalyan tasarım firması Hot Lab, Sunrise’a da dokunmuş ve güzelliğini cilalamış. Hot Lab Tasarım Bölümü Başkanı Enrico Lumini sürece ve sonuca dair şunları söyledi: “Sunrise, harika bir aile için güzel bir yat oldu. Yapımın her aşamasında sahibi ve ailesi ile yakın işbirliği içindeydik. Özellikle sahibi her bir detayı bizzat takip etti.” Devamı Ağustos 2020 sayısında…

  • Bir yaz düşü – 37 metrelik MADSUMMER

    Bir yaz düşü – 37 metrelik MADSUMMER

    Deneyimli bir denizci olan Amerikalı sahibinin denize duyduğu derin tutkunun güçlü bir dışavurumu olan Madsummer, Alman tersane Lürssen’in  deneyimiyle hayata geçti. 95 metrelik gövdesinde çağdaş çizgileri organik kıvrımlarla buluşturan tasarımı Harisson Eidsgaard Design imzalı. Dünya megayat filosuna görkemli bir giriş yapan Madsummer’ın iç tasarım yaratıcısı ise Laura Sessa.

    Madsummer, denize ve yolculuğa bir övgü niteliğinde. 95 metre boyu, 14 metre eniyle dünyayı keşfetmeye hevesli, evden uzakta bir ev hayaliyle tasarlanmış. Daha önce de bir Lürssen yatına sahip olan Amerikalı sahibi ne istediğini net bir şekilde ifade edince, süperyat üretimi konusunda dünya liderlerinden biri olan Lürssen tarafında proje oldukça hızlı ilerlemiş ve söz verilen tarihten birkaç ay önce sahibine teslim edilmiş. Monaco Yacht Show 2019’da dünyaya tanıtılan yatın mühendisliği Lürssen teknik ekibinin tecrübesini yansıtıyor. Madsummer, gövde tasarımını üstlenen Londralı tasarım ofisi Harrison Eidsgaard Design ile tersanenin ilk işbirliği. Yat sahibi ile 15 yıldır farklı projelerde çalışan Romalı tasarımcı Laura Sessa, Madsummer’ın dekorasyonunu renklerle enerji kazanan, çağdaş ve konformist bir stille tamamlamış. Proje yönetimini üstlenen Moran Yacht & Ship ve tekne sahibinin kaptanının da, megayatın üretiminin hızlı ve kusursuz ilerlemesinde büyük payı olmuş. 

    Peter Lürssen, Madsummer’ı tanımlarken “Yat sahibi tasarım konusunda oldukça talepkârdı. Fakat mühendislik tecrübemizle onun isteklerinin çok daha ötesine geçmeyi başardığımıza inanıyorum. Madsummer, uzun yıllar boyunca zamansızlığını koruyarak keyifle kullanılacak. Şu anda da zamanının çok ötesinde bir mühendislik ve tasarıma sahip” sözlerini kullanıyor. Devamı Haziran 2020 sayımızda…

  • Sanlorenzo’nun yeni amiral gemisi ATTILA

    Sanlorenzo’nun yeni amiral gemisi ATTILA

    Lüks motoryat üretiminde dünya liderliğine oynayan İtalyan Sanlorenzo’nun bugüne kadar inşa ettiği en büyük megayat 64 metrelik Attila, 2019 Ağustos’ta suyla buluştu ve Monaco Yacht Show’da dünyaya tanıtıldı. Gövde tasarımı Officina Italiana Design ve iç tasarımı Francesco Paszkowski imzalarını taşıyan megayat, inovatif çizgisiyle teknoloji ve konforu suda buluşturuyor. 

    Türkiye’de Trio Deniz tarafından temsil edilen Sanlorenzo, büyük başarı kazanan 52 Steel serisinin DNA’sını oluşturan inovatif teknoloji anlayışı ve zamansız tasarım çizgisinin boyutlarını büyüterek 64 Steel serisiyle yeniden suyla buluşturuyor. Attila ismiyle suya inen beş güverteli megayat, Officina Italiana Design imzalı. Sanlorenzo’nun La Spezia’daki tersanesinde bugüne kadar ürettiği en büyük yat olan Attila; çelik gövdesi, alüminyum üst yapısı, 64 metrelik uzunluğu ve 13,10 metrelik genişliği, sade ve zarif çizgileri, dengeli hacmiyle İtalyan tasarım genlerini ortaya koyuyor. Güçlü özellikleriyle, tutkulu bir Sanlorenzo kullanıcısı olan Arjantinli bir yatırımcıyı cezbeden 64 Steel modeli yeni maceralarına hazır. 2012 yılında Sanlorenzo’nun 46 Steel modelini kullanmaya başlayan deneyimli denizci, 64 Steel modelini satın alırken ihtiyaçlarını doğru belirleyerek yatı kişiselleştirmiş. Tamamen sahibine özel tasarlanan Attila, özgün özellikleriyle öne çıkıyor.

    KİŞİYE ÖZEL TASARIM 

    Yatın gövde tasarımını yapan Officina Italiana’dan Sergio Beretta, “Yat sahibi özellikle geniş iç yaşam alanları tasarlamamızı istedi. Biz ilk başta bunu tasvip etmesek de sonuç bizi de tatmin etti” diyerek Arjantinli yat sahibinin tasarımı yönlendiren isteklerini anlatmaya başlıyor. Sahibinin hayalindeki yatı anlatan liste ise şöyle: Şarap kavı, soğuk et deposu, sinema salonları, kendi ve eşine özel bir güverte, 10 metrelik tender için garaj alanı ve çok geniş bir beach club. Her güvertede yemek alanı ile ana güverte salonunda barbekü ve teppanyaki ocağı. 64 metrelik bir yatta tüm bunları hayata geçirmek tasarım ekipleri için zorlayıcı bir meydan okumaya dönüşmüş. 13,10 metre gövde genişliği de kullanılarak yatın her metreküpü akılcı tasarım çözümleriyle tamamlanmış. 

    BEŞ GÜVERTEDE MAKSİMUM SOSYALLEŞME

    Attila beş güvertesindeki üç havuzu, her güvertede konumlanan yemek alanı, güneşlenme ve dinlenme bölümleriyle, açık ya da kapalı her alanda denizin keyfini konforla buluşturan bir tasarım anlayışına sahip. Beach club’da iskele ve sancak tarafından açılan balkonlar yüzme platformlarına dönüşüyor. Dinlenme alanı, bar, hamam, sauna, masaj ve spor odalarıyla tamamlanan beach club, 78 metrekarelik bir alana yayılıyor. 

    Yatın tasarımındaki ana motivasyon, ana güvertenin kıç tarafındaki havuz ve yemek alanları ile alt güvertedeki beach club’ın çift tarlı merdivenler aracılığıyla kesintisiz biçimde birbirine entegre edilmesi çabası olmuş. Ayrıca ana güvertedeki havuzun tabanının cam olması suyun ışıltısını ve gün ışığını beach club’ın kapalı alanına da taşıyor. Bu sayede teknenin her alanından maksimum faydalanılabiliyor ve aynı derecede keyif alınabiliyor. 

    ETKİLEYİCİ TASARIM KURGUSU

    Beach club’dan ana güvertedeki salona çıkış, tam anlamıyla görsel bir şov sunuyor. 4,6 metre yüksekliğindeki galerili tavan, Cattelani&Smith tasarımı heykeller ve gösterişli merdiven dizaynı yata atılan ilk adımda davetliler üzerinde bir etki bırakmayı başarıyor. Yatın iç alanlarında deneyimli tasarımcı Francesco Paszkowski, Margherita Casprini ile işbirliği yapmış. Paszkowski, “Yat sahibi ailesiyle birlikte keyifli vakit geçirebileceği, iş ortamından uzak, resmiyeti ve ciddiyeti ardında bırakan, samimi, sıcak ve konforlu bir yaşam alanı istiyordu. Beach club’ın boyutları konusunda kesinlikle pazarlık kabul etmedi. Üç yüzme havuzu olmazsa olmazlardandı. Beach club dışında her güvertede yemek alanı planlandı. Ayrıca ailece film seyretmeyi sevdikleri için, ikisi yat sahibinin güvertesinde olmak üzere, yatta beş büyük ekran televizyon bulunuyor. 500 şişelik şarap kavı ve etlerin muhafazası için soğuk oda planlandı. Bizim için en zorlayıcı isteği ise ana güverte salonunda kapalı mekânda tasarladığımız barbekü ve teppanyaki ocağı oldu. Ciddi bir havalandırma sistemi ve A60 yanmaz paslanmaz çelik bir alan tasarladık.”

    AKILCI ALAN KULLANIMI

    Attila’nın beş güvertesinden biri yat sahibinin özel kullanımına ayrılmış. Geniş master süitteki yatak, 180 derecelik bir manzaraya karşı konumlanıyor. Pruvayı izleyen bu süit, özel bir güneşlenme ve havuz alanına açılıyor. Dört misafir kamarası ve VIP misafir süiti ise ana güvertede konumlanıyor. Ön güvertedeki helikopter pisti istenildiğinde geniş bir güneşlenme alanına dönüşebiliyor. Bridge’de konumlanan güneşlenme güvertesi bar, kuzine, yemek alanı, oturma alanları ve geniş jakuziyle tamamlanıyor. Akdeniz stili al fresco verandalara dönüşen kıç taraftaki havuzluklar açık havada sosyalleşmenin keyfini yattaki her kişiye yaşatıyor. 

    İÇ-DIŞ MEKÂN İLİŞKİSİ

    Dış mekânlarda tasarlanan birçok farklı keyif alanı olsa da Sanlorenzo tasarım ekibi yatın odağının, Arjantinli sahibinin isteğiyle daha çok kapalı yaşam alanları üzerinde olduğunu belirtiyor. Modern Güney Amerika stili üzerinde dekorasyon kurgusunu tamamlayan Francesco Paszkowski, iç ve dış mekânları dengeli bir kombinasyonda buluşturuyor. Altı farklı çeşit mermer doku, sıcaklık veren tik ahşap dokusu, nubuk ve deri yüzeyler gibi doğal dokular mekânları giydiriyor. Baxter, Minotti, Maxalto, Flexform ve Cattelani&Smith gibi dünyaca ünlü İtalyan markalarının mobilyaları  dekorasyon kurgusunu tamamlıyor. 

    YÜKSEK PERFORMANS

    En yenilikçi megayatlardan biri olan Sanlorenzo’nun Attila’sı, iç ve dış tasarımıyla yükselttiği çıtayı performans özellikleriyle zirveye taşıyor. 2.375 beygir gücündeki ikiz Caterpillar 3516-C dizel motor sayesinde 17 knot maksimum hıza ulaşıyor. 64 metrelik ve 1.600 gross tonluk bir yat için muazzam bir performansa sahip olan Attila, 12 misafir ve 18 mürettebat ağırlayabiliyor. ☸

    Teknik Özellikler

    Tam Boy: 64,25 m

    Genişlik: 13,10 m

    Su çekimi 3,40 m

    Deplasman  1.600 GT

    Motor  2×2.375 KW CAT

    Yakıt kapasitesi  160.000 lt

    Maksimum hızı  17 knot

    Kamara  1 master süit + 4 misafir süiti + 1 VIP süit + 18 kişilik mürettebat 

    İnşa malzemesi  Çelik gövde ve alüminyum üst yapı.

    İletişim  triodeniz.com

  • METİS – İtalyan Tasarım Ruhu

    METİS – İtalyan Tasarım Ruhu

    Yaz aylarında suyla buluşan 63 metrelik Metis, boyutuna rağmen zarif siluetiyle dikkat çekiyor. Ayrıca yenilikçi özellikleri, etkileyici biçimde uzun ve dikey pruvasıyla zamansız bir stile sahip. World Yacht Trophies 2019’da “En İyi Dış Tasarım” ödülü kazanan megayat, Giorgio M. Cassetta’nın elinden çıkan gövdesi ve Bannenberg & Rowell tasarım ofisi ile Birgit Otte işbirliğinde dizayn edilen iç mekânlarıyla denizdeki yaşama bambaşka bir açıdan baktırıyor.

    İtalyan tasarım kalitesinin yeni nesil bir yansıması Metis. 1873’ten bu yana 29 metre üzeri süperyat ve megayatlar konusunda uzmanlaşan Benetti Yachts filosunun en genç üyesi. Daha önce sayfalarımıza taşıdığımız 69 metrelik Spectre ve 67 metrelik Seasense’in kızkardeşi olan 63 metrelik Metis, siluet olarak onları anımsatsa da kendine has inovatif özellikleriyle öne çıkıyor. Temmuz 2019’da suyla buluşan Metis, Benetti Yachts teknik ekibinin, yat sahibi ve mühendisler ile kesintisiz diyaloğu sonucunda Alman sahibinin hayallerini gerçeğe dönüştürüyor. Devamı Nisan 2020 sayımızda…